Notice: wp_enqueue_script hatalı çağırıldı. Betikler ve stiller wp_enqueue_scripts, admin_enqueue_scripts, ya da login_enqueue_scripts kancalarından önce kayıt edilmemeli ya da sıraya alınmamalıdır. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 3.3.0 sürümünde eklendi.) in /home/belgesel/public_html/wp-includes/functions.php on line 4152
Başbakan’ın Almanya ziyareti – Belgesel Yayıncılık
Mayıs 2014, Yıl 2014

Başbakan’ın Almanya ziyareti

Başbakan Erdoğan potansiyel Cumhurbaşkanı Adayı sıfatı ile Almanya’ya gitti. Almanya’nın önemli kenti Köln’de Türklerle buluştu. Gitmeden önce büyük tartışmalar çıkmıştı. Gerek Türkiye gerek Almanya kamuoyunda “Gitmesin, gelmesin” denildi. Zira bundan kısa bir süre önce Almanya Cumhurbaşkanı Türkiye’ye gelmiş ve Türkiye’nin iç işlerine müdahale edecek şekilde açıklamalar yapmıştı. Başbakan Erdoğan buna sert tepki göstermiş ve hatta Alman Cumhurbaşkanı Türkiye’den ayrılmadan önce net tavrını koşmuştu Başbakan Erdoğan. Deyim yerindeyse kükredi ve “çek, git” denildi. Bu noktada Alman kamuoyu çok kızgındı. “Başbakan gelmesin, Almanya’yı karıştıracak” denildi. Başbakan gitti, Almanya gerilmedi. Başbakan’ı dinlemek için gelenler, Protestoya gelenler, toplantılar, konuşmalar, yapıldı ve bitti. Ancak biz biraz geçmişe yolculuğa çıkalım. Türkiye’nin önemli rakipleri var. Bunların içerisinde bana göre en büyük rakip almanlar. Zira, Almanya’nın içerisinde dolaylı ve direk 3 milyondan fazla Türk yaşıyor. Almanya’da Türkler ciddi manada etkin konumda. Babaları, dedeleri işçi olarak Almanya’ya giden Türkler işadamları oldular.

TARİH BOYU TÜRK-ALMAN İLİŞKİLERİ

Almanya’ya dikkat etmek geriyor. Tarih boyu Türk alman ilişkileri 1. Dünya savaşında doruk noktaya ulaşmış ve Türkiye Almanlarla birlikte savaşa katılmıştır. Çanakkale bizim için hep çok büyük bir zaferdir. Çanakkale de zafer kazanmamamıza rağmen Almanlar mağlup olduğu için yenik sayılmışızdır. Bugün Çanakkale Türkiye’nin gururu. Almanya büyük bir devlettir. İkinci cihan harbinin başlatmasına ve mağlup olmasına rağmen Almanya çok güçlü ve dirayetli sözü dinlenen bir ülke konumundadır. Aslında AB diye birlik yoktur. Almanya imparatorluğu vardır. Sırf Britanya İmparatorluğuna karşı Alman-İngiliz rekabetinin ürünüdür. Almanya aleyhine olacağını bile bile Mark’tan Euro’ya geçmiştir ve AB adı altında Alman İmparatorluğu kurulmuştur. Biz hep Almanlarla dost ittifak içinde olmuşuzdur. Osmanlının son dönemlerinde ki en önemli projelerinden olan Berlin-Bağdat, Şam-Hicaz Demiryolları ve daha bir çok işletmeler Almanlara verilmiştir. Alman işadamları Türkiye’de bir çok tarihi eseri kaçırmışlardır. Bugün Berlin’de ki çok önemli kalıntı ve eserler, müzede sergilenenler Türkiye’den kaçırılmıştır. Hep Almanlarla ilişki içerisinde olmuşuzdur ama hep darbe yiyen Türkiye olmuştur. Örneğin 1. Dünya Savaşı’ndan çıktıktan sonra Osmanlı devleti 3-5 Milyon Kilometrekare toprağını 7809 bin kilometrekare de tutabilmiştir. Ama Almanya ikinci cihan harbine girmiş ve halen etkindir. 1960’larda Türkler buraya işçi olarak gitmiş ve burada belirleyicidir.

VİZE VE AB SORUNU

AB’nin kapısında bizi bekletiyorlar. Yani Almanlar bizi bekletiyor. Alman9 başbakanı maalesef bizi kapıda tutuyor. Ne gel ne git diyor, üstelik bir de vize problemi. Türk işadamları AB’den vize alabilmek için akla karayı seçiyor. Dün Rusya, bizim kanlı bıçaklı düşmanımızdı. Rusya’nın istediğiniz coğrafyasına vizesiz girebiliyorsunuz. Ama yıllardan beri müttefikimiz olan Amerika’ya vizesiz giremiyorsunuz. Bize vize vermek istemiyorlar, Muhatap bile olmak istemiyorlar. İşte tam bu noktada Başbakan Erdoğan ortaya çıktı.

  Ben Türkiye’de ki olaylara yerel düzeyde bakmak istemiyorum çünkü bir ayağım yurt dışında. Özellikle BBC ve İsrail’in ne dediğine kulak vermeye çalışıyorum, Türkiye’nin Avrupa ilişkileri, Almanya ilişkileri, İngiltere ve Rusya ilişkilerini çok iyi incelemek gerekiyor. Bugün Türkiye’de olup biten her şey dünyayla eşdeğerdi. Yıllarca Büyükelçilerimiz, aman bize değmeyen yılan bin yaşasın dediler. Ne dediklerini bile bilmediğimiz, kendi insanları için o ülkede Türkiye’yi temsil eden, binlerce dolar maaş alan büyükelçilikler vatandaşlarına zulmediyorlardı. O Büyükelçiler sadece eğlenceden eğlenceye, kokteylden kokteyle koşuyorlardı. Biz Afrika’ya giderken, 55 Afrika ülkesi içerisinde Türkiye’nin sadece 12 ülkede Büyükelçiliği vardı. Türkiye son 20-25 yıldır gözünü dünyaya dikti, “ben de varım” dedi. “Ben de dünya lideri olmak istiyorum.” Dedi. “Amerika daha keşfedilmeden biz ülkeydik, devlettik, benim binlerce yıllık geçmişim var.” Dedi. Merhum Özal işadamlarını alarak yurt dışına çıkardı. Bugün dünyanın neresine gidersiniz gidin bir Türk işadamıyla, Türk insanıyla karşılaşıyorsunuz. Türkiye deyim yerindeyse çok oldu, Türkiye’nin önü bir şekilde kesilmek isteniyor. Etrafımız ateş çemberi, hemen hemen neredeyse Dost diyebileceğimiz ülke kalmadı.

Türk alman ilişkilerine çok iyi irdelemek gerekiyor. Bugün Almanlar kendilerine gelen bir çok milleti asimile etti. Ama asimile edemedikleri tek bir topluluk var o da Türkler. Türkler orada diline, dinine, kültürüne ciddi manada bağlı. Ve alman derin devleti Türkleri sindirmek için yer altı örgütleri bile kurdu. Türkiye’nin büyümesini istemiyorlar. Türkiye’nin orada 4 Milyondan fazla insanın bulunmasından ciddi endişe duyuyorlar. Evet Başbakan Almanya’ya gitti. Sözün özü şu ki Alman Türk ilişkilerine dikkat etmek gerekiyor. Ve tarih boyu Türk-Alman ilişkilerinde hep Türkiye zararlı çıktı. Türkiye zararlı çıkmasın diyoruz.

Previous ArticleNext Article

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir