Başbakan Sayın Davutoğlu’nun dikkatine

Ak Parti İl Kongresi bugün yani 7 Şubat 2015 tarihinde yapılıyor. İl Kongresine Başbakan ve Ak Parti Genel Balkanı Ahmet Davutoğlu da katılacak. İl başkanı daha önceden belirlendiği için son anda sürpriz yaşanmazsa Şemsettin Ceyhan İl Başkanı olacak. Şu anda il yönetimine girebilmek için kıran kırana mücadele var. Önemli olan il yönetimine ya da başkan olmak değil hizmet üretmek bazen yönetimlere girmek ve başkan olmak için çaba sarf ediliyor ama seçildikten sonra fazla bir şey yapılmıyor aslında seçilecek arkadaşlar gerçekten hizmet planları ve vizyonları olmalı birer hizmet metali gibi çalışmalılar.

Bugün burada ben Başbakan Davutoğlu’ndan Kocaeli ve Gebze bölgesine müjde vermesini bekliyorum. Ülkenin en çok vergi veren ili olan ve sanayi üretiminde önemli bir yer olan Kocaeli devletten hak ettiği hizmeti tam olarak alamıyor. Sağlık , eğitim, çevre, emniyet, alt yapı, kültür ve diğer hizmetlerden oldukça gerilerde. Örneğin 800 nüfuslu Gebze bölgesinden bir eğitim araştırma hastanesi yok. Öğretmen açığı büyük boyutta. Okullarda derslikler yetersiz, emniyet personeli tam sayıya uygun değil. Ulaşımda sorunlar var. Yollar geçit vermiyor. Gebze bölgesinde kütüphanemiz y ok olan da bir apartman katında hizmet veriyor. Gebze ve Kocaeli bölgesinin en değerli turizm envanteri Osman Hamdi Müzesi Anibal anıt mezarı Eskihisar kalesi Hünkar Çayırı Ballıkayalar Vadisi ve Çoban Mustafa Paşa Kulliyesi başta olmak üzere Kocaeli’nin kültür ve turizm değerlerinden bakanlığın bile haberi yok. Çevre sıkıntısı büyük boyutlarda. Gece kondu fabrikalar bile var. 13 organize sanayi bölgesi çok önemli sorunlar var. 60 yıllık tarihi olan Gebzespor var olma mücadelesinde. Sayın Başbakan Ahmet Davutoğlu’ndan Başbakan olarak ilk ziyaretinde kendisinden müjde bekliyoruz bakalım Kocaeli ve Gebze halkına hangi müjdeyi verecek dört gözle sayın başbakan’dan müjdeli açıklamalar bekliyoruz.

Önceki gün bu köşede Başbakan ve Sayın Davutoğlu’na ithafen Palgaz ve Sedaş’ı Başbakan’a şikayet etmiştik. Söz konusu yazımız ilgi görmüştü. Burada bu yazımızın bir bölümünü sizlerle paylaşıyorum. Ayrıntısını www.gebzegazetesi.com’daki  http://www.gebzegazetesi.com/Koseyazisi-13611-sepas-sedas-ve-palgaz´i-basbakan´a-sik%C3%A2yet-ediyoruz.html linkten okuyabilirsiniz.

SEPAŞ, SEDAŞ VE PALGAZ´I BAŞBAKAN´A ŞİKÂYET EDİYORUZ

Başta Gebze bölgesi olmak üzere Kocaeli bölgesinde özelleştirilerek hizmet veren Sedaş ve Palgaz firmalarından vatandaşlar şikâyetçi. Bu şikâyeti gazete olarak defalarca dile getirdik. Hatta Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın Gebze ziyaretinde bizzat Bakan’a da bildirdik. Bu şikâyetlerimize rağmen ciddi hiçbir çözüm sağlanamadı. Hatta iş daha da kötüye gitti. Türkiye’nin en büyük sanayi bölgesi olan Gebze, Darıca, Dilovası ve Çayırova ilçelerinde elektrik hizmeti veren Sedaş ve doğalgaz hizmeti veren Palgaz vatandaşa cehennem azabı çektiriyor. Bürokratik işlemler bugün git yarın gel mantığı hizmet almak için saatlerce kuyrukta beklemeler ve en önemlisi de özelleştirme yasasında ki açık kanunlara rağmen bu iki kurum bölgeye ciddi manada yatırım yapmıyor, personel istihdamı sağlamıyor ve sürekli sıkıntı yaşatıyor

DAVUTOĞLU İLE İLGİLİ NE YAZMIŞTIK?

Ahmet Davutoğlu’nun başbakan olarak göreve geldiği günlerde kendisi ile ilgili bu köşede yazılar kaleme almıştım, o yazıdan birisini “Ahmet Davutoğlu Başbakan Olurken” başlığını taşıyordu o yazıyı yeniden sizlerle paylaşıyorum.

AHMET DAVUTOĞLU BAŞBAKAN OLURKEN 26 AĞUSTOS 2014

Zaman hızla geçerken, bizler tarihi olaylara şahitlik yaptığımızı unutur her şeyi sıradan gibi görürüz. Şöyle geriye doğru bir bakalım dün diyeceğimiz birçok olay yaşadık. Özellikle son 12 yıl içerisinde Türkiye o kadar değişim ve dönüşüm yaşadı ki keşke yaşadığımız her şeyi belgeleyip, anılarımızı yazarak objektif bir şekilde gelecek kuşaklara aktarabilsek, ancak ne yazan ne de çok okuyan bir toplumuz.

Son aylarda gerçekten çok önemli olaylar yaşanıyor. Cumhurbaşkanını halkın seçmesi, seçim süreci, Ak Parti de yaşanan görev değişimleri, sürpriz bir şekilde Ahmet Davutoğlu’nun Ak Parti genel başkanı ve başbakanlık koltuğunu oturması gerçekten önemli olaylar.

Ahmet Davutoğlu, Akademisyen kökenli bir bilim adamı. Kendisini 15 yıl önce İstanbul’daki dış Türkler konulu bir sempozyumda görmüş ve tanımıştım. Kültür Merkezinin asansör kenarına yaslanan bilim adamının adı ve soyadı ilgili çektiği için kendisine yaklaşmış “ Efendim siz ünlü din adamlarından Bulgaristan kökenli Ahmet Davutoğlu hoca ile bir akrabalığınız var mı’ diye sormuştum. Oda bana ben Konya’lıyım, o İstanbul da oturuyor, akrabalık bağımız yok demişti. İşte O Ahmet Davutoğlu bugün başbakanlık koltuğuna oturan Ahmet Davutoğlu’ydu.

Ahmet Davutoğlu Dış İşleri Bakanı sıfatı ile Gebze Hünkar çayırındaki Fatih’i anma toplantılarına geldiğinde burada yaptığı konuşma beni çok etkilemiş daha sonra çadırda yanımdaki bir iki kişiye Sayın Davutoğlu geleceğin Başbakan’ı diye söylediğimde, o günler etkili ve yetkili yerde olan bir yetkili bana dönerek köprünün altından çok sular akar, Ahmet Davutoğlu değil, bugün ki başbakan bile değişir esprisinde bulunmuştu.

Son 1 yıl içerisinde siyasette çok ciddi kırılma noktaları ve mücadeleler oldu. Ancak, Sayın Davutoğlu’nun başbakan olacağı tahminin bulunanların sayısı oldukça azdı. Sayın Davutoğlu, başbakanlık koltuğuna oturuyor, üstelik Dünya’yı Türk İslam coğrafyasını bilen bir isim olarak.  Profesör ünvanı ile Başbakanlık yapacak olan Davutoğlu’nun çok önemli hizmetler yapacağına inanıyorum.

3 Mayıs 2013 tarihinde Sayın Ahmet Davutoğlu ile Hünkâr Çayırında yaptığımız söyleşi ve kendisine hediye ettiğim “Tuna’dan Bir Tarih Akar’ kitabı ile ilgili bu köşede yayınlanan yazının bir bölümünü sizlerle paylaşıyorum. Söz konusu yazının bir bölümünü birlikte okuyalım;

DIŞİŞLERİ BAKANI NA DEVR-İ ÂLEM BELGESEL RAPORU

Dış işleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile Hünkar Çayırı’na kurulan tarihi çadırda söyleşi yaptık. Ak Parti Kocaeli İl Başkanı Mahmut Civelek Beyin Bakan Davutoğlu’na Devri Alem programlarından söz ederek görüşme talebimizi iletti. Dışişleri Bakanı Davutoğlu’na yurtdışında 74 ülkede çektiğimiz belgesel programları hakkında bilgi verip, Lübnan’da vatana hasret Türklerle ilgili hazırladığımız geniş çaplı bir dosya takdim ettik. Cebeli Tarık’tan Çin Seddine Zaferlerimiz ve Şehitliklerimizle ilgili belgesellerimizi ve kitabımızı hediye ettik. Önümüzdeki günlerde baskıya girecek 10’a yakın Balkan ülkesindeki Osmanlı Kültür Hizmetimizi anlatan Tuna’dan bir Tarihi Akar? Kitabımızın orijinal nüshasını hediye ettik.  Bakan kitabımızı imzalamasını istedi. Kitabın orijinal nüshasını imzalayarak Bakan Davutoğlu’na hediye ettik. Devri Alem Belgesel programlarımızı takdirle karşıladığını söyleyen Bakan Davutoğlu Lübnan’da unutulan Türkler konusu çok önemli bizi de bu konuda alışma yapıyoruz şeklinde konuştu. Bilim Teknoloji ve Sanayi Bakanı Nihat Ergün, Bakan Davutoğlu’na Ak Parti Kocaeli Kurucular Kurulu üyesi olduğumuzu ancak siyaset yapma yerine belgeselcilik ve kültür çalışmaları yapmayı tercih ettiğimizi Bakan Davutoğlu’na söyledi.

BAKAN DAVUTOĞLU’NDA HÜNKÂR ÇAYIRINA SAHİP ÇIKMA SÖZÜ

Dışişleri bakanı Ahmet Davutoğlu ile Hünkâr Çayırında tarihi bir söyleşi de gerçekleştirdik. Davutoğlu özetle Hünkar Çayırı ile şunları söyledi: Hünkar Çayırı Fatih’e yakışır hale gelecek.  Devlet olarak buraya sahip çıkacağız. Buranı tarihi değeri manevi kimliği korunacak. Burası tarihimizin çok önemli bir mevki. Devlet olarak bu mevkiyi gelecek kuşaklara korunmuş bir şekilde emanet edeceğiz? dedi.

BAKAN ERGÜN VE DAVUTOĞLU’NUN TARİHİ KONUŞMALARI

Belediye Başkanı Adnan Köşker, Bilim Teknoloji ve Sanayi Bakanı Nihat Ergün ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Hünkar Çayırı’nda yaptıkları konuşmaların özetini sizlerle paylaşıyorum.

FATİH’İN YOLUNDAYIZ

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Fatih Sultan Mehmet´in ayak izlerini takip eden siyaset yürüttüklerini ifade ederek şöyle konuştu: “Yürüttüğümüz siyasete hakaret edasıyla Yeni Osmanlıcılık nidasıyla itham cümleleri kullananlar oluyor, hem içeride hem dışarıda. Bre gafiller, Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşı olmaktan, bakanı olmaktan, hadimi olmaktan gurur duyduğumuz bu devlet, konjonktürel şartlarda çıkmış nevzuhur bir devlet değildir. Bu devlet kökü asırlara doğru inen köklü bir siyaset geleneğini, devlet geleneğinin şahikası olan Osmanlı Devleti´nin mirası üzerine kurulmuştur. Ve biz o mirasın sahipçisi olmakla sadece gurur duyarız.

HÜNKAR ÇAYIRI’NDAN DÜNYAYA SESLENDİ

Bu davanın takipçisi olacağız, Hünkâr Çayırı´ndan bütün dünya mazlumlarına şunu taahhüt ediyoruz. Nerede olursanız olun. Kudretli ve şefkatli devletimiz yanınızda olacaktır. İster Filistin´de, ister Suriye´de, ister Myanmar´da, ister Somali´de. Nerede bir mazlum varsa onun yanında, onun kalbinde, onun duasında olmaktır bizim siyasetimiz. Çünkü Fatih Sultan Mehmet Han´ın hükmü fermanı budur. Biz bu fermana uyacağız. Dedi. ( 3 Mayıs 2013, Cuma)

Evet ,Sayın Davutoğlu ile yaptığımız görüşme ve söyleşi 3 Mayıs 2013 tarihinde gazetemizde böyle yer almıştı. Yazının tümünü www.gebzegazetesi.com

http://www.gebzegazetesi.com/Koseyazisi-3704-dis-isleri-bakani-ile-hunkar-cayiri´nda-tarihi-roportaj.html linkinden okuyabilirsiniz

Ayrıca sayın Davutoğlu ile yaptığımız televizyon çekimlerini kısa bir bölümünü de www.Kocaeligebze.com http://www.kocaeligebze.tv/v/26143/babakan-ahmet-davutolu-le-hnkar-ayirinda-tarh-rportaj#.U_xgrPl_tmw linkinden izleyebilirsiniz

Sonuç olarak, çok önemli olaylar yaşıyor ve tarihe şahitlik yapıp zamana noterlik yapma adına görüş ve düşüncelerimizi sizlerle paylaşırken seçilmiş cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Akademisyen Başbakan Ahmet Davutoğlu’na başarılar diliyorum

Gebzelilik ruhu ve Gebzespor (2)

Geçtiğimiz günlerde bu köşede “Gebzelilik Ruhu ve Gebzespor” yazım büyük ilgi gördü. Binlerce okurumuz internet üzerinden yazımızı okudu. Takdir ve teşekkürlerimizi belirten okurlarımızın yanında sitem edenler de oldu. Yazılı olarak yazımıza cevap verenler de oldu. Bu yazıya en önemli cevabı değerli dostum spor adamı Gebze’de doğup büyüyen eski Gebzespor başkanlarından Sinan Küçükay yazdı.

Sinan Bey gerçekten Gebze’de siyaset ve spor alanında hizmet vermiş Gebzelilik ruhunu gelişmesine katkıda bulunan bir dost. Sayın Küçükay’ın söylediği her şey ve yazdığı yazı benim için önemli öncelikle Sinan Bey’in yazdığı yazıyı sizlerle paylaşıyorum gelin yazıyı birlikte okuyalım.

SAYIN İSMAİL KAHRAMAN BEY,

Öncelikle Gebzespor´umuza olan ilginizden dolayı ve 60. yıla ilişkin çalışmalarınızdan dolayı sizi kutluyorum ve ilginizin devamını diliyorum. Gebze´mizin ülke çapındaki Gazetecisini Gebze Stadında görmek ve gözlemlerini okumak çok güzel ve çok keyfli.

3 Şubat Salı Günkü Köşe Yazınızdaki Gebzespor’un eski başkanları nerede?

Paragrafınızdaki yazınızı okudum. Gebzespor´un 2 zor döneminde (3.Profesyonel ligde Küme Düşme durumundayken) Başkanlığını ve onun öncesinde de yıllarca yöneticiliğini yaptım.

En son 27.Haziran.2003 tarihinde görevimi bıraktım. Görev yaptığım dönemlerde Kulübümüzün hiç bir geliri (İddia v.s.) olmadığı halde Takımımızı Profesyonel Kümede iyi durumda bırakarak Yönetimimi Hiç borçsuz devrettim. Kulübüm için ben ve yönetici arkadaşlarım olarak işimizi-eşimizi ihmal ederek, çocuklarımızın rızkını harcadık ve çok Şükür ki kulübümüzü borçlu bırakmadık.  Son 2 senedir de kulübümüzün SGK İzmit Müdürlüğüne olan borcuyla boğuşuyorum. 40 senedir çalışarak edindiğim ve anamdan-babamdan kalan her şeyim de ve de yöneticilik yapmış arkadaşlarımın da bir çok mallarında haciz var. Kulübümün SGK İzmit’e olan 1,300,000,00 TL borcunun; en son yapılanmayla birlikte 466,000,00 TL ye düşürerek bu paranın da toplanmasına önderlik yapıyorum. Bu günlerde ise borç sadece 150,000,00 TL ye inmiş durumda. Yani kısaca kulübümün sorunlarına ilgisiz ve vefasız değilim.

Maçlara gelmeme konusuna gelince:

Sahada Futbolcu oynuyor. Futbolcu sadece maddi destek bekler. Eski başkanların gelip gelmemesi onları pek ilgilendirmez.  Ben de maçlara gelip Futbolculara “Hadi aslanlarım  alın şu maçı şu kadar da prim benden ” deyip onların motivasyonunu artıramadıktan sonra,  Gelmeyi çok istediğim halde; Ekonomik durumum müsait olmadığı için maalesef gelemiyorum. Hep vermeye alışmışız. Gelip de boş boş maç seyretmeyi kendime sindiremiyorum.

Ayrıca bu Kulübün ismini yaşatmış, zor zamanlarında sahip çıkmış Başkan ve Yöneticilerini; Görevdeki Başkan ve Yönetim Kurulu´nun  davet ederek onore  etmesi gerektiğini ve tecrübelerinden istifade etmesi gerektiğini düşünüyorum.

Bu yüzden Vefasızlık ve Ayıp Eleştirinize Katılmıyorum.

Yazımın başında yazdığım gibi şahsınızın artan ilgisi sevindirici. Bu ilginizle ilgili size de bir önerim olacak.

Gebze’nin en büyük gazetesi olarak Gebzespor için kampanyalar başlatın lütfen

Kulübümüzün SSK İzmite 150,000,00 TL borcu kaldı. Bu ayın sonuna kadar bu para ödenmezse yapılandırma bozulacak ve ödenen 300,000,00 TL yine gecikme zammına sayılacak ve borç yine 1,000,000,00 TL ye çıkacak.

Yine kulübümüzün Gebze SGK ya 560,000,00 TL – Vergi Dairesine ise 2,400,000,00 TL yapılandırmış borçları var.

mevcut Yönetim zaten ismi yaşatmak için bir çok ödemeler yapıyor.

Bu Borçların herhangi birinin ödenip temizlenmesi için Gebze Gazetesi olarak kampanya başlatarak Gebze’de kulübü seven ve düşünen gerçek şahısları ve kurumları hep birlikte görelim.

İsmal Bey size ve medya gücünüze güveniyorum. Hiç olmazsa borcun bir tanesini Gebze gazetesi olarakm kampanya başlatıp kapanmasıan öncülük olun lütfen. SON ÖDEME TARİHİ 02. MART.2015 )

İyi çalışmalar ve Hayırlı İşler Dileklerimle.

SİNAN BEY’E CEVAP

Evet Sinan Bey’in yazısına dokunmadan olduğu gibi sizlerle paylaştık. Sinan Bey haklı hem de yerden göğe kadar. 60 yıllık tarihi olan Gebzespor bu durumda olmamalıydı. Gebzespor’un yeri Türkiye genel ligleri olmalıydı. Ama Gebze’de yaşayanlar camiaya sahip çıkmadı. Gebze’nin havasını suyunu kirletenler değil Gebzespor’a sahip çıkanlar Gebze’yi küçümsediler. Yıllarca Gebze bölgesi hatırlanmadı. Sanayiciler tarafından çevresi kirletilerek para kazanılacak yer siyasiler tarafından da oy deposu olarak görüldü. Gebze’de yaşayanlar da sen ben kavgasıyla İzmit lobisinin esiri olarak günlerini gün ettiler.

Önce Gebzespor’u kim borç batağına sürükledi ve neden takım bu kadar borçlandı? Bunun hesabını sormak gerekiyor. Başta Gebzespor’a bugüne kadar kulüp başkanlığı yapanlar olmak üzere Gebze kamuoyu olarak borçları ödemek için bir kampanya başlatılabilir biz de bu kampanyada yer alabiliriz. Bu konuda değerli dostum Sinan Beyin öncülük yapmasını istiyorum.

Benim en önemli sitemim ve şikayetim Kocaeli siyasetçiler, milletvekilleri ve bakanlar. Eski Bakanlarımız ve şimdiki Bakan Sayın Işık ve Kocaeli Milletvekilleri spor adına Gebze’ye ne yaptılar? Gebze’nin ekonomik rantları Kocaelispor’a aktarıldı. Daha doğrusu İzmit lobisi etkisindeki İzmitspor’a aktarıldı. Genel seçime gidiyoruz Haziran’da seçim var. Milletvekilleri adayı olarak oylarımıza talip olanlardan Gebzespor’a hangi katkıyı sağlayacaklarını sorgulamalıyız. Ben şahsen gazeteci ve belgeselci olarak bunları sorgulayacağım.

Evet sonuç olarak Gebze’lilik ruhuna Gebzespor’a katkıda bulunacağı için önemsiyorum. Gebze’nin en büyük eksikliği ruhun olmaması. Sinan Beyin sitemli yazısına muhatap olan “Gebzelilik ruhu Gebzelilik” başlıklı yazımı wwwgebzegazetesi.com adresindeki http://www.gebzegazetesi.com/Koseyazisi-13568-gebzelilik-ruhu-ve-gebzespor.html linkten sizlerin de okumasını istiyor ve sizden yorum ve cevap bekliyorum.

Sepaş, Sedaş ve Palgaz’ı Başbakan’a şikâyet ediyoruz

Başta Gebze bölgesi olmak üzere Kocaeli bölgesinde özelleştirilerek hizmet veren Sedaş ve Palgaz firmalarından vatandaşlar şikâyetçi. Bu şikâyeti gazete olarak defalarca dile getirdik. Hatta Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın Gebze ziyaretinde bizzat Bakan’a da bildirdik. Bu şikâyetlerimize rağmen ciddi hiçbir çözüm sağlanamadı. Hatta iş daha da kötüye gitti. Türkiye’nin en büyük sanayi bölgesi olan Gebze, Darıca, Dilovası ve Çayırova ilçelerinde elektrik hizmeti veren Sedaş ve doğalgaz hizmeti veren Palgaz vatandaşa cehennem azabı çektiriyor. Bürokratik işlemler bugün git yarın gel mantığı hizmet almak için saatlerce kuyrukta beklemeler ve en önemlisi de özelleştirme yasasında ki açık kanunlara rağmen bu iki kurum bölgeye ciddi manada yatırım yapmıyor, personel istihdamı sağlamıyor ve sürekli sıkıntı yaşatıyor.

BAŞBAKANLIĞA ŞİKÂYET

Gazetemize gelen bir grup vatandaş Sedaş ve Palgaz’dan şikayetçi olduklarını ifade ederek imza kampanyası başlattıklarını ve başta Başbakan Ahmet Davutoğlu olmak üzere Kocaeli milletvekillerine göndereceklerini Palgaz’ın ve Sedaş’ın enerji piyasası Enerji Piyasası Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından denetlenerek gerek altyapı hizmetlerinde ve gerekse personel istihdamında bürokratik işlemlerin azaltılmasında ilgili firmaların önlem almasını isteyeceklerini bildirdiler.

KUYRUKLAR UZUYOR

Bölgemizde en büyük şikâyet Kocaeli ve Sakarya bölgesinin elektrik dağıtım hizmetini veren Sedaş’tan. Vatandaşa hizmet verecek yeteri kadar personel istihdam edilmediği için en küçük işlemler için saatlerce kuyruklarda bekleniliyor. Arızalar giderilemiyor. Sedaş’a iş yapan müteahhitlerin sebep oldukları sıkıntılar yüzünden vatandaşlar zarar görüyor. Vatandaşa abone hizmeti veren Sedaş kendi bünyesinde Sepaş diye bir firmada kurarak bürokrasiyi azaltmak yerine arttırıyor. Ayrıca Gebze bölgesinde sadece bir ödeme bürosu kurarak ödemeleri ayrı bir yerden tahsil ettirmek süretiyle vatandaşı günlerce meşgul ediyor. Küçücük bir abone işlemi için insanlar Sedaş ve Sepaş kurumlarının kapılarında bekliyorlar. Konuya ilgisiz kalan Kocaeli milletvekillerini de eleştiren vatandaşlar Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun olaya sahip çıkmasını istiyorlar.

GAZETEMİZ GÜNDEME GETİRMİŞTİ

Gazetemiz daha önce bu konuları gündeme getirmiş birçok yazı kaleme almıştım. Bakan Yıldız’a da Gazetemiz kurucusu ve Devri Alem Belgesel Yapımcısı İsmail Kahraman söyleşi yaparak olayı iletmişti. Daha önce gazetemizde yer alan haber ve yorumların özetini sizlerle burada paylaşıyor ayrıntısını www.gebzegazetesi.com ve www.belgeselyayincilik.com adresindeki yazılarımdan okuyabilirsiniz.

ENERJİ BAKAN YILDIZ’IN SANAYİCİLER ZİRVESİNDEN NOTLAR

Gazetecilikte fikri takip esastır. Gebze’nin SEDAŞ’tan kaynaklanan elektrik sorunu ile Palgaz’dan kaynaklanan doğalgaz sorunu geçtiğimiz yıl Enerji ve tabii kaynakları Bakın Taner Yıldız’a şikayet etmiştim. Bazı ulusal TV’lerin canlı yayında da yayınlanan şikâyetimiz üzerine bakan Yıldız, basın danışmanı başta olmak üzere yetkililere konu ile ilgilenip biç-zat bize bilgi vermeleri talimatında bulunmuştu. Ancak bize bilgi gelmemişti. Ancak biz haberimizin arkasında durarak konuyu kamuoyu gündemine getirmeyi sürdürmüştük.

Enerji Bakanı Yıldız’ın Kocaeli Bölgesindeki üst düzey sanayicilerle organize edilen KSO Sosyal tesislerindeki yemekli toplantıya biz de davetli olarak katıldık. Toplantıya Kocaeli ve Gebze bölgesinden Oda başkanları, OSB Başkanları, bazı Siad başkanları, Vali Ercan Topaca, Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu ve milletvekilleri Zeki Aygün ve Mehmet Hilal Kaplan’da katıldı. Yemekli toplantı tam anmalıyla bir Kocaeli Sanayi zirvesine sahne oldu.

PALGAZ VE SEDAŞ’I AK PARTİ MİLLETVEKİLİ AYGÜN’E ŞİKÂYET ETTİK

Bakanın yemek toplantısı oldukça yoğundu. Palgaz ve Sedaş’la ilgili şikayetimi bu kez Ak Parti Kocaeli Milletvekili Zeki Aygün aracılığı ile konuyu gündeme getirdim. Milletvekili Aygün konudan haberdar olduğunu, bu konuda toplantılar yapıldığını ve bakan Yıldız’ın başta Sedaş’tan kaynaklanan elektrik sorunları olmak üzere Palgaz şikâyetleri ile bizzat ilgilendiğini, bu konuda Vali Başkanlığında toplandığını söyledi. Yemekli toplantıda CHP Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan’la da sohbet edip Palgaz ve Sedaş üzerinde konuşma yaptık. Haziran Ayı’nda yaptığımız bu söyleşinin detaylarını http://www.belgeselyayincilik.com/genel/ismail-kahraman%E2%80%99in-kaleminden-enerji-bakani-ile-devri-alem ve http://www.gebzegazetesi.com/Koseyazisi-4172-sedas-ve-palgazin-hizmetlerinden-ne-haber.html adresinden takip edebilirsiniz.

Çanakkale şehitleri ve Son Umut filmi

Birinci Dünya harbinin 100. Yılı dolayısıyla Cumhurbaşkanı Sayın Tayyip Erdoğan’ın Çanakkele Savaşları ile ilgili anma toplantısına büyük önem verdiğini görüyoruz. Gerçekten Çanakkale savaşları açısından önemlidir. Çanakkale savaşları ile ilgili gerek Türkiye’de gerek yurt dışında gerek yurt içinde birçok kitap yazıldı belgesel ve filmler çevrildi. Yapılan her çalışma kendisi açısından önemlidir. Saygı duymak gerekiyor. Ancak eleştiri hakkımızı da kullanmak istiyoruz.

Büyük bir propaganda ve medya desteği ile Türk kamuoyuna pazarlanan Yılmaz Erdoğan ve Cem Yılmaz’ın da oynadığı Avusturalya yapımı Son Umut filmini bilmiyorum izlediniz mi? İzlemeyenler için hemen belirteyim gerçekten izlemeye değmez. Ancak izleyenler için birkaç tespiti burada paylaşmak istiyorum. Bu filmin amacı nedir? Bu filmde ne yapılmak isteniyor? Neden bu filmde Cem Yılmaz ve Yılmaz Erdoğan rol aldı? Bunlar bir tarih ve şehitlik konusunu bana göre anlatabilecek sanatçı değil çünkü bunlar komedi filmlerinde rol alan insanları güldürmek için kendilerini kurgulayan sanatçıların rol aldığı filmin neden bu kadar medya desteği olduğunu anlamak için 11 yaşındaki oğlum Ahmet Emirhan Kahraman ile bu filmi izledim.

SON UMUT FİLMİNİ AMACI

Avustralya yapımı Son Umut filmini bir gazeteci ve en önemlisi 1998 yılında KURULUŞ VE KURTULUŞ DESTANI ŞEHİTLER MAHŞERİ ÇANAKKALE Belgesini çeken bir gazeteci ve belgeselci olarak filmi izledim filmde verilmek istenen amacı hedefi sorguladım. Film çok iyi kurgulanmış çok iyi bir prodüksyonla kurgulanmış filmin içinde öyle sahneler kurgulanmışki insanı alt üst ediyor. Bugüne kadar şehitler, oğlunu, eşini Çanakkale’ye gönderen Türk kadını ile ilgili düşünceleri allak bullak ediyor.

Çanakkale’de ölen oğullarını aramak adına Avustralya’dan İstanbul’a gelen Russell Crowe filmin hem yönetmeni hem de başrol oyuncusu Russell Crowe oğullarını ararken İstanbul’da kaldığı otelin sahibesi şehit eşi ile ilgili sahneler bir kez de milli manevi ulusal değerlerle izlenmelidir. Eşini Çanakkale’de şehit vermiş Türk hanımının Avustralyalı yabancıya aşık olması ve onunla çekilen sahneler beni yüzyıl önceye götürdü. Biz Çanakkale’de eşini ve evlatlarını şehit vermiş anaların eşlerini nasıl beklediğini çok iyi biliyoruz. Şehit eşleri hiç evlenmeden eşlerinin şehit olduğunu bile bile 70 yıl şehit eşini bekleyerek hatta evlerinden komşusuna giderken çocuklarına ‘bakın evladım babanız Çanakkele’den dönecek. Beni evde bulmazsa darılır komşuya gitti gelecek’ dersiniz diyen sözlerini biliyoruz. Ama bu düşünceyi film ters yüz etmekte. Gerçekten şehit eşleriyle ilgili duyguları allak bullak etmekte. Bu filmle üstelik Türkiye devletinden de maddi manevi destek alan sözüm ona Çanakkale savaşları filmiyle şehit eşleri bana göre aşağılanmaktadır. Filmi izleyenlerin bir de bu açıdan filmi değerlendirmelerini arzu ederim.  Keşke bu sahne daha farklı çekilseydi. Bu sahneden soran 18 yaşında dul kalmış eşi Çanakkele’de ölen bir Türk kadınının nasıl yıllarca beklediğini çocuklarına nasıl ana nasıl baba olduğunu en zor anlarında bile umudunu yitirmeyerek çocuklarına Mücahit , Gazanfer, Muzaffer adını takarak Mücahtilik ruhunu yaşatan onurunu koruyan Türk kadınının da bir sahnesi konulabilseydi. Ama hakim güçler buna izin vermezdi. Merak ediyorum Kültür bakanlığı ne kadar destek oldu bu olayın peşini bırakmayacak bunu TBMM’YE bir soru önergesi olarak sordurmayı bir görev biliyorum.

ÇANAKKALE SAVAŞI VE ŞEHİTLERE VEFA

1998 yılında yani bundan 17 sene önce Şehitler Mahşeri Çanakkale belgeselini çektiğimizde o günün Türkiye kamuoyuna hakim olan 28 Şubat darbe şakşakçılarının boy hedefi olmuştuk. Bizi ve bizim gibi şehitlik ruhunu ön plana çıkaran bu tür belgesel çekenleri “hurafeci” diye suçluyorlardı. O günün çok etkin ulusal bir gazetesi belgeselimize danışmanlık yapan arkadaşımızı karalayan haber yapınca Gebzeli değerli bir avukat dostumuz hiçbir ücret almadan bize sahip çıkıp o etkili ulusal gazete hakkında dava açmıştı. Davamız yerel mahkemece kabul edilmiş ilgili gazete hakkında tazminat cezası verilmişti. Ama ne olduysa oldu 15 avukatın savunduğu o gazete her nasılsa yargıtaydan davamızı bozdurdu. Ama biz gelecekte bu davayı yeniden açarak hakkımızı aramayı sürdüreceğiz. 17 yıl içinde çok şey değişti geçmişte şehitlik ruhu yayınlarına hurafeci diyenler bugün kendileri bu değerler üzerinden rantlar devşirmeye çalışıyorlar. Önemli değil çalışsınlar önemli olan Çanakkale ve diğer şehitliklerin gündeme gelmesi.

ŞEHİTLER MAHŞERİ ÇANAKKALE BELGESELİNİ İZLEDİNİZ Mİ?

Büyük özveri ve fedakarlıkla bir şehit ve gazi torunu olarak hazırladığım ve 17 yıldır bir çok tv kanalında ve internet sayfalarında yayınlanan Devr-i Alem programının Şehitler Mahşeri Çanakkale belgeselini ve araştırma yazımızı okumanızı tavsiye ediyorum hiçbir telif ücreti almadan hazırladığımız şehitler mahşeri Çanakkale belgeseli hala ilgiyle takip ediliyor. Bir çok kurum ve kuruluşta resmi ve özel kurumlarda gösteriliyor. Geçtiğimiz  yıl TBMM’de milletvekillerine de izletildiğini öğrendim. Bundan ancak mutluluk duydum.  Bu belgeseli tamamen şehitlerimize ve şehitlerimizin aziz hatırasına adadım. Çünkü babamın babası rahmetli Hasan Kandazoğlu İbrahim dedemin daha 29 yaşında savaşa giderek şehit olduğunu askeri kaynaklardan tespit ettim annemin babası rahmetli Şerefoğlu Mustafa dedem ise Sarıkamış’ta esir düşüp 12 sene kaldıktan sonra Türkiye’ye döndüğünde çektiği sıkıntıları 95 yaşındaki anamdan hala dinliyorum. Şehit ve gazi torunu olarak şehitlerimiz ve gazilerimiz için ne yapsak az. Onlar için yapılacak çok şey var. Birinci dünya harbinin 100.yılı dolayısıyla Çanakkale şehitleri ile ilgili farklı bir belgesel hazırlamaktayım bu belgeseli yine hiçbir telif almadan dedelerimin şahsında tüm şehitlerimizin aziz hatırasına adıyorum ruhları şad olsun. Makam ve mekânları cennet olsun.

17 yıl önce hazırladığımız Şehitler Mahşeri Çanakkale belgeselini ve yazı serimizi http://www.gebzegazetesi.com/Koseyazisi-3184-sehitler-mahseri-canakkale-belgeseli-yayinlaniyor.html linkinden ve www.gebzegazetesi.com  www.belgeselyayincilik.com www.kocaeligebze.tv ve www.devrialem.tv’den izleyebilirsiniz.

Gebzelilik ruhu ve Gebzespor

Her şeyin bir ruhu vardır. Ruhsuz hiçbir şeyin anlamı yoktur. Eğer insan ruhu yoksa sadece bir et yığınından ibaret o da çürüyüp yok olmaya mahkumdur. Şirketlerin şehirlerin kurumların, devletlerin ve toplumların ruhları değer yargıları onları var eden kutsalları vardır.

Gebze’nin ruhu ve Gebze’ye anlam yükleyen Gebze’de yaşayan insanlar Gebze’nin marka değerleridir. Uzun bir aradan sonra Pazar gün üGebzespor maçına gittim. Gerçekten Gebze’de asınmayacak ölçüde Gebzespor taraftarı var. Özellikle genç kesimin Gebzespor’a ilgi duyması beni heyecanlandırdı. 11 yaşındaki oğlumun elinden tutarak Gebzespor maçını takibe gittim. Gebzespor atkısını boynumuza takarak birkaç da fotoğraf çekip okurlarımı Gebzespor maçına davet etmeyi ihmal etmedim.

Gebzespor maçında beni en çok dikkatimi çeken kadınların maça ilgi göstermesiydi. Değişik yaş grubundan kadınlar Gebzespor maçına ilgi göstermişlerdi. Protokol bölümünde Gebzespor Başkanı ilker Çakır, Gebze İlçe Spor Müdürü Mücahit Sak Beylerle el sıkışıp kısa sohbet ettik. Daha sonra şeref tribününe GTO Başkanı Nail Çiler ve emniyet müdürü Güner Yılmaz’ın geldiklerini gördüm.

MAÇI KAYBETMEMİZ ŞANSSIZLIK

Heyecanla ve İstiklal Marşıyla karşılaşma başladı. Ancak arka arkaya yediğimiz goller moralleri bozdu ve sinirleri gerdi. Hatta zaman zaman şeref tribününde Nail Çiler’in bağırdığını Başkan İlker Çakır’ın yerinde durmadığını gördüm. Gençlerin yan tribündeki kadın seyircilere rağmen hakaret ve küfürlü tezahüratı beni çok üzdü. 11 yaşındaki oğlum bana “Burada neden küfür ediliyor?” diye sordu. Hatta yoğun küfürler edilirken kadınların yüzlerini tutması dikkatimi çekiyordu.

Hakaretler olmamalı hele sporda hiç olmamalı bu söylemler sporun ruhuna gölge düşürüyor. Ancak hakemlerin ve özellikle Sultanbeyli sporcuların basit bir olayda kendilerini yere atmaları sporun centilmenlik ruhuna ters düştü. Hakemler sanki hakem değil de Sultanbeyli taraftarı gibi davrandılar. Gerçekten hiç yakıştıramadım bu kararları.

Spor ile ilgili fazla bilgiye sahip değilim ama en basit insan bile hakemlerin acemiliğini Sultanbeyli oyuncuların fair -play dışı davranışlarını yakıştıramadım.

GEBZE PROTOKOLÜ NEREDEYDİ?

Gebze’ye en önemli ruh verecek ve Gebze’de kentlilik bilincini ortaya koyacak olgu Gebzespor. Gebzespor’a da sahip çıkacaklar öncelikle Gebze Kaymakamı ve Gebze Belediye başkanı olmak üzere Gebze’deki tüm kurum ve kuruluşlar. Gebzespor maçlarında öncelikle protokol yerlerini almalı ve Gebzedeki tüm kurum ve kuruluşlar temsilcilerini yollamalı sanayi kuruluşlarının bir temsilcisi maçları takip etmeli.

Ama hiç birini maçta göremedim. Gebze diye ortalığı inletenler Gebze üzerinden ekonomik, ticari, siyasi ve sosyal rant vuranlar, Gebze’nin havasını ve suyunu kirletenler her fırsatta Gebzecilik yapanlar Gebzespor maçlarında yoklar. Gebze’ye marka değeri katacak kentlilik ruhu ve bilinci verecek Gebzespor maçları için kampanya başlatmalı ve çocuklarımızla ve eşimizle maçlara gitmeliyiz. Maça gelmeyenleri de teşhir edip Gebze ruhuna sahip çıkmamakla suçlamalıyız. Bir daha Gebze lafını ağzına almamalarını sağlamalıyız.

Gebzespor 60 yıl önce kuruldu. Bu konuda araştırma ve çalışma yapıyorum. Tamamen kendi imkanlarımla 60. Yılında Gebzespor adıyla belgesel çekimleri yapıyorum. 60 yıllık bir takım bugün çok farklı noktalarda olmalıydı. Ama bugünkü geldiği nokta belli. İlker Çakır başkanlığındaki yönetim var gücüyle çalışmakta. Sayın Çakır maddi ve manevi imkanları Gebzespor adına harcıyor. Bunu Gebze kamuoyu ve Gebze’deki sporseverler fırsat olarak görmeli Gebzespor etrafından kenetlenmeli ve Gebze’de spor ve Gebze ruhunu canlandırmalı.

GEBZESPOR’UN ESKİ BAŞKANLARI NEREDE?

Gebzespor kulübünün 60 yıl içerisinde bir çok başkan görev yaptı. Arşiv araştırmalarımda pek çok başkanın adı var. Ben Gebzespor’u Şendoğan tezyüksel ile tanıdım hatta Gebzespor’un ilk mor menekşe logosunun baskısını da 85’li yıllarda biz gerçekleştirmiştik. Aradan yıllar geçti bugün Şendoğan bey rahatsız. Gebzespor’un 60  yıl önceki ilk kurucularından hayatta kalan Ahmet Ataç rahatsız. Onlara sağlık ve sıhhat diliyorum, kendilerini ziyaret edip belgeseller çektik.

Benim sitemim bugüne dek başkanlık yapıp hayatta olanlara. Birçokları Gebzespor stadının yolunu bile bilmiyor. Bu kulüp başkanları nerede? Her maça eski kulüp başkanları mutlaka gelmeli. Ve tek yürek olarak Gebzespor kulübü etrafında kenetlenmeli. Eski kulüp başkanlarını maçlara gelmemesi ve sahip çıkmaması hem vefasızlık hem de büyük ayıp olarak görülüyor.

Gençlerimizin geleceği ve spor yazım

Daha önce bu köşede Gençlik ve spor üzerine kaleme almış bu yazım çok büyük ilgi görmüştü. Bu yazımı  http://www.gebzegazetesi.com/Koseyazisi-13453-gebzespor-genclik-ve-spor-bilinci.html linkinden okuyabilirsiniz

Evet, sonuç olarak Gebzespor Gebzelilik ruhunu temsil eden kurumlarımızdan birisi. Gebze’nin en büyük ihtiyaç duyduğu ve Gebzelilik ruhu. Gebzespor’a sahip çıktığımız ölçüde ve Gebzespor’u başarılı odluğu oranda Gebzelilik ruhu gelişecek ve kent kültür bilinci oluşacak. Gebzespor için herkesin yapacağı çok iş var. Hep birlikte Gebzespor’a destek olup onu şampiyonluğa taşımalıyız.

İzmit’te Devr-i Alem

Kısa zaman diliminde çok şeyler yapmak gerekiyor. Çağımız bilgi ve bilişim çağı. Bilgi ve bilişim çağında zamanı değerlendirenler başarı olur. Zamanı çok iyi değerlendirmek gerekiyor. Bizde Devr-i Âlem programı olarak, bunu en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz. Geçtiğimiz Cuma günü İzmit’e gittik. İzmit’te hızlı bir tempo ile birçok işi biranda yaptık. AK Parti’nin yeni il başkan adayı Şemsettin Ceyhan’ın basına tanıtım toplantısına takip ettim. Hem yeni İl başkan adayı Şemsettin Ceylan ve hem de görevi 7 Şubat’ta görev süresi dolacak olan il başkanı Mahmut Civelek ile söyleşiler yaptık. Kocaeli Gebze TV ve Devr-i Alem TV olarak yaptığımız söyleşileri de canlı olarak yayınladık.

ONURLU GÖREVE GETİRİLDİM

Her iki isimde çok önemli açıklamalarda bulundu. İl başkanlığına adaylığı genel merkez tarafından tescillenen Şemsettin Ceyhan, ‘Ben AK Parti’nin kuruluşundan beri içindeyim. Gençlik Kolları Kocaeli İl kurucu başkanlığı yaptım. Sonra ise aktif olarak partinin değişik kademelerinde görev yaptım.          Siyasette istikrarın başarı getirdiğine inanıyorum. Şimdi de Genel Merkezimiz tarafından bu onurlu göreve aday olarak gösterildim. En iyi şekilde bayrağı devralıp daha ilerilere götürmek için canla başla çalışmalar yapacağım. Destek olan tüm arkadaşlara ve Kocaeli Kamuoyuna teşekkür ediyorum.’ Dedi

MAHMUT CİVELEK “HUZURLUYUM”

7 Şubat’ta gerçekleşecek olan AK Parti Kocaeli İl kongresi sonrası görevi Şemsettin Ceyhan’a teslim etmeye hazırlanan mevcut il başkanı Mahmut Civelek ise gönül huzuru içinde olduğunu söyledi. Kendisi AK Parti’de kurucular kurulu üyeliği yapmış bir isim. Daha sonra ise bir dönem belediye başkanlığı görevinde bulundu. Ardından ise AK Parti İl yönetim kuruluna seçilmiş ve son dönemde de il başkanlığını başarılı bir şekilde yürütmüş bir isim olan Mahmut Civelek, ‘bayrak teslimini huzur içinde yapıyorum. Artık önümüzdeki dönemde Milletvekilliği adaylığı için çalışacağım. Milletvekili aday adayı olduğumu buradan sizin aralığınızla duyurmak istiyorum. Milletvekili adayı olarak seçilirsem, önemli hizmetler yapacağım. ’dedi.

FİDANLI DAVETİYE

AK Parti Kocaeli İl başkanlığı kongre davetiyeleri konusunda bir başka ilki gerçekleştirdi. Güzel bir karton ambalaj içerisinde fıstık çamı fidanı ile kongre davetleri yapılıyor, hatta davetlerin yapıldığı o kutu bir kumbara gibi partinin 7 Haziran’da yapılacak olan genel seçimler içinde kumbara hüviyeti gösterecek. Binlerce fidan dikilmek suretiyle bir AK parti hatıra ormanlığı da oluşturulmuş olacak. Gerçekten güzel bir gelenek. Bize de sayın Mahmut Civelek bir fidanın bulunduğu davetiyeyi verdi. Ön yüzünde Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun resminin bulunduğu davetiye gerçekten ilginç ve çok güzel. En önemlisi ise fidan dikmeyi teşvik eden bu kampanya candan destekliyoruz.

KOCAELİ VALİLİGİNE UĞRADIK

İzmit’te birkaç toplantıyı da birlikte yapmaya çalıştık. Kocaeli Valiliğine uğrayıp basın müdiresi Birsen hanımda görüştük . Basın servisi ile görüştük. Gerçekten Kocaeli basın çalışanları başarılı işlere imza atıyor. Basın Müdiresi Birsen Hanım’ı 1985’li yıllardan beri tanıyorum. Merhum Vali İhsan Dede döneminde basın müdürlüğü görevine gelmişti.  O günden bu güne aradan neredeyse 30 yıl geçti. 30 yıldır Birsen Hanım ile gazeteci ve müdür olarak görüşüyoruz. Kendisi ile geçmişi de konuştuk. Ayrıca Erhan Bey ve diğer basın müdürlüğünde görev yapan arkadaşlarla da sohbet ettik.

KOCALİ BASIN TARİHİ VE FOTOĞRAF SERGİSİ

Kocaeli Valiliğinde gerçekleşen ziyaretlerimizin ardından ise Kocaeli Basın Tarihi ve Fotoğraf sergisini açtık. Genç Kocaeliler Derneği ile ortaklaşa Kocaeli Kültür Turizm il Müdürlüğü’nün Sabancı Kültür merkezinde sergimizi açtık. Her iki resim sergisi büyük ilgi gördü. 50’ye yakın gazete ve fotoğrafın yer aldığı sergiyi Kültür İl Müdürü Mehmet Kesen Bey, Genç Kocaeliler Dernek Başkanı ve diğer yetkililer tarafından birlikte açtık. Törenin yapıldığı fotoğraf sergisinin açıldığı akşamda Anadolu Kültürleri buluşması vardı. Birçok dernek orada etkinlik düzenledi. Düzenlenen derneğin etkinliğine gelenler sergiye hayran kaldı. Bu sergi önümüzdeki günlerde farklı kurumlarda da devam edecek. Kocaeli Basın Tarihi sergimiz çok önemliydi. Burada Kültür Turizm İl müdürü Mehmet Kesen, serginin ilk olması açısından önemli olduğunu ve Kocaeli basın tarihinin 170 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu,100 yıllık, 110 yıllık gazetelerin bu sergide sergilendiğini söyledi. Ayrıca bu sergimize Kocaeli TV geniş yer verdi. Kocaeli TV özel bir haber yaparak ta sergimizi duyurdu. Ayrıca serginin en iyi şekilde açılmasına da Gebzeli Kültür Turizm İl Müdür Yardımcısı Ercan Yamen beyde yakın ilgi gösterdi.

ZAMANI İYİ DEĞERLENDİREN BAŞARIYA ULAŞIR

Evet kısa zaman dilimi içerisinde adete İzmit’te Devri Alem yaptık, bir çok etkinliği bir araya sıkıştırarak, güzel bir çalışma gerçekleştirdik. Bu çalışmalarımızın fotoğraflarını da sizlerle gazetemizde ve internette sizlerle paylaşıyoruz. Zamanı çok iyi değerlendirmek gerekiyor. Zaman hakikaten önemli Zamanı iyi değerlendirenler başarıya ulaşırlar..

Rektör Görgün ile Devr-i Alem

Gebze Teknik Üniversitesi eski adıyla GYTE önemli kurumlarımızdan birisi. GYTE’nin kuruluş yıllarını dün gibi hatırlıyorum. Deprem şehidi merhum milletvekili Alaettin Kurt’un özel çabaları GYTE’nin kuruluş konusunun resmi gazetede yayınlanması. Kaymakamlık karşısındaki bir İş hanının küçük bürosunda kurulan kurucu rektörlük ofisi ve ilk rektör Prof. Dr Hikmet Üçışık’ın açıklamaları sanki dün gibi gözümün önünden canlanıyor. Sonra GYTE’nin Fatih Devlet hastanesi yanındaki ek hizmet binası Çayırova’da merhum Erbakan’ın Başbakanlığı döneminde temeli atılan ve inşaatı tamamlanan Et Balık Kurumu binasının GYTE’ye tahsis edilmesi sonra ise, Muallimköy bölgesinde binlerce dönüm yerin GYTE alanı olarak tahsisi. Rektör Prof Dr. Merhum Ahmet Ayhan’ın Gebze ve Kocaeli ile bütünleşme çabaları ve sonraki rektörler. Sanki dün gibi gelip geçti. 22 yıl geride kaldı. GYTE’nin mazi olup tarihi karışarak onun yerine, Gebze Teknik Üniversitesi’nin kurulması. Her şey ne kadar da çabuk gelip geçti. GYTE’yi en son ziyaretim YÖK denetleme kurulu üyesi değerli dostum Sayın Aycan’ın GYTE’yi YÖK adına denetlediği sırada ziyareti sırasında olmuştu ve GYTE’nin son rektörü Orhan Şahin  de ziyaret ederek GYTE ile konuşmuştum. GYTE,  keşke kapanmasaydı. GYTE yeni yasalar ile takviye edilip yoluna devam ederken, ayrı bir yasa ile Gebze Teknik Üniversitesi rahat bir şekilde kurulabilir ve rahat bir şekilde çalışma yapabilirdi. Ama olan oldu ve GYTE’nin yerine Gebze Teknik Üniversitesi kuruldu. Hayırlı uğurlu olsun

GTÜ’NİN YENİ RÖKTÜRÜ İLE TARİHE NOT DÜŞMEK

Gebze Teknik Üniversitesi rektörü Sayın Prof Dr. Haluk Görgün ile önceki gün uzun bir söyleşi yaptık. Kendisi Devr-i Alem Belgesel Yayıncılık kameralarına çok önemli açıklamalarda bulundu. Genç dinamik daha önce GYTE de kısmen çalışmış yurt dışında eğitim almış Yıldız Teknik Üniversitesinde önemli başarılara imza atamış bir isim. Kendisine hem hayırlı olsun ziyaretinde bulunduk hem de Gebze ve Kocaeli bölgesi ile ilgili hazırladığımız belgeseli kitap ve yayınlarımızı çiçek yerine hediye ettik. Sayın rektör çok önemli açıklamalar yaptı. Hedeflerinin Gebze Teknik Üniversitesi’ni Gebze ve Kocaeli ile bütünleştirip kaynaştırmak olduğunu, Üniversite’nin öğrenci ve eğitimciler arasında kaynaşma ve gönül birliği köprüleri kurarak, Gebze Teknik Ruhu meydana getirmek istediğini söyleyerek, Gebze Teknik Üniversite’nin 2023 hedefinin Nobel ödülü alacak bilim adamları yetiştirmek olduğunun altını çizmek olduğunun söyledi

Gerçekten bunlar önemli hedefler. Eğer bir kurum bölgesi ile iş birliği yapamıyorsa ise çevresi ile kavgalı konumda ise, bulunduğu yerde yaşanan sosyal toplumsal kültürel ve siyasi olaylardan habersiz ise en önemlisi kendi içinde ve kendi mensupları arasında birlik ve beraberlik ruhu yoksa o kurumun başarılı olması mümkün değildir. Gebze Teknik Üniversite’nin gerçekten çok güzel hedefleri ve planları var. Sayın rektörün şahsın da tüm GTÜ camiasına başarılar diliyorum.

GTÜ RÖKTÜRÜ KOCAELİ GEBZE TV’İNİN CANLI YAYININDA

GTE rektöründe www.Kocaeligebze.tv ve www.devrialem.tv ‘den rektör olarak ilk canlı yayınını da gerçekleştirdik. Sayın rektör ilk kez rektör olduktan sonra teknolojinin imkanlarından yararlanarak böyle bir yayını Gebze Bölgesi’nin yayın kuruluşu ile yaparak kurumuzu dünyaya tanıtmak benim için önemli sizlere teşekkür ediyorum dedi. Sayın rektör ile yaptığımız canlı yayınını www.kocaeligebze.tv üzerinden http://kocaeligebze.tv/v/36614/gt-rektr-prof-dr-haluk-grgn-aiklamalarda-bulundu#.VMtQJdKsWWM linkinden de izleyebilirsiniz

 GEBZE KAYMAKAM’I GTÜ’NÜN YÜKSEK LİSANS ÖĞRENCİSİ

Biz GTÜ rektörü ile ziyaretimiz tamamladığımız sırada Gebze Kaymakam’ı Mehmet Arslan Bey’de hayırlı olsun ziyaretine geldi. Kaymakam Bey Rektör beye takılarak ‘Ben rektör beyin öğrencisiyim dedi. Emekliliğine 2 yıl kalan saygı değer kaymakamımın yüksek lisans yapması gerçekten çok önemli.  Diğer birçok yetkili ve yöneticiye de örnek olur.

AGRT’DEN KOCAELİ KÜLTÜR MÜDÜRLÜĞÜNDE KOCAELİ BASIN TARİHİ SERGİSİ

Devri alam belgesel programı Avrasya Gazeteciler Birliği Derneği Gebze Gazetesi ve İlim Kültür Tarih Araştırmaları Merkezi olarak 2015 yılının Kocaeli’ni tanıma ve tanıtma yılı ilan ettik. Bu konuda haberler hazırlamak TV programları yaparak ulusal ve bölgesel TV programları hazırlayarak Kocaeli’ni tanıma ve tanıtmak için çaba sarf edeceğiz. Ayrıca paneller ve bilimsel toplantılar organize ederek Kocaeli’nin marka değerlerini öncelikle Kocaeli bölgesinde ki insanlarımıza tanıtmayı amaçlıyoruz. Değim yerinde ise bir Kocaeli ruhu ve kültürü oluşturmayı hedefliyoruz. Bugün Türkiye’nin birçok il ve ilçesinin kültürel etkinliği Kocaeli’de büyük ilgi görürken Kocaeli ile ilgili hiçbir etkinliğin yapılmaması Kocaeli adına ve Kocaeli’yi yönetenler adına büyük ayıp ve eksiklik. Bu ayıp ve eksikliği kendi çapımızda gidermek için değişik faaliyetler içerisindeyiz. Bu çerçevede bu akşam Kocaeli Kent Konseyi ve Genç Kocaeli’ler Derneği iş birliği ile Kocaeli Kültür müdürlüğü binasında Kocaeli basın tarihi ve Kocaeli Fotoğraf sergisi açılışı gerçekleştireceğiz. ‘Kent Kültür Bilicine sahip olmak, her şeye sahip olmaktır’, “ Kocaeli’yi sevmek tanımak ile başlar. Kocaali’ye sevmek tanımak demektir’ sloganı ile açacağımız Kocaeli Basın tarihi ve Kocaeli fotoğraf sergisine sizlerinde katılmasını arzu ediyoruz.

Evet sonuç olarak, gazetecilik görevimizi ve belgeselcilik görevimizi en iyi şekilde yaparak kubbede hoş bir seda bırakmak arzusundayız. İmkanımız olduğu sürece hiçbir kurum ve kuruluşa minnet etmeden bu çalışmalarımız sürdürecek, Kültür ve Medeniyet tarihimizin tanınıp, tanıtılmasında tarihe not düşüp zamana noterlik yapacağız.  BAKİ KALAN GÖK KUBBEDE HOŞ BİR SEDA İMİŞ…

Engeli aşanlar

Engelliler ile ilgili pek çok yazı kaleme aldım. Türkiye’de 9 Milyona yakın engelli insanımız var. Engelliler sorunu gerçekten önemli ve devlet sorunu. Üstelik Kocaeli Gebze gibi iş ve trafik kazalarının yoğun olduğu bölgemizde engelliler konusu çok daha önemli. Son yıllarda engelliler ile ilgili bir çok çalışma yapıldı.

Yıllardan beri engelli konusunda yazı yazan tv programı çeken bir gazeteci olarak bu konuya farklı bir noktada bakmaktayım. Dün Kocaeli Gebze TV canlı yayınında kendisi de bir engelli olan Merkez Hastanesi sahibi Doktor Hakan Höbek Bey ile engelliler üzerine söyleşi gerçekleştirdik kendisi çok önemli bilgiler verdi. Hakan Bey ile yaptığımız söyleşiden bir bölümü sizlerle paylaşıyorum.

Engelli olmasına karşın zor şartlara rağmen okuduğunu kaydeden Doktor Hakan Höbek engellileri hastanesinde ücretsiz olarak muayene ettiklerini kaydetti. Engelli arkadaşların da bu toplumda başarı olmasının kendisi için önemli olduğunu kaydeden Höbek, “On çocuklu bir aileden engelli olarak başarılı oldum.  Devletimizin engelli için düzenlemeleri var ama bunları engellere anlatmak lazım. Engelliler genelde fakir insanlar, sanayi bölgesindeyiz iş kazaları fazla. Engelli kardeşlerimiz pek çok şey i başarabilecek durumda.” Dedi. Hakan Höbekle gerçekleştirdiğimiz röportajın tamamını http://kocaeligebze.tv/v/36596/gebze-merkez-hastanes-sahb-dr-hakan-hbekle-engelller-zerne-syle#.VMopvtKsVu4 adresinden okuyabilirsiniz.

ENGELLİLERE SAHİP ÇIKIYOR MUYUZ?

Engelliler ile ilgili çok yazı kaleme aldım. Gazeteciliğe başladığım 30 yıl önce engelli İsa Cengiz ile yaptığımız söyleşi büyük yankı yapmıştı. Ondan sonra yazdığımız yazı ve haberler gazetemiz arşivinde yer almakta bu yazılardan bir bölümünü sizlerle paylaşıyorum.

ENGELLİLERE NEDEN SAHİP ÇIKMIYORUZ?

Engelli yani vücudunun önemli bir uzvunu kullanamayan insanımız. İçimizden biri. Bir gün bizde özürlü olabiliriz. Ama hiç birimiz özürlünün, engellinin halinden anlamayız. Birleşmiş Milletler 3 Aralık’ı Dünya Engelliler günü olarak ilan etse de sadece işin sloganında kalınır, engelliye sahip çıkmayız. Bu kadar engellilere duyarlıyız. Ama her nedense engellilere sahip çıkmıyoruz. Aslında bu konuda toplumsal bilinç oluşmalı, engelliler her alanda sahip çıkmalıyız, küçük veya büyük iş yerlerinde imkânlar ölçüsünde engellilere istihdam sağlamalıyız.

    Engellilerle ilgili yapılan açıklamaları ve yayınlanan mesajları okudum. Hepsi yasak savma kabilinden göstermelik açıklamalardı. Bu konuda ciddi projeler üretilip, toplumu bilinçlendirmeye yönelik engelliye sahip çıkmanın önemini anlatan çalışmalar yapılmalıydı, bunlar olmadı.

   En çok engelli iş kazaları ve meslek hastalıklarından meydana gelmekte. Bu konuda yapılan istatistikte her 100 çalışandan 3.7’si ya meslek hastalığına yakalanıyor, ya da iş kazası yaşıyor. Dünya ortalamasında Türkiye en çok iş kazası yaşanan 3, Avrupa’ da ise birinci sırada. Akraba evliliği ve yanlış doğumdan kaynaklı engelli insanların sayısı, kaza sonucu oranlara göre azalırken, bu durum iş güvenliğinin yeterince alınmadığının ve bu konuda çalışma yapılması gerektiğinin en acı göstergesi. Bu konuda işverenleri, sendikaları göreve çağırıyor ve iş güvenliği notasında kapsamlı çalışma başlatılması gerektiğine inanıyorum.

ENGELLİLERE SAHİP ÇIKIYOR MUYUZ?

3 Aralık Dünya Engelliler günü. Bugün bu konuda çeşitli etkinlikler yapılacak. Daha önce sakat ve özürlü dediğimiz insanlara son yıllarda biraz daha saygı göstererek engelli demeye başladık. Engellilere yönelik devlet ciddi yasalar ve yaptırımlar uygulamaya başladı. Görme özürlü bir vatandaşın milletvekili seçilmesi, engellilerin sorunlarını gündeme daha çok taşınmasına vesile oldu.

Bugüne kadar engellilerle ilgili birçok yazı kaleme aldım. Makaleler yazdık. Belgesel programlar çekerek kamuoyu oluşturmaya çalıştık. Engellilerle ilgili 3 Aralık’ın Dünya Engelliler günü kabul edilmesi ise konunun dünya kamuoyuna gelmesine vesile oldu.

3 ARALIK NEDEN DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ?

3 Aralık’ın dünya engelliler günü olarak ilan edilmesi fazla değil 20 yıllık bir geçmişe sahip. 1992 yılından bu yana 3 Aralık gününde Birleşmiş Milletler tarafından uluslararası bir gün olarak kabul edilmiştir. Bu günde dünya çapında organizasyonlar düzenlenmektedir. Bu aktiviteler genellikle ücretsiz olup, gönüllülüğe dayanmaktadır. Hükümet desteği ve sivil toplum organizasyonlarıyla birlikte bu günün kutlanması çeşitlilik göstermektedir. Her yıl bu gün için değişik bir tema edinilmektedir.

HEPİMİZ ENGELLİ ADAYIYIZ

Aslında birçok engelli, özürlü ve sakat vatandaş doğmadan değil, daha sonra geçirdikleri kazalar neticesi engelli olmakta. Bu kazaların başında ise iş ve trafik kazaları gelmekte. Türkiye iş ve trafik kazaları açısından tam bir savaş alanı. Birçok insan trafik magandaları yüzünden ya hayatını kaybetmekte veyahut sakat kalmakta. Her yıl meydana gelen trafik kazası bilançoları bu acı gerçeği yüzümüze haykırmakta.

İŞ KAZALARINDA TÜRKİYE’NİN DURUMU

Dünya İş kazaları istatistiği araştırıldığında Türkiye, iş kazalarında neredeyse ön sıralarda yer alıyor. İş kazalarına yönelik yasalar ve yaptırımlar ise sadece göstermelik. Bu konuda ne işveren ne de çalışan işçiler bilinçli değil.

Sadece Gebze bölgesinde iş kazaları sonucu hayatını kaybedenlerle ilgili veriler incelendiğinde karşımıza dehşet manzara çıkmakta. Sakat kalan insanlar ise iş kazalarının boyutunu bizlere göstermekte. Gebze’de ki iş mahkemelerinin dokümanları incelendiğinde iş kazalarında sakat kalanlar, bir başka ifadeyle engelli duruma düşen insanlarımız üzerinde ciddi bir araştırma yapıldığında, iş kazalarının hangi boyutta olduğunu göreceğiz.

İş kazalarıyla ilgili sadece yasalar ve yaptırımlar yetmiyor. Öncelikle çalışan işçiler de bilinçlenmeli. Bir çokları yeterli önlemi almadığı için meslek hastalıklarına yakalanmakta,. Hayatlarının baharlarında ölmekteler.

İşçi ve işveren sendikalarımız işçilerin sadece maaşları ve özlük hakları ile ilgili pazarlıklar yapmakta. Aslında işçi sağlığı ve iş güvenliğini birinci öncelik olarak ele almaları gerekmektedir. Bugün,  bir çok iş yerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği uygulanamamakta. Bu yüzden meydana gelen kazalarda birçok insan hayatını kaybetmekte veyahut sakat kalarak engelli durumuna düşmektedir.

YANLIŞ DOĞUMLARDA ENGELLİ YAPIYOR

Yanlış ve bilinçsiz doğumlar engelli oranını artırmakta. Son yıllarda sağlık kuruluşlarında doğumların yapılmasıyla bu durum azalmakta, buna rağmen halen kırsal bölgelerde evlerde doğum gerçekleşmekte, doğum esnasında bebekler sakat kalmakta, annenin sağlık durumu tehlikeye düşmektedir.

Akraba evliliği Türkiye’nin kanayan bir yarasıdır. Akraba evliliği dolayısıyla birçok sakat ve özürlü bebekler dünyaya gelmekte, toplum bu yüzden büyük sorun ve sıkıntılar yaşamakta.

Gebzespor, gençlik ve spor bilinci

Türkiye’de başlı başına Gençlik ve Spor Bakanlığımız bulunmakta ama spora ilgi duymayan gençlerine önem vermeyen ülkelerin başında gelmekteyiz bu algı değişmeli gençlere ve spora önem vermeliyiz. Gençlerimize acaba ne kadar önem veriyoruz? Gençlere Türkçe’de delikanlı diyoruz, onların kanları delidir onlar heyecanlıdır onlar yerinde durmaz, içimizde gençlik kanı taşırız, gönül hiç yaşlanmaz hep genç kalır. Delikanlıların heyecanını sporla taçlandırmak gerek ama maalesef spor kültürümüz sıfır.  Gençlere bakarsınız spor yapmayı sevmez ye içer yatarız. Gençleri kötü alışkanlıklardan korumanın bir diğer yolu da spordan geçiyor. Son günlerde gençlerle ilgili bu köşede yazdığım yazılar ilgi görüyor, binlerce tık alıyor, gençlerin spor alanlarının çoğaltılması gerekiyor. En büyük eksiğimiz spor, 60 yıl önce kurulan kentimizin değeri olan Gebzespor’un tarihini bile bilmiyoruz, araştırmalar sonunda kentimizin Gebzespor’a kayıtsız kaldığını üzülerek gördük. Gebzespor’a kentimizin yeteri kadar değer vermeyişinin ardında bir çok sebep var çünkü Gebzespor Gebze ve kentle daha fazla kaynaşıp bütünleşebilirdi. Geçmişte Gebzespor başkanlığı yapan birçok kişi Gebzespor’u siyasete atlama olarak gördüler. Aslında sporla siyaset birbiriyle karıştırılmaması gereken önemli iki değer ama biz her şeyi birbirine karıştırmaktayız.

Gebzespor’la Gebze kaynaşmalı. Bugün bir çok il spor kulüpleri marka değerlerini yükseltebiliyorlar. Futbol takımları illerin tanınmasına ekonomik ve turizm potansiyelinin kalkınmasında katkı sunmakta. Yüz binlerce kişinin yaşadığı Gebze’de Gebzespor’un taraftarı acaba kaç kişi bilmiyorum. İlker Çakır başkanlığındaki yeni yönetim kendi çapında çalışmalar yapmakta.  Elini taşın altına koyan Sayın Çakır Gebze kentine yakışır ve Gebzespor camiasına yeniden büyük bir imaj kazandırmaya çalışıyor. Bu konuda tüm Gebze’deki kurum ve kuruluşlar Gebzespor’a sahip çıkması gerekiyor. Bu konuda en önemli desteği Kocaeli Valisi Sayın Hasan Basri Güzeloğlu ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın İbrahim Karaosmanoğlu’nun vereceğine inanıyoruz.

GEBZESPOR TARİHİNDE DÖNÜM NOKTALARI

Tarihleri 1980’li yılların başı Gebze’de gazeteciliğe yeni başladım. Gebzespor başkanlığını diş doktoru Şendoğan Tezyüksel yürütüyor. İlk kez Gebzespor’un arması mor beyaz olarak tescillenmiş armanın tanıtımıyla ilgili Şendoğan Bey bir basın toplantısı düzenlemiş o gün ilk kez Gebzespor’la tanıştım. Aradan 35 sene geçti. Gebzespor’u yakından takip etmeyi sürdürüyorum. Son dönemde gençlerle ilgili yazdığım yazı beni yeniden spora yöneltti. Spor yazıları da yazıp ayrıca fırsat buldukça spor da yapmaya çalışacağım. Şimdi gelin Gebzespor tarihi ile ilgili yapılan araştırmayı sizlerle paylaşmak istiyorum.

GEBZESPOR KOCAELİ’NİN İLK FUTBOL TAKIMI

Kocaeli´ de kurulan ilk futbol kulübü bilindiği gibi Gebzespor. Rafet Yüce ve Aziz Saka öncülüğünde 1955´ te Gebze Gençlik Spor Kulübü adı altında kurulan kulüp 1977 yılında Gebzespor Kulübü adını aldı. Mor beyazlı temsilcimiz tarihinde sayısız başarılara damga vurdu. Son yıllardaki kötü serüvenlerin ardından şu anda BAL Liginde şampiyonluk kovalıyor. Kent olarak  tarihi geçmişi bir hayli fazla olan Gebzespor’a destek çıkmak ve özellikle genç kuşaklara Gebzespor tarihini aşılamak her birimizin en büyük vazifesi olmalı. Gençlerimize Gebzespor sevdasını aşılamalı ve kentlilik bilinciyle hareket ederek kötü alışkanlıklar yerine sporla iç içe günler geçirmelerini sağlamalıyız.

GEBZESPOR TARİHÇESİ

1955 yılında Rafet Yüce ve Aziz Saka öncülüğünde, Rıza Hoşsöz, Fehmi Bora, Necmi Berberoğlu, Neşe Koranoz, Mazhar Erdemi ve Ahmet Ataç´tan oluşan 6 yönetici, 1 Başkan Yrd. ve Başkan´dan oluşan toplam 8 kişilik bir yönetim kuruluyla Türk spor hayatına merhaba diyen Gebzespor Kulübü, futbol macerasına ilk olarak Kocaeli Amatör Ligi´nde başlar. Söylentilere göre Gebzespor Kulübü´nün kadrosu o zamanlarda kahvehanelerdeki semt sakinleri, esnaflar ve işçilerden oluşmaktaydı. Yaklaşık 20 yıl boyunca Kocaeli Amatör Ligi´ nde bir başarı elde edemeyen Gebzespor Kulübü 20. yılında birçok işadamı, devlet memuru, askeri personel ve semt sakinlerinin maddi destekleriyle ekonomisini güçlendirir. Bu sayede kurduğu alt yapısıyla gelecek için yatırımlar yapmış olan Gebzespor Kulübü 1960-1974 yılları aralığında büyük bir gelişme kat ederek Kocaeli 2.Amatör ve 1.Amatör Küme Ligi´nde ardı ardına şampiyon olarak, günümüz 3.Lig seviyesinde olan 2.Lig´e çıkmıştır. 1974 sezonu Gebzespor Kulübü için bir dönüm noktası olmuştu. Kulübün 2. Lig´e çıkması ilçede kulübe olan sempatiyi artırmıştı.

GEBZESPOR’UN 80’Lİ YILLARI

1980´li yıllara gelindiğinde taraftar desteği kabul edilebilir düzeyde artıyordu. 1984´te Şendoğan Tezyüksel, İlhan Özler, Mustafa Kırcalı ve Turan Nalbant Gebze Anadolu Bankası´ nın verdiği 15 milyon Lira´lık krediye teminat almışlardır. Gebzespor 1984´te resmen profesyonel bir takım olmuştur ve bu Gebze için ikinci bir dönüm noktası oluşturmaktaydı. Türkiye Futbol Federasyonu´nun aldığı karar doğrultusunda o zamanlar yeni açılan 3. Lig´de uzun süre mücadele eden Gebzespor, 50. yılında Şevki Demirci´nin başkanlığında şampiyon olarak 2. Lig´e terfi etmiştir. 2010-2011 sezonunda 3.lig´e tekrar düşmüştür. 2012-2013 sezonu 3,üncü Ligte mücadele edecektir.2012-2013 sezonu BAL ligine düşmüştür,2013-2014 sezonunda BAL liginde mücadele etti.

GEBZE STADININ TARİHÇESİ

1995 yılına kadar Metin Oktay Stadı´nda maçlarını oynayan Gebzespor Kulübü, 1995 yılında 8.000 seyirci kapasiteli Gebze Şehir Stadı´nda mücadelesini sürdürmüştür. 1955´te atılan temelin 1990´da tamamlanmasıyla beraber burada maçlarını oynamıştır. 2007´de dönemin Kulüp Başkanı Ali Rıza Demirçeviren öncülüğünde ve dönemin Gebze Belediye Başkanı İbrahim Pehlivan´ın katkılarıyla stad yenilenmeye alınmıştır ve 2008 yılına gelindiğinde dörtte biri kapalı olan stadın dörtte ikisi kapatılmıştır ve stad kapasitesi 33000 kişiye ulaşmıştır. Stad 2011 yılında eski kocaeli milletvekili Alaettin Kurt adını almıştır. 2012 22 Şubatında U18 Milli takımlar Türkiye-Belçika maçı bu stada verilmiştir. Günümüze kadar geçen zaman zarfında Gebze İlçe Stadı´nın dörtte üçü kapatılarak daha uygun hale getirilmiştir.

Evet sonuç olarak bu yazıyı kaleme aldığım sayfada facebook’ta bir etkinlik gördüm. Etkinlik kapsamında Gebzespor taraftarları Pazar günkü Sultanbeyli karşılaşması için kentteki tüm hanımları maça davet ediyorlar. Gerçekten güzel bir davet sadece hanımlar değil çocuklarımızı da yanımıza alarak maça gitmeliyiz. Gebzespor’u çocuklarımıza da sevdirmeliyiz. Gebzespor Gebze’nin 60 yıllık en köklü markalarından birisi. Gebzespor’un 60 yıllık koca bir tarihe sahip bu tarih bir bakıma Gebze’nin de tarihi. Hangi ilden gelmiş olursak olalım hangi spor kulübünü taraftarı olursak olalım önce Gebzesporluyuz ve Gebze’liyiz demeliyiz. Gençlerimizin geleceği için sporun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha altını çizerek yazımı noktalıyorum. Gençlerle ilgili daha önce yazdığım yazılarımı linkini www.gebzegazetesi.com adresindeki köşemden okuyabilirsiniz

Dilovası’nın geleceği

Kocaeli’nin on iki ilçesi arasında Dilovası’nın ayrı bir yeri var. Küçük fakat oldukça sanayi ve ekonomik potansiyeli ile büyük bir ilçe Dilovası. Dilovası’nı ilk kez 1975’li yıllarda gördüm. O zaman adı İzocam ve Nasaş olarak geçiyordu. Dilovası hızla büyüdü. Kırk yıllık geçmişine gazeteci ve belgeselci olarak canlı şahitlik yapmaktayım.

1978 yılından beri Dilovası’nın ve çevre köylerin nereden nereye geldiğini adeta gün gün not etmiş bir belgeselci olarak Dilovası bugünkü konumu daha iyi anlıyorum. Dilovası deyince kamuoyunda çok farklı algı var. Bu algıyı değiştirmek ve Dilovası deyince markalar kenti olduğu Körfez köprüsü ve 3. Hava limanına gidecek hızlı trenin başlangıç noktası olması dolayısıyla bir ulaşım ve kavşak noktası olduğu tespit ve tescil edilmelidir.

DİLOVASI GEÇMİŞİNİ DÜN GİBİ HATIRLIYORUM

Dilovası’nın Çerkeşli köyüne bağlı mahalle olduğunu daha sonra Belde Belediyesi kurulduğunu 2008 yılında da ilçe haline getirildiğini dün gibi hatırlıyoruz. 5 organize sanayi bölgesi çok sayıda limanın yüzlerce sanayi kuruluşu ile Türkiye’nin adeta sanayi üstü, ulaşım merkezi ve limanlar kenti olduğu gözler önüne seriliyor. Dilovası deyince sadece sanayi değil tarım ve hayvancılığı da unutmamak gerekiyor. Üzümü, kirazı, koyun yoğurdu ve diğer sebzeleriyle Dilovası önemli bir nokta.

Dilovası Kaymakamı ile tarihe not düştük

HULİSİ ŞAHİN İLE SÖYLEŞİ YAPTIK

Dilovası Kaymakamı Sayın Hulusi Şahin ile bir söyleşi gerçekleştirdim. Aslında Sayın Kaymakam Dilovası’na atandığında Dilovası ile ilgili kitap dokümanlarımızı kendisine göndermiştik. Sayın Kaymakam da Dilovası’na geldiği Çorum’un Sungurlu ilçesinden bizi telefonla arayarak teşekkür etti. İlk kez Sayın Kaymakamla dün Dilovası üzerine konuştuk ve söyleşi gerçekleştirdik.

Sayın Kaymakam Dilovası’nda severek Kaymakamlık yaptığını Dilovası’nın kamuoyundaki imajını olumlu yöne çevirerek, Dilovası’nın güzel yönlerini kamuoyu ile paylaşmaya çalışıyor. Bunda da haklı gerçekten bilerek veya bilmeyerek kendi yöremize bazen haksızlık ediyoruz. Küçük sorunları bile büyüterek kötü imaj meydana getiriyoruz.

DİLOVASI’NIN ÖNEMİNE DEĞİNDİ

Gerçekten birçok yerin sorunun olduğu gibi Dilovası’nın da sorunu var. Bu sorunlar çözülmeye çalışılıyor. Dilovası’nın 2023 vizyonunu ortaya koymaya çalışan Sayın Kaymakam Dilovası’nın çok önemli bir bölge olduğunu Türkiye’de yapılan sanayi yönetimin yüzde 7’sinin Dilovası’ndan gerçekleştiğini Dilovası’nda ki limanların sanayi ürünlerine dünyaya ihraç ettiğini her bakımdan Dilovası’nın önemli olduğunun altını çizdi.

Kaymakam Hulusi Şahin ile yaptığımız söyleşi geniş biçimde bugün Kocaeli Gebze TV’de yayınlanmakta. Kaymakam Beyin yaptığı açıklamaları www.kocaeligebzetv.com adresinden izleyebilirsiniz.

DİLOVASI BELEDİYE BAŞKANI İLE SÖYLEŞİ

Dilovası Belediye Başkanı ALİ Toltar’la da geçen hafta söyleşi gerçekleştirdik. Ali Bey ile gerçekleştirdiğimiz söyleşi izleyici ve okuyuculardan ilgi görmüştü. Tavşancıl sahillerinde yaptığımız söyleşinin haber ve görüntülerini yine www.gebzegazetesi.com’daki ve www.kocaeligebze.tv’deki linkten izleyip paylaşabilirsiniz.

Bu tür söyleşilerdeki amacımız yetkili ve yöneticilerimizin bölgeleriyle neler düşündüğü ve ne tür açıklamalar yaptığını belgeleyerek gelecekte bölge ile ilgili akademik çalışmalardan araştırmacılara bir veri olmasını sağlamak. Keşke kaymakamlarımız ve belediye başkanlarımız zaman zaman bölgeleri ile ilgili raporlar hazırlayıp bunları kamuoyu ile paylaşabilseler.

Dilovası Kaymakamı Sayın Şahin’den önemli bilgi de aldım, Dilovası nüfusu artmıyormuş, sanayi bölgelerinin çoğalmasına rağmen Dilovası nüfusunun artmaması konut ver yerleşim yerinin olmamasından kaynaklanıyor. Acı ama gerçek bugün İMES, MAKİNECİLER, kömürcüler, mermerciler, organize sanayi bölgeleri konut yapılacak alanlar üzerine kurulu. Organize sanayi bölgeleri sadece sanayi yatırımlarını düşünürken konut yerleri dikkate alınmadı. Bu bakımdan çok önemli sorunlar yaşanacak. Bu sorunlar yaşanmaması için Dilovası bölgesi pilot bölge seçilmeli ve 2023 Dilovası vizyon raporu hazırlanarak önümüzdeki aylarda seçimlere girecek millet vekillere ve siyasi partilere verilmelidir.

Sadece Dilovası için değil Kocaeli’nin tümü için Kocaeli Üniversitesi ve Gebze Teknik Üniversitesi bir çalışma grubu oluşturup akademik çalışmalar yaparak 2023’deki Kocaeli’nin ne olacağı en iyi şekilde gündeme getirilmelidir. Dilovası Kaymakamı ile gerçekleştirdiğimiz haberin bir sizlerle paylaşıyorum.

Dilovası Kaymakamı Hulusi Şahin, dün Kocaeli Gebze TV ve Gebze Gazetesi ekibine önemli açıklamalarda bulundu. Dilovası ile ilgili önemli açıklamalarda bulunan Kaymakam Şahin, Dilovası’nın üretim olarak Türkiye’ye çok önemli katma değer sağladığını söyledi.

ÜRETİME KATKISI ÇOK BÜYÜK

Dilovası üzerinde hiç hak etmediği bira algının olduğunun altını çizen Kaymakam Şahin,  ‘İlçemizde 8 tane liman ve 5 tanede OSB bulunuyor. En fazla OSB olan 3 ilçeden birisiyiz. Üretim olarak Türkiye ekonomisine çok katkılar sağlıyor. Dış Ticaretin yüzde 7’si ilçemizden yapılıyor. Türkiye’ye katma değer üreten bir Dilovası’nda olmaktan gurur duyuyorum’ dedi

Haberin tamamını bugünkü manşetimizden okuyabilirsiniz