Notice: wp_enqueue_script hatalı çağırıldı. Betikler ve stiller wp_enqueue_scripts, admin_enqueue_scripts, ya da login_enqueue_scripts kancalarından önce kayıt edilmemeli ya da sıraya alınmamalıdır. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 3.3.0 sürümünde eklendi.) in /home/belgesel/public_html/wp-includes/functions.php on line 4152
Mayıs 2014 – Sayfa 6 – Belgesel Yayıncılık

Camilerimize sahip çıkalım

Mübarek Ramazan ayı dolayısıyla camilerimizin çevre düzenlemesinin yapılması için yetkililere büyük görev düşüyor.

Konu ile ilgili olarak Gazetemiz kurucusu İsmail Kahraman’ın sorularını yanıtlayan Gebze Belediye Başkanı Adnan Köşker, konunun üzerinde duracaklarının sözünü verdi. Başkan Köşker ayrıca Gebze’nin tarihi sembolu konumundaki Çoban Mustafapaşa camii külliyesinin belediye’ye bağlı olmaktan çıkıp, Müftülük bünyesine geçtiğini söyledi.

 Cahit Yüksel’e son görev

 Gebze’nin tanınmış esnaf ve İşadamlarından Kocaeli Amatör Spor Kulüpleri Federasyon Başkanı Murat Aydın’ın dayısı Cahit Yüksel önceki gün hayata gözlerini yumdu. Yüksel’in cenazesi dün öğle namazına mütakıp İlyasbey Camii’nde kılınan namazın ardından Pelitli köyü mezarlığında toprağa verildi.

Merhum Cahit Yüksel’in cenaze törenine Gebze Belediye Başkanı Adnan Köşker’in yanı sıra İl Genel Meclis üyesi Sebahattin Malkoç, Kocaeli Amatör Spor Kulüpleri Federasyon Başkanı Murat Aydın, Gebzespor Kulüp Başkanı Ali Rıza Demirçeviren, Amatör spor camiası ve sevenleri katıldı.

Gebze Gazetesi olarak, Merhum Cahit Yüksel’e Allah’tan rahmet kederli ailesi ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz.

Mezarlığımız yetmiyor!

Türkiye’nin sanayı başkenti konumundaki Gebze bölgesinde her geçen gün artan nufus oranı nedeni ile, önümüzdeki bir kaç yıl içinde  bölgemizde bulunan mezarlıkların yetmeyeceği söyleniyor.

Gebze Mezarlığına her gün ortama 3 kişi, Pelitli köyü mezarlığına zaman zaman 6-7 kişi olmak üzere ortalama 3 yakın kişi defnediliyor. Önümüzdeki bir kaç yıl içeresinde Gebze bölgesinde mezarlık sıkıntısı yaşanacağı tahmin edilirken, yetkili kişilerden  yeni mezarlık bölgeleri bulmaları isteniyor

Sanayici ve Tüccarları göreve davet ediyoruz

Gazete olarak, Gebze ve bölgesinde faaliyet gösteren sanayici ve tüccarları KTO ve GTO’nun hizmetleri ile ilgili göreve davet ediyoruz.

Kocaeli Sanayi Odası ve Gebze Ticaret Odası başkanlık seçimlerinin üzerinden 6 aya yakın bir zaman geçmesine rağmen, sanayici ve tüccarlar olarak odaların yaptığı hizmetleri yeterli buluyormusunuz?

KTO ve GTO’nun değişen yönetimi, yapılan hizmetlere herhangi bir değişiklik getirdi mi?

KTO ve GTO’nun yeni yönetimi neyi değiştirdi?

Sanayici ve Tüccarlar KSO ve GTO’dan ne gibi hizmetler bekliyor?

KTO ve GTO yönetimi nasıl başarılı olur?

Konu ile ilgili görüş ve düşüncelerinizi  bekliyoruz

Sanayi Bakanı Sözünde Duracak mı ?

KSO  Başkanı ne Diyor?

 Hiç şüphesiz  KSO Kocaeli’nin  değil Türkiye’nin  en önemli  meslek odası. Sanayi Bakanı’da Kocaeli’den. İstanbul’dan sonra  sanayinin atar damarı olan  Kocaeli Sanayi Odası  yönetimi değişmişti. Yeni yönetimle KSO’ya  taze  kan gelmiş,.Gözler KSO üzerinde. Kocaeli’nin gözü ve kulağı  KSO’nun  yeni yönetimi üzerinde. KSO’nun  başarısı  Kocaeli’nin ve Türkiye’nin başarısı. Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu ile   önceki gün Kocaeli ve Gebze sanayisi ile ilgili   açık açık konuştuk. Görüş ve düşüncelerimizi net bir şekilde  ortaya koyduk ve  sayın  KSO başkanına sorular sorup cevabını istedik.

 İzmit Lobisi ve KSO

İlimizdeki OSB’lerin ve sanayinin durumu hakkında bilgi veren Zeytinoğlu, sanayi kenti olan Kocaeli’nin Türkiye’deki üretim sanayisinin %15’ine sahip olduğunu  söylerken heyacanlıydı. Sayın Zeytinoğlu, Gebze’nin Türkiye sanayisindeki önemini KSO başkanı seçildikten sonra anladığını  itiraf ederek öz eleştiri yapması sevindirici.

Yıllardan beri İzmit lobisi’nin Kocaeliyi İzmit merkezden ibbaret gördğünü  söylediğimde bazıları inanmiyordu. Sayın Kambak’da  bilmeden  İzmit lobisi’nin etkisinde kaldığı için  Gebze’nini büyüklüğünü görememişti.

 Kocaeli’de Kaç Sanayici var ?

 Benim hep aklıma tatkılır. Kocaeli’de kaç sanayici var?  Bölgemzideki sanayici’nin kaçı KSO’ya üye?.  Özellikle Gebze’deki sanayiciler neden KSO ve GTO’ya üye olmazlar ? Aklıma takılan bu soruları  Sayın KSO başkanı  Zeytinoğlu’na açık açık sordum.Sayın başkan da bu konudan şikayetçi.

Kocaeli Sanayi Odası’nın 1900 üyesi  olduğunu söyleyen  KSO başkanı  Zeytinoğlu, hedefinin bu sayıyı önümüzdeki yıl 3000’e çıkartmak olduğunu  açıkladı. Ancak Sayın  KSO başkanı Zeytinoğlu’nun gözü   GTO’nun üyelerinde. Bakın KSO başkanı ne diyor birlikte okuyam.  “Bizim 1900 üyemiz var. Gebze Ticaret Odası’nın ise sanayici 2500 üyesi var. Bu 2500 üyeden sadece 800’ü aynı zamanda KSO’ya üye. Bu konuda çalışma yapacağız. GTO’nun diğer sanayici  üyelerini de  KSO’ya  üye yapacağız.”  Diyor. Bu tutm KSO ile GTO arasında yeni  bir gerginlik konusu olmaz. Biz hep bir birimizle kavga  ederek gücümüzü zayıflattık. KSO ve GTO  kavga yerine ortak projeler üretmeli.

* KSO Başkanı neden GOSB yönetimin’de yok ?

 Kocaeli Sanayi Odası’nın neden Gebze Organize Sanayi Bölgesi yönetim kurulunda yer almadığını sorduğumuz  başkan  sayın Zeytinoğlu, bu durumunun en  kısa zamanda  düzeleceğini , KSO’nun GOSB yönetimine gireceğini söyledi. Kendisinin GOSB yönetiminin yedek üye listesinde  yer aldığını  ifade etti.

   Ancak benim aklıma  takıldı. Neden KSO başkanı GOSB yönetimin’de yer almadı.KSO ile  GOSB arasında neler oluyor?

  KSO seçimlerinde yaşanan gerginlikler halen  devam mı ediyor? Bir çok söylenti ve idda gündemde. KSO ve  OSB’lerde  önemli bir incleme ve araştırma yapılıyor?Konu TBMM gündemine  taşınacak gibi? Bir çok iddia ve söylenti  etrafta  dolaşıyor.

  * OSB’LER ÇEVREYE SAHİP ÇIKMALI

   Acı ama gerçek. OSB’ler bile çevreye duyarsız. Bölgemizde sadece Plasik OSB dışındaki diğer OSB’lerin  arıtm tesisi olmaması  OSB ler ve  sanayi bakanlığı’nın büyük bir ayıbı.

KSO başkanı sayın  Zeeytinoğlu’da   sanayi’nin  oluşturduğu çevre  kirliliği ve arıtma tesisinin olmamasından  kendiside  rahatsız

Ayhan Zeytinoğlu, çevre konusunda büyük sıkıntılar var. Ancak biz önümüze bakıyoruz. Çevre adına güzel gelişmeler olacak. KSO Başkanına depo ruhsatlı sanayi kuruluşu ile ilgili düşüncelerini de sorduk. Cevap oalarak  OSB’lerin tam kapasiteyle  ile doldurulması  gerektiği  cevabını aldık.

 * Sanayi Bakanı Sözünde Duracak mı ?

Bakalım  OSB’ler  nezaman  tam kapasitesi ile  dolacak?  Gebze gecekondu sanayi  olarak adlandırılan depo ruhsatlı sanayi kuruluşlarından kurtulacak?

Sayın KSO başkanı ile güzel bir söyleşi yaptık.

Gözler şimdi Sanayi Bakanı Nihat Ergün’de sayın Bakan OSB’ler hakkında ciddi çalışma yapılacağını söylemişti. Bakan bey bakalım  sözünde duracak mı ?

Asker uğurlamaları ve Elazığ’daki Şehit Askerler

Biz Asker milletiz. Daha  doğduğumuzda  “ Ya şehit ol veya gazi “ ninnileri ile büyür.Askerlik oyunları  oynarız. Askere gitmeyeni adam yerine  koymaz, Kız bile vermeyiz. Kısaca asker ocağını kutsal peygamber ocağı görürüz.

Elazığ’da 4 askerin bir teğmenin  el bombası ile cezalandırması  sonucu  şehit olması  hepimizi  çok üzdü. Şehit mehmetçikler bizim evladımız ve yakınımızda olabilirdi.

Olaydan sonra aklıma Anadolu’daki asker uğurlamaları ile ilgili belgesel çekerken  yaşadıklarım geldi. Anadolu’da asker uğurlamaları şehirdeki gibi değildir. Anadoluda asker uğurlamaları başlı başına bir  destan ve belgesel konusu.

*Bilecik’de askerler nasıl uğurlanır ?

Anadolu’da asker uğurlamalarının en güzellerinden birisini Bilecik bölgesinde tespit ettim. Askere gidecek gençler için bir ay önceden uğurlama törenleri başlıyor.

 Bir askerin gitmesine bir ay kala, o asker  her eve yemeğe davet edilir. Asker olacak kişiler  o köy  için artık çok özel insanlardır. O kişiler devamlı el üstünde tutulur. Köyde bulunan herkes o askere sahip çıkar. Asker, bir ay boyunca öğle yemeğini, akşam yemeğini hep komşularının, akrabalarının yanında yer.

Her gün başka birisi davet eder, o askeri evinde ağırlar. Askere gideceği en son akşam gencin evinde yemek yenilir, çaylar içilir, muhabbet edilir. Ertesi gün asker gideceği zaman köyde kadınlar ve erkekler ayrı ayrı tek sıra köy meydanında  dizilirler.

Askere gidecek olan  genç  önce bayanların yanına gider, yaşlıların ellerini öper, hayır dualarını alır ve onlarla vedalaşır. Orada bulunan her kadın askerin eline, cebine harçlık sıkıştırır.

Asker adayı  sonra erkeklerin bulunduğu sıraya gider. Herkese sarılır, vedalaşır, helallik alır. Erkeklerde yine kadınlar gibi istisnasız askerin cebine harçlık koyarlar. Asker tekbirlerle ilahilerle, dualarla uğurlanır. Bu gelenek Anadolu’da hala devam ediyor.

Anadolu isanı  can pare evladını   askere uğurlarken sağ salim gelmesi için de duva ediyor.

 *ELAZIĞ’DA YAŞANAN ÜZÜCÜ OLAY

Elazığ’da geçtiğimiz haftalarda el bombası patlaması sonucu şehit olan 4 askerle ilgili yaşanan gelişmelere derinden üzüldüm. Bir el bombasının pimini çekip askerin eline tutuşturmak hangi akla ve mantığa sığar. Bir Teğmen’in verdiği bu ceza, yaptığı bu uygulama totaliter rejimlerde bile olmaz.

Genelkurmayın şeffaflaşma hareketleri yaptığı, askerliği kolaylaştırdığı böyle bir dönemde bir teğmenin bu yaptığı dehşet verici. Genelkurmay’a bu noktada tarihi bir görev düşüyor.  Yaşanan üzüc ve acı olay   Genelkurmay tarafından açıklanmalı.

Olay önümüzdeki  günlerde çok tartışılacak.Yaşanan bu acı  olay Türk Silahlı Kuvvetlerine olan güveni sarsabilir. Geçtiğimiz  akşam TRT’de yayınlanan bir programa katılan bir  gazeteci  daha  önce yaşanan  kazalarla ile ilgili de   açıklamalar yapılmsını  istedi.

* Hiç bir şey gizli kalmasın

 Evet, bende kendisine katılıyorum. Gizli saklı hiçbir şey kalmasın, bütün yaşanan olaylar olduğu gibi açıklansın. Elazığ’da yaşana olay her bakımdan  çok önemli. Bundan sonra  evlatlarını askere gönderen ana ve babalar bu üzücü olayı hatırlayacaktır.

Bu tür korkunç cezalandırmalar  kesinlikle yapılmamalı,yapanlar kim olursa olsun  askerlikten ihraç edilip en ağır ceza verilmelidir. Belki o komutanlarda askere giderken, bu gençlerimiz gibi uğurlanmışlardı..

* Genelkurmay için Elazığ olayı bir  milad olmalı.

    Sonuç olarak  Elazığ olayı Genelkurmay için  de bir milad olmalı.İnsanımızın Peygamber ocağı gördüğü asker ocağına saygı, sevgi ve güvenini sarsmamalı. Genel Kurmay keşke  olayın olduğu gün doğru  açıklama yaparak Bölgede sorumlu  komutanı’da  açığa aldığın duyursaydı. Beni en çok üzen  ise, bu acı olayla ilgili doğru  bilgileri Taraf gibi bir gazeteden öğrenmek ve  30  Ağustos  zafer bayramı arifesinde böyle bir yazıyı kaleme almak oldu.

Bosh firması’nın kurucusu  Albert Bosh’un şu sözü ile yazımı noktalamak istiyorum.

..” İnsanların güvenini kaybetmektense, para kaybetmeyi tercih ederim “…

   Genel kurmayın Elazığ olayı ile ilgili gerekeni yapacağına inanç  ve güvenim tamdır.

 KUTLAMA..

Bu duygu ve düşüncelerle  milletimizin bağrından çıkan milli birlik ve bütünlüğümüzün  simgesi, Bağımsızlığımızın teminatı Türk silahlı Kuvvetleri’nin    30 Ağustos Zafer bayramını  kutluyorum. (İ.K)

 NOT: Pazartesi günü sizlere  Rodos’dan  yazacağım

Tarih Boyu Türk- Rus İlişkileri

Önceki gün ülkemize gelen Rusya Başbakanı Vladimir Putin’in Türkiye ziyareti çok büyük önem taşımakta.

Bu ziyaretle Türkiye – Rusya ilişkileri yeni bir boyut kazandı. Tarih boyunca kavgalı olan, sürekli savaş yapan iki ülke artık giderek yakınlaşmaya başladı.

Türkiye-Rusya ortaklığı her bakımdan önemli bir gelişmedir. Sadece Türkiye olarak değil, Türk Dünyası olarak baktığımızda Ruslarla hep düşmandık.Türklerle Ruslar   ezeli  bir rekabet içinde oldu.

 *SAVAŞLAR

Tarih boyu Türklerin, Ruslarla olan mücadelesi olmasaydı bugün durum çok farklı olurdu. Ruslar her zaman Türklerin önünü kesmişlerdi. Tarihte birçok Türk devletiyle savaş yaptılar, birçok Türk Devletinin yıkılmasına  Ruslar  sebep oldu.

 Altınordu Devletinin yıkımını Ruslar gerçekleştirdiler. Bir zamanlar kırım hanlığı  Rusları yöneten  Tatar Türk  devletiydi.  Bugün Kırım  kan ağlıyor

* BALTACI GERÇEĞİ..

Rusya ‘ya sefere çıkan ünlü   Osmanalı paşası Baltacı Mehmet paşa’ya bir çok şey atfedildi. Baltacı-Katerina ilişkileri tamamen uydurmadır. Baltacı Mehmet paşa çok önemle bir kişi. Osmanlı ordusunun  bataklıkta  yok olup gitmesini  Baltıcı  Mehmet paşa önlemiştir. Ama maalesef ülkemizde atasına, dedesine hakaret eden çok insan var.

Ruslarla  -Türkler   tarih boyu  Sayısız savaşlar yaptı. Bunların içinde Osmanlı- Rus savaşları tarihimiz için dönüm noktası olmuştur.

* KURTULUŞ SAVAŞINA RUS DESTEĞİ..

Bugün fazla bilinmeyen önemli bir gerçek daha var. Türk Kurtuluş savaşında  en büyük desteği Ruslardan aldık.Türkiye’de ilk sanayi hamlesi  Rusların katkısı  ile  yapıldı. Ancak  şimdi  Rusya ile  yeni bir dönüm noktasındayız. Karşılıklı menfaat olursa yapılan enerji anlaşmaları sadece biçzim için  değil   bölge için  kazançlı olacak. Rusya Türkiye’nin gücünü çok iyi biliyor. Türkiye olmadan  Rusya’nın  bölgede fazla etkili olması mumkun değil.Türk-Rus işbirliği  her bakımdan çok önemli.

*AMERİKA VE  AVRUPA NEDEN  RAHATSIZ?

Türk- Rus anlaşmalarından  Amerika ve  Avrupa birliği çok rahatsız. Neden rahatsız olduklarını ve gelişmelerin nasıl seyredeceğini merakla bekliyoruz.

Hemen belirteyim. Dün  Türk  başbakanı Erdoğan’ın  Rus lider  Putin ile ile  el sıkışıp anlaşma yapması bana  Merhum Menderes’i atırlattı.

*MENDERES’İ AMERİKA’MI ASTIRDI ?

1960 ihtilali  Amerika tarafıından  yapılmıştı. İhtilalin   yapılma nedeni ise  Merhum Başvekil  Adnan Menderes’in Rusya ile  ekonomik ve siyasi  işbirliği yapma çalışmalarıydı.

Başbakan Menderes, Dişişleri  ve Maliye Bakanı ile birlikte  askeri yönetime idam idam ettiren, Amerika  olduğu bilinmekte.

Türk- Rus işbirliğinden rahatsız olanlara  dikkat…

Belediyeler ne durumda?

Yaz ayları biz belgesel  yapımcıları için  çok önemlidir. Tüm belgeseller  insanların tatil  yaptığı yaz aylarında çekilir. Çünkü Yaz ayları manzara ve görüntü  bakımından çok önemli.

   Anadolu’nun  bir çok  bölgesinde  belgesel çekimlerim devam  ediyor. Son olarak  Yalova’dan Düzce’ye tüm deprem  bölgesinden  belgesel çekimleri yapıyorum.

    Gebze dışında  belgesel çekimeri yapsamda Gebze’den kopmuyorum. Nerede olursam olayım Gebze gündemini yakından takip etmeye çalışıyorum.

    29 Mart seçimlerinin üzerinden yaklaşık 5 ay geçti. Belediyelerin çalışmaları vatandaşlar tarafından yakından takip ediliyor.

   29 Mart’ta seçim kazanmak için  hizmet sözü veren,  önemli  hizmet vaatlerinde bulunan Başkanlar sözlerini  nekadar tutacaklar ?

    Ülkeye, Gebze’ye hizmet etmek isteyen Belediye başkanlarımız  çalışmalarını hızlandırıp, bir an evvel bu yaz rehavetini üzerlerinden atmalıdırlar.

  Şu ana kadar Gebze belediye başkanı Adnan Köşker ve Çayırova belediye başkanı Ziyaettin Akbaş görevde bulundukları sürenin değerlendirmesini yaptılar.

    Aynı şekilde Darıca belediye Başkanı Şükrü Karabacak, Dilovası Belediye Başkanı Cemil Yaman ve Büyükşehir Belediye Başkanı Karaosmanoğlu’da yapılan çalışmaları değerlendirmelidirler.

   Yazla birlikte çalışmalarda durgunluk gözleniyor. Ama bu yaz uykusundan bir an evvel uyanılmalı. Unutmayalım ki makamlar kalıcı değildir.

    Nice siyasetçiler, büyük isimler gelip geçtiler. Gebze’nin çeyrek asrını bilen bir gazeteci olarak nice siyasetçiye şahit oldum.  Kalıcı olan yapılan hizmetler ve hayırla anılmaktır

Başbakan Kaynak İsrafına el koymalı

Türkiye’nin temel sornunu kaynak ve zaman israfı. Dün bu köşede  Belediye Başkanı Köşker’in kaynak israfını önleme yolunda aldığı önlemler hakkında  bilgi vedim. Sayın Köşkeri kutluyor başarılar diliyorum.

Şimdi sıra Kocaeli Büyükşehir belediye başkanı sayın İbrahim Karaosmanoğlunda. Sayın Karaosmanoğlu’da bu tür bir karar alıp hiç  önemi olmayan ve  belediyeye triliyorlara  mal olan luzumsuz   hacamaları durdurmalı.

Sadeca belediye başkanları değil tüm resmi ve özel kurumlarımızin yetkililerinin vicdanlarına seslenmek istiyorum. Kaynak ve zaman israfını  önleme konusunda ne yapıyorlar ? Türkiye’nin  teme sorunu israfa dur demek için  acil eylem planı başlatılmal.

 

* Başbakanı kimse takmıyor

Türkiye’nin bir çok il ve ilçesini gezerek  Gebze’ye geldim bir çok Belediye ve  kamu kurumu Başbakan’ın lüzumsuz harcamaları önleme genelgesi hiç dikkate alınmıyor. Gebze’den toplanan vergiler  Anadolu’da har vurup harman savruluyor.

Belediyeler lüzumsuz şenlik ve festivallere büyük paralar  harcıyor. Bazı belediyeler ekmek,yayla, elma, pestil, dut ve pide festivali adı  altında trilyonlar harcayarak Başbakan Erdoğan’ın genelgesini hiçe sayıyorlar.

Başbakan Erdoğan kayrak  israfını önleyen genelgeyi takmayan kurum ve kuruluşlar  hakkında  soruşturma açıp gerekeni yapmalı. Kaynak israfı ile ilgili 1 Temmuz 2008 tarihinde bu köşede yer alan yazımın bir bölümünü sizlerle paylaşmak istiyorum.

 

Siyasilerimiz, kaynak israfı ve Gebze’nin geleceği

Gazetecilik ve yazarlık hayatımda çeyrek asır çoktan geçtik. 30 yıldır gazetecilik yapıyorum. Gazeteciliğe başladığım yıllarda Gebze’nin nüfusu 50 bin civarındaydı. Sanayi yeni emekliyor. Anadolu insanı Gebze’yi yeni yeni keşfediyordu.

Gebze hızla gelişti ve nüfus patlaması yaşandı. Siyasilerimiz ve devlet yöneticileri’nin hayali Gebze’nin bugünlerine bile yetmedi. Gebze koca bir köy görünümüne kavuştu.

Gebze’den gelip geçen, boş vaatlerle halkı kandıran, Bakan, milletvekilleri, belediye başkanlarının isimleri bile çoktan unutuldu.  Bir zamanlar anlı şanlı geçinen birçok siyasi çoktan tarihin tozlu raflarında yerini aldılar.

Gebze’de eser ve hizmetleri ile yaşayan siyasilerimizin sayısı çok az. Gebze bu siyasilerimizi unutmadı ve unutmayacak. Geçmişten ders alarak Gebze’nin 5 yıl sonraki geleceğini önce hayal edip sonra planlan yapmak zorundayız.

 * Siyasilerimiz kaynak israfını nasıl önler?  

Sorun sadece Gebze’de değil, tüm belediye başkanlarımızın kaynak israfı konusunda önlemler almalı. Yapılan hizmetler aceleye getirilip seçim yatırımı olduğu için her dönem Gebze caddeleri yazboz tahtasına dönmekte. Sadece bu dönemde bile Gebze caddeleri’nin kaç kez kazınıp yeniden asfaltlandığını unuttuk.

Belediyelerimizin yaptığı israf ve harcamalar konusunda partilerimiz bilimsel raporlar hazırlatmalı. Yollar, kaldırımlar için yapılan harcamaların bilânçoları çıkartılmalı.

Belediye başaranlarımız ve gelecekte başkan olacaklar kaynak israfını önlemek,  kaynak kullanma birimi oluşturmalı. Belediye başkanları, İnsan, malzeme ve kaynak israfının önüne geçmeli.

*Belediye başkanlarının geleceği?

Kendilerine emanet edilen kaynağı iyi kullanmayan, har vurup harman savuran belediye başkanlarının çok kötü duruma düştüğünü üzülerek gördüm.

Siyasilerimiz ve sayın başkandan tüyü bitmemiş yetimlerin hakkı olan kaynak israfını, çevresindekileri çok iyi takip ederek vicdanlarının sesine kulak vererek önler.

Yaz –Boz tahtasına dönen cadde ve sokaklardaki kaynak israfını gördükçe Gebze’nin geleceği adına üzülüyor, başkanlarımızın geleceğini merak ediyorum.  (1 Temmuz 2008)

 *Zaman  israfı da  önlenmeli

Evet  son sözüm sayın Köşker’in şahsında tüm  resmi ve özel kurum temsilcilerine  basın toplantılarında zaman çok iyi değerlendirilmeli. Günün en veimli saataleri  basın taplantılarında  kahvaltı ve yemkle geçiştirilmemeli.Tıoplntıların başlangıç v ebiti saati önceden duyurulmalı.

Zaman  israfıda, kaynak  israfı  kadar  önemli.

Selvi çevreye duyarlı

 Gazetemizin çevre sorunları ile ilgili başta devletin zirvesi olmak üzere Kocaeli milletvekillerine 11 Haziran tarihinde gönderdiği dilekçeye ilk cevap CHP Kocaeli Milletvekili ve CHP Genel Başkan yardımcısı Cevdet Selvi’den geldi. Bölgemizin çevre sorunlarını içeren dilekçede ile birlikte gazetemiz sayılarının içinde yer aldığı dosyası 15 ayrı yere gönderen gazetemiz Gebze bölgesinin çevre sorunlarını bir kez daha Ankara’nın gündemine taşıdı.

 SELVİ’DEN CEVAP

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kocaeli Milletvekili Cevdet Selvi, Gazetemize gönderdiği cevap yazısında bölgemizin çevre sorunlarını içeren dilekçe ile birlikte gazetemizi aldığını belirterek, gazetemizin konuya ilgisine de teşekkür etti.

  Selvi’nin cevap yazısında TBMM 22. Yasama Dönemi’nde Dilovası’ndaki sanayi atıklarının çevre ve insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan meclis araştırma komisyonunun hazırladığı raporda alınması gereken önlemler ile bu önlemleri alacak yetkili kurum ve kuruluşların belirlendiğini belirtildi. İçinde bulunduğumuz 23. yasama döneminde konuyu takip etmek amacıyla ilgili 9 bakana soru önergesi verdiğini hatırlatan Cevdet Selvi ayrıca bakanların önergeye verdiği cevapların birer fotokopilerini de gazetemize gönderdi.

GÖZLER DİGER VEKİLLERDE

AK Parti, CHP ve MHP Kocaeli Milletvekilleri ile birlikte 15 ayrı kurum ve kuruluşa gönderdiğimiz çevre sorunlarını anlatan dilekçeye diğer milletvekillerinin duyarlı olup olmayacağı merak ediliyor. Gebze bölgesinin en önemli sorunlarının başında yer alan çevreye karşı bölge milletvekillerini tek vücut hareket ederek, bu sorunu çözüme kavuşturmalı.

Çocuk Sevgisi ve İnsanlığın Geleceği

Dünyanın en güz varlıkları çocuklarımız. Onlar ter temiz. Onlar  günahsız ve masumlar..  Onlar sevgi ve mutluluğun simgesi… Onlar  geleceğimiz  teminatı.

Çoçuk sevgisi çok güzel bir duygu.Bu sevgi anlatılmaz yaşanır. Çoçuk sevgisi olmayanın  hayatı boşdur. Çocuklarına zaman ayırmayan ve onların mutluluğu  için çalışmayanlar yanlış yaparlar.

Önceki gün gazetemizi ziyaret eden 80 yaşındaki  bir okurumuzun “ben oğlumu çok seviyorum. Bir tek oğlum var onu görmeden mutlu olamıyorum.Ölmekten  değil, çok sevdiğim oğlumu görememekten korkuyorum “ sözleri beni derinden etkiledi.

Acaba bizler baba ve analarımızın bu sevgisine layık olabiliyor muyuz?

 

Gül çocukta mutlu bir gece.

Ben  tüm işlerimi bir kenara bırakıp 5 yaşındaki  oğlum Ahmet Emirhan’ın önceki akşam Belediye kültür merkezindeki mezuniyet  müsameresine gittim.

Oğlum  müsamereye elinde tüfeği ile asker kıyafeti ile çıktı. Asker kıyafetini  Mustafa Dedemin Ruslara esir düştüğü Sarıkamış’tan getirmiştim.

Asker uğurlaması ve askerde yapılan temsili eğitim  faaliyetlerini sınıf  arkadaşları ile bir sanatçı gibi   sergilediler.  Oğlum ve arkadaşlarının sergilediği muhteşem bir tablo, yanımda oturan eşimi duygulandırdı.Eşim ve ben gözyaşımıza hakim olamadık.

 

*Kültürümüzde Askerlik mesleği kutsaldır

Bizim kültürümüzde askerlik mesleği kutsaldır.Asker ocağı peygamber ocağı. Mehmetçik adı ise peygamberimizden geliyor.

Anadolu’da askere gitmeyen adamdan sayılmaz, kız bile verilmez.

Semazen elbisesi ile  ikinci kez sahneye çıkan oğlumun sema gösterisini de  büyük keyifle izledim. Arkadaşları ile birlikte semazen gibi hareket ve tavır sergilediler.

Oğlmun kol bastı oynu ise görülmeye değerdi. Temsili karne töreni ve  kartondan yapılan keplerin havaya atılması  görülmeye değer tablo oluşturuyordu.

Çocuk sevgisi gerçketn  çok güzel. Çocuklarımızı ihmal etmeyelim. Onlara  bol bol zaman ayırıp sevgimizi verelim.

Çocuklar sadece bizim değil,  ülkemizin ve tüm insanlığın geleceği. Geleceğimize sahip çıkmalıyız.

Ömrümüz darbe tartışmaları ile geçti..

 Askeri savcılığın dünkü açıklaması önemliydi.Genel Kurmay’da hazırlandığı iddia edilen “Belge” tartışması ile  en güzel iki haftamız boşuna geçti. Belge ister  gerçek ister sahte olsun, bana göre bu belgenin hiç bir önem ve değeri yok.

Biz bu  tür belge ve darbe  tartışmalarını sadece iki haftadır değil, onlarca yıldır yapıyoruz. En güzel  yıllarımız bu tür  darbe tartışmaları ile boşuna  geçti.

İhtilal, darbe ve muhtralar yüzünden binlerce gençimiz öldürüldü. Ekonomimiz çöktü. Siyasi istikrar yıkıldı. Her on yılda bir askeri  veseyet  dönemi başladı.

   * Boşa geçen yıllara yazık..

Korkarım bu gidişle torunlarımız hata torunlarımızın torunları gün yüzü görmeyecek hayatları darbe  ve  ihtilal tartışmaları  ile  geçecek.

Daha öncede bu köşede yazdım. Anamın deyimi ile “Oğlum sen Menderes’in devrildiği yıl dünyaya geldin” derdi.1960 ihtilalinden sonra Türk demokrasisi  için gerçekten kara yıllar başladı.

   * Gençlere yazık oluyor.

1960 ihtilalinin en kudretli ismi ve gizli lideri Alparslan Türkeş’in “En kötü sivil yönetim en iyi askeri yönetimden daha iyidir” tesbti  kulaklarımda halen çınlıyor..

Askeri savcılğın sivil savcılara gönderdiği  dosyada  sözü edilen Belge ister gerçek, ister  sahte olsun önemi yok. 50  yıllık ömrümün en güzel yılları askeri   derbeler, ihtilal ve muhtralarla geçti.

Biz artık orta yaşın üstündeyiz. Ömrümüz gelip geçti… Bizden sonraki gelen gençlere yazık oluyor… Hemde çok yazık….

İzmit Lobisi istemesede Gebze il olacaktır

En son söyleyeceğim sözü baştan söyleyeyim “İzmit lobisi ve onun  uzantıları  istemese de Gebze bir gün il olacaktır.” Galip Ataman gibi yazarlar istemese de gerçek bu.

 Gebze’den yüzbinlerce oy alarak miletvekili seçilen ve daha sonra Gebzeyi  unutup vefasızlık yapan   milletvekillerimize; Diyarbakır, Mersin ve Konya’nın milletvekkillerini hatırlatmak istiyorum.

AK Parti Diyarbakır Milletvekili Osman Aslan’ın Ergani ilçesinin, MHP Mersin Milletvekili Kadir Ural’ın Silifke ilçesinin, MHP Mersin Milletvekili Behiç Çelik’in Anamur ilçesinin, MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı’nın Akşehir ilçesinin il yapılmasını istemesiyle gündeme gelen il tartışması Gebze’nin il olmasını gündeme getirdi

Peki bizim AKP, CHP ve MHP‘li vekillerimiz  ne yapıyor? Neden Gebze’ye vefasızlık yaptılar.

2011 yılı genel seçimlerine az kaldı.Halk hesap  soracak. Vekiller Gebze’ye gelmeye yüzü bile olmayacaktır.

Gebze’nin neyi eksik?

Gündeme il olmak için gelen ilçelerin nüfusuna baktığımızda Ergani’nin 109.678, Silifkenin 111.698, Akşehir’in 99.831 Anamur’un ise 63.850 olduğunu görüyoruz. Gebze’nin ise 4 ilçeye bölünmeden önceki nufusü 520 bin’in üzerinde iken, şimdi ise 300 binin üzerinde.

Nüfusa baktığımızda il olmayı Gebze diğer ilçelere göre çoktan ama çoktan hak etmiş durumda. Peki neden hala bu konuda gerekli çalışmalar yapılmıyor.

Milletvekillerimize özellikle bu konuda büyük görevler düştüğünü bundan önceki yazılarımda yazdığım gibi tekrar yazıyorum. Gebze artık il olmayı çoktan hak etti. Yaklaşan genel seçimler öncesi Gebze’yi il yapmak için mücadele etmeyen siyasiler, gereken cevabı seçim sonucunda muhakkat alacaktır.

 Milletvekillerinden Gebze halkı hesap soracaktır.

 30 yıllık gazetecilik hayatımda nice milletvekilleri, nice başkanlar gördüm. Halkın sevgisini almayan siyasilerin bir çoğu bu arenada yok oldu gitti bile, Unutmayalım ki eser bırakmadıktan sonra herkes unutulur. Siyasiler olarak adınızı Gebze tarihine yazdırmak istiyorsanız, il konusuna büyük önem verilmeli.

2011  yılı Genel seçimlerinde Gebze halkı milletvekillerinden hesap soracaktır.