Gazeteciler Batman’da toplandı

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin Başkanlar konseyi toplantısı Batman’da yapıldı. 22-24 Kasım tarihlerinde yapılan Başkanlar konseyi toplantısına AGRT başkanı olarak bende katıldım.    Türkiye’nin değişik illerinden toplam 60 basın Birliği ve cemiyet başkanını katıldığı başkanlar toplantısı renkli görüntülere sahne oldu.

Mardin’de de ziyaretlerde bulunduğumuz toplantı sırasında Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Mardin valisi ile söyleşiler gerçekleştirdi.

Batman’da ilk durağımız belediye binası oldu. Burada Belediye başkan vekili ile görüştük. Federasyon üyelerini Batman’da ağırlamaktan mutluluk duyduklarını ifade eden Belediye Başkan Yardımcısı Gülistan Akel ise; “Türkiye’nin değişik illerinde gazetecilik yapan ve bu konuda kurumsallaşmış bir yapının topyekun Batman’da olması bizim için memnuniyet vericidir” dedi. Bölgenin bu süreçte Türkiye’de en çok tartışılan, özellikle Kürt sorunun en fazla tartışıldığı yer olduğunu söyleyen Akel; “O açıdan buraya dokunmak, buradaki kurumlarla bir araya gelmek, gazeteciler olarak böyle bir buluşmayı gerçekleştirmek anlamlı olacaktır. Çünkü hiç görmeden, hiç bilmeden, hiç dokunmadan bu tartışmanın merkezinde olmak ve buna dair bir şey söylemek zor olacaktır. Gazetecilik yani dünyanın her tarafında olduğu gibi burada da çok anlamlı ve yeri olan bir statü. Bu coğrafyada hakikaten en zorlu, savaşın en kızıştığı anlarda belki de en fazla savaştan en fazla payını alan kesimlerden biri gazeteciler oldu. Onlarca gazeteci burada katledildi” diye konuştu.

   Görüşmeden sonra Hasankeyf’e geçildi. Yakın bir gelecekte Ilısu barajı altında kalacak Hasankeyf’in muhteşem manzarasını gezerek tarihe şahitlik yaptık. Daha sonra Mardin Midyat’a gidildi. Mardin valisi Dr. Ahmet Cengiz’i makamında ziyaret ettik.  Mardin valisi Ahmet Cengiz il hakkında genel bilgi verdi. Kendisi de tarihçi olan Vali Cengiz, Devri Alem Belgesel programlarımızı izlediğini söyleyerek, kameralarımızın konuğu oldu. Vali bey ile  Mardin üzerine söyleşi yaptık.

BAŞKANLAR KONSEYİ TOPLANDI

Mardin’de ki Tarihi mekanlar gezildikten sonra tekrar Batman’a döndük. Batman’da Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanlar konseyi yapıldı. Basının güncel sorunları görüşüldü bu toplantıda masaya yatırıldı ve başkanlar görüş ve önerilerini paylaştı. Ümit Babacan’ın başkanı olduğu Basın Vakfı’nın da  toplantısı yapıldı. Daha Sonra Batman gazeteci ve yayıncılar Derneğinin “Gazetecilik Mesleği, Genç Gazeteciler” kursuna katılan 20 genç gazetecinin kurs bitirme törenlerine katıldık.

  Mardin Valisi ile Batmanlı olan Maliye Bakanı da toplantıya katıldı. Bakan Şimşek yaptığı açıklama da “İlk kez böyle bir toplantıya sahne oluyor Batman. Batman’a çok önem veriyoruz. Türkiye’nin hızla gelişen illerinin başında geliyor. 350 bin nüfusu var, Batman’ı tarih ve kültür kenti yapacağız.” dedi.

MALİYE BAKANI İLE DEVRİ ALEM

Heyet olarak tarihi Malabadi köprüsüne gidildi. Ardından Mardin Valiliği’nin organize ettiği 3 dilde söylenen Halk türküleri ve ezgileri şölenine katıldık. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Batman üzerine söyleşi yaptık. Devri Aleme özel açıklamalar yapan Şimşek’in bu açıklamalarını önümüzde ki günlerde sizinle paylaşacağız. Batmana daha önce gitmiş ve belgesel çekmiştim. Gelemediğimiz sütre içerisinde Batman’da hızlı gelişmeler gördüm. Çözüm sürecinin yaptığı olumlu etkiyi Batman’da gördük. Süreç bölgeyi oldukça etkilemiş. Önceden sıkı güvenlik kontrolleri, gergin hava vardı. Mardin’den Batman’a Gece gelmemize rağmen rahattık. Herkeste mutluluk gördük. Herkes Diyarbakır sürecinden sonra geleceğe olumlu bakıyor. Gece sokaklara çıkıp insanlara çözüm sürecinin sorduk, onlarla son gelişmeleri hasbihal ettik. İnsanlar oldukça mutlular.

EN VEFASIZ MESLEK

Batman ve Mardin’de yaptığız bu üç günlük çalıştay ve gezide eski dostlarla bir araya gelmenin de mutluluğunu yaşadık. 20 yıl önce Anadolu basanında beraber görev yaptığımız bir çok kişiyle bu üç gün içerisinde hasret gidermiş olduk. Ne yazık ki gazetecilik en vefasız mesleklerin başında geliyor. Bir çok meslek ve iş kolu arasında iş birliği yapılırken ne yazık ki gazetecilik mesleğinde ne vefa var ne de iş birliği., bu da bizim mesleğimizin en acı tarafı. Çünkü bir çok eski dostun acı ölüm haberlerini aldık. Bunları duyunca da vefanın aslında ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırımıza geldi. Tekirdağ’dan gelen bir gazeteci arkadaşımız değerli dostumuz Cahit çelebi’nin hayatını kaybettiğini söyleyince büyük üzüntü duyduk. Çelebi’ye Allah’tan rahmet yakınlarına sabır niyaz ediyorum.

Çalıştayda ilimizden Kocaeli Gazeteciler cemiyeti başkanı Halit Yılmaz, ASYD başkanı İbrahim Erdoğan, TGC başkanı Atilla Sertel’de bulundu.

Çözüm Süreci’nden Diyarbakır sürecine

Her fırsatta Güneydoğu Anadolu bölgesini gezmeye ve belgesel çekimleri yapmaya devam ediyorum. Sizler bu satırları okuduğunuz sırada biz Batman’da olacağız. 22-24 Kasım 2013 tarihlerinde batman ve Mardin’deyim. Türkiye Gazeteciler Federasyonu başkanlar konseyi üyesi olarak Batman’da toplanan başkanlar konseyi toplantısına katılmak üzere dün gece Batman’a geldim.

  Türkiye’nin çeşitli illerindeki cemiyet başkanlarının katıldığı konsey toplantısında gazetecilerin sorunları tartışılacak ve çözüm yollarıyla ilgili çalışmalar yapılacaktır. Biz bu toplantıya katılmakla birlikte bölgede belgesel çekimleri de yapacağız.

  Başbakan’ın geçtiğimiz haftalarda Diyarbakır’a yaptığı gezinin yankıları sürerken deyim yerindeyse Diyarbakır sürecinden sonra bu bölgeye gitmek ve bölgenin nabzını tutmak belgeselci gazetecilik için önemli. Bu yılın Mart ve nisan aylarında yani çözüm süreci başladıktan sonra Türkiye’nin Güneydoğusunda ki bir çok ilini gezip belgesel çekimleri yapmıştım. Çözüm sürecini yerinde araştırıp tarihe not düşüp zamana noterlik yapmıştım.

  Bu araştırmam üzerinden 8 ay geçti. Türkiye çözüm sürecinden sonra Diyarbakır sürecini tartışıyor. Diyarbakır sürecinin bölgeye yansımalarını Batman, Hasankeyf  ve Mardin’de araştırma imkanım olacak. Biz bu araştırmaları yaparken sizi Mart ve nisan 2013 tarihlerinde yani çözüm süreci tartışılmaya başladıktan sonra Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaptığım araştırma ve gezi notlarıyla ilgili yazımın bir bölümüyle baş başa bırakmak istiyorum.

ÇÖZÜM SÜRECİNDE GÜNEYDOĞU ANADOLU GEZİ NOTLARI

Çözüm sürecinin konuşulduğu, akil adamların Anadolu’yu gezdiği bir dönemde bizde gazeteci ve Devr-i Alem belgesel yapımcısı olarak birçok ili gezdik. Gaziantep Olay TV,  Malatya Vuslat TV ve Elazığ Kanal 9 TV’ye belgesellerimizden verip canlı yayın programlarına konuk olarak  tarih ve kültür coğrafyamızla ilgili görüşlerimizi açıkladık.

Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki bazı sivil toplum örgütleri üniversite öğrenci konseyleri ve öğrenci yurtlarının davetlisi olarak son bir ayda ona yakın Güneydoğu Anadolu bölgesindeki illeri  bizzat gezdim. Deyim yerinde ise Güneydoğu Anadolu’yu yeniden keşfettim.Çözüm sürecinin Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne yansımaları, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin kültür ve medeniyet tarihimizdeki yerleri, marka değerleri, tarihi şahsiyetleri, turizm, folklor ve sosyal yaşantısını araştırıp gözlem yapma imkanım oldu. Son 20 gün içerisinde Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin, Batman, Siirt, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ ve Malatya illerini adım adım gezerek Devr-i Alem Belgesel kamerası ile tarihe not düşüp zamana noterlik yaptım.

Mevlana’nın “gitmediğiniz yer sizin değildir”  sözünden hareket ederek Yunus Emre’nin “Gelin tanış olalım, İşi kolay kılalım, Sevelim sevilelim, Dünya kimseye kalmaz” düsturuyla sadece Güneydoğu değil tüm Anadolu’yu bu düşüncelerle gezmek gerekiyor.

ÇÖZÜM SÜRECİNDE GÜNEYDOĞU

Güneydoğu illerimizin tarih, kültür, manevi değerleri, turizm ve sosyal yapısı ile marka değerleri ortaya çıkartılmalı, Türkiye’nin birçok bölgesinden bu illerimize kültür turları organize edilmeli. Doğu ve Güneydoğu illerimizin milli ve manevi marka değerleri araştırılıp ortaya çıkartılarak kamuoyuna tanıtılmalı. Kültür tarihimize hizmet eden şahsiyetler, ilim ve fikir adamlarının hayatları araştırılmalı. Bölgedeki üniversite, valilik, kaymakamlık, belediye, sivil toplum örgütleri, medya kuruluşları ve kanaat önderlerinin görüşleri alınarak belgesel görüntülerle  aktarılmalı.

BATTALGAZİ’DEN SOMUNCU BABA’YA MALATYA

Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki gezimizin son durağı eski Malatya olarak bilinen Battalgazi’den Darende’de ki Somuncu Baba’ya gittiğimiz kültür gezimiz oldu. Bizleri Malatya’ya davet eden sivil toplum örgütleri önce Battal Gazi’nin memleketi eski Malatya’nın tarih ve kültür eserleri ile türbelerini gezdirdikten sonra Osmanlı Ordusu’nun karargah kurduğu bugünkü adı Ordüz olan Ordu düzündeki Aslantepe Höyüğünü gezdim. 8 bin yıllık bir tarihin izlerine rastladım. Aslantepe Doğu Anadolu’daki geçmiş medeniyetin ihtişamını yansıtıyor. Buraları gezdikten sonra Somuncu Baba’nın memleketi Darende’ye doğru yola çıktık. Kayısı ağaçları çiçek  açmış  adeta bembeyaz  gelinliğe  bürünmüş. Dağlarda halen kar var. Derende yolu üzerinde Somuncu Baba’nın kayınpederi Peygamber Efendimizin torunlarından evladı Rasül Erzincani zatın türbesini ziyaret ettik.

Milli Eğitim Bakanına açık mektup

Türkiye’de 2 bakanlık, Milli kelimesiyle başlar. Milli Eğitim ve Milli savunma Bakanlıkları, Türkiye’nin varlık sebebidir. Biri, görünür düşmanlar, diğeri de cahilli düşmanıyla Mücadele eder. Milli Eğitim Bakanlığı’nın Türkiye’nin kalkınıp gelişmesinde çok büyük sorumluluğu vardır. Hem bugün ve hem de geçmişte Milli eğitim bakanlığı hep tartışma konusu olmuştur. AK Parti döneminde Milli Eğitim bakanlığı sürekli el değiştirmiş, deyim yerindeyse Milli Eğitim bakanlığı yaz-boz tahtasına dönmüştür.

YURT VE DERSHANE SORUNU

 Nabi Avcı döneminin iki önemli tartışma konusu Türkiye kamuoyunda iz bıraktı. Ev yurtlarının denetimi ve dershanelerin kapatılma konusu. Bu iki konu Milli Eğitim’in bel kemiğini oluşturmakta. Yurt deyince eğitime başladığım ilk yıllar gözümün önüne gelir. Yurtlarda geçirdiğim o güzel günler, benim için ayrı bir anlamı vardır. Yurtlar bana eğitim kurumları kadar bilgi ve katkı sundu. Yurtta ki arkadaşlar, yurtlara maddi ve manevi katkı sunan insanlar ve yurt yöneticilerimiz onları minnet, şükran ve hayırla yad ediyorum. Keşke, o gün yurtlara verilen önem bugün de verilebilse.

  Dershaneler ise ayrı bir öneme sahiptir. İyi ki dershaneler var. Dershaneler sadece takviye derslerin verildiği yer değil, gençlerimizin sosyalleştiği, arkadaşlıkların kurulduğu, her bakımdan geleceğe hazırlandığı önemli kurumlar. Dershaneler bugün eğitim sisteminde ki eksikliklerden meydana gelmekte. Kocaeli, Türkiye’nin en zengin illerinin başında geliyor. Eğitimde ise adeta dökülüyor. Bunun sebebi okullarda kaliteli eğitimin verilememesi. Devletin bütün imkanlarına rağmen Vali beyin ifadesiyle 1200 öğretmen ücretli olarak hizmet vermekte. Milli Eğitim Bakanlığa Kocaeli’de eğitimin sorunlarını çözemezken Dershaneleri kapatarak nasıl çözecektir. Öncelikle eğitim kurumları kaliteli seviyeye çıkartılmalı ve cazibe merkezi haline getirilerek dershanelere ihtiyaç o zaman ortadan kalkacaktır. Bu noktada başta MEB olmak üzere Hükümete büyük görev düşmekte.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI’NA SORUNLARI BİLDİRDİK

Bu düşüncelerimizi ve Gebze bölgesinde ki eğitimin sorunlarını dün geniş bir yazı haline getirerek Milli Eğitim bakanı sayın Nabi Avcı’ya mail yoluyla bildirdik. Bakan Avcı’nın dünkü Gebze programı son anda iptal edildi. Edilmeseydi eğer eğitimi açısından Gebze için önemli adımlar atılabilecekti. Eğitim sorunlarıyla ilgili artık Bakan Avcı’nın Gebe’ye bir daha ki gelişinde kapsamlı bir çalışma olmasını umut ediyoruz.  Dünkü yazımızın bir bölümünü sizlerle paylaşıyoruz:

EĞİTİM SORUNLARI VE BAKAN AVCI

Kocaeli, vergi tahsilatında Türkiye’nin en çok vergi veren ili. İstanbul’dan sonra ise devlete en çok takı sağlayan ikinci il konumunda ki Kocaeli’yi kalkındıran ise hiç kuşkusuz Gebze bölgesi. Binlerce sanayi kuruluşuna sahip Gebze Bölgesinde ise en büyük sorun ise Eğitim. Eğitimde ki sorunlarımız çözüm için Bakan Nabi Avcı’yı bekliyor.

NABİ AVCI VE FİKRİ IŞIK’A GÖREV DÜŞÜYOR

Kocaeli Milletvekili olan Fikri Işık aynı zamanda TBMM Milli Eğitim Komisyonu’nun da Başkanı. Işık’ın bu görevde olması her ne kadar ilimiz için bir avantaj olsa da bu durum eğitimde ki sorunlarımız çözmeye yetmiyor. Meclisin milli eğitim ve Kültür Komisyonu Başkanlığına sahip Kocaeli´de eğitimdeki başarı oranımız oldukça gerilerde. Bunun en büyük nedeni ise Gebze bölgesinin başarıyı düşürmesi.

ÇALIŞMA YAPILMALI

Vakit geçirilmeden Milli eğitim bünyesinde bir çalışma yapılmalı ve ilçeler bazında araştırma yapılarak sonuçlar kamuoyu ile paylaşılmalı. Okullardaki eksiklikler ve öğretmen açığından kimse söz etmiyor. Sadece Sözleşmeli öğretmenler yıl içinde terk edip gidiyorlar. Dersler boş geçiyor. Veliler ilgisiz. Milli eğitim ve valilik sadece açıklama yapıyor. Kocaeli eğitimde olması gereken noktada değil. Bundan herkes sorumlu başta milli eğitim bakanlığı ve Tüm Kocaeli halkı ve yöneticileri.

 GEBZE BÖLGESİ HAKKINI ALAMIYOR

Eğitim ve Sağlık hizmetleri devletin anayasal görevi ve güvencesi altında. Her yıl devlete Milyonlarca lira vergi veren Gebze bölgesi bu hizmetlerden tam ve eşit olarak yararlanamadı. Anayasa teminatı altında olan sağlık ve eğitim hizmetlerinden Gebze halkı yıllardan beri şikâyetçi. Türkiye´nin en çok vergi veren yeri olan Gebze´ye devlet yeterli sağlık ve eğitim hizmetini neden vermiyor kamuoyu en çok bunu merak ediyor? Bugün Gebze’ye gelecek olan Bakan Avcı’dan bu konularda çalışma yapmasını Gebze kamuoyu bekliyor.

Eğitim sorunları Bakan Avcı’yı bekliyor!

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı bugün Gebze’de temaslarda bulunacak. Nabi Avcı’yı Gebze bölgesinde yığınla birikmiş eğitim sorunları bekliyor. Avcı için Gebze Gazetesi olarak bölgenin eğitim sorunlarını içeren bir dosya hazırladık.

Kocaeli, vergi tahsilatında Türkiye’nin en çok vergi veren ili. İstanbul’dan sonra ise devlete en çok takı sağlayan ikinci il konumundaki Kocaeli’yi kalkındıran ise hiç kuşkusuz Gebze bölgesi. Binlerce sanayi kuruluşuna sahip Gebze Bölgesinde ise en büyük sorun ise Eğitim. Eğitimdeki sorunlarımız çözüm için Bakan Nabi Avcı’yı bekliyor.

NABİ AVCI VE FİKRİ IŞIK’A GÖREV DÜŞÜYOR

Kocaeli Milletvekili olan Fikri Işık aynı zamanda TBMM Milli Eğitim Komisyonu’nun da Başkanı. Işık’ın bu görevde olması her ne kadar ilimiz için bir avantaj olsa da bu durum eğitimde ki sorunlarımız çözmeye yetmiyor. Meclisin milli eğitim ve Kültür Komisyonu Başkanlığına sahip Kocaeli´de eğitimdeki başarı oranımız oldukça gerilerde. Bunun en büyük nedeni ise Gebze bölgesinin başarıyı düşürmesi.

ÖĞRETMEN AÇIĞI HAD SAFHADA

Gebze Milli Eğitim Müdürlüğüne yıllarca atama yapılamadı. 2 yıl Vekâleten yürütülen Gebze Milli Eğitim Müdürlüğü büyük zorluklarla hizmet yapıyor. Gebze bölgesinde 1200’e yakın yakın öğretmen açığı var. Bu açığın büyük bir kısmı ücretli öğretmenlerle gideriliyor. Vekil öğretmenlerde, kalıcı ve önemli iş bulduklarında okulu terk ederek buldukları işte çalışıyorlar. Ders yılı başından ders yılı sonuna kadar 300 den fazla vekil öğretmen, öğretmenliği bırakarak fabrikalar da ve özel sektörde iş başı yapması Gebze Bölgesindeki eğitim durumunun içler açıcı durumunu gözler önünü seriyor.

ZORUNLU HİZMETTEN ÇIKARILDIK

Gebze bölgesi çok yakın bir zamana kadar eğitimde zorunlu hizmet bölgesiydi. Ancak zorunlu hizmetin tanımının değiştirilmesiyle birlikte, zorunlu bölge sadece okullara indirgendi. Bugün itibariyle İstanbul’da ki bütün okullar, yanı başımızda ki Tuzla’da ki okullar bile zorunlu hizmet kapsamında. Ancak Gebze bölgesinde ise sadece belirli okullar zorunlu hizmet kapsamında. Böyle olunca da zorunlu hizmete dahil olmayan okullarımızda öğretmen açığı meydana geliyor. Dolayısıyla bölgemiz zorunlu hizmet sisteminin değiştirilmesiyle en büyük darbeyi yiyen yerlerden birisi oldu.

DERSLİK AÇIĞI

Gebze bölgesinde eğitim başarısının düşük olmasında ki en büyük etkenlerden birisi ise derslik açığı. Gebze bölgesi ile İzmit bölgesi arasında derslik bakımından büyük fark var. Derslikler yeterli gelmeyince bölgemizde ne tekli eğitim sistemine geçilebildi ne de sınıf mevcutları İzmit ile aynı seviyeye getirebilirdi. İzmit’de 30, civar ilçelerde 24 olan sınıf ortalaması Gebze bölgesinde 36-40 arasında değişiyor, kimi yerlerde ise bu sayı 50’ye kadar yükseliyor. Mevcutlar yüksek olunca da öğrencilerin başarı seviyeleri de aynı oranla düşüyor.

YER SORUNU

Kentimizi yöneten idarecilerimizin ve siyasilerin bölgede eğitimi için en çok yakındıkları konu eğitim arazinin olmayışı. Siyasiler ve kent yöneticileri her ortamda “Okul yapmak istiyoruz. Okul yapacak paramız da var, işadamımız da var. Ancak okul yapacak eğitime ayrılmış arazimiz yok.” Diye dert yanıyor. Gebze’de ki eğitim alanların artması için çalışma yapılması gerekiyor, mevcut durumda eğitime ayrılmış arazilerin de değerlendirilmesi isteniyor. Takası gündeme gelen ve kısa bir zaman önce tartışmalara sebep olan balçık köyünde ki eğitim arazisi, cephanelik alanı ve diğer yerlerde ise okul yapılması için hükümetten çalışma yapılması bekleniyor.

SORUNLAR DURUYOR

Bakan Nabi Avcı ve TBMM Milli Eğitim Komisyonu başkanı Fikri Işık’ın Kocaeli’de neden eğitim seviyesinin düşük olduğunu araştırıp sorgulaması isteniyor. Vali Ercan topaca’nın özel çabalarına rağmen sorunlar henüz giderilmiş değil. Gebze bölgesinde Milli Eğitim Müdürlüğü kuruldu kurulalı bu kadar uzun süre ile vekâleten yönetilmedi.

BAŞARI SEVİYESİ DÜŞÜK

2012-2013 döneminde  yapılan YGS´de Kocaeli 42.sırada yer aldı. İlimiz geçtiğimiz yıla oranla az da olsa bir yükseliş gösterdi. Geçtiğimiz yıl yapılan YGS’de başarılı olamayan ilimiz 45.sırada yer almış ve bunun üzerine Vali Ercan Topaca tüm Milli Eğitim Müdürleri ve Okul müdürlerini toplayarak geniş bir çalıştay başlatmıştı. Vali Topaca bu yıl yapılacak sınava büyük önem vererek başarısız müdürlerin gözünün yaşına bakılmayacağını açıklamıştı.

ÇALIŞMA YAPILMALI

Vakit geçirilmeden Milli eğitim bünyesinde bir çalışma yapılmalı ve ilçeler bazında araştırma yapılarak sonuçlar kamuoyu ile paylaşılmalı. Okullardaki eksiklikler ve öğretmen açığından kimse söz etmiyor. Sadece Sözleşmeli öğretmenler yıl içinde terk edip gidiyorlar. Dersler boş geçiyor. Veliler ilgisiz. Milli eğitim ve valilik sadece açıklama yapıyor. Kocaeli eğitimde olması gereken noktada değil. Bundan herkes sorumlu başta milli eğitim bakanlığı ve Tüm Kocaeli halkı ve yöneticileri.

İMAR KARŞILIĞI OKUL SORUNU

Bir diğer görünmeyen ama kanayan yara haline gelen sorun ise bazı sanayicilerin imar karşılığında okul yapma girişimleri. Bugün birçok sanayici ve işadamımız öncelikle hayırsever olarak değil ruhsat almak ve imara aykırı binalar yapmak veya iskân izni almak için mecburen eğitim katkıda bulunuyor. Kocaeli genelinde bir araştırma yapıldığında bu gerçek tüm çıplaklığı ile ortaya çıkacaktır.

GEBZE BÖLGESİ HAKKINI ALAMIYOR

Eğitim ve Sağlık hizmetleri devletin anayasal görevi ve güvencesi altında. Her yıl devlete Miyonlarca lira vergi veren Gebze bölgesi bu hizmetlerden tam ve eşit olarak yararlanamadı. Anayasa teminatı altında olan sağlık ve eğitim hizmetlerinden Gebze halkı yıllardan beri şikâyetçi. Türkiye´nin en çok vergi veren yeri olan Gebze´ye devlet yeterli sağlık ve eğitim hizmetini neden vermiyor kamuoyu en çok bunu merak ediyor? Bugün Gebze’ye gelecek olan Bakan Avcı’dan bu konularda çalışma yapmasını Gebze kamuoyu bekliyor.

İSMAİL KAHRAMAN’IN EĞİTİM YAZILARI

Öte yandan daha önce eğitimle ilgili bir çok yazı yazan Gazetemiz kurucusu ve Devri Alem Belgesel programı yapımcısı İsmail Kahraman’ın bu yazılarını aşağıda ki linklerden okuyabilirsiniz:

http://www.gebzegazetesi.com/Koseyazisi-4139-milli-egitim´de-neler-oluyor.html

http://www.gebzegazetesi.com/Koseyazisi-4150-meclis-egitim-komisyonu-baskani-sn-isik´in-dikkatine.html

http://www.gebzegazetesi.com/Koseyazisi-4721-egitim-seferberligi.html

http://www.gebzegazetesi.com/Koseyazisi-5185-bir-egitim-maratonu-daha-baslarken.html

http://www.gebzegazetesi.com/Koseyazisi-4367-bakan-ergun-ve-milletvekili-isik´a-acik-mektup.html

Bursa’da Osmanlı Coğrafyası konferansı

Bursa’da faaliyet gösteren bir gurup Sivil toplum kuruluşunun davetlisi olarak dün Bursa’daydım. Sizler bu satırları okuduğunuz sırada ben Kocaeli Büyükşehir Genel sekreterliğinden tanıdığım Bursa Valisi Sayın Münir Karaloğlu ile görüşüp, söyleşi yapmak için Bursa’daydım. Bursa’da faaliyet gösteren Karadeniz Sivil toplum örgütleri ve Giresun derneğinin davetlisi olarak da akşam “Bursa’dan Osmanlı Coğrafyasına Kültür Yolculuğu” konferansına katıldım. Bursa kültür tarihimiz için çok önemli. Bugüne kadar bir çok kez Bursa’ya gittim. Her Bursa’ya gidişim beni heyecanlandırır. İlk kez Bursa’ya 1979 yılında gitmiştim. Daha sonra çeşitli toplantılara katılmak, gezmek, belgesel çekmek üzere Bursa’ya gittim. Bursa’da dün yaptığım belgesel çekimi ve konferans ile ilgili notlarımı yarın sizlerle paylaşacağım. Bugün daha önce Bursa’da eski Bursa valisi değerli dostum, kültür adamı Şahabettin Harput ile yaptığımız söyleşi ile ilgili yazımın bir bölümünü paylaşıyorum. Şahabettin Bey bugün görevde yok. Ancak O’nun Bursa ile ilgili yazdığı Şiir klibini dün konferanstan önce konferansa katılanlara izlettim. Sayın Harput’un şiirini ve yaptığımız söyleşiyi sizlerle paylaşıyorum. Yazının tümünü www.belgeselyayincilik.com adresinden okuyabilirsiniz.

Devr-i Alem ekibi, Bursa’da Basın Yayın Genel Müdürlüğü ile  Basın İlan Kurumunun Yerel ve Bölgesel Medya Eğitim semineri kapsamında gerçekleştirilen  toplantıya katılarak kültür ve maneviyat şehri Bursa’yı ziyaret etmişti.Bu ziyarette, tarih ve kültür insanı ve aynı zamanda  şair olan Bursa valisi Şahabbettin Harput’un makamına konuk olup, Bursa hakkında röportaj yapmıştık. Bu röportaj ile vali Şahabettin Harput’un şair kimliğine de şahitlik yaparak, yeşil Bursa’mızı adım adım Devr-i Alem kameraları eşliğinde  dolaşarak belgesel görüntüler çektik. Vali Harput’ un Bursa şiiri Devr-i Alem tarafından  klip yapılarak  internet ve  TV’lerde yayınlanmaya başladı.

Devr-i Alem farkı ile Bursa valisi sayın Şahabettin Harput’la yaptığımız güzel röportajın ayrıntılarını birlikte okuyalım. Ve ardından sayın valimizin Bursa görüntüleri ile harmanlanmış o güzel şiirinin klip ve belgesel görüntülerini Devr-i Alem farkıyla  (www.belgeselyayincilik.com’dan Devr-i Alem TV’de) izleyelim.

İsmail Kahraman : Değerli bir büyüğümüz, güzel Bursa’mızın güzel insanı, yöneticisi, kültür adamı ve şairi olan Bursa valisi ile birlikteyiz. Sayın valim medeniyet “tamir-i bilad, terfi-i ibad” beldelerin tamir edilmesi, insanların bilgilendirilmesi şeklinde atalarımız şeklinde ifade edilmiştir. Siz bir kültür insanısınız, Bursa daki  tarihi   tapu senedimiz olan  kültür eserlerimiz  adeta yeniden tamir ediliyor havası gördük. Siz bu konuda neler söylemek istersiniz?

Şahabettin Harput : Ben öncelikle  Devr-i Alem TV Belgesel ekibi olarak size çok teşekkür ediyorum. Bizim medeniyetimizin, kültürümüzün, ecdadımızın yani bizim kendimizin anlatılmasına vesile oldunuz .Allah razı olsun. Biz oturduğumuz makamda niçin oturduğumuzu her zaman sorgulamak zorundayız. Hatta ben arkadaşlarıma hep şunu söylerim. ”Niçin yaşıyorsunuz, nasıl yaşıyorsunuz. ”Bu iki soruyu hep kendimize sormak zorundayız. Dolayısıyla niçin bu makamda oturuyoruz. Üzerimizde bir emanet var. Önce muhteşem ecdadın bizlere bırakmış olduğu muhteşem miras var elimizde. O ecdadın ruhani maneviyatları da şu an üzerimizde. Ben Osman Gazinin türbesine, yada 2. Murad’ın türbesine gittiğim zaman ürperirim. Yani tabiri caiz ise onların koltuğunda oturmak gibi bir şeydir.

İsmail Kahraman : Bir araştırma yaptık sayın valim şu an elimizde bir şiir var.Sanırım  sizler hece vezninde yazmışsınız. Orada bir cümle var, o beni çok etkiledi.Şöyle yazıyor.”İzin ver toprağını öpeyim.” O ne kadar güzel.”Sevmek tanımakla başlar.” Önce seveceksiniz, sonra vefa. Efendim o güzel şiirinizi Devr-i Alem  tv ekranlarında bizimle paylaşır mısınız?

Şahabettin Harput : Evet olur o zaman Devr-i Alem izleyicileri için şiiri söyleyeyim.

PADİŞAHLAR ŞEHRİ BURSA

Tarihimizde ilk başkent dünyamızda bir cennet

Asırlara sığmayan en büyük medeniyet

Dilim dilim zamana sığmayan ebediyet

Medarı iftiharım devletim ebed müddet

Orhan Osman Gaziler sende yatar yan yana

Devletimin adını onlar yayar cihana

Anlı şanlı Yıldırım yine senin bağrında

Kim istemez ölmeyi bayrak vatan uğruna

 Yeşil Türbende yatar hünkar Mehmet Çelebi

Övmüştü bu milleti o yüce kutlu nebi

İstanbul fatihinin babası Murat sende

Kosova zaferinin fatihi Murat sende

Yıldırım’ın damadı mübarek Emir Sultan

Dualarla beslenir mübarek kabri her an

Fatih’i Fatih yapan Molla Gürani sende

Alleme Fenari’nin ışığı var sende

Kutupların şahı hazreti büyük Üftade

Herkes gıpta ederken bil ki o da sende

Yaşıyor dipdiri bil sende Somuncu Baba

Ulucami üstünden alemlere merhaba!

Bir tarafta dizilmiş tarihi şanlı hanlar

Gözler kamaştırıyor o zarif şadırvanlar

Mevlidin Müellifi yine sende yatıyor

Şefaat-i Nebi’yi aramıza katıyor

Heybetli surlarıyla sanki billur gerdanlık

Satvetli günlerini hatırlıyor insanlık

Bir tarih yazılıdır her bir mezar taşında

Nice şehitler yatar kim bilir kaç yaşında

Kimliğini arayan hemen gelsin buraya

Görünce aşık olur girmiş gibi saraya

Gül bahçesinde güller, evliyalar erenler

Bu ulu hayali rüya gibi görenler

Çeşmelerinden içer hem kuşlar hem çocuklar

Neşeyle oynaşırlar küçük yavrucaklar

Sen ışıksın sen Ümid sen vatansın sen bayrak

Rahmet yüklü bulutlar geliyor sağnak sağnak

İniyor üstümüze damla damla her daim

Nimetler fışkırıyor sanki Cennet-i Naim

Sana selam duruyor gökte kutsal melekler

Hemen kabul olunur seherlerde dilekler

Nice sırlar saklıyor o muhteşem çınarlar

Volkan gibi coşarken gürül gürül pınarlar

Suları şırıl şırıl ne muhteşem bir şehir

Sanat ve edebiyat dertlilere panzehir

Bereket saçıyorsun insanlığa herkese

Koşuyor görmek için herkes nefes nefese

Sen tarihsin sen kültür hem termalsin hem deniz

Sen devletsin sen millet, sen biz ve sen hepimiz

Uludağ’da karsın sen ve tüm gönüllerde yar

Sen en güzel iklimsin mevsimlerden ilkbahar

Nadide çiçeklerin en güzel meyvelerin

Dünyada yoktur bil ki, ne dengin ne benzerin

Cihanı hayran eder İznik’te çinilerin

Milletimin gönlüdür senin en güzel yerin

Karacabey ve Keles Yenisehir Mudanya

Her biri ayrı güzel her biri ayrı dünya

Ovaların yemyeşil denizlerin masmavi

Çekirge’de konaklar her biri bir Türk evi

Öyle efsunkarsın ki aşık oldum ben sana

Öpeyim toprağını izin ver kana kana

Şahabettin  Harput / Bursa Valisi

  (Ekim 2008 Bursa)

İsmail  Kahraman : Aslında Bursa anlatılmaz yaşanır. Ben son olarak sizlerin mesajlarını almak isterim. Bursa’yı bugüne kadar görmeyenlere veya sadece dağa inip çıkanlara yada transit geçenlere değerli şehrimizin valisi olarak bir kültür insanı olarak neler söylemek isterseniz.

Şahabettin Harput : Bursa bizi bizde bizim için saklayan şehirdir.Yani Bursa’da her insan kendisinden birşeyler bulur.Öyle ise herkes gelsin, kendi kaybettiği birçok değerini, kendi özlediği birçok güzelliğini buraya geldiği zaman görecek. O yüzden şiirde diyorum kimliğini arayan hemen gelsin buraya.O yüzden herkes bir kez daha buraya gelmeli. Ecdad nasıl bu bölgeye imparatorluk kurmuş, nasıl temeller atmış, bizim kimliğmizi, adımızı, eserlerimizi, kültürümüzü asırlarca yaymış ve anlatmış. Gelsinler  görsünler. Bir kez daha bu tarihi yaşasınlar. Bizim dinimizde sılah-i rahim müessesi vardır. İnanan için bir görevdir sılah-i rahim. İşte burası sılah-i rahimdir, hepimiz için. Buraya herkesin gelmesini görev olarak görüyoruz ve buralar herkesi kucaklıyor.

Vali ile Kocaeli’de Devr-i Alem

Vali Ercan Topaca ile geçen hafta hem Gebze, hem de Kocaeli üzerine uzun bir söyleşi yaptık. Çarşamba günü Gebze bölgesindeki basınla düzenlediği kahvaltılı toplantıda kendisine birçok sorular yöneltildi. Vali Bey de cevap verdi. Biz de çevre ve ulaşım sorunu ile ilgili sorular sorduk. Aldığımız cevapları sizlerle paylaşmıştık. Vali Bey, Gebze, Darıca, Dilovası ve Çayırova için hizmetlerde  pozitif ayrımcılık yaptığını açıklamıştı. Açıklamaları ayrıntılı ve geniş bir şekilde yayınladık ve büyük ilgi gördü. Birçok okurumuzdan takdir ve teşekkür telefonu aldık. Vali Sayın Ercan Topaca’nın bölge basınına yaptığı açıklamaları görüntülü olarak geniş bir şekilde internet sitemizde yayınladık. Bu videolar halen www.gebzegazetesi.com.tr ve www.kocaeligebze.tv’den yayınlanıyor. Sizler de izleyebilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=12wb8ed7I_4&feature=player_embedded

Vali Bey gerçekten bölgemizle ilgili çok önemli tespitlerde bulunuyor ve tarihe not düşüyordu. Bugüne kadar görev yapan valilerimiz Gebze bölgesine üvey evlat muamelesi yapmasalardı; Gebze bölgesinin çevresi çok başka olurdu.  Ercan Topaca’dan önce görev yapan valilerimizin bir çoğu sadece Gebze bölgesindeki Organize sanayi bölgelerini ziyaret ediyorlardı. Sayın Topaca göreve  geldiği hafta Çayırova’da sel felaketi yaşanmıştı. İlk kez gece oraya gelerek sorunları yerinde tespit etmişti. Kendisine Gebze bölgesi adına teşekkür ediyoruz.

GEBZE VALİLİK MAKAMINDA VALİ İLE KOCAELİ’DE DEVRİ ALEM

Yine Çarşamba günü basın toplantısından sonra Gebze valilik makamında uzun bir söyleşi yaptık. Vali Bey’e Gebze bölgesi ve Kcoaeli’deki üç buçuk yılın değerlendirmesini sorduk. Vali Bey, Kocaeli ve Gebze bölgesi ile ilgili üç buçuk yılın değerlendirmesini yaparken, Kocaeli bölgesinde üç buçuk yıl içerisinde bir çok değişim ve dönüşüm yaşandığını rakamlarla ortaya koydu. Gerçekten üç buçuk yılda çok şey değişti.

Vali Sayın Topaca; başta eğitim, sağlık ve çevre olmak üzere bir çok sorunu parmak basan valimiz olarak Kocaeli tarihinde yerini aldı. Vali Bey’in Kocaeli ile ilgili yaptığı açıklamaların geniş bir özetini sizlerle paylaşıyorum.

Kocaeli Valisi Ercan Topaca Kocaeli’de bir çok hizmete imza attı. Hizmetleri ile Kocaeli’de  iz bırakan Vali Topaca ile Kocaeli’den Gebze’ye  Devr-i Alem yaptık. Vali Topaca’nın  Kocaeli ve Gebze bölgesi ile  ilgili  yaptığı açıklamalar özetle şöyle.

“Kocaeli Türkiye’nin en güzel illerinden biri diyebilirim. Marmara ve Karadeniz’e olan bağlantısı ile birlikte Türkiye’de birçok güzelliğin ve özelliğin buluşma noktası, sanayinin başkenti. Kocaeli’yi tarif etmek için bunların yeterli olmadığını düşünüyorum. Kocaeli aynı zamanda bir tarih ve kültür kenti. Birçok insanın gelip geçerken uğradığı turizm şehri. Hepsinin bir noktada değerlendirilmesi gerekiyor. Sadece sanayi ağırlıklı bir Kocaeli tarif etmek çok eksik olur. Kocaeli’yi tam tarif etmek için; tarihiyle, Osmanlı’dan, Selçuklu’dan ve Bizans döneminden kalan değerleriyle tarif etmek gerekiyor. Aynı zamanda yeşiliyle doğal güzellikleriyle ve insanların sıcaklığı ile de tarif etmek gerekiyor.”

Sorunların çözümü noktasında çok hızlı adımlar atılıyor. Bazı kentlerimizde yıllarca çözüm bulunamayan sorunları bir çırpıda çözme imkânına sahip bir kent. Bu kent yaklaşık olarak bütçeye her yıl 25 milyar lira vergi ödüyor. 2009 yılı rakamlarına göre 100 liranın 14 lirası bu kentten. Sanayi ile birlikte Türkiye’de üretilen enerjinin % 10’unu tek başına tüketen bir kent Kocaeli.”

“Kocaeli, sanayinin bel kemiğidir. Türk sanayisi tarafından üretilen her yüz parça sanayi ürününün %13’ü Kocaeli’de üretiliyor. Türkiye’nin ekonomisine ve refahına büyük katkı sağlıyor. Sanayileşme, Kocaeli’ndeki tarihi değerlerin unutulmasına neden olmuş. Bir dönem unutulmuş. Yeni evlerin ve yeni yapıların içerisinde tarihi doku kaybolmaya yüz tutmuş. Son dönemlerde tarihin öneminin bilincindeyiz. Tarihi eserlerimizi korumak için çok ciddi bir çalışma yapıyoruz. Tarihi değerleri korumak ve gelecek nesillere öğretmek konusunda bir kararlığımız var. Sanayi ile ön plana çıkan bu kent, önümüzdeki dönemlerde tarihi ve kültürel değerleri, doğal güzelliği ve turizmi ile de ön plana çıkacak.”

“Tarih ve Kültürün Önemi”

 Tarih ve kültür bir medeniyetin tapu senedidir. Bir kentin sadece sanayi ile yaşaması mümkün değil. Tarihi değerlerin korunması ve yaşatılması gerekiyor. Kocaeli’nde bunların yeterli derecede olduğunu fakat, vatandaşların bilgisine tam olarak sunulamadığını düşünüyorum. İzmit merkez ve Gebze ilçelerinde ulusal ve uluslararası ölçekte eserlerimiz var. Özellikle bunların yaşatılması birinci unsur olarak karşımıza çıkıyor. Merkezde Fevziye Camii, Pertev Paşa Camii, Yeni Cuma Camii var. Çok yakın zamana kadar birçoğu sahipsiz kalmış. Sırrı Paşa Konağı yıkılmış, turizme kazandırılmaya çalışılıyor. Gebze’ye doğru uzandığımızda çok farklı tarihi eserler var.”

“Tarihi  eserleri koruyup  gelecek kuşaklara aktarmalıyız”

“Tarihi vakıf eserlerini korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak gerekiyor. Gebze’deki Çoban Mustafa Paşa Kervansarayı muhtemelen Çoban Mustafa Paşa Camii’nin müştemilatı. Yaklaşık 500 yıldır ayakta duran bir eser. Onu amacına uygun olarak kullanmak istiyoruz. Şahısların mülkiyetine geçmiş, ama kamulaştırma ödeneği hazır. Burası kamulaştırılıp ve restorasyonu yapıldıktan sonra kültür merkezi, kütüphane olarak kullanılabilir. İlimizde Kasr-ı Hümayun var. Hemen onun yanında Redif Binası var. Restorasyon çalışması bitti. Müze olarak açılacak. Teşhir edeceğimiz eserler milli saraylarda tamir ediliyor. Bu eserler burada sergilenecek. İkinci bir müzemiz olacak. Birçok insanımızın bilmediği ve haberdar olmadığı ulusal ölçekli Çuhhane denen bir kervansaray. Çoban Mustafa Paşa Kervansarayı’ndan daha büyük. Orayı da gezdik. Çoban Mustafa Paşa Kervansarayı’n dan sonra burayı da turizme kazandırmak bir başka projemiz. Burada ikinci bir av köşkümüz var. Yıkılmaya yüz tutmuş. Onu da yaşatmak hedefimiz. Bunlar bizim görebildiklerimiz; daha göremediklerimiz de var.”

 “Kocaeli  Türkiye’nin refahının artmasında motor vazifesi görüyor”

“Kocaeli 24 saat yaşayan bir kent. Hayatın bir dakika bile durmadığı bir şehir. Gece 24’te de çıksanız, sabah beşte de dışarı çıksanız kent hareketli, üretiyor. Bu kent aynı zamanda 24 saat yaşamakla birlikte birçok sorunları bünyesinde taşıyan ve çok önemli değerleri de taşıyan bir kent. Sanayi kentinin riskleri de var. Türkiye’nin en çok göç alan ve en hızlı büyüyen şehirlerinden bir tanesi. Her yıl 40-50 bin kişi geliyor. 40 bin kişinin 20 bini doğumla. Yaklaşık 20-25 bin kişi civarında dışarıdan geliyor. Her ilden göç var. Türkiye’nin bir mozaiği. Her ülkeden yatırımcı ve araştırmacı insan var ilimizde. Kocaeli her yönüyle ülkemizde refahın artmasında motor vazifesi görüyor.”

Vali Ercan Topaca “ İzmit’in Değil Kocaeli’nin Valisiyim”

1986 yılından beri Gebze il olma mücadelesi veriyor. Bir çok toplantı yapıldı. Başbakanlar, cumhurbaşkanları Gebze’ye  il sözü verdi. Ama Gebze bir türlü il olamadı. Gebze resmiyette ilçe de olsa  2013 tarihinden itibaren fiilen Vali Sn.  Ercan Topaca, Gebze’yi haftada bir gün de olsa il yaptı.

   İl olmakta amaç, hizmetlerden yararlanmaktır. Vali Bey’in Gebze’ye haftada bir gün de olsa gelip gitmeye başlamasından sonra bölgemizde bir çok sorun çözüm yoluna girdi.Vali Bey’in Gebze’ye gelmesi Gebzeliler tarafından takdir ve sevinçle karşılandı.

 Gebze bugün bir ilçe. Ama ilçeler doğuran ilçe. Bir zamanlar Tuzla ve Aydınlı Gebze’ye bağlıydı. Hereke, Tütünçiftlik, Yarımca Gebze’den ayrılarak Körfez ilçesi adını aldı. Gebze 2008 yılında Darıca, Dilovası ve Çayırova diye 3 yeni ilçe ile ilçeler doğuran kent unvanına sahip oldu. Her ne kadar ilçe de olsa haftada bir gün Vali Bey’in Gebze’ye gelmesiyle Gebze bölgesi Kocaeli ile bütünleşmeye devam ediyor.

      İsmail Kahraman’ın Kaleminden  Gebze Valisi Ercan Topaca

   Vali Ercan Topaca, Gebze bölgesindeki gazetelerin üst düzey yöneticileri ile kahvaltılı basın toplantısı düzenledi. Toplantı çok samimi bir havada geçti. Yaklaşık 3 saat boyunca gazeteciler sordu Vali Bey cevaplandırdı. Vali Sayın Topaca, Gebze Bölgesini ilgilendiren çok önemli açıklamalar yaptı.

     GEBZE BÖLGESİNE ÖZEL İLGİ DUYDUM

     Konuşmasına ”Ben İzmit’in değil Kocaeli’nin Valisi’yim. Dilovası, Çayırova, Darıca ve Gebze bölgesine pozitif ayrımcılık yaptım. Çünkü bölgenin çok sorunlu ve sıkıntılı olduğunu biliyorum. Eğitim, sağlık, alt yapı ve çevre konusunda sorunlar yaşayan bölgede, Dilovası ve Çayırova’da hastahane bile yoktu. Bu sorunları çözmek ve bölgede eşit hizmet sağlamak için elimizden geleni yaptık ve yapıyoruz. Uyuşturuya karşı mücadele başlattık. Operasyonlarımız devam ediyor. Kaçak hafriyat ve çevre sorunları önceliğimiz arasında. Kocaeli Türkiye’nin en güzel illerinin başında geliyor ancak İstanbul gibi büyük bir şehrin yanıbaşında olmasının nimetleri kadar külfetlerini de çekiyor” dedi.

     ÇEVRE VE HIZLI TREN İSTASYONUNU SORDUK

   Gebze, Darıca, Dilovası ve  Çayırova  ilçelerinden elli gazetecinin katıldığı basın toplantısında gazeteciler tek tek söz alarak Vali Bey’e sorular yönelttiler. Biz de hızlı tren istasyonunun Pendik’e taşınması ve çevre sorunlarını gündeme getirdik. Gebze Bölgesinin en önemli sorunları olan çevre kirliliği ve ulaşım  konusunda çok büyük sıkıntı yaşanmakta. Ulaşım büyük sorun. Gebze’li  ne İstanbul’a rahat gidebiliyor ne de Kocaeli’ye… İstanbul’un, hızlı Metro ve toplu taşıma araçlarını Gebze’ye kadar getirmemeleri yüzünden büyük problem yaşanıyor. Hızlı Tren istasyonunun son durağı Pendik’e kaydırıldı. Marmaray’ın durumu tehlikede. Toplu taşımada yine sorunlar yaşanacak. Çevre konusunda ise çok büyük sorunlar yaşanıyor. Kaçak deniz dolguları, hafriyatlar, kaçak kazılar… Deyim yerinde ise Gebze bölgesinde tam bir çevre felaketi yaşanıyor. Gebze’ye mutlaka çevre denetleme bürosu yapılmalı.

VALİ BEY’İN CEVABI

Çevrenin çok önemli olduğunu söyleyen Vali Bey, “çevreyi kirletenlerden hesap soruyoruz. Ciddi cezalar yazmaktayız. Bir kerede 550 bin liralık ceza yazdığımız firmalar var. Önümüzdeki günlerde bir milyon lira ceza yazacağımız firma var. Çevreyi korumak birinci görevimiz. Kaçak hafriyatın önüne geçmek için seyyar Jandarma karakolları kurduk, araçları bağlıyoruz, ağır cezalar uygulayoruz, kaçak kazı ve dolguları yakından takip ediyoruz. Ulaşım ise Gebze bölgesinde başlı başına bir sorun. Kuzey Otoyol, Körfez Köprüsü, Marmaray, Hızlı Tren devreye girdiğinde Gebze’nin ulaşım sorununda rahatlama olacak. Hızlı Tren İstasyonu’nun Pendik’e gitmesinin önemi yok. Bu noktada fazla bilgiye sahip değilim. Önemli olan Gebze’de duracak olması, hem Gebze’de hem de İzmit’te hızlı tren duracaktır” dedi.

GAZETECİLER SORDU VALİ  CEVAP VERDİ

Vali Ercan Topaca gazetecilerin sorduğu tüm sorulara tek tek not alarak cevap verdi. Vali Bey’in verdiği cevapları özetle şu başlıklar altında toplayabiliriz. Gazeteciler ve matbaacılara yönelik sanayi sitesinin kurulmasını destekleriz. Çeşitli kuruluşlar izin alarak limanlar, dolgular ve çalışmalar yapıyorlar. Bunları da denetlemeye devam ediyoruz. OSB’ye yan yol açıyoruz. Fuar alanlarının açılmasını biz de teşvik ediyoruz. Gebzeli gazetecilerle Kömürciler OSB’ye gezi düzenleyeceğiz. TÜBİTAK’a Dilovası’nda hava ölçümü yaptırıyoruz. Altın Tel’in depolama inşaatını geçici olarak durdurdum. Kocaeli genelinde  18 bin öğretmen, 350 bin öğrenci eğitim görüyor. 1200 sözleşmeli öğretmen var. Kendi branşlarındaki derslere giriyorlar.. Kervansaray’ ın açılmasını gerçekleştiriyoruz. Kültür Merkezi veya kütüphane olacak. Bunu halk oylamasına sunacağız. Kocaeli bölgesi bir çok ile göre çok daha fazla çevreci. Çevreye sahip çıkıyoruz. Çevre kirliliğinin en az görüldüğü iller arasında. Bu konuda % 90 başarılıyız. Kandıra bölgesinde başı boş köpekler için köpek barınma merkezi kuruyoruz. Gebze bölgesinde de kurulabilir. Bölgemizdeki tüm fabrika bacalarını online olarak izliyor ve kontrol  ediyoruz. Dilovası’ndaki hava kirliliğinin % 50’si otoyoldaki araçların egzos gazlarından kaynaklanıyor. Türkiye’deki sanayinin %15 ‘i Kocaeli bölgesinde. Ben sanayicilerin de valisiyim. Onlara da sahip çıkıp korumak gerekiyor. Ama hiç kimsenin çevreyi kirletmeye hakkı yoktur. Çeveyi kirletenleri tespit edip gerekli cezai işlemleri uyguluyoruz.

Başbakan ve Çevre Bakanının dikkatine

Kocaeli Türkiye’nin en küçük illerinden birisi olmasına rağmen başta sanayi ve ticaret olmak üzere, tarih, kültür ve yetişmiş insan potansiyeli açısından en büyük ve en şanslı illerin başında geliyor. Değim yerindeyse adeta bir Türkiye mozayiği, sanayi gücü itibariyle de bir dünya şehri.  Kocaeli’de Türkiye’nin hemen hemen her yerinden insan yaşamakta. Dünyanın bir çok ülkesinden yüzlerce sanayi ve ticari kuruluş Kocaeli bölgesinde faaliyet gösteriyor. Değim yerindeyse Kocaeli’de yaşamak Cenabı Allah’ın bir lütfu ve nimeti.  Bu nimetten Kocaeli insanı yararlanamıyor, Kocaeli İnsanı mutlu değil, sorun ve sıkıntılar içerisinde yaşıyor.

KOCAELİ İNSANI NEDEN MUTLU DEĞİL?

30 yıldır Kocaeli bölgesinde gazetecilik yapıyorum. Her fırsatta Kocaeli’yi geziyor, Kocaeli’yi yakından tanımaya çalışıyorum. Araştırmacı, gazeteci ve belgeselci olarak, Kocaeli bölgesinde çekimler yapıyor, insanlarla tanışıyorum. Kocaeli insanı mutlu değil. Neden mutlu olmadığını da Kocaeli insanını ağzından belgeliyorum.  Mutlu değiller, çünkü devletin asli görevi olan sağlık ve eğitim noktasında tam hizmet alamıyorlar. Vergisiyle Türkiye’yi besleyen Kocaeli’de öğretmen açığı ve derslik açığı bir türlü giderilemiyor. Vali Sayın Ercan Topaca’nın açıklamalarında Kocaeli bölgesinde halen bin 200 civarında sözleşmeli öğretmen var. Başta Vali Bey ve siyasiler olmak üzere bütün çalışmalara rağmen eğitimdeki başarı oranımız çok düşük.  Eğitimde bir türlü istenilen seviyeye çıkartılamadık.  Bu konuda zaman zaman Türkiye Büyük Millet Meclisi Milli Eğitim kültür komisyon Başkanı Sayın Fikri Işık’a da bu şikayetleri iletiyoruz. Sayın Işık bu konuda çalışmalar yapıldığını söylüyor.

Sağlıkta ise bütün çalışmalara ve hizmetlere rağmen sorunlar devam ediyor. Gebze Fatih Devlet Hastanesi inşaatı çoktan bitirilip hizmete açılması gerekiyordu. Hastanenin durumu ortada. Bölgemizdeki hastanelerin bir çoğunda doktor açığı var. Bir milyon nüfusu barındıran Gebze, darıca, Dilovası ve Çayırova ilçelerinde bir tane bile Eğitim ve araştırma hastanesinin olmaması büyük bir eksiklik. Sağlıktaki sorunlar insanların mutlu olmamasının en önemli sebebi.

ÇEVRE FELAKETLERİ YAŞANIYOR

Kocaeli bölgesinin en büyük ve en önemli sorunlarından bir tanesi de  çevre.. . Tam bir çevre felaketi yaşanıyor.  Başta Vali Sayın topaca olmak üzere belediye başkanları ve milletvekillerinin tüm çabalarına rağmen Kocaeli bölgesi sağlıklı bir çevreye kavuşamadı. Bugün bir çok fabrika atıklarını rahatlıkla çevreye atabiliyor. Evsel ve endüstriyel atıklar arıtma tesislerine rağmen vahşi bir şekilde çevreye atılıyor.  Küçük Sanayi Site’mizde bile sanayi atıkları büyük bir sorun. Değim yerindeyse çöplük halinde. Bir çok sanayi kuruluşumuzun arıtma tesisi yok. Geceleri bazı bölgelerde camları açmak mümkün değil. Sanayi atığı kokusu insanı zehirliyor.  Bacalardan gazlar salınıyor. Gebze merkezdeki Tatlıkuyu mahallesinde amyant ve kimyasal atık kokusu yüzünden geceleri uyku uyunamıyor. Bazı Organize Sanayi Bölgelerin de bile arıtma tesisi yok. Değim yerindeyse tam anlamıyla bir çevre felaketi yaşıyoruz. Bunu dün bu konuda gazetemizde bu köşede işledik yazımızı internetten okumak için http://www.gebzegazetesi.com/Koseyazisi-5971-cevre-felaketi-yasanmadan.html  adresinden okuyabilirsiniz.

 SAHİLLERİMİZ İŞGAL ALTINDA

Kocaeli 2 deniz ve bir göle sahili bulunan şanslı bir ilimiz. Karadeniz ve Marmara Denizine sahili olan sapanca Gölüne kıyısı olan Türkiye’nin tek şanslı ili Kocaeli. Kocaeli halkı sahillere inip gezmesi gerekiyor. Karadeniz ve Marmara Denizi ile Sapanca Gölünden doya doya yararlanıp, sahillerin keyfini çıkarıp, mutlu olması gerekiyor. Ancak ne mümkün. Sahillerimiz tam anlamıyla bir işgal altında. Kaçak yapılaşma, villa kondular, limanlar, depolama tesisleri, bazı açıkgözlerin sahilleri ele geçirmesiyle Kocaeli halkı sahilleri ancak dürbünle seyredebiliyor.

Başbakan Sayın Erdoğan, sahillerdeki işgali önlemek için ciddi bir çalışma başlatmıştı. Temennimiz Sayın başbakan başta Çevre ve Şehircilik bakanı da olmak üzere tüm ilgili ve yetkililere talimat verir, bölgemizdeki sahiller  işgalleri tek tek tespit ederek, sahilleri halka açar ve işgalleri önler.

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANINI GÖREVE DAVET EDİYORUZ

Çevre ve Şehircilik bakanı Erdoğan Bayraktar’ı buradan tarihi göreve davet ediyoruz. Çevre konusunda  ciddi bir çalışma başlatmalı, bölgemizdeki çevre katliamları yeri de araştırma yapacak bir heyet göndermelidir. Gerçekten Valilik ve belediyelerin bütün çalışmalarına rağmen bölgemizdeki çevre sorunları bir türlü bitirilemedi. Taş ocakları, maden sahaları, kömür depoları, liman ve iskele rantı ve bölgemizdeki büyük rant hesapları Kocaeli halkının can ve mal güvenliğini tehdit eder boyutlara geldi. Bakan Bayraktar’ın çevre sorunlarına el atıp önlemesini istiyoruz.

KOCAELİ MİLLETVEKİLLERİNİN LİMAN KAVGASI

Kocaeli milletvekillerinin İzmit Körfezi’ndeki Limanla ilgili mecliste yaptığı konuşmalara bugün gazetemizin 2. Sayfasında geniş yer verdik. CHP Milletvekili Haydar Akar, MHP Milletvekili Lütfü Türkkan ve Ak Parti Milletvekili İlyas Şeker’in limanlarla ilgili açıklamalarını bir kez de sizin okumanızı istiyoruz. Keşke sayın vekillerimiz olaya bizim baktığımız gibi Kocaeli’de ki çevre sorunlarıyla ilgili bakabilseydiler. Çevre konusu gerçekten çok önemli. Milletvekillerimiz de Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Erdoğan Bayraktar’ı, Vali Sayın Ercan Topaca’nın Gebze’de yaptığı açıklamaları http://www.gebzegazetesi.com/Video-169-vali-ercan-topacanin-gebze-basin-toplantisi.html İzlemeye davet ediyoruz. Vali beyin çevre ile ilgili yaptığı açıklamalar Kocaeli bölgesinin ne kadar ciddi tehlikeler altında olduğunu gözler önüne sermekte.

Çevre felaketi yaşanmadan

Vali sayın Ercan Topaca’nın basın toplantısında gazetecilerin büyük bir çoğunluğu çevre konusundaki endişelerini dile getirdiler. Hemen hemen söz alıp soran soran bütün gazeteciler bölgemizde yaşanan çevre sorunları ve çevrenin korunmasıyla ilgili alınması gereken önlemler üzerinde durdular.

  Gerçektende Gebze ve Kocaeli bölgesinde büyük bir çevre sorunu yaşanıyor. Hava, deniz ve diğer kirlilikler tüm önlemlere rağmen sorunların önüne geçilemiyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Kocaeli Valiliği ve Kocaeli Büyükşehir belediyesi çevre konusunda çok ciddi çalışmalar yapıyorlar. Bu çalışmalara rağmen sorunlar çözülemiyor.

   Gebze bölgesinin en büyük sorunu çevre kirliliği. Sahillerin işgali, Kömürcülerin çıkardığı tozlar, bacalardan çıkan hava gazları, otoyoldan geçen araçların egzoz gazları, bilinçsizce yapılan çalışmalar, Taş Ocakları ve daha buna benzer sebeplerden dolayı yaşanan çevre katliamları.

   Büyük bir orman ve yeşil alan katliamı yaşanıyor. Gebze’nin 35 yılına canlı şahitlik yapan bir gazeteci ve belgeselci olarak 30 yıl önceki Gebze ile bugünkü Gebze bölgesi arasında büyük farklılıklar var. Elbette sanayileşme olacak. Sanayileşme, çarpık yerleşim ve nüfus yoğunluğunu da meydana getirecektir. Ancak, önlemler alınması gerekirdi.

  Bugün Türkiye’nin in çok OSB’si bölgemizde. Ancak, bu OSB’ler organizeden çok çarpık bir şekilde sanayileşmeler meydana getiriyor, üretimden çok arsa ve arazi rantı ön palan çıkarılıyor, deyim yerindeyse vatandaştan ve devletten ucuza kapatılan arsalar üzerinde milyonlarca Lira rantlar elde ediliyor.

   Para hırsı yüzünden Gebze’deki çarpık sanayileşme ve nüfus artışı Gebze’yi bugünlere getirdi. Yakın bir gelecekte bugünleri de arayacağız. Çevre kirliliği yüzünden büyük cezalar yazılıyor. Hatta Vali bey, 1 Milyon lira ceza yazdıklarını açıkladı. Eski parayla 1 Trilyon lira çevreyi kirlettiği için ismi açıklanmayan bir kuruluşa ceza yazılmış.

   Ceza yazmak sorunu çözmüyor. Çevre konusunda herkesin üzerine düşecek büyük görev var. Gebze bölgesi, adeta İstanbul’un hafriyat çöplüğüne döndü. Sanayi atıkları bile ormanlık alanlara bırakılıyor. İstanbul’un çöp ve hafriyatı kaçak olarak Gebze bölgesine dökülüyor. Vali sayın Topaca bu çevre katliamını önlemek için halen Kirazpınar girişine seyyar Polis karakolu kurduklarını açıkladı.

VALİ BEYİN AÇIKLAMALARI KOCAELİ GEBZE TV’DE

   Vali sayın Topaca göreve geldikten sonra Dilovası’na özel önem vermiş, Dilovası’nda ki kirliliğin önüne geçmişti. Vali beyin ısrarla takibi sonucu çok ciddi çevre yatırımları yapıldı. Ancak, sorunlar yine devam ediyor. Dün vali bey çok önemli açıklamalar yaptı. Kendisiyle Gebze’de ki makamında da uzun bir söyleşi yaptık. Vali beyin bölgemize ilgisi bizler adına büyük bir şans. Başta çevreden kaynaklanan sorunlar olmak üzere bir çok sıkıntının önüne geçilebilir.

  Vali beyin basın toplantısında yaptığı bir buçuk saatlik açıklamayı montajlayarak belgesel haline getirdik. Gebze bölgesi basın toplantısıyla ilgili Vali beyin yaptığı açıklamalar bugün gazetemizin www.gebzegazetesi.com adresinde ki Gebze Gazetesi TV’de ayrıca yine internetten yayınlanan Kocaeli Gebze TV’de yayınlayarak Vali beyin açıklamalarını kamuoyuna duyurarak önem verdiği konuları sizlerle paylaşıyoruz. Gerçekten önemli açıklamalar. Bu açıklamaları sizinde takip ederek yorumlarınızı bizimle paylaşmanızı arzu ediyoruz. Vali beyin açıklamalarını www.kocaeligebze.tv den izleyebilirsiniz.

GÜROL KARA’NIN OBJEKTİFİNDEN ÇEVRE MANZARASI

Gebze’nin yetiştirdiği fotoğraf sanatçılarından gazeteci Gürol Kara Gebze bölgesindeki çevre katliamını havadan fotoğraflayarak tarihe not düştü. Gürol bey, Gebze bölgesinde ki çevre kirliliği, Sahillerin işgali, Taş Ocaklarının tahribatı, OSB’ler deki izinsiz kazılar ve hafriyat dolgularını ve daha buna benzer bir çok konuyu fotoğraf kareleriyle belgeledi. Değerli dostum Gürol Kara bu fotoğrafların yayın hakkını gazetemize ve Kocaeli Gebze TV’ye vererek kamuoyu ile paylaşılmasına izin verdi. Gürol bey çok iyi bir fotoğraf sanatçısı. Gerçekten çektiği fotoğraflar bölgemizde ki çevre katliamını gün yüzüne çıkarıyor. Fotoğrafları sizlerle paylaşıyor, yetkilileri çevre konusunda daha duyarlı olmaya davet ediyoruz,. Gürol Kara’nın fotoğraflarını dikkatlice seyrettiğinizde manzaranın korkunç boyutları daha iyi ortaya çıkmaktadır.

  Evet vali beyin dünkü basın toplantısında hemen hemen tüm gazeteciler çevreyle ilgili sorular sordular. Gerçekten bölgemizin temel sorunlarının başında çevre geliyor. Birbirimizi suçlayarak sorunlar çözülemez. Komple çevre bilinci kampanyası başlatılarak çevreye sahip çıkmalıyız. Çevre atalarımızdan miras değil, gelecek nesilden emanet aldığımız en değerli varlık. Çevre yok olursa insanlıkta medeniyette yok olacaktır. Çevreye sahip çıkmak insanlık görevidir.

İzmitin değil Kocaelinin valisiyim

Dün bu köşeden “Gebze Valisi” başlığı ile yazdığım yazı, okurlarımızdan  büyük ilgi görmüştü. Vali Ercan Topaca Bey, Gebze bölgesindeki gazetelerin üst düzey yöneticileri ile kahvaltılı basın toplantısı düzenledi. Toplantı çok samimi bir havada geçti. Yaklaşık 3 saat boyunca gazeteciler sordu Vali Bey cevaplandırdı. Vali Sayın Topaca, Gebze Bölgesini ilgilendiren çok önemli açıklamalar yaptı.

GEBZE BÖLGESİNE ÖZEL İLGİ DUYDUM

Konuşmasına ”Ben İzmit’in değil Kocaeli’nin Valisi’yim. Dilovası, Çayırova, Darıca ve Gebze bölgesine pozitif ayrımcılık yaptım. Çünkü bölgenin çok sorunlu ve sıkıntılı olduğunu biliyorum. Eğitim, sağlık, alt yapı ve çevre konusunda sorunlar yaşayan bölgede, Dilovası ve Çayırova’da hastahane bile yoktu. Bu sorunları çözmek ve bölgede eşit hizmet sağlamak için elimizden geleni yaptık ve yapıyoruz. Uyuşturuya karşı mücadele başlattık. Operasyonlarımız devam ediyor. Kaçak hafriyat ve çevre sorunları önceliğimiz arasında. Kocaeli Türkiye’nin en güzel illerinin başında geliyor ancak İstanbul gibi büyük bir şehrin yanıbaşında olmasının nimetleri kadar külfetlerini de çekiyor” dedi.

Vali Bey’in, benim “Gebze Valisi” başlıklı yazdığım dünkü yazımın da bulunduğu gazeteyi, Valilik Basın Müdiresi Birsen Kavcı Hanım Vali Bey’e verirken; Vali Bey esprili olarak önemli olan il olmak değil hizmet almaktır. Biz hizmet vermeye devam edeceğiz şeklinde cevap verdi.

ÇEVRE VE HIZLI TREN İSTASYONUNU SORDUK

Yaklaşık elli gazetecinin katıldığı Basın Toplantısında gazeteciler tek tek söz alarak Vali Bey’e sorular yönelttiler. Biz de hızlı tren istasyonunun Pendik’e taşınması ve çevre sorunlarını gündeme getirdik. Gebze Bölgesinin en önemli sorunları olan çevre kirliliği ve ulaşım  konusunda çok büyük sıkıntı yansıtmakta. Ulaşım büyük sorun. Gebze’li  ne İstanbul’a rahat gidebiliyor ne de Kocaeli’ye… İstanbul’un, hızlı Metro ve toplu taşıma araçlarını Gebze’ye kadar getirmemeleri yüzünden büyük problem yaşanıyor. Hızlı Tren istasyonunun son durağı Pendik’e kaydırıldı. Marmaray’ın durumu tehlikede . Toplu taşımada yine sorunlar yaşanacak. Çevre konusunda ise çok büyük sorunlar yaşanıyor. Kaçak deniz dolguları, hafriyatlar, kaçak kazılar… Deyim yerinde ise Gebze bölgesinde tam bir çevre felaketi yaşanıyor. Gebze’ye mutlaka çevre denetleme bürosu yapılmalı. şeklinde sorular sorduk.

VALİ BEY’İN CEVABI

Çevrenin çok önemli olduğunu söyleyen Vali Bey, “çevreyi kirletenlerden hesap soruyoruz. Ciddi cezalar yazmaktayız. Bir kerede 550 bin liralık ceza yazdığımız firmalar var. Önümüzdeki günlerde bir milyon lira ceza yazacağımız firma var. Çevreyi korumak birinci görevimiz. Kaçak hafriyatın önüne geçmek için seyyar Jandarma karakolları kurduk, araçları bağlıyoruz, ağır cezalar uygulayoruz, kaçak kazı ve dolguları yakından takip ediyoruz. Ulaşım ise Gebze bölgesinde başlı başına bir sorun. Kuzey Otoyol, Körfez Köprüsü, Marmaray, Hızlı Tren devreye girdiğinde Gebze’nin ulaşım sorununda rahatlama olacak. Hızlı Tren İstasyonu’nun Pendik’e gitmesinin önemi yok. Bu noktada fazla bilgiye sahip değilim. Önemli olan Gebze’de duracak olması, hem Gebze’de hem de İzmit’te hızlı tren duracaktır” dedi.

GAZETECİLERİN SORULARINA TEK TEK CEVAP VERDİ

Vali Ercan Topaca gazetecilerin sorduğu tüm sorulara tek tek not alarak cevap verdi. Vali Bey’in verdiği cevapları özetle şu başlıklar altında toplayabiliriz. Gazeteciler ve Matbaacılara yönelik sanayi sitesinin kurulmasını destekleriz. Çeşitli kuruluşlar izin alarak limanlar, dolgular ve çalışmalar yapıyorlar. Bunları da denetlemeye devam ediyoruz. OSB’ye yan yol açıyoruz. Fuar alanlarının açılmasını biz de teşvik ediyoruz. Gebzeli gazetecilerle Kömürciler OSB’ye gezi düzenleyeceğiz. TÜBİTAK’a Dilovası’nda hava ölçümü yaptırıyoruz. Altın Tel’in depolama inşaatını geçici olarak durdurdum. Kocaeli genelinde  18 bin öğretmen, 350 bin öğrenci eğitim görüyor. 1200 sözleşmeli öğretmen var. Onlar da kendi derslerine giriyorlar. Güzeller OSB’nin orman yeriyle ilgili yaptığı çalışmayı inceleteceğim. Kervansaray’ın açılmasını gerçekleştiriyoruz. Kültür Merkezi veya kütüphane olacak. Bunu halk oylamasına sunacağız. Kocaeli bölgesi bir çok ile göre çok daha fazla çevreci. Çevreye sahip çıkıyoruz. Çevre kirliliğinin en az görüldüğü iller arasında. Bu konuda % 90 başarılıyız. Kandıra bölgesinde başı boş köpekler için köpek barınma merkezi kuruyoruz. Gebze bölgesinde de kurulabilir. Bölgemizdeki tüm fabrika bacalarını online olarak izliyor ve kontrol  ediyoruz. Dilovası’ndaki hava kirliliğinin % 50’si otoyoldaki araçların egzos gazlarından kaynaklanıyor. Türkiye’deki sanayinin %15 ‘i Kocaeli bölgesinde. Ben sanayicilerin de valisiyim. Onlara da sahip çıkıp korumak gerekiyor. Ama hiç kimsenin çevreyi kirletmeye hakkı yoktur. Çerveyi kirletenleri tespit edip gerekli cezai işlemleri uyguluyoruz.

Özetle Vali Bey Gebze bölgesindeki basın mensuplarının sorularını bu şekilde cevaplandırdı. Çok güzel ve önemli bir toplantıydı. Toplantının başarılı geçmesi için Valilik Basın Müdürlüğü özel çaba sarfetti. Gerçekten geç kalmış bir toplantıydı. Vali Bey’in de memnun olduğuna inanıyoruz. Keşke Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın İbrahim Karaosmanoğlu, milletvekillerimiz, özellikle Bilim Teknoloji ve Sanayi Bakanı Sayın Nihat Ergün de aynı türden basın toplantısı düzenleseler. Bakan Sayın Ergün, Gebze basınına söz vermişti. Bakalım bu sözünü ne zaman tutacak. Vali Bey’e basın toplantısından dolayı teşekkürü  bir borç biliyorum.

Gebze valisi Ercan Topaca

1986 yılından beri Gebze il olma mücadelesi veriyor. Bir çok toplantı yapıldı, başbakanlar, Cumhurbaşkanları il sözü verdi. Ama Gebze bir türlü il olamadı. Gebze resmiyette ilçede olsa fiilen sayın Ercan Topaca Gebze’yi haftada bir gün de olsa il yaptı.

  Gebze’nin artık Valisi var. Haftada bir gün Gebze’ye gelen Vali Ercan Topaca, Gebze’nin sorunlarını yerinde tespit ediyor, Gebze ile ilgili görüşme ve toplantıları burada yapıyor. Bu çok önemli bir olay.

   İl olmakta amaç, hizmetlerden yararlanmaktır. Vali beyin Gebze’ye haftada bir gün de olsa gelip gitmeye başlamasından sonra bölgemizde bir çok sorun çözüm yoluna girdi, eğitim ve çevre konusunu vali bey duyarlılık göstererek kökünden çözmeye çalıştı.

   Gebze bölgesinin kangren olmuş sorunları yerinde tespit edilerek çözülebilirdi. Haftada bir gün Vali beyin Gebze’ye gelmesi Gebzeliler tarafından dan takdir ve sevinçle karşılandı. Çeşitli kurum ve kurulmuşlardan vali beyin Gebze’ye gelişiyle ilgili görüşler sorduk, anketler yaptık. Gebze, Darıca, Dilovası ve Çayırova halkı Vali sayın Topaca’ya gazetemiz aracılığıyla teşekkür ediyorlar.

    VALİ BEYİN BASIN TOPLANTISI VAR

Vali sayın Topaca, Gebze bölgesinde ki basın mensuplarıyla bugün kahvaltıda bir araya gelerek gazetecilerin sorularını cevaplandıracak. Biraz geç kalmış olsa da önemli ve örnek bir davranış. Bu tavrın diğer yetkililer tarafından da gerçekleştirilmesini arzu ediyorum.

   Bilim, Teknoloji ve sanayi bakanı sayın Nihat Ergün seçimden seçime Gebze basınını hatırlıyor. Gebze basınıyla Gebze’de bir toplantı yapacaktı, söz vermesine rağmen bugüne kadar yapmadı. Büyükşehir Belediye Başkanı sayın Karaosmanoğlu, Gebze basınıyla bir araya gelerek yerel seçim arifesinde Gebze bölgesine yapılan hizmetleri Büyükşehir’in Kocaeli bölgesine yaptıklarını Gebze basınıyla paylaşırsa önemli bir adım atmış olur.

   Yıllardan beri Gebze-İzmit rekabeti yüzünden sorun ve sıkıntı yaşandı. Vali beyin haftada bir de olsa Gebze’ye gelmesi olumlu yönde atılmış önemli bir adım. Bugün vali beyin Gebze’de ki basın toplantısıyla ilgili geniş bir haber kaleme aldık. Haberden bazı bölümleri sizinle paylaşıyoruz:

Vali Ercan Topaca bugün bölgemizde temaslar bulunacak. Topaca ilk olarak Taysad OSB’de yeni hizmete açılan Workinn Hotel’de basın toplantısı düzenleyecek. Ardından Topaca birkaç açılış ve etkinliğe de katılacak. Her hafta Çarşamba gününü Gebze’de kendisine tahsis edilen makam odasında geçiren ve bölgenin sıkıntılarını yerinde tespit eden Vali Topaca, bu yönüyle büyük takdir kazanmış, Gebze ve Kocaeli tarihine ismini altın harflerle kazımıştı. Gebze’yi resmiyette olmasa da fiili il konumuna getiren Ercan Topaca’nın bu kararı Gebze’yi ne kadar önemsediğini göstermişti.

GEBZE’DE TOPLANTI DÜZENLİYOR

Göreve başladığı günden beri her kesimin beğeni ve ilgisini kazanan Vali Topaca’dan Gebze kamuoyu bugün yapacağı toplantıda önemli mesajlar bekliyor. Gebze bölgesinde çözülmeyi bekleyen sorunlarla ilgili Topaca’nın neler diyeceği merak konusu. Gebze kamuoyu Topaca’dan Taş Ocakları’nın son durumu, denizlerimiz ve liman sorunu, Yüksek Hızlı Tren ile ilgili yaşanılan sıkıntılar, Gebze bölgesinin eğitim sorunları, Kömürcüler OSB başta olmak üzere bölgeyle ilgili açıklama bekliyor.

 Evet, sonuç olarak Gebze bugün bir ilçe. Ama ilçeler doğuran ilçe. Bir zamanlar Tuzla ve Aydınlı Gebze’ye bağlıydı. Hereke, Tütünçiftlik, Yarımca Gebze’den ayrılarak Körfez ilçesi adını aldı. Gebze 2008 yılında Darıca, Dilovası ve Çayırova diye 3 yeni ilçe ile ilçeler doğuran kent unvanına sahip oldu. Her ne kadar ilçede olsa haftada bir gün Vali beyin Gebze’ye gelmesiyle Gebze haftada bir gün fiilen il oluyor. Sayın Topaca’ya Gebze’yi haftada bir gün bile il yaptığı için teşekkür ediyoruz.