Yerli Otomobile destek kampanyası başlatmalıyız

Türkiye’nin yerli otomobil macerası 1960 ihtilalinden sonra benzini biten meşhur ‘Devrim otomobili’ ile başlar. İhtilal liderlerine rağmen yerli otomobilde o dönem başarılı olamadık. Son AK Parti hükümeti yerli otomobil için düğmeye bastı. Dönemin Başbakan’ı Sayın Recep Tayyip Erdoğan net açıklamalar yaptı. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlarımız Nihat Ergün ve Fikri Işık konuya sahip çıktılar. Bu konuda yüzlerce haberler yazılıp yayınlandı. Ancak somut sonuç Sayın Fikri Işık tarafından geçtiğimiz haftalarda kamuoyuna açıklandı. Ancak bir fırtınadır kopartılmaya başlandı. Tıpkı 60 ihtilalinden sonra Devrim otomobiline yapılan suikast, Fikri Işık tarafından açıklanan yerli otomobile de yapılmaya başlandı. Bu konuda neler yazıldı, neler söylendi. Gerçekten bir ibret vesikası olarak bu açıklamalar kesilip, saklanmalı, kaydedilerek gelecek kuşaklara aktarılmalı.
Türkiye’nin neden bir yerli otomobili olmasın. 1950’de düşmanlarından kurtarmak için Kore’ye binlerce şehit vermiştik. Koreliler bugün dünya markaları ile dünya ticaretine yön veriyor. Otomobilleri ile göz doldururken, Türkiye’nin bugüne kadar bir yerli otomobil üretememesi Türkiye’nin büyük bir ayıbı. Türkiye bu ayıptan kurtulmalı ve en kısa sürede yerli otomobilini üretmelidir. Bu konuda kamuoyu desteği verilmeli, mitingler ve toplantılar yapılarak yerli otomobili destekliyoruz ve yerli otomobile binmek istiyoruz kampanyaları başlatmalıyız.
Türkiye’yi yıllarca teneke otomobillere mahkum eden ve kazaya dayanıksız otomobillerle binlerce insanımızın kanına giren bazı çıkar çevreleri adeta yeniden kılıçlarını çekerek yerli otomobile karşı savaş açtılar. Bu savaş durdurulmalıdır. Bu savaşı durdurmak için herkese, hepimize büyük görev düşüyor. Bu konuda Kocaelili Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık tarafından yapılan açıklamanın bir kısmını sizlerle paylaşmak istiyorum.
BU ÜLKE KENDİ OTOMOBİLİNİ ÜRETEMEZ Mİ?
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık yerli otomobil tartışmasına tepki gösterdi. Işık daha önce yaptığı bir açıklamasında; “Türkiye’nin artık dünyada ilkleri gerçekleştiren bir ülke konumuna geldiğini gören bazı çevreler bir yerden düğmeye bastılar ve o gün bugündür Türkiye maalesef enerjisini bazı gereksiz işlere harcamak durumunda kalıyor. Bu ülkede ne zaman bir milli hamle olsa, milli şahlanış olsa mutlaka birileri devreye giriyor ve bunu kırmak için elinden geleni yapıyor. Bunu yaparken hep sureti haktan görünmeye çalışıyor. Yerli otomobil tartışması var. İnanın tam bir turnusol görevi gördü. Bu ülke kendi otomobilini üretemez mi? Bu ülkenin birikimi bir otomobil yapmaya yetmez mi? Çok rahatlıkla yeter. Peki, bugüne kadar niye yapamadı? İşte o sureti haktan görünüp her milli olayı sabote etmeyi kendine görev bilen mihraklar yüzünden yapamadı” dedi.
“PROJELER ENGELLENMEYE ÇALIŞILIYOR”
Açık ve net ifadeler kullanan Işık, “Türkiye ne zaman yapmak isterse birileri devreye giriyor ve maalesef devşirme basını da kullanarak bu projeleri engellemeye çalışıyor. Dün bir gazetede gördüm, yerli otomobil gereksizmiş. Bu kafayla giderseniz daha çok uzun yıllar yerli otomobil hasreti çekilir. Bizim de dünya yollarında bir otomobilimiz olsa. Amerika’ya gittiğimizde otomobilimizi görsek, gururlansak. Türkiye’de kendi aracımıza binsek. Dünyanın her yerinde bizim aracımız satılsa. Ülkenin her insanı bundan hem iftihar etse hem de orada ortaya çıkan katma değerden, üretimden pay alsa kötü mü olur? Biz bu mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Bu yerli otomobili çalışmasını kimsenin bozmasına izin vermeyeceğiz. En büyük desteğimiz halkımızdır.” İfadelerini kullandı.
YERLİ OTOMOBİLİN ÖZELLİKLERİ
Yerli otomobiller, 2 TL’lik şarj ile 100 km yol gidilebilecek, her türlü yakıta ulaşabileceğiniz yerde rahatlıkla seyahat edilebilecek, 100 km’de 2 litre yakıt tüketimin altına düşmesi hedefleniyor. Yerli otomobilin maliyeti muadillerinden daha düşük olacak, emisyon sıfıra yaklaşacak, batarya merkezde dahi kolayca takip edilebilecek. Bakan Işık, Menzili uzatılmış elektrikli araç teknolojisini yerli araçlara uyarlamaya çalıştıklarını, bunları yaparken aracın konforuna, güvenliğine daha fazla odaklanacaklarını kamuoyuyla paylaşmıştı. Elektrikli araçların 2016’da her türlü mevsim, iklim ve arazi şartlarında kullanıma uygun olup olmadıklarını test edecekleri bilgisini veren Işık, ilk baştaki hedeflerinin 30-40 araç üretmek olduğunu söyledi.
MAKAM OTOLARI YERLİ OTOMOBİLDEN OLMALI
Dünyada birçok lider kendi ülkelerinin kullandığı aracı kullanıyor. Amerika’da makam otosu olarak kendi ürettikleri Cadillac, Almanya’da yine kendi ürettikleri Mercedes, İngiltere’de kendi ürettikleri Jaguar marka araçlar siyasilerin veya kamuda görev yapan yetkililerin makam aracı olarak kullanılıyor. Daha birçok ülkenin siyasileri ve kamu görevlileri kendi ülkelerinde üretilen araçlara biniyor. Tüm engellere rağmen sahip çıkarak hayata geçireceğimiz yerli otomobilin üretiminden sonra siyasetçilerimiz makam otomobili olarak yerli otomobili seçmeli, kamu görevlerinde yerli otomobil kullanılmalı. Böylelikle yerli otomobilimize daha çok sahip çıkıp, daha çok reklamını yapabileceğimizi düşünüyorum.
Sonuç olarak Türkiye çok önemli bir karar alarak kendi otomobilini kendisi üretecek. Bunun için birçok engel şimdiden çıkartılmaya başlandı. Ama bu engellerin hiç biri yerli otomobilin yollara çıkmasına engellememeli. Yerli otomobil için herkes kampanya başlatarak, otomobile sahip çıkıp, destek olmalıdır. Bu konuda ciddi çaba sarfeden Sayın Bakan Fikri Işık’a Kocaeli kamuoyu adına teşekkür ediyor, TÜBİTAK yetkililerini de kutluyorum. İnşallah bir gün yerli otomobile binerek, Türkiye yollarına çıkıp Devri Alem belgesel programı olarak yollara çıkıp Türkiye’nin belgeselini çekme imkanım olur.

AK Parti Milletvekili Çakır ve MHP Milletvekili Sancaklı ile söyleşi

Siyaset eskisi gibi hareketli ve heyecanlı olmasa da siyasi çalışmalar devam ediyor. Milletvekili adayları ile sohbet edip görüşlerini öğreniyor ve kendilerini yakından da tanımaya çalışıyoruz. Geçtiğimiz günlerde Gazetemiz tesislerinde iki milletvekili adayı ile söyleşi yaptık.
MHP’Lİ SAFFET SANCAKLI NE DEDİ?
Önceki gün gazetemizi ilk ziyaret MHP’li Saffet Sancaklı tarafından yapılmıştı. Kendisini spor kamuoyundan tanıyordum. İlk kez yakından görüşüp, konuşma imkanı buldum. Sayın Sancaklı siyasete çok iyi ısınmış, duayen bir siyasetçi gibi Kocaeli konusuna hakim bir isim olarak karşıma çıktı. Neden siyasete girdiğini ve niçin siyasete girdiğini net bir şekilde söyleyip, “Hedefim Gençlik ve Spor Bakanlığı’dır. Bu hedefe de ulaşacağım” dedi
.
Sayın Sancaklı ile yaptığımız söyleşi www.kocaeligebze.tv adresinden de canlı olarak yayınlandı. Söz konusu söyleşiyi http://kocaeligebze.tv/v/44875/mhp-kocaeli-milletvekili-ve-adayi-saffet-sancakli-kocaeli-gebze-#.ViiiIPnhAdU adresindeki linkten izleyebilirsiniz. Sayın Sancaklı’nın gazetemize yaptığı açıklamaları özetle de sizlerle paylaşmak istiyorum.
SANCAKLI; “5-3-3 OLUR!”
1 Kasım seçimleriyle ilgili gazetemize açıklamalar yapan Saffet Sancaklı, seçim kehanetinde bulundu. Sancaklı “Kocaeli’de 5 AK Pati, 3 CHP ve 3 MHP dağılımı olur.” dedi. MHP Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı, gazetemizin konuğu oldu. Sancaklı, 1 Kasım seçimleriyle ilgili değerlendirmeler yapan Sancaklı, seçim tahmininde bulunarak Kocaeli’nde dağılımın 5 AK Parti, 3 CHP ve 3 MHP şeklinde olacağını iddia eti.  İlimizden aday olmasıyla ilgili Sancaklı, “Saffet Sancaklı milli bir adam olduğu için başka yere de götürsen fazla bir şey değişmez. 3 sene önce 4 ilden sorumlu MYK üyesiydim. İstanbul, Tekirdağ, Kocaeli ve Sakarya ile ilgili çalışma yapıyordum. Daha sonra Kocaeli Büyükşehir için aday oldum. Bir önceki seçimde 63 bin olan oyu, 140 bine çıkardık. İyi bir çalışma dönemi geçirdik. 7 Haziran seçimlerinde 164 bin oy aldık. MHP son 3 seçimde oyunu artırıyor. Hep beraber çalışarak iyi bir ekip olduk. MYK üyesi gibi davranmıyorum, arkadaş gibi davranıyorum.” dedi.
SPOR BAKANI OLMAK İSTİYORUM
Hedefinin MHP iktidarında Spor Bakanlığı yapmak olduğunun altını çizen Sancaklı, “Türk futboluna siyasiler çok karıştı. Eğer hizmet etmek istiyorsanız mutlaka siyasetin bir noktasında olmanız gerekiyor. Federasyon seçimleri var ama bir kere bile hayatımda delege olmadım. Türkiye’de ki sistem bilgili insanlara yeteneklerini konuşturma fırsatını vermiyor. Ben ocaklardan geldim. Hedefim MHP iktidarında Spor Bakanlığı yapmak. Türkiye’nin önünü açacak projeleri hazırladım.
CHP’DEN OY İSTEDİ
Hükümete eleştiriler yapan Sancaklı, CHP’lilere de çağrıda bulundu. Sancaklı, “AKP 13 yıllık hükûmet. İyi şeylerde yaptı mutlaka ama son 3 yıldır yaptıkları her şey yanlış. 20 ilde ne yazık ki devlet yok PKK kontrolünde. Ankara başkentte bombalar patlıyor. Güvenlik sorunu var, ikinci olarak ekonomik sıkıntılar var. Üçüncü sorun Suriye sınırında savaş haline geldik. Sınırlarımızdan Rus uçakları geçiyor ve müdahale edemiyoruz. Bu üç tanesi bile hükümetin bittiğinin göstergesidir. AK Partiye oy verenler buna vebaldir. CHP’nin dördüncü vekil için 70 binden fazla oy alması lazım. Kaybetmesi için 30 binden fazla gitmesi lazım. CHP’liler HDP mi MHP mi gitsin deyip düşünerek her evden bir oyunu MHP’ye versinler” diye konuştu.
AK PARTİ’Lİ SAMİ ÇAKIR NE DİYOR?
Siyaset zor ve uzun ince bir yol. Siyasette başarılı olmak için istikrarlı olmak gerekiyor. AK Parti’nin son 3 Genel Seçimlerinde listenin gerilerinde yer alan Sayın Çakır, bu seçimlerde 6. Sırada kendisine yer bularak aday listesine girdi. Bankacı kökenli, Kocaeli’yi yakından bilen bir isim olan Sayın Çakır ile Kocaeli ve Gebze üzerine konuşup, siyaset ile ilgili görüşlerini aldım.
Kocaeli’nin tüm ilçeleri ve mahallelerini gezdiğini söyleyen Sayın Çakır, “Kocaeli’nin birçok sorunu çözülmüş durumda. Büyüyen bir kent. Büyümeden dolayı meydana gelen ihtiyaçları gidereceğiz” derken, bizde kendisinden Kocaeli’nin marka değerleri ile Türkiye kamuoyuna tanıtılması gerektiğini ve bunun için TRT’ye büyük görev düştüğünü söyledim. TRT’nin Kocaeli’ye ilgisiz kaldığından yakındım. Sayın Çakır ile yaptığımız söyleşi www.kocaeligebze.tv’nin canlı yayındaki http://kocaeligebze.tv/v/44881/ak-parti-milletvekili-adayi-sami-akir-1-kasim-secimlerini-degerl#.ViijMfnhAdU link adresinden izleyebilirsiniz. Sayın Çakır ile yaptığımız söyleşinin özet bir kısmını sizlerle paylaşıyorum.
ÇAKIR; “HER İLÇENİN BEKLENTİLERİ VAR”
AK Parti Kocaeli Milletvekili Adayı Sami Çakır gazetemizi ziyaret etti. Çakır, 1 Kasım seçimleriyle ilgili gazetemize değerlendirmeler yaptı.  Türkiye 1 Kasım’a giderken 5 ay önce yaşadığı bir seçimin gölgesinde gidiyor. Herkes 5 ay önce çalışmalarını yapmıştı zaten. 2 aydan beri ülkede yaşanan şehitlerimizin olması, sahada bunları  bloke edecek bir durum var. 1 Ekim’den beri sahadayız. Her adayımız bir gün başka ilçede çalışıyor. Daha çok tekli ortamlarda, 7 Haziran’da bize oy vermeyen ama meyilli olan insanların üzerinde çalışmamızı yapıyoruz.
Her ilçenin kendine ait beklentileri var. Yerelin çalışmalarını genel destekliyor. Eğer genel desteklerse çok rahat çalışma imkanı var. AK Parti kurumsal bir partidir. Buna uygun çalışma planları var. Kocaeli yatırımlardan nasibini alan bir yer. Bu yatırımların hızlanması noktasında elimizden geleni yapacağız. Beklenti olan talepleri gündeme getireceğiz. Onları mahcup etmemek için elimizden geleni yapacağız.
HER ADAYIMIZ GEBZE’NİN ADAYI
11 adayımız var. Adayların tamamı Kocaeli’nin olduğu kadar Gebze’nin adaylarıdır. Gerçekten 1 Kasım seçimleri bir seçim değil, Türkiye bir kader oylamasına gidiyor. Ne geçireceğimiz boş bir 5 ayımız var ne toto oynar gibi bir durum ortada var. AK Parti olmadan koalisyon olmuyor, yine AK Parti’de olmadan tek başına iktidar da çıkmıyor bunu gördük.
SADECE GEBZE’DE YAPILMIYOR
Gebze diye düşünmemek lazım. Sadece Gebze’yi öne çıkarmamız lazım. Bu hizmetler sadece Gebze’de yapılmıyor. Bu hizmetlerin aktarılması istemeden de, talep olmadan da yapmamız gereken hizmetler. Hizmet toplumun ihtiyacı çıkmadan götürülebiliyorsa hizmet demektir. Hizmeti her ilçeye en kısa sürede götürmek için iktidar talep ediyoruz. Duaya ve teşekküre talip olarak hizmetlere devam edeceğiz.
Sonuç olarak, bugün MHP’li Saffet Sancaklı ve AK Parti’li Sami Çakır’ı gazetemize yaptığı ziyarette yaptığımız söyleşileri bu köşemde değerlendirip, kocaeligebze.tv’nin canlı yayınında kamuoyu ile paylaştım. Seçimlerin şimdiden hayırlı olmasını diliyorum.

Meşrutiyet, Osmanlı ve Batı

Bir yazarın dediği gibi: “Osmanlı’nın Meşrutiyet’e (Anayasal Düzen’e geçme) çabası da yabancıların baskısı altında yürürlüğe konulmuştur.”
     Evet öyledir ama, onların gayesi ve bu değişiklikten beklentileri bambaşkaydı. Bunu ister görünürken; karışacak devletin başını yiyeceği, padişahı başından atacağı, Hilafet Makamı’nı yıkacağı ümidi idi.
     Asıl amaçları; sömürge ülkeleri  hâline getirdikleri İslâm ülkelerinde, Halifelik Makamı’nın nüfuzunu ortadan kaldırmak idi. Çünkü İstanbul’dan gelecek bir fetva; bütün ülkeyi, o sömürgeci devlet aleyhine çevirmesi işten bile değildi.
     Bu niyetlerle Meşrutiyet’i desteklediler. Önceleri bu istekleri olmadıysa da, daha sonraki düzmece 31 Mart ayaklandırması ile sular bulandırıldı. O hengâmede II. Abdülhamit tahttan indirildi. Hilâfet Makamı’nı en üst düzeyde kullanan ve İslâm Âlemi’ni arkasına almayı büyük bir maharetle başarmasını bilen II.Abdülhamit engeli böylece önlerinden kaldırılmış oldu. Sonunda muratlarına erdiler.
     Hatâlarını anlayan Jön Türkler pişman oldularsa da, artık atı alan Üsküdar’ı geçmişti.  Olan olmuştu bir kere, devlet âdeta başsız ve sahipsiz bırakılmıştı.
     Bu madalyonun bir tarafı, diğer tarafı ise her şeye rağmen Meşrutiyet’in ilân edilmesiydi. Ki bu elbette takdîre şâyân, tebcîle lâyık, övgüye değer bir sonuçtu. Yabancı devletlerin menfî niyetleri, Osmanlı Aydını’nın güzel hedefinin gerçekleşmesini önliyemedi. Bu şuna benzer.
     Siz bir define çıkarmak için bir yeri kazdığınızı düşünün. Biri, pisliğini saklamak için, kazma işine yardım etse; onun niyeti sizin sonuç almanıza bir engel teşkil eder mi? Elbette etmez. Neticede beklenene kavuşmuş olunur.
     Toparlarsak Batı’nın başta İngiltere’nin; menfaatleri gereği destekledikleri Meşrutiyet hareketi; sonuç ve gelinen nokta olarak Osmanlı Devleti için ileri bir merhaleydi. Bizlerin gelmemiz, ulaşmamız gereken bir gelişmeydi. Batılıların menhûs / uğursuz niyetlerine rağmen.
     Çünkü büyük bir devletin bir kişi tarafından yönetilmesi artık geride kalmalıydı. Zira 20. Asırda iç dış mes’eleler bir çığ gibi büyümüştü. Uzmanlık isteyen kısımlara ayrılması gerekiyordu. Her şeyin mütehassısı olmak ise bir kişi için artık imkânsızdı.
     Halk mümessil ve temsilcileri eliyle, problemlere bizzat el koymalı, ele almalıydı.
     Çözümlerini de bizzat kendileri bulup devletin önüne koymalıydılar.
     Bu da parlâmenter bir sisteme geçmekle kabildi.
     İşte Meşrutiyet bu gelişmelere başlangıç olması hasebiyle, çok önemli bir adımdı.
     Avrupa’nın niyeti ne olursa olsun; atılması lâzımdı.
     Bugüne gelince, bu güzel Demokrasi yolunda, onu kötüye kullanmak isteyenlerin kötü emellerine rağmen, fakat onlara bu fırsatı vermeden Demokrasi’ye sahip çıkmaya devam etmeli.
     Bizi biz yapan değerleri yıpratmadan, birliğimizi temin eden birlik kıstaslarımızı canlı tutarak; tarih bilinci, dil şuuru, doğru din anlayışı çerçevesinde kenetlenmiş bir bütün olarak Demokrasi yolunda asla yılmadan, usanmadan yürümeliyiz.
     Yukarıda belirttiğim üzere, bu atmosferden olumsuz anlamda istifade etmek isteyen iç dış mihraklar elbette olacaktır. Bu değişikliklerden yararlanmak isteyen iç dış odaklar muhakkak bulunacaktır. Bu hürriyetler ortamında Türkiye’yi parçalayıp bölmek isteyenlere şüphesiz
1075
fırsatlar yüz gösterecektir.
     Bu hürriyetler ortamında bozguncu ve yıkıcılara elbette imkânlar doğacaktır.
     Ama onların bütün kötü niyet, emel ve amaçlarına rağmen Türkiye bu yolda yürümesini sürdürecektir.
     Onlar istemese de, onlara karşın.
     Aynı sinsi emeller, Türkiyemiz için, her zaman olduğu gibi, bugün de pusudadır.
     AB’ye girmek için çırpınıp duruyoruz ya. İşte bu onlar için bulunmaz bir fırsat oluyor.
     Zâtında, aslında doğru ve güzel olan kriterler; Türkiye şartlarında, Türkiye’yi zora sokacak incelikleri de içeriyor.
     Atılan adımlar, yapılan düzenlemeler sırf soyut düşünerek atılmamalı. Türkiye’nin jeo-stratejik durumu göz önünde bulundurularak  da  ele alınmalı. Batı’nın gelecekte çıkarları gereği nasıl bir Türkiye istedikleri hep göz önünde bulundurulmalı. Hesaplar buna göre yapılmalı.
     Asla unutulmamalı ki; güçlü, nüfuslu, tam bağımsız bir Türkiye; ne Batı’nın ne de Kuzey’in işine gelir. Asla unutulmamalı  ki, teknikte kendine yeter bir Türkiye, ekonomide kimseye muhtaç olmayan bir Türkiye; ne Batı’nın ne Kuzey’in ve hattâ ne yazık ki ne de komşu ülkelerin işine gelir.
     Oysa coğrafyasında muktedir bir Türkiye, coğrafyasında güçlü bir Türkiye, Ortadoğu’da, Yakındoğu’da kuvvetli bir Türkiye; başta komşu ülkeler olmak üzere bütün dünya devletlerinin yararınadır.
     Kısaca Büyük Türkiye  -bugün olduğu gibi-  yarınlarda da  -daha iyi şartlarda-  mazlum milletlerin yanında yer alır. Böyle bir Türkiye kimin işine gelir a dostlar?
     Öyleyse Batı’nın önümüze koyduğu kriterleri dikkatle incelemeli.
     Bunları yerine getirirken, Batı’nın başka neyi murad ettiğini de ayrıca düşünmeliyiz.
     Tıpkı Meşrutiyet’in Osmanlıya gelmesini isterken; bundan başka amaçlar güttükleri gibi.

Giresun’dan Kocaeli’ye Devr-i Alem

Kocaeli her bakımdan dünya kenti. Türkiye’nin bir çok il ve ilçesinden iş ve ekmek bulmak ümidi ile Kocaeli’ye gelip yerleştik. Uluslararası birçok sanayi kuruluşu ve ticari firma, üretim ve ticaret yapmak için Kocaeli’ye geldiler. Bu bakımdan Kocaeli bir dünya kenti.

Kocaeli bölgesinde binlerce dernek bulunmakta. Bu dernekler il, ilçe ve köylerinin kültürünü Kocaeli’de tanıtırken, Kocaeli’nin kültür değerlerine maalesef duyarsız kalıyorlar. Öncelikle Kocaeli’ye sahip çıkıp, il ve ilçe kültürlerimizi Kocaeli’de tanıtırken, Kocaeli’de kent kültür bilinci noktasında da çalışmalar yapmamız gerekiyor.
20 Ekim 2015 Salı günü akşam Kocaeli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi dekanı Prof. Dr. Halis Aygün’ün daveti ile Kocaeli Başiskele’de düzenlenen Kocaeli Giresun platformu toplantısına katıldım. Toplantıda Kocaeli’de Giresun Vakfı kurulması ile ilgili karar alındı. Bizlere de söz verdiler. Biz hem Giresun’u hemde Kocaeli’yi anlatmaya, Kocaeli’de kent kültür bilinci konusunda hazırladığımız belgeseli sinevizyon eşliğinde katılımcılara izleterek Kocaeli Kent Kültür Bilinci oluşmasında katkı sunmaya çalıştım. Bu konuda ayrıntılı bir haberde gazetemizde yer aldı. Haberi sizlerle paylaşmak istiyorum.
KOCAELİ’YE GİRESUN VAKFI KURULUYOR
Kocaeli Giresunlular Platformu ikinci istişare toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda Kocaeli Giresunlular Vakfı kurulması konuşuldu. Başiskele’de düzenlenen programa, Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, Ak Parti Başiskele İlçe Başkanı Dr. Şahin Talus, İzmit İlçe Kaymakamı  Ersin Emiroğlu, Kocaeli Adliyesi Adalet Komisyonu Başkanı Muhittin Paça, KOÜ Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Halis Aygün, Körfez Askerlik Şube Başkanı Albay Seyit Mehmet Fırat, Kandıra SGK Müdürü Mustafa Karakaya, Kandıra Nüfus Müdürü Dursun Kaya Bıyıkçı,işdamı Halil İbrahim Şengün,  BBP İl Başkanı Nihat Yıldız, BBP Milletvekili Adayı Remzi Kaya birçok İşadamı daire müdürleri katıldı. Ayrıca Sırça Köşk Ortaklarından Emine Turan, Meryem Ustaoğlu, Sibel Nalbant geceye ev sahipliği yaptı.
VAKIF KURULMASI KAÇINILMAZ
Programda kürsüye ilk gelen KOÜ Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Halis Aygün, ‘’Kocaeli’ de 44 hemşeri derneği var. Dernekçilik fedakârlık ve emek ister. Mevcut köprüleri sağlamlaştıralım. Birlik ve beraberliğimizi pekiştirelim. Açılamayan kapılar varsa, birlik ve beraberliğimizden doğacak dayanışma ile o kapıları sonuna kadar birlikte açalım. Kocaeli’de TUİK verilerine göre 55 bin Giresunlu yaşamakta. Buna ilaveten kayıtlı olmayanlarla birlikte 100 binden fazla Giresunlu yaşıyor. Kocaeli Üniversitesi’nde 3 bine yakın Giresunlu öğrenci eğitim görüyor. 50 civarında eğitimci ve akademisyen Giresunlu hizmet veriyor. Kocaeli bölgesinde çok sayıda Giresunlu iş adamı ve bürokrat bulunmakta. Bu anlamda Giresun Kültürü’nü unutmadan gelecek kuşaklara ve Kocaeli kamuoyuna tanıtmamız gerekiyor. Kocaeli’ye de her bakımdan hizmet edip Kocaeli’nde kentlilik kültürüne sahip çıkmamız için çalışma yapmamız gerekiyor’’ dedi.
Kocaeli Adliyesi Adalet Komisyonu Başkanı Hakim Muhittin Paça ise, “İş ve hayat şartları gereği Giresun’dan buralara gelmişsek te, doğduğumuz memleketimize hizmet borcumuz vardır. Kurulacak Vakıf emek isteyen bir iştir. Kocaeli Giresunlular Vakfı’nın kurulması artık kaçınılmaz hale gelmiştir’’ sözlerini kullandı.
KOCAELİ’DEKİ GİRESUN
Toplantıda bir konuşma yapan Araştırmacı – Gazeteci ve Devr-i Alem Belgesel Program yapımcısı İsmail Kahraman, Giresun’un tarih, kültür, ekonomi ve turizm alanlarında uluslararası marka değeri var. Bu değerlere sahip çıkılması gerekiyor. Kocaeli’de Giresunluların tarihinin oldukça eski. İlk kez Giresunlular 1936 yılında Kandıra-Kefken bölgesine yerleşti. Sonra da Değirmendere civarına yerleşerek Kocaeli’deki fındık ekiminin Giresunlular tarafından Kocaeli’ye getirildi. Kocaeli’ye Giresunlular olarak vefa borcumuz var” diyerek, Kocaeli ile ilgili hazırladığı sinevizyon gösterisini katılımcılarla paylaştı.
ŞEHİT BİNBAŞI ALPASLAN’A KOCAELİ VEFASI
Körfez Askerlik Şube Başkanı Albay Seyit Mehmet Fırat ise yaptığı konuşma, “Kocaeli önemli bir yer. Giresun içinde farklı anlamı var. 1911 yılında Kocaeli Jandarma Bölge Komutanı Giresunlu şehit Binbaşı Hüseyin Avni Alpaslan’dır. Balkan Savaşları, Birinci Dünya Harbi ve Kurtuluş Savaşı’na katılan ve Polatlı-Haymana yakınlarında Kurtuluş Savaşı’nda şehit olan Binbaşı Hüseyin Avni Alpaslan’ı Kocaeli unutmayarak Gebze’de askerlik şubesi yanındaki bir parka adının verilmesi önemlidir” şeklinde konuştu.
ÖRF ADET GELENEKLERİMİZ VAR
Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu selamlama konuşması için kürsüye gelerek, “Çok hayırlı işler yapan hemşeri derneklerimiz var. Ben gittiğim her yerde gördüğüm eksiklikleri de söylüyorum. Artıları eksileri de söylüyorum’’ ifadelerine yer verdi. Karaosmanoğlu, “Dernekler toplumu birleştiren adeta bir harç gibidir. Dernekler içerisinde yöresel müziğimiz, horon tepiyorsak, kuralına göre yapmak daha estetik yapabiliriz. Örfe adet geleneklerimiz var. Giresun demek, fındık demek. Mıhlama ve farklı yemek lezzetleri var. Çocuklarımıza yaşatmak lazım. Kültür, lehçemizi unutturmayalım. Milletimizin birliği beraberliği, vatan sevgisi etrafında toplanacağız. Bizleri Anadolu’dan çıkarmak için Çanakkale’ye haçlılar geldi. Dedelerimiz izin vermedi. Milli Birliğimiz beraberliğimiz Türkiye Cumhuriyetimizin gelişmesi ilaçtır, gıdadır. Kültürel çalışmalar yapacağız’’ dedi.
GİRESUN KİTAPLARI SERGİSİ
Toplantıda ilk kez gazetemiz kurucusu ve Devri Alem Belgesel Program yapımcısı İsmail Kahraman tarafından kurulan İlim Kültür ve Tarih Araştırmaları Merkezi’nin arşivinde yer alan Giresun ile ilgili kitap ve belgesel kültür eserleri sergilendi. Resmi ve özel kurumlar tarafından son 30 yıldır hazırlanıp basılan yüze yakın Giresun ile ilgili kitap ve belgesel sergisi büyük ilgi gördü. Toplantıyı organize eden KOÜ Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Halis Aygün, bu kitap sergisinin ilk kez açıldığına dikkat çekerek Giresun kültür tarihi açısından büyük önemi olduğunu söyledi. Sergiyi gezen Karaosmanoğlu’da kitapları tek tek inceleyerek sergiyi açan İsmail Kahraman’a teşekkür etti. (22 EKİM 2015 GEBZE GAZETESİ)
Sonuç olarak Kocaeli’deki tüm dernekler il ve ilçelerinin kültürünü tanıtırken, Kocaeli’nin değerlerine de sahip çıkıp Kocaeli’de kent kültür bilinci oluşmasına imkan sağlamalıdırlar. Bu konuda Giresun Vakfı kuruluş toplantısında biz Kocaeli Belgesel sinevizyonu ile bu görevi ifa ettik. Tüm sivil toplum örgütleri de bu şekilde Kocaeli’ye sahip çıkmaları gerekiyor.

Milletvekili Fatma Hürriyet Kaplan ve İzmit lobisi

Seçim çalışmaları hızla devam ediyor. Siyasi partilerimiz ve milletvekili aday adayları da gazetemize ziyaretlerde bulunuyor. CHP’nin Kocaeli Milletvekili ve 1. Sırada adayı Fatma Hürriyet Kaplan hanımefendi ile dün Kocaeli ve Gebze’nin il olması ile ilgili konuşma imkânımız oldu.
Fatma Hanım, Kocaeli gibi CHP’nin çok önemli isimlerinin bulunduğu bir ilde birinci sıradan ve üstelikte CHP’nin Kocaeli siyasi tarihinde ilk kadın milletvekili olması gerçekten önemli. Bugüne kadar CHP’den Kocaeli’de bir kadın milletvekilinin olmaması gerçekten düşündürücü. Asıl önemli olan Fatma Hanım gibi genç bir isimin, fazla da lobisi olmamasına rağmen CHP’den birinci sıradan milletvekili seçilmesi.
CHP’nin Kocaeli tarihine baktığımızda, Başbakan’dan Dış İşleri Bakanlığı’na, bakanlıklardan, partinin en üst kademelerine kadar görev alan isimlerine baktığımızda CHP Kocaeli’de Genel Başkan Sayın Kılıçtaroğlu’na kadar belli kişilerin ve grupların elindeydi. Ciddi anlamda değişiklikler yapıldı. Hiç kimsenin tahmin etmediği isimler milletvekili seçildi. Dolayısıyla CHP’nin İzmit lobisi tasfiye edilmiş oldu.
İZMİT LOBİSİ NE KADAR GÜÇLÜ?
40 yıldan beri Kocaeli bölgesindeyim. Gazetecilik ve belgeselcilik yapıyorum. İzmit lobisi CHP’de biraz zayıflasa da her zaman dimdik ayakta, güçlü ve etkin konumdadır. İzmit lobisi Kocaeli’nin gelişip büyümesinde en büyük engeldir. Bugün sadece Gebze bölgesi değil, Kandıra, Karamürsel ve diğer ilçelerin gelişip büyümesine de sürekli engel olmuşlardır. İzmit lobisi, İzmit’i sadece Fethiye Caddesi ve Karabaş Mahallesi’nden ibaret görür.
Bugün iktidar partisinde Gebze bölgesini temsil eden listenin üst sıralarında bir isim yok ise İzmit lobisinin etkili olduğuna bakmamız gerekiyor. İzmit lobisi bu olaya da el atıp, Gebze bölgesini devre dışı bıraktı. Meral Akşener sudan sebeplerle MHP tarafından tasfiye ediliyor ise bunun bir yerlerinde İzmit lobisini aramamız gerekiyor. İzmit lobisinin gücü sadece Kocaeli’nin İzmit dışındaki ilçelerine yetiyor. Keşke İzmit lobisi, Kocaeli lobisi olsa da Ankara ve İstanbul’da, Kocaeli’nin sesini duyurup, hak ve menfaatini arayabilse.
MİLLETVEKİLİ KAPLAN; “GEBZE İL OLMALIDIR”
CHP’nin Kocaeli Milletvekili Fatma Hürriyet Kaplan hanımefendi ile Gebze’nin il olması dahil İzmit lobisi ve birçok konuyu konuştuk. Sayın Kaplan hukukçu kimliği ile Kocaeli için önemli bir isim. Genç, dinamik ve heyecanlı. Sayın Kaplan’ın gazetemizi ziyareti esnasında yaptığımız görüşmede yaptığımız söyleşiyi özetle sizinle paylaşıyorum.
NEDEN SİYASET?
Ben hukukçuyum. Vicdani değerleri yüksek olan birisiyim. Üniversite bitince siyasete girmeye karar verdim. 13 yıldır bizi yöneten iktidarın bu ülkeyi nereye sürüklediğini bilen yurttaş olarak kendi çevremde siyaset yapmak yetmiyor. Bunu ülkeye duyurmak lazım, geniş kitlelere duyurmak lazım. Siyaset hizmet etme aracıdır. Okulum bitince CHP’de siyaset yapmaya başladım. Bugün CHP’yi temsilen ilk Kadın milletvekliyim.
KOCAELİ’NİN ÖNCELİKLERİ NELERDİR?
Kocaeli’nin kimliği tam anlamıyla oturmuş değil. Arada kalmış bir yer. Sanayi kenti diyemiyorsunuz, turizm diyemiyorsunuz, sağlık diyemiyorsunuz. Çok karışık. Gündelik projelerle hep satamaya dönük borç ödemeye dönük işler yapılıyor. Sadece bunlara dönük politikalar yapılıyor. Kocaeli’ye marka değeri katacak atılımlara ihtiyaç var. Gelişen Kocaeli’yi göz önüne alarak ön görüyle yatırımlar yapmak gerekiyor. Trafik, yatırım, hasta, üniversite sorunu var. Gebze’nin il olma sorunu var. Gebze’ye haksızlık yaptılar. Bize nasıl olsa oy veriyorsunuz deyip Gebze’den aday göstermediler.
CHP olarak biz Gebze’nin önemini biliyoruz. Eğer tek başına iktidar olursak imzalarımızı attık. Gebze’yi il yapmak istiyoruz. Bu sözümüz bu seçimde de geçerli olacak. Gebze il olmak istiyorsa burada yaşayanların lobilerle sıkıntısı varsa çözüm adresi CHP. Bu iradenin yapabilme koşullarının sözünü verdik. Verdiğimiz sözlerin hepsini tutmaya çalıştık, peşinden yasa teklifleri verdik. Birçoğu Mecliste bekliyor. Onları çözecek yetkiye kavuşamayınca elimiz kolumuz bağlanıyor. Maalesef AKP birçok kurumu kendine göre dizayn etti. Kibirli ben bilirim siyaseti yapıyorlar. Elimizde ki yetkilerle siyasi ahlakı aşmadan demokratik sınırlar içinde insanların sıkıntıalrını anlatmaya çalışıyoruz.
Kocaeli barış içinde yaşayacağımız bir kent. Siyasi kutuplaşmadan uzak bir kent için mücadele ediyoruz. Yerel bazlı sorunların bir an evvel giderilmesini istiyoruz. Gebze yakın bir tarihte il olması için halkıyla daha güçlü ses verecektir. 20023 e kadar Gebze il olacaktır. Ama bu sanayileşmenin önüne de geçmek lazım. Burası sanayiye doydu artık. Üniversite konusunda insanları aldattılar. Sadece tabela değiştirdiler. Mesele isimden ziyade kente verdiği eğitim düzeyi ve kapasitedir. Bu şekilde yeterli bir üniversite değil.
Evet, sonuç olarak Fatma Hürriyet Kaplan Hanım Kocaeli’yi yakından tanıyan, ilçeleri bilen, klasik CHP siyasetçilerinin ötesinde İzmit lobisini fazla dikkate almayan ve üstelik İzmit lobisine rağmen CHP’den birinci sıra milletvekili adaylı olan bir isim olarak çok önemli hizmetler yapacağına inanıyoruz. Ayrıca ziyarette Milletvekili Kaplan’a eşlik eden değerli dostum CHP Gebze İlçe Başkanı Yakup Yılmaz beye teşekkürlerimi sunuyorum.

Başbakan’ın Gebze ve Kocaeli vizyonu

Başbakan sayın Ahmet Davutoğlu’nun Gebze’de düzenlediği mitingi yakından ve halkın içinden takip ettim. Gerçekten coşkulu, kalabalık bir topluluğa Başbakan hitap metti. Tıpkı geçmişte Ekim 2002 tarihinde AK Parti kurucu Lideri sayın Erdoğan’ın Gebze’de yaptığı miting gibi bir miting oldu.
Bir çok Lider Gebze Meydanı’nda konuşma yaptı. Bu meydanda sayın Erdoğan’ı da biz dinledik. Ancak sayın Davutoğlu’nun hem Gebze’de ki bu mitingde yaptığı konuşma hem de Hünkar Çayırı’nda ki Hünkara Vefa konuşması, sayın Davutoğlu’nun Gebze’ye ve Kocaeli’ye bakış açısını ve vizyounu da ortaya koyması açısından önemliydi.
Sayın Başbakan Gebze halkının  beklediği müjdeli haberleri vermese de, Gebze’ye il yapma sözünü gündeme getirmese de, Milletvekili aday tespitinde İzmit lobisi tarafından Gebze’nin kazanacak yerde adayı konusunda haksızlık yapıldığını kabul etmese de Başbakan’ın Gebze konuşması adeta bir manifesto niteliğindeydi.
    Başbakan Sayın Davutoğlu, Kocaeli halkının gönlüne hitap etti. Gönüllerini kazanmaya çalıştı. Ekonomik yatırımları, kültürel projelerle de destekleyerek kültür tarihine yolculuğa çıktı. Fatih’den, Karamürsel Alp’den Akçakoca Gazi’den söz etti. Gebze’nin önemini vurguladı. Kocaeli üzerinden Türkiye’nin kalkınma ve ekonomik modeliyle ilgili önemli mesajlar verdi. Özetle sayın Başbakan Gebze’de tarihe not düşüp zaman noterlik yaptı.
BAŞBAKAN’IN GEBZE KONUŞMASI
Başbakan’ın Gebze’de yaptığı konuşmayı özellikle Gebze ve Kocaeli’yi ilgilendiren bölümleri köşeme alarak belgeselleştirmek istiyorum. Ayrıca yaptığı konuşmanın videolarını da belgesel görüntü olarak çektim. Başbakan’ın Gebze konuşmasında gazetemizde geniş yer verdik. İsterseniz gelin Başbakan’ın Gebze konuşmasıyla ilgili özet bilgileri sizinle paylaşalım.
   AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu “Osmanlı sefere çıkarken Gebze’den  hareket ederdi. Yeni bir sefere Gebze’den çıkıyoruz. Milli iradeyi hakim kılmak için Gebze’den 1 Kasım seferine çıkıyoruz.  Gebze bize Fatih’in emanetidir. Gebze’den yeni bir yolculuğa hazır mıyız? En büyük güvencemiz sizsiniz, 2023 hedefleri için hep beraber çalışacağız. 1 Kasım’ın neticesini Kocaeli bugünden ilan ediyor. Sizlerin gayretleriyle Türkiye’yi daha güçlü, daha özgür daha mutlu bir ülke yapacağız. Bu inançla Gebze ve Kocaeli’nin huzurundayız” dedi.
KOCAELİ TEKNOLOJİ ÜSSÜ
Kocaeli bundan sonra teknolojinin merkezi olacak. Dünya devleri Kocaeli’ye gelip yatırım yapacak. Kocaeli’den bundan sonra dünya markaları çıkacak. Nitelikli istihdamın üssü Kocaeli olacak. Türkiye’nin en önemli projelerinden Bilişim Vadisi’ni Kocaeli’de kuruyoruz. Ülkemizin gururu olacak yerli otomobilin çalışmaları da Gebze’de yapılıyor, 2020’den önce yollara çıkacak. Fırtınalar çıkaranlar, her yeniliğe karşı çıktılar bu ülke onlar karşı çıksa da milli uçağı da milli otomobili de, tankı da, uçağı da yaptı. Kocaeli’nin lider şehir olması için ne gerekiyorsa yapacağız. Türkiye’nin üçüncü bilim merkezini Nisan da açtık. GTÜ’yü sanayiye destek verecek düzeyde daha da büyüteceğiz. Kocaeli’ni hep ihya ettik ve ihya etmeye de devam edeceğiz. Kocaeli’de Gebze’de durmayan tren olmayacak.. Herkes burada duracak.. Gebze OSB’yi Marmaraya bağlayacağız.. Köseköy’e lojistik merkezi yapıyoruz Kandıra’da OSB yapılacak. Gebze metrosunun projesi devam ediyor.. Artık burada trafik sorunu kalmayacak. Kocaelinin her yerini bir diğerine en hızlı bir şekilde bağlayacağız. AK Parti olarak bu şehre çok güzel eserler kazandırdık ve kazandırıyoruz. 13 yılda 17 Milyar TL yatırım desteği sağladık. 2004’e kadar hayata küsmüş rengi solmuş bir Kocaeli vardı. Kentin sahibi yoktu. Bugünse biz varız.
  BAŞBAKAN İMAM HATİPLİLERE KONUŞTU
Başbakan Gebze mitinginden sonra Darıca Bayramoğlu’nda ki Basın İlan Kurumu’nda İmam Hatip Mezunları Derneği ÖNDER’in organize ettiği yemekli toplantıya katıldı. Yemeğe bizleri de dernek yöneticiler davet etti. Çok sayıda davetlinin katıldığı yemekte sayın Başbakan Davutoğlu yine önemli bir konuşma yaptı. Bu konuşmanın özetini sizlerle paylaşmak istiyorum.
ALİMLER OLMADAN MEDENİYETLER OLMAZ
Başbakan Davutoğlu, İslam’ın ilk doğduğu günlere, oradan Selçuklu ve Osmanlı Medeniyetine kadar uzanan etkileyici bir konuşmaya imza attı. İmam Hatiplerin geçtiği zorlu süreçleri gözleri dolarak anlatan Davutoğlu’nu, konuklar hayranlıkla dinledi. Başbakan Ahmet Davutoğlu; “Alimler olmadan medeniyetlerin kurulması ve oturması imkansızdır. Moderniteyle birlikte imam hatipler yeni alim prototipine zemin hazırlamalıdır . İmam hatipler çok derinlikli tefekkür dünyasına sahip alimler yetiştirmelidir.İmam hatipler koruyucu bir misyon üstlendi. Bundan sonra da kurucu bir misyona hazırlanmalı.” Dedi.
    Sonuç Olarak sayın Başbakan’ın Gebze konuşması ve ardından Basın İlan Kurumu’nda İmam Hatiplilere yaptığı konuşma kültür ve siyasi tarihimize ışık tutması açısından önemliydi.  Gebze ilk kez on binlerce kişiyle coşkulu bir kalabalıkla Sayın Davutoğlu’na kucak açtı. Vefa, kültür ve Bilim adamı olan  sayın Davutoğlu, Gebze bölgesine yapılan haksızlığın farkındadır. Bu haksızlıkları seçimden sonra düzeltip Gebze’nin hakkını Gebzelilere teslim edeceğine inanıyorum.

AK Parti’nin Gebze mitingi

AK Parti’nin Gebze miting başlamadan bu yazıyı kaleme alarak sizlerle paylaşıyorum. AK Parti tarihinde Gebze’nin çok ayrı bir önemi var. Daha öncede bu köşeden AK Parti’nin kuruluş tarihi ile ilgili yazılar paylaşmıştım. AK Parti’nin Gebze mitingide hem Gebze hemde Kocaeli açısından çok önemli. Bu yazıyı yazdığım sırada miting henüz başlamadığı için miting hakkında genel bir yorum yapamıyorum. Salı günü daha sağlıklı bir yorumu sizlerle paylaşacak ve Gebze mitingini yorumlayacağım. 
AK PARTİ’NİN KURULUŞ TARİHİNDE GEBZE
14 Ağustos 2001 yılında kurularak esen rüzgârla kuruluşundan 1 yıl sonra 3 Kasım 2002 yılında tek başına iktidara gelen AK Parti’nin temelleri Gebze Eskihisar’da bulunan Atabay Otel’de atılmıştı. Şuanda aktif görevde olan ve olmayan birçok önemli isim dönemin genel başkanı Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde Eskihisar’da uzun bir toplantı yaparak AK Parti’yi kurma kararı almışlardı. Gebze’nin AK Parti’nin kuruluş tarihinde büyük önemi vardır. 
Partinin kurulmasının ardından çalışmalara başlayan AK Parti kurmayları ilk mitingi de yine Gebze’de düzenleme kararı almış, dönemin Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan Gebze Cumhuriyet Meydanı’nda iddialı ve coşkulu bir konuşma yapmıştı. 11 Ekim Cuma günü Saat: 16.00’da Gebze Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Gebze Belediyesi önündeki büyük sahnede Gebzelilere seslenen Sayın Recep Tayyip Erdoğan aynı meydanda daha önce Gebze’ye il sözü veren genel başkanları eleştirerek, “Ben il yapmayacağım. Ama yerinden yönetim sözü veriyorum” demişti. 
AK Parti’nin bu sözlerle başlayan Gebze ilgisi, daha sonra dönemin Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın sık sık Gebze’ye gelmesi ile devam etti. Bazen miting için, bazen toplu açılış için, bazen de bakanları ile birlikte Gebze’ye ziyarete gelen Erdoğan yaklaşık 10 kere Gebze’ye çeşitli nedenlerle gelmiş bulundu.
DAVUTOĞLU’NUN  İKİNCİ ZİYARETİ!
Dün düzenlenen miting ile birlikte Sayın Davutoğlu Gebze’ye ikinci kez gelmiş oldu. Daha önce Gebze Belediyesi tarafından düzenlenen Fatih’e vefa programına katılmak üzere dönemin İçişleri Bakanı olarak Gebze’ye gelen Sayın Davutoğlu, bugün AK Parti’nin Genel Başkanı ve Başbakan olarak Gebzelilere seslendi. 
Evet, sonuç olarak çok önemli bir mitinge dün Gebze ev sahipliği yaptı. Cumartesi günkü yazımda Başbakan Davutoğlu’na Gebze mektubu başlıklı yazım çok büyük ilgi uyandırdı ve birçok yorum yapıldı. İsterseniz Başbakan Davutoğlu’na Gebze mektuplu yazım ve kuruluş tarihi ile ilgili daha önce kaleme aldığım yazıların başlık ve linklerini sizlerle paylaşıyorum.
 
Başbakan Davutoğlu’na Gebze mektubu
http://www.gebzegazetesi.com/basbakan-davutogluna-gebze-mektubu-makale,1259.html
 
Başbakan Davutoğlu Gebze milletvekili mi?
http://www.gebzegazetesi.com/basbakan-davutoglu-gebze-milletvekili-mi-makale,1246.html
 
Erdoğan ve Davutoğlu’nun Gebze ilgisi
http://www.gebzegazetesi.com/erdogan-ve-davutoglunun-gebze-ilgisi-makale,1248.html

Başbakan Davutoğlu’na Gebze mektubu

Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu, 18 Ekim 2015 Pazar günü (yarın) Gebze mitingi için bölgemize geliyor. Seçim dolayısı ile Kocaeli’de yapılacak miting önce Cuma gününe alınmıştı, ardından Pazar gününe ertelendi. Pazar günkü miting için AK Parti seferberlik ilan ederek mitingin kalabalık geçmesi için çaba sarf ediyor.
Başbakan Sayın Davutoğlu’nun Gebze’ye gelecek olması önemli. Gebze bölgesi AK Parti’nin kuruluşundan beri Kocaeli bölgesinde en çok AK Parti’ye oy çıkan bölge. Ancak gerek genel hizmet, gerekse son seçimlerde milletvekili aday tespitinde Gebze bölgesine seçilecek yerden aday gösterilmemesi kamuoyunda büyük rahatsızlık meydana getirdi. Bu konuda gündemde tartışılmasa da parti içerisinde ciddi anlamda sıkıntılar yaşanıyor.
GEBZE BÖLGESİ MÜJDE BEKLİYOR
Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu’nun Gebze’de, Kocaeli ve Gebze bölgesi için önemli açıklamalar yapması bekleniyor. Ancak Sayın Davutoğlu’nun açıklamaları ile Gebze bölgesinin beklentisi ne kadar karşılık bulur bilemiyoruz. Biz tarihe not düşüp zamana noterlik yapan bir gazeteci olarak 35 yıldır Gebze bölgesinin nabzını tutan belgeselci olarak birkaç hususu burada kamuoyu ile paylaşmayı ve Sayın Davutoğlu’na bir mektup ile yüksek bilgilerine sunmayı bir gazetecilik görevi ve Gebze bölgesine bir vefa borcu olarak görüyorum.
Gebze bölgesi Türkiye’de en hızlı gelişen, en çok göç alan, en yoğun nüfusun yaşadığı bir bölge. Altyapı başta olmak üzere, eğitim, sağlık, emniyet ve diğer alanlarda devlet hizmetlerinin bu hızlı gelişme ile paralel gitmediği bir gerçek. Sayın Başbakan, Gebze bölgesinin 2023 vizyonuna göre bölgenin hizmet planlaması yapılmalı, bölgeye gelecek öngörüleri ortaya konarak hizmetler yapılmalıdır.
İstanbul ve İzmit arasında sıkışan Gebze, Darıca, Dilovası ve Çayırova ilçeleri, mevcut organize sanayi sitelerindeki sanayi kuruluşlarının kurulmaya devam etmesi, ayrıca yeni yerleşim ve uydu kentlerin kurulması planlaması, bölgede yakın bir gelecekte nüfusun 2 milyona kadar çıkacağını göstermekte. Yakın bir gelecekte nüfusu 2 milyon olacak olan Gebze bölgesi her bakımdan büyük sorun ve sıkıntılar yaşayacak. Hizmetlerin bu nüfusa göre planlanması gerekiyor.
Yakın bir geçmişte 4 ilçeye bölünen ancak bugün yeni ilçeler kurulması söz konusu olan Gebze bölgesi için ilçe statüsünde yönetim ihtiyaçlara cevap vermemekte ve sorunları çözmemektedir. Bugün olmaz ise yarın Gebze bölgesi Büyükşehir Belediyeli il olması gerekmektedir. Bu konuda Devlet Planlama Teşkilatı’nın mevcut verileri inceleyerek planlama yapması ve Gebze bölgesinin ayrı bir il haline getirilmesi zorunludur. Bu konuda Sayın Başbakan’dan Gebze kamuoyu çalışma yapmasını arzu ediyor.
Gebze bölgesinin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne ihtiyaç vardır. Farabi Devlet Hastanesi’nin en kısa sürede Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak hizmete açılmasını beklemektedir. Mevcut hastaneler nüfus artışına cevap vermemekte, iş kazalarına müdahale edebilecek iş ve meslek hastanesi kurulmasını istemektedir. Yanık Üniteli tam teşekküllü bir hastanenin kurulması arzu edilmektedir. Bu konuda Sayın Başbakan’dan Gebze bölgesi ilgi ve destek beklemektedir.
GEBZE BÖLGESİ ŞEHİR ÜNİVERSİTESİ’NE İHTİYAÇ DUYUYOR
Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nün, Gebze Teknik Üniversitesi’ne dönüştürülmesi büyük sevinç ile karşılanmıştı. Ancak Teknik Üniversitesi’nin sadece teknik ve teknoloji konularında lisans üstü eğitim verecek olması ve fazla öğrenci almaması Gebze’nin ihtiyacını karşılamamaktadır. Acilen Gebze bölgesine sosyal bilimleri kapsayan fakültelerinde kurulacağı Gebze Bölgesi Üniversitesi kurulmasına ihtiyaç duyuluyor. Gebze bölgesine Sosyal Bilimleri de kapsayacak bir üniversite kurulma müjdesini Sayın Başbakan’dan bekliyor ve istiyoruz.
İstanbul ve İzmit gibi Büyükşehirlerin adeta arka bahçesi ve sanayi çöplüğü durumuna getirilen Gebze, Darıca, Dilovası ve Çayırova ilçeleri için yasal ve idari düzenlemeler yapılarak eğitim ve emniyet teşkilatı başta olmak üzere kamu kurumlarındaki personel eksiklikleri giderilmeli, bölgede faaliyet gösteren fabrikaların vergi kayıtları Gebze bölgesine getirilerek, Gebze bölgesindeki belediyelerin İller Bankası payları yükseltilmelidir. Bu konuda Sayın Başbakan’ın araştırma yaptırarak Gebze bölgesinin hakkını teslim etmesini arzu ediyoruz.
BAŞBAKAN’DAN KÜLTÜR MÜJDESİ BEKLİYORUZ
Mevcut siyasi partilerimiz içerisinde kültür ve sanata seçim bildirgelerinde en fazla yer veren AK Parti’nin olması dikkat çekici. Sayın Başbakan’dan Gebze bölgesine kültür hizmetleri hamlesi yapmasını istiyoruz. 1 milyon nüfusa sahip Gebze bölgesinin halk kütüphanesi bir apartmanın bodrum katında hizmet vermektedir. Fatih’in vefat ettiği Hünkar Çayırı bugün bazı rant peşinde koşan kurum ve kuruluşlar tarafından adeta kuşatılmış durumdadır. Eskihisar Osman Hamdi Bey Müzesi ve Eskihisar Kalesi yatırım ve personel yetersizliği yüzünden hizmete açılamamaktadır. Dünyaca tanınan Kartacalı komutan Anibal’ın Gebze TÜBİTAK içerisindeki anıt mezarı Kültür Bakanlığı uhdesinde olmasına rağmen yerli ve yabancı turizmin hizmetine açılacak şekilde düzenlenmemesi çok büyük eksikliktir. Bu konuda verilen sözler bugüne kadar yerine maalesef getirilemedi. Sayın Başbakan’dan Kültür müjdesi ve hizmetleri bekliyoruz.
YEREL KÜLTÜR DEĞERLERİ KORUNMALI
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e çok köklü bir geçmişe sahip olan Gebze bölgesinin çok önemli yerel kültür değerleri bulunmakta. Osmanlı döneminde padişah saraylarının sebze, meyve ve hayvansal ürünlerinin karşılandığı çavuş üzümü, enginar, zeytin, üzüm çeşitlerinin yetiştiği Gebze bölgesi koyun yoğurdu ve kendine has yetiştirdiği meyve-sebzelerle tanınıyordu. Halen yaz-kış dağda çadırda yaşayan Yörükler Gebze bölgesi sığırlık merasında bulunmakta. Manav ve Yörük kültürünün korunarak gelecek kuşaklara aktarılması konusunda Sayın Başbakan’dan ilgi ve destek bekliyoruz.
Evet, isteklerimizi çoğaltmak mümkün. Biz gazeteci ve belgeselci olarak tarihe not düşüp zamana noterlik yapma adına yaptığımız kısa araştırma sonucu bu mektubu kaleme alarak Sayın Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yüksek bilgilerine sunmayı arzu ettik. İnanıyoruz başta Kocaeli Valimiz Sayın Hasan Basri Güzeloğlu ve Sayın Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanımız İbrahim Karaosmanoğlu olmak üzere Kocaeli’deki ilgili ve yetkililer sadece Gebze bölgesi değil, Kocaeli bölgesini de ilgilendiren istekler ve hizmetleri bir rapor halinde Sayın Başbakan’a sunacaklardır. Sayın Başbakan bizim beklentilerimizin daha üstünde bölgeye çok güzel müjdeleri vereceğine inanıyoruz. Şimdiden ilim adamı, akademisyen, devlet adamı ama her şeyden önce gönül insanı ve kültür adamı Sayın Başbakan Ahmet Davutoğlu’na Gebze’ye hoş geldiniz diyerek yazımı noktalamak istiyorum.

Tataristan Cumhurbaşkanı’ndan tarihi gezi

Tataristan Cumhurbaşkanı Rustam Minnihanov’un Kocaeli gezisi, gerek zamanlaması gerekse Türkiye-Rusya arasındaki ilişkiler açısından önemli bir döneme rastlıyor. Böyle bir dönemde Cumhurbaşkanı’nın Kocaeli’yi ziyaret etmesi gerçekten önemli. Hemen belirtelim, bu ziyaret umarım Türkiye-Rusya ilişkilerine ivme kazandırır. Bozulmaya ve gerginliğe yüz tutan ilişkiler yeniden dostluk düzeyine çıkar.
 Tataristan Rusya Federasyonu içerisinde çok önemli bir konuma sahip. Petrol rezervine sahip, sanayi üretiminde önemli, stratejik askeri araçlar üreten bir ülke. Özellikle Gebze bölgesinden çok önemli sanayi kuruluşları da burada yatırım yapıyor. Sayın Cumhurbaşkanı’nın Gebze’yi ziyareti her iki ülke açısından, ama özellikle bozulmaya yüz tutan Türk-Rus ilişkileri açısından yeni bir dostluk başlangıcına vesile olur.
CUMHURBAŞKANINA GEBZE KİTABI HEDİYE ETTİK
Tataristan Cumhurbaşkanı Rustam Minnihanov’in Gebze ziyaretini yakından takip ettim. Tataristan’a üç kez değişik sebeplerle gidip, belgesel çekme imkânım oldu. Son olarak bu yılın başında Tataristan Cumhurbaşkanı Sayın Rustam Minnihanov’un daveti ve ev sahipliğinde Türk Dünyası Gazeteciler Şurası’nın Tataristan’ın Başkenti Kazan’da toplanmasına Avrasya Gazeteciler Derneği Başkanı ve Dünya Türk Gazeteciler Federasyonu Başkan Vekili olarak bizimde katkımız oldu. 3 gün boyunca burada çok önemli bir şura gerçekleşti. Bu noktada Sayın Cumhurbaşkanı’na teşekkür borcumuz vardı. Bu teşekkürümüzü toplantıya katılarak bizzat kendisine söyleyip, Kocaeli ve Gebze ile ilgili hazırladığımız kitap ve belgeselleri de takdim ettik.
Kitaplarımızı Sayın Cumhurbaşkanı’na takdim sırasında Kocaeli Valisi Sayın H. Basri Güzeloğlu’nun belgeseller ve yaptığımız kültür çalışmaları ile ilgili Sayın Cumhurbaşkanı’na bilgi vermesi beni gerçekten duygulandırdı. İyi niyetle yapılan çalışmaların ve kültürel hizmetlerin mutlaka kabul gördüğü, hedefine ulaştığını bir kez daha anladım.

ORGANİZASYONDA EKSİKLİKLER
Kocaeli Sanayi Odası’nın ev sahipliğinde, Tataristan Cumhurbaşkanı’nın Kocaeli ve Gebze’de ağırlanmasından dolayı öncelikle Sanayi Odası’na şükran borcumuz var. Ancak organizasyondaki eksiklikleri burada yazmayı bir gazetecilik görevi olarak görüyorum. Öncelikle kahvaltının verildiği o küçücük salona çok sayıda insan girdi. Birçoğu ayakta kalarak kahvaltı bile yapamadı. Salon geniş tutulabilir. Cumhurbaşkanı ve üst düzey protokol için paravan ile ayrı bir yer düzenlenebilirdi.
Sanayi Odası Başkanı Sayın Zeytinoğlu’nun konuşmasından önce 8-10 dakikalık İngilizce alt yazılı Kocaeli’yi tanıtan bir sinevizyon davetlilere izletile bilinirdi. Bu organizasyon Kocaeli Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi ve TÜBİTAK ile birlikte yapılabilirdi.
Toplantıya Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Fikri Işık’ın katılmaması çok büyük bir eksiklik. Bu toplantıya mutlaka Sayın Bakan katılabilirdi. Bakan bey katılamayacaksa, Bakan Yardımcısı ve Bakanlık Müsteşarı düzeyinde bu toplantıda temsil edilmeliydi. Özellikle otel girişine Kocaeli bölgesinin ekonomik, sanayi, ticari, bilim, teknoloji, turizm ve kültür değerlerini tanıtan bir fotoğraf ve görsel sergi açılabilir, toplantıya katılanlara Kocaeli bölgesini tanıtan bir kitapçık, DVD dağıtılabilirdi.
Yine de eksiği ve fazlası ile çok güzel bir organizasyon. Emeği geçenlere gerçekten çok teşekkür ediyorum. Konuyla ilgili gazetemizin manşetinde yer alan haberimizi sizinle paylaşıyorum.
TATARİSTAN CUMHURBAŞKANI GEBZE’DE!
Tataristan Cumhurbaşkanı Rustam Minnihanov ve beraberindeki heyet Gebze’de incelemelerde bulundu. Kocaeli Sanayi Odası ve Türk iş adamları ile Gebze’de bulunan Workinn Otelde düzenlenen toplantıya, Tataristan Cumhurbaşkanı Rustam Minnihanov, Kocaeli Valisi H. Basri Güzeloğlu, Eski Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen, Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu Andrey Podelyshev, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, Tataristan Cumhuriyeti Yatırım Geliştirme Ajansı başkanı Taliya Minullina, Gebze Belediye Başkanı Adnan Köşker, Organize Sanayi Bölgesi Başkanları ve sanayiciler katıldı.
“ANLAMLI BİR HEDEF”
Yapılan kahvaltıdan sonra Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’nun konuşmalarının ardından Kocaeli Valisi H. Basri Güzeloğlu yaptığı konuşmada, “Sayın Cumhurbaşkanımızın hedeflediği gerçekten ortak hedefler aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti devletimizin ve milletimizin de ortak hedefidir.  Kardeş ülkemizle çok köklü ve güçlü olan ilişkilerimizin dış ticaretle daha iyiye gitmesi, işbirliklerimizin kökleşmesi ve Tataristan’daki yatırım imkânları çerçevesinde Türk sanayicisi ve işadamlarının bu coğrafyaya, ata yurtlarına yeniden yatırımcı olarak dönmesi ve işbirlikleriyle yatırımlar gerçekleştirmesi çok önemli ve anlamlı bir hedeftir. İlimiz üretim önceliğindeki öncülüğünü Türkiye’nin bu işbirlikleri temelinde yapacağı buluşmalarda da sürdürmektedir.” Dedi.
İŞ BİRLİĞİ PROTOKOLÜ İMZALANDI
Tataristan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Rustam Minnihanov yaptığı konuşmasında, “ Bugün Türk İşadamları ile bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Bu toplantının Türkiye Tataristan işbirliği alçısından faydalı olmasını diliyorum. ” dedi. Toplantının ardından Gebze Belediyesi ve Tyulçi Bölgesi Belediyesi arasında kardeş şehir protokolü imzalandı. İki ülke arasında firmaların ticari ilişkilerinin artırılması, karşılıklı ticaret yayınlarının ve tekliflerinin duyurulması, karşılıklı düzenlenecek fuar ve diğer etkinliklere iştirak edilmesi ve karşılıklı delegasyonlar düzenlenmesi amacıyla Kocaeli Sanayi Odası ve Tataristan Sanayi ve Ticaret Odası arasında işbirliği protokolü imzalandı.
TÜRKİYE – TATARİSTAN DOSTLUĞU
Rusya Federasyonu’na bağlı Özerk Cumhuriyetler arasında en önemli konuma sahip Tataristan ile ilgili geniş bir araştırma yapmış bir gazeteci olarak Tataristan’ın başkenti Kazan şehri ile tarihi Bolgar kenti hakkında belgesel çekimleri gerçekleştirdim. TDBB Genel Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’nun daveti ile daha önce Tataristan’a gitmiş, Türk Dünyası etkinliklerine katılmış, ardından AGRT (Avrasya Gazete Radyo ve Televizyon Yayıncıları Derneği) olarak Türk Dünyası Gazeteciler Şurası’nın Kazan’da organize edilmesinde aktif olarak görev almıştım. Şuranın organize komitesinde yer alarak konu ile ilgili hazırladığım yazı serileri, belgesel ve fotoğraf çalışmaları İKTAV (İlim, Kültür, Tarih ve Teknoloji Araştırmaları Merkezi) öncülüğünde Devr-i Alem Belgesel Yayıncılık internet sayfamız olan www.belgeselyayincilik.com da yer almaktadır.
TATARİSTAN’DA DEVR-İ ALEM

Çalışmaları incelemek için aşağıdaki linklere tıklayabilirsiniz.

Türk Dünyasından 100 Gazeteci İle Tataristan’da Tarihe Not Düştük;

http://www.belgeselyayincilik.com/genel/turk-dunyasindan-100-gazeteci-ile-tataristanda-tarihe-not-dustuk

Eskişehir’den Kazan’a Kültür Başkentleri Belgeseli

Tataristan’da Devri Alem

Rusya’da Devr-i Alem

AK Parti milletvekili adayı Yaman ve Başkan Köşker ile söyleşi

Siyaset hareketlendi. 1 Kasım seçimlerine az bir süre kala birçok siyasetçi gazetemizi ziyaret ederek, kendileri ile bu ziyaretler esnasında görüşmeler yapıyoruz. Geçtiğimiz gün gazetemizi ziyaret eden AK Parti Kocaeli Milletvekili Adayı Cemil Yaman ve Gebze Belediye Başkanı Adnan Köşker ile Kocaeli, Gebze ve siyaset üzerine söyleşi yaptık.
Cemil Yaman Gebze bölgesini yakından bilen bir isim. Keşke kendisine haksızlık yapılmasıydı. Gebze bölgesinin yeri listede en az 5. Sıraydı. Artık olan oldu. Önemli olan önümüze bakmak. Dilovası Belediye Başkanlığı ve Gebze Kültür Müdürlüğü’nden kendisini tanıdığımız Sayın Yaman, Gebze ve Kocaeli’ye önemli hizmetler yapacağına inanıyoruz.
Gebze Belediye Başkanı Sayın Adnan Köşker ile Gebze üzerine söyleşiler yaptık. Gebze’de AK Parti’nin kuruluş yılları ile ilgili önceki gün gazetemizde de yer alan ve ilk kurucular kurulu toplantısındaki fotoğrafları bularak geçmiş üzerinde sohbet ettik. 14 yıl önce ilk kurucular kurulu toplantısında çektiğimiz fotoğrafları konuştuk.
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ
AK Parti’nin ilk kuruluş yıllarında düzenlenen kurucular kurulu toplantısı 1 Kasım 2001 tarihinde yapılmıştı. O dönemin fotoğraflarını bizleri ziyarete gelen Sayın Yaman ve Köşker ile paylaştık. Eski günlerle ilgili hatıralarımızı birbirimiz ile paylaştık. İlk günkü heyecanına dönme çabası içerisinde olan ve kuruluş yıllarındaki o görüntüyü yansıtan AK Parti tarihi ve Kocaeli siyasi tarihi açısından büyük önem taşıyan bu fotoğrafları sizlerle ilk kez bu köşede paylaşıyorum.
Hem Gebze hem de Kocaeli adına önemli açıklamalarda bulunan her iki isim Ankara’da yaşanan patlama olayı hakkında da düşüncelerini bizimle paylaştı. Bu konuda gazetemizde yer alan haberin detayları dilerseniz birlikte okuyalım.
2002 RUHU VAR!
AK Parti Kocaeli Milletvekili Adayı Cemil Yaman 1 Kasım için destek istedi.Gebze Belediye Başkanı Adnan Köşker ve İlçe Yöneticileriyle birlikte gazetemizin konuğu olan AK Parti Kocaeli Milletvekili Adayı Cemil Yaman, 2002 ruhuyla sahada olduklarını belirterek sekizinci vekili TBMM’ye taşımak istediklerini dile getirdi. AK Parti Kocaeli Milletvekili Adayı Cemil Yaman, Gebze Belediye Başkanı Adnan Köşker ve AK Parti yöneticileri gazetemizi ziyaret etti. 1 Kasım seçimleriyle ilgili değerlendirmeler yapan Milletvekili Adayı Cemil Yaman, “Kazasız belasız güzel bir seçim diliyorum. Türkiye’nin hak ettiği, tek başına güzel bir iktidar istiyoruz. Sahada şu anda 2002 ruhu var. 7 Haziran’da milletimiz bize kendine çeki düzen ver, koalisyonla ülkeyi yönet dedi. Ama muhalefetin uzlaşmaz tavrı istikrarsız ortamı doğurdu. 1 Kasım’dan sonra Türkiye büyümeye devam edecektir. Yeni Türkiye adımları atılırken Kocaeli’den de destek istiyoruz” dedi.
AMAÇ BELLİ
Ankara’da yaşanan terör olayına değinen Yaman, “Hayatlarını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Milletimizin başı sağolsun. Burada amaçlanan şey bellidir. Milletimiz bu oyuna gelmeyecektir. Cuma günü Başbakanımız Gebze’de. Birlik ve beraberlik mitingi yapacağız. Görkemli olacaktır. Kocaeli halkı gerekli desteği verecektir. Gebze’de yapılması bizim için güzel duygu. Teşkilatlar cansiperane çalışıyor. Her gün bir ilçedeyiz. 1 Kasım akşamı hep beraber sevineceğiz. Kazanan Türkiye olur inşallah.”dedi. 7 vekil hedefini sekize taşımak istediklerinin altını çizen Yaman, “Ben Müge hanımı da yanımda TBMM’ye götürmek istiyorum. Ben inanıyorum ki giderken Müge hanımı da yanımıza alıp gideceğiz. Eğer 2002 ruhu sandığa yansırsa neden olmasın?”diye konuştu.
GEBZE AK PARTİ İÇİN ÖNEMLİ
Gebze Belediye Başkanı Adnan Köşker ise seçimlerle alakalı olarak, “Türkiye’yi iyi noktalara getirmenin verdiği hazla buradayız. Türkiye demokratik ve güçlü bir ülke olsun. Vatandaşlarımız mutlu yaşasın istiyoruz. Gebze’de yerel yönetimler olarak, Belediye Başkanlığı olarak kentimizin hızlı şekilde kentleşmesi noktasında gayretlerimiz var. Gebze’nin, AK Parti’nin kuruluşunda önemli yeri var. İlk Kocaeli mitingi Gebze’de yapılmıştı. 2002 ruhunu görüyoruz. Vatandaşımız geçmişte olduğu gibi bugünde Partimize sahip çıkacaktır. 1 Kasım bizim için güzel olacak. Cemil Yaman kardeşimizi de, Müge hanımı da meclise taşıyacağız.” şeklinde konuştu.
CANLI YAYINLADIK
AK Parti Kocaeli Milletvekili Adayı Cemil Yaman ve Gebze Belediye Başkanı Adnan Köşker ile yaptığımız söyleşinin gazetemizde geniş bir şekilde yer alan haberini sizlerle paylaştım. Bu söyleşi aynı zamanda www.kocaeligebze.tv adresinde de Canlı Yayın olarak izleyicilerimiz ile de buluştu. Yayının tekrarını http://www.gebzegazetesi.com/gundem/yaman-ve-kosker-ile-roportaj-h4724.html adresindeki linkten izleyebilir, yorumlarınızı bizimle paylaşabilirsiniz.
Evet, sonuç olarak siyaset ve siyasetçi olmazsa olmaz. Seçimler demokrasimizin temel unsurudur. 1 Kasım Türk siyasi tarihi için önemli bir seçim. Seçimlerin ülkemize, milletimize hayırlar getirmesini diliyorum.