2015, Ekim 2015

Çevre bilincimiz yok, belediye ne yapsın?

Bugün kültürümüze çevre olarak giren çevrecilik, çevreye duyarlı olmak, çevre bilincine sahip olmak deyimleri aslında manevi değerlerimizin başında gelmektedir. Çevrenin bizim kültürümüzdeki anlamı temizliktir. Çevre deyince temizliği anlarız.

Temizliğin milli ve manevi kültürümüzde ki yeri ve değeri o kadar büyüktür ki Kuran-ı Kerim’in birçok ayetinde temizlikten söz edilmekte. İbadet yapabilmek için önce temizlik emredilmekte. Yüce peygamberimizin temizlik ile ilgili o kadar hadisleri var ki onlardan bir kaçı ‘Temizlik imandan gelir. Temizlik imanın yarısıdır.” Daha buna benzer birçok Hadis-i şerif temizliğin önemini ifade etmektedir.
ASLAN YATTIĞI YERDEN BELLİ OLUR
Şehirlerimiz ve beldelerimizi gezdiğimizde temizliğe, çevre düzenine maalesef gerekli önemi vermediğimiz bir gerçek. Elimize geçirdiğimiz her şeyi çöp tenekesine atma yerine rastgele etrafa saçıyoruz. Sadece cahillerimiz bunu yapmıyor, bazı sözüm ona çok bilmiş sanayi kuruluşlarımızdan, akademisyenlere kadar çevreyi hunharca katlediyoruz.
Şöyle bir Gebze’ye çıkıp gezelim. Köyleri dolaşalım. O güzelim çam ormanları içerisine girelim. Harfiyattan, evsel atığa, sanayi atıklarından, kimyasal zehirlere kadar çevreyi acımasızca katlediyoruz. Bunu yaparken de vicdanlarımız sızlamıyor. Atalarımız ne kadar da güzel söylemiş, “Aslan yattığı yerden bellidir” diye. Şehir ve kasabaların uygarlık ölçütü, temizlik ve çevreye verdikleri değer ile orantılıdır.
ÇÖP KÜLTÜRÜMÜZ NEDEN YOK?
Sokağımızın başında Gebze Belediyesi çiçekli, modern bir çöp konteynırını getirip koydu. Çok sevindim. Zira önceden birkaç tane derme çatma çöp bidonunun içine çöp atılmadığı için etrafa saçılıyor, çok kötü kokular geliyor ve rahatsız oluyorduk. Her gün rahatsız eden o pis görüntüden belediye bizi kurtardı ve çok güzel bir çöp konteynırı getirip koydu.
Hem çöp konteynırının üstünde hem de yan tarafına bez afiş ile konteynırın nasıl kullanılacağı, çöpün içeriye atılması gerektiği açık açık yazılmasına rağmen maalesef temizliği kimseye bırakmayan sözüm ona sözde beyefendi ve hanımefendiler zahmet edip, çöp konteynırının o çok güzel kapağını açmadan çöp poşetlerini konteynırın etrafına rast gele atıyorlar. O kadar kötü bir manzara oluşturuyor ki insanı dehşete düşürüyor. Köpeklerde bu çöp poşetlerini delik deşik edince dehşet manzara etrafa saçılıyor.
İbreti âlem için bir süre konteynıra yakın yerde durup bekledim. Kimlerin etrafa çöp attığını, kimlerde konteynıra açarak çöpleri içeriye attığını tespit etmeye çalıştım. İnanın değerli okurlar kendimden utandım. Üstüne toz kondurmayan, ütüsüz sokağa çıkmayan beyefendilerden, makyajsız bakkala gitmeyen hanımefendilere kadar herkes rast gele çöpünü konteynırın etrafına atıyorlar. Bu manzara beni hem üzdü hem de düşündürdü. İşte toplum olarak çevreye verdiğimiz önem.
BELEDİYE NE YAPSIN?
Çöp gerçekten kent yaşamının en büyük sorunu. Maalesef Türkiye bunu bir türlü çözemedi. Kocaeli ve Gebze gibi büyükşehirlerde kısmen çöplerin depolama alanı olsa da Türkiye’nin birçok bölgesinde çöpler dere yataklarına, deniz kıyılarına ve ormanlara rastgele dökülüyor. Bu sorun kangren olarak devam ediyor.
Gebze ve Kocaeli bölgesinde belediyeler çöp depolama alanlarını ıslah etmiş olsalar da, sokak başlarına çok güzel konteynır ve çöp toplama araçları koysalardı maalesef toplum olarak çöplerimizi o konteynırların içerisine atmaktan aciziz. Çevre ve temizlik bilinci olmayan bir toplum haline geldik. Bu acı manzaraya ve düşündürücü duruma belediye ne yapsın?
ÇEVRE VE KENTLİLİK BİLİNCİ
Sadece çöp ve çevre üzerinden olaya bakmamız gerekiyor. Benim kendi yaptığım araştırmada Her şeyin başı sevgi ve kentlilik bilincinden geçiyor. Çevre ve kentlilik bilinci öncelikle okullarda ve camilerde verilmeli. En sade insanımızdan, en büyük sanayicimize kadar Gebze’yi gelip, geçici ve para kazandığımız yer olarak görmekteyiz. Ne kentlilik bilincimiz, nede kente aidiyet duygumuz ve sevgimiz var. Hep birlikte kentimi seviyorum ve kent kültür bilincine sahip oluyorum kampanyası ile Gebze’ye aidiyet duygumuzu ortaya koymalıyız.
Sevmek tanımak ile başlar. Maalesef bugün Gebze’yi, Gebze’nin marka değerlerini, Türkiye’nin birçok ilinden gelerek Gebze’de yaşayan insanlarımızı ne tanıyor, nede sevmeye çalışıyoruz. Yılda bir iki hafta gittiğimiz baba memleketlerine verdiğimiz önemi maalesef yılın 12 ayı yaşadığımız Gebze’ye vermiyoruz. Gebze’yi sevmek tanımak ile başlar. Bugünden tezi yok, Gebze’yi ve Gebze’nin değerlerini sevelim. Gebze kent kültür bilincine sahip olalım. Bunun için öncelikle çöp kültürü ve çevrecilik bilincini kendimizde ve çocuklarımızda geliştirelim.
Previous ArticleNext Article

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir