Notice: wp_enqueue_script hatalı çağırıldı. Betikler ve stiller wp_enqueue_scripts, admin_enqueue_scripts, ya da login_enqueue_scripts kancalarından önce kayıt edilmemeli ya da sıraya alınmamalıdır. Daha fazla bilgi için lütfen WordPress hata ayıklama adresine bakın. (Bu mesaj 3.3.0 sürümünde eklendi.) in /home/belgesel/public_html/wp-includes/functions.php on line 4152
Bilecik’te Devri Âlem – Belgesel Yayıncılık
2015, Kasım 2015

Bilecik’te Devri Âlem

Türk Dünyası tarihini araştırmak üzere programlarımıza devam ediyoruz. Dünya coğrafyasındaki kültür ve medeniyet tarihimizi araştırırken, Türkiye’yi de ihmal etmiyoruz. Osmanlı’nın kuruluşuna beşiklik eden Bilecik’teyiz. Sonbaharda yollar bir hayli güzel. Güneşin doğuşu ve sararmış ağaçların muhteşem görüntüsü, insana göz ve gönül ziyafeti sunuyor.
EXPO ANTALYA TANITIMI
2016 yılında Antalya’da düzenlenecek Expo 2016 Antalya programının da tanıtımları yol boyunca dikkatimizi çekti. 23 Nisan – 30 Ekim arasında düzenlenecek program kapsamında tüm dünyadan çiçekler ve çocuklar Antalya’ya gelecek. Felsefesi “Gelecek Nesiller için Yeşil Bir Dünya” olan EXPO 2016 Antalya’nın teması ‘Çiçek ve Çocuk’, sloganı ise “Geleceği Yeşertmek”. Tarih, Biyo-çeşitlilik, Sürdürülebilirlik ve Yeşil Şehirler EXPO 2016 Antalya’nın alt temalarını oluşturuyor. Ulusal ve uluslararası kongrelerin, panellerin, toplantıların ve seminerlerin organize edileceği EXPO 2016 Antalya’da kültürel ve sanatsal etkinlikler de ziyaretçilerle buluşacak.
6 ay boyunca açık kalacak olan EXPO’ya bugüne kadar EXPO’lara yapılan en yüksek uluslararası katılım ve yerli-yabancı 8 milyon ziyaret hedefleniyor. EXPO 2016 Antalya, Aksu’da 1121 dekarlık alanda gerçekleşecek. EXPO 2016 Antalya’da tüm dünya için yepyeni bir gelecek yeşerecek. Çiçeklerin güzel kokusu, çocukların cıvıl cıvıl sesi daha yeşil bir dünya umuduyla Antalya’dan yükselecek.  Yol boyunca EXPO 2016 ile ilgili gördüğümüz tanıtım afişlerinden sonra Bilecik’e geldik.
Bilecik’te ilk olarak Osmanlı’nın manevi kurucusu Şeyh Edebali’nin türbesini ziyaret ederek ülkemiz ve Türk-İslam dünyasına dua ettik.  Pazaryeri eski Belediye Başkanı Hikmet Öztürk ve Bilecik’te yayın yapan Sakarya Gazetesi sahibi Şadi Erdal beyin misafiri olarak geldiğimiz Bilecik’te araştırmalar yaparak, kültür ve medeniyet tarihimizin kilometre taşlarını siz değerli okurlarımızla ile buluşturuyoruz. Bilecik’in Türk-İslam medeniyeti tarihinde önemli bir yeri var.  Daha önce Bilecik ile ilgili birçok makale kaleme aldım. Bugün ki makalemde sizlere Türkiye’nin önemli illerinden biri olan Bilecik’in tarihi hakkında bilgi vermek istiyorum.
OSMANLI DEVLETİ’NİN KURULUŞUNDA BİLECİK
1071 Malazgirt Savaşından sonra Anadolu fatihi ve Anadolu Türk devletinin kurucusu Selçuklu Kutalmışoğlu Birinci Süleyman Şah’ın ordularınca Bilecik fethedilmiş; Birinci Haçlı Seferinde ise Bilecik yeniden Bizans tarafından alınmıştır. Selçukluların bir boyu olan Kayıların bir bölümü (400 çadırlık bir oba) Ertuğrul Gazi yönetiminde batıya doğru yer değiştirerek Söğüt ilçesi ve çevresine gelmişlerdir.
Osmanlı vaka-i namelerinde Kayıların Söğüt ve çevresine yerleşme tarihi olarak 1230’lu yıllar gösterilmektedir. 1231 yılında İznik İmparatoru, Selçuklu sınırına tecavüz edince Selçuklu Sultanı I. Alâeddin Keykubat Bizanslılara karşı bir sefer düzenlemiş, Ertuğrul Bey de bu sefere bir akıncı olarak katılmıştır. Selçuklu ve Bizans orduları arasında Sultanönü mevkiinde meydana gelen savaşın sonucunda Bizans ordusu yenilmiş, Karacadağ ve Söğüt dolayları Büyük Selçuklu Devleti’nin eline geçmiştir. I. Aleaddin Keykubat Belekoma (Bilecik) Tekfurunu vergiye bağlamış; savaşta büyük yararlıklar gösteren Ertuğrul Bey’e Söğüt’ü mülk, Domaniç’i de yaylak olarak vermiştir. Ertuğrul Gazi’nin 1281 yılında vefat etmesi ile oğlu Osman Bey’in yönetiminde Söğüt uç beyliğinin kurulması (1284) hem bölge hem de dünya tarihi açısından bir dönüm noktası olmuştur.
 Babasının yerine geçen Osman Bey 1286 yılında İnegöl yakınındaki Hisarcık kalesini Bizanslılardan alır; 1287 yılında da İnegöl Tekfuru’nu Domaniç yakınlarındaki İkizce’de (Erice) yenilgiye uğratır. Osman Bey ve silah arkadaşlarının Bizans Tekfurları ile olan savaşlarını izleyen Selçuklu Sultanı III. Alâeddin Keykubat büyük bir ordu ile Karacahisar önlerine gelmiş, Osman Bey’in kuvvetleriyle birleşerek Bizans’ın elindeki bu kaleyi kuşatmıştır. Kuşatma sürerken Selçuklu Sultanı geri döner. Osman Bey’e bir sancak, tuğ, âlem ve gümüş takımlı bir at göndererek Söğüt ve Eskişehir’i de içine alan bu sancağı Osman Bey’e verir. Karacahisar’daki Rum kilisesini camiye çeviren Osman Bey ilk kez kendi adına hutbe okutmuştur ki (1289)  bu olaylar Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun ilk işaretleri olarak nitelendirilmektedir.
OSMAN BEY 1299’DE FETH ETTİ
O tarihlerde henüz Türklerin elinde olmayan ve bir Bizans kenti olan Bilecik’in Osman Bey tarafından fethi ise 1299 yılında Belekoma kalesinin ve Yarhisar’ın fethedilmesiyle olmuştur. Bilecik, Yıldırım Bayezid dönemine kadar Osmanlı yönetiminde kalmış ancak 1402 yılında Ankara meydan savaşında Bayezid’in Timur’a yenilmesi sonucunda 2 ay kadar Timur’un hâkimiyetine geçmiş ve Çelebi Sultan Mehmet tarafından geri alınmıştır. Bu tarihten sonra, Osmanlı yönetimi sırasında Bilecik giderek gelişmiş, ancak, şehrin kurulu bulunduğu alanın iskân için uygun olmaması daha hızlı gelişmesini engellemiştir. Bununla birlikte Bilecik, Bursa ve İznik’ten Eskişehir’e ve Anadolu içlerine giden yol üzerinde önemli bir konaklama ve dinlenme yeri olarak önemini korumuştur. Bilecik Trakya ve Marmara bölgelerini İç, Güney ve Güneydoğu Anadolu bölgeleriyle Ön Asya’ya bağlayan İstanbul-Bağdat demiryolu kenarında kurulmuştur. Roma ve Bizanslılar zamanında kent merkezinin küçük bir yer olduğu sanılmaktadır. Türklerin eline geçtikten sonra önem kazanmıştır. Osman Gazi’nin fethettiği ilk önemli kale olması ve Şeyh Edebalı Türbesi’nin burada bulunması, şehre olan ilgiyi artırmıştır.
Evet, Bilecik ülkemizin önemli illerinden bir tanesi. Türkiye’nin her bir köşesi ayrı güzel. Ülkemizin değerini bilmemiz gerekiyor. Bilmeliyiz ki başka bir Türkiye, başka bir Bilecik yok. Sizleri Bilecek’i görmeye, Şeyh Edebali’nin türbesini ziyaret ederek Fatiha okumaya davet ediyorum.

Previous ArticleNext Article

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir