Ekim, Yıl 2012

Deprem paneli ve deprem gerçeği

Gebze Mütahitler Derneğinin organizasyonu ile gerçekleşecek olan deprem panelinde Kocaeli Üniversitesi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Mimarlar ve Mühendisler Odası temsilcilerinin katılacağı panelde deprem ile ilgili hazırladığımız Devri Alem belgeselimizde gösterilecek. GİMEDER Başkanı Zeki Gedikoğlu panel ile ilgili önemli çalışmalar yapıyor

17 Ağustos 1999 Marmara depremi üzerinden yıllar geçti. Marmara depremini bütün acılarıyla yaşamış bir toplumuz.  Depremde yakınlarını kaybedenler, yaralananlar, az ve ya çok zara görenlerimiz var. Depremle ilgili bugüne kadar birçok şey yazıldı, çizildi ama somut hiçbir şey yok. Değim yerindeyse hep “Havanda su dövdük”

Deprem üzerinde araştırma ve çalışma yapılması gereken, depremle ilgili bölgemizde bir veri bankası, müze ve anıtların olması gereken bir olgu. Ancak ortada ciddi bir şey yok. Depremle ilgili dokümanlar, arşivlerimiz bile çoktan silindi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Deprem Filmi yaptıracağını açıklamış ve büyük masraflar yaparak çalışmalar yapmıştı. Bu noktada da bir şey yapılmadı. Deprem filmi de adeta deprem hasarı altında kalarak unutuldu gitti. Keşke deprem filmi çekilebilseydi.

DEPREM PANELİ

Gebze Müteahhitler Derneği ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kocaeli Üniversitesi, Gebze Mimar ve Mühendisler Odasının katılımıyla düzenlenen deprem paneli çok önemli. Bu tür panel ve konferanslar sürekli düzenlenip, deprem gerçeği de gündemde tutulsa. Bu önemli panele bizde arşivlerimizi açarak deprem belgeseliyle katkıda bulunuyoruz. Deprem panelinde yapılacak konuşmalar, depremle ilgili önlem alınmasını vesile olacaktır. Panelle ilgili gazetemizin dünkü sayısında özetle sizlerle bir kez daha paylaşmak istiyorum.

DEPREME NE KADAR HAZIRIZ?

Gebze İnşaatçılar ve Müteahhitler ve Emlakçılar Derneği (GiMEDER)’den deprem paneli. 17 Ağustos 1999 Marmara Depreminde büyük acıların yaşandığı Gebze’de uzun yıllar sonra deprem konulu panel düzenlenecek. GİMADER tarafından gerçekleştirilecek olan panele konusunda uzman panelistler katılacak. Panel Gebze Kent Kültür Merkezinde 18.30’da başlayacak. Bu konu hakkında gazetemize bilgi veren GİMADER Başkanı Zeki Gedikoğlu, halkımızın yeterince depreme duyarlı olmadığını söyleyerek “yarın deprem olsa ne yapacağımızı bilmiyoruz” dedi.

GİMEDER başkanı Zeki Gedikoğlu, programı 17 Ağustos da yapmayı planladıkları ancak zaman darlığı nedeniyle 17 Ekime ertelediklerini belirtti. Amacın 17 ağustos 1999 depreminden önce ve sonra yaşanan olaylarla ile bölgemiz insanına bilgi vermek olduğunu belirten Gedikoğlu, “ 1994’den bu yana bu tür etkinliklerde bulunduklarını, 1997 itibariyle dernek olarak faaliyetlerimize devam ediyoruz. Yaptığımız faaliyetlerimizde geçmişte söylediklerimizin ne kadar doğru olduğunu görüyoruz. Mesleğimle ilgili olarak da bu konularla ilgileniyorum. Panelimizde bölgemiz halkını bilinçlendirmek için düzenlendik. Yapılan çalışmalar yeterli değil. Eksiklikler var halkımız bu konulara duyarlı değil. Deprem herkesi ilgilendiren bir konu. Deprem kuşağında yaşayan Türk vatandaşların Japonya modeli bir deprem bilinci geliştirilmeli ve deprem yaşamaya alışmalıdır. Bu bilinç sağlanırsa can ve mal kayıpları Japonya örneğindeki gibi az olacaktır.” Dedi.

MARMARA DEPREMİNDE UNUTULAN GERÇEKLER

Marmara Depreminde unutulan çok önemli gerçekler var. Bugün ölü sayısını bile doğru bilemiyoruz. Resmi verilere göre Marmara Depreminde 17 bin 465 kişi öldü. 24 bin 734 kişi yaralandı, 89 bin 862 bina yıkıldı, 103 bin 651 binada orta hasar, 113 bin 899 binada az hasar meydana geldi. Bu veriler ışığında toplam 30 bin konut kullanılmayacak hale geldi. Bu veriler Türkiye ekonomisinin %5’ine tekabül etmekte.

Gebze bölgesinde ise 3’Gebze ve 37’de Darıca Depremden insanımızı kaybettik. Bin 237 konut ve 191 iş yeri yıkıldı veya ağır hasarlı hale geldi. Gebze bölgesi depremden ciddi anlamda etkilendi. Aradan yıllar geçse de depremde yaşadıklarımız halen hafızalarımızda tüm acılığı ile duruyor. Depremden ders ve ibret almak için zaman zaman toplantılar, paneller düzenlenmeli, çalışmalar yapılmalı.

Depremle ilgili bugüne kadar yazı, araştırma kaleme alıp, belgeseller çektim.bugüne kadar yazdığım yazıların bir bölümünü www.gebzegazetesi.com adresinde paylaşmak istiyorum.

Kocaeli bölgesinde tarih boyunca yaşanan deprem afetleri

 M.S. 2.YY: Büyük şiddette bir deprem yaşanmıştır, İzmit Körfezi´ n deki bütün kasaba ve köyler büyük zarar görmüştür.

M.S. 286: Gebze ve çevresinde depremden zarar gören yerler onarılmıştır.

M.S. 358: İzmit´ i temelinden sarsan, yaklaşık bir ay süren ve otuz bin kişinin ölümüne sebep olan büyük şiddette bir deprem yaşanmıştır. Gebze ve çevresi de bu depremden, etkilenmiştir Deprem sonrası, bölgede 50 gün süren bir de yangın felaketi yaşanmıştır. Bu felaketler, o dönemin ünlü şair ve yazarlarına konu olmuştur.

M.S. 362: Çok büyük şiddette bir deprem, Gebze ve yöresinde çok büyük zararlar oluşturmuştur. Deprem sırasında çıkan yangınlarla da bölgedeki köyler haritadan silinmiştir. Bu deprem, İzmit´te de ayakta kalabilen binaları yerle bir etmiştir.

5. YY: Gebze ve yöresi imparator Feodosyüz tarafından onartılıp, imar ettirilmiştir.

14 Eylül 1509: Başta İstanbul olmak üzere, İzmit ve çevresi tarihin en büyük deprem felaketini yaşamıştır. Deprem 4 gün aralıklarla sürmüştür. Gebze, Eskihisar, Hereke´ de bulunan camiler ve kalelerin tamamı yıkılmıştır. Tarihçiler, deprem sonrasında, İstanbul´un onarım gördüğünü İzmit ve Gebze´ de hiçbir onarımın yapılmadığını belirtmektedirler.

16 . Yüzyıl: Merkezi İzmit´te olan şiddetli bir deprem Gebze ve çevresini büyük ölçüde etkilemiştir.

22 Mayıs 1766: Merkezi İstanbul´ da olan şiddetli bir deprem, Gebze ve çevresine büyük bir zarar vermiştir. Bölgede çok hasar olmuştur. Bu deprem de Hacı İlyas Bey Camii tamamı ile yıkılmıştır. Aynı yıl içinde İlyas Bey´ in torunları camiyi onartmıştır.

17.YY: Gebze ve çevresini çok etkileyen, merkezi İzmit´te olan bir deprem yaşanmıştır.

1876 Yılında: Gebze ve yöresinde hasara sebep olmayan bir deprem olmuştur.

1894 Yılında: Gebze ve çevresinde büyük bir deprem olmuştur.

1953 Yılında: Gebze ve çevresinde etkili bir deprem yaşanmıştır.

1963 Yılında: Gebze ve çevresinde çok etkili ve hasarlı bir deprem olmuştur.

17 Ağustos 1999: Merkez üssü İzmit Gölcük´te bulunan ve saat 3:02´ de tüm Marmara Bölgesi´nde büyük hasar ve can kaybına sebep olan yakın tarihimizin en büyük depremi, Gebze ve çevresinde de etkili olmuştur, insan kaybımız bu bölgede 17 bini aşmıştır. Sanayi kuruluşlarının zararı 5 milyon dolara ulaşmıştır. Gebze, depremin meydana geldiği bölgeye göre bu felaketi hafif atlatmıştır. Gebze´ de 3, Darıca´ da 37 kişi ölmüştür. Bu tarihten sonra Adapazarı, Bolu, Kaynaşlı´da yaşanan depremler Gebze ve çevresini çok etkilemiş, binalardan hasarı artırmıştır.

 

Devr-i Alem. (15 Ağustos 2009)

  Sanayi Bakanı Ergün ve   Deprem  Gerçeği….

Yıllar gelip geçti. Daha dün gibi hatırladığım 17 Ağustos 1999 depremin üzerinden 10 yıl geçti. Depremi Gebze’de yaşayan biri olarak o günlerde yaşanan sıkıntıları yerinde görüp yazma fırsatı bulmuştum

Bugün 15 Ağustos. İki gün sonra büyük depremin yıldönümünü geliyor. Gazeteci ve belgesel TV programcısı olarak, günlerdir Deprem ile ilgili çok önemli araştırmalar yaptım. Depremi, depremin yaşandığı bölgelerde araştırma yapıp belgesel çekimi yaptım

Bugün baktığımızda 17 Ağustos’dan ders çıkarılmamış, Gittiğim birçok bölgede hiç bir hazırlık yok. Deprem unutulmuş gibi

Bugün Gebze bölgesinde 13 OSB bulunuyor. Her birinden binlerce tonluk yakıt tankları mevcut. Özellikle Dilovası sahillerinde bir çok yakıt tankları patlamaya hızır bir bomba gibi duruyor. OSB’lerin depreme duyarsız kalışı çok düşündürücü. Konu ile ilgili gazetemizde geniş çaplı haber yaptık. Haber üzerine 13 OSB’den sadece GEPOSB duyarlı davranarak, deprem ile ilgili yaptığı çalışmaları gazetemize gönderdi. GEPOSB’un gönderdiği açıklamaya bugün gazetemizde arkadaşlarımız geniş yer verdi.

GEPOSB, bünyesinde bulundurduğu Arıtma tesisi ile geçtiğimiz aylarda çevre ödülüne layık görülmüştü. Bugün baktığımızda GEPOSB her konuda önlem alıyor. Ya diğer OSB’ler. Diğerleri ne yapması gereken arıtma tesisini yapıyor, Nede deprem ile ilgili ne gibi çalışmalar yapmışlar açıklama yapmaktan kaçıyor. Bu durum çok üzücü.

Yıllar 1999 gösterirken, bugünün sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, depremi Derince Belediye Başkanı olarak yaşamıştı. Sayın Bakan, Depremi yaşayan bir belediye başkanı olarak bölgesinde ne gibi sıkıntılar yaşandığının çok iyi farkında olduğunu düşünüyorum. Bugün Sayın Nihat Ergün’e çok büyük bir görev düşüyor. Sanayinin kalbi konumundaki Gebze bölgesinde çok ciddi bir OSB araştırma yapması gerekiyor. OSB’leri her konuda denetleme yapmalı. 17 Ağustos yaklaşırken, sayın bakandan ricamız bölgemizde bulunan OSB’lerin depreme ne gibi hazırlığı olduğunu takip etsin ve kamuoyu ile paylaşsın

Evet yıllar gelip geçti. Deprem sadece 17 Ağustos yaklaşırken gündeme geliyor. Artık Deprem’i depremin yıl dönümü yaklaşırken değil her zaman hatırlamayız

Bizden uyarması. Sanayi kenti Kocaeli bölgesindeki sanayi kuruluşları depreme hazır değil. OSB’lerde bile yeterli deprem önlemi yok.

Başta Sanayi Bakanı Nihat Ergün olmak üzere, Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Valiliğine büyük görev düşüyor.  Deprem’le ilgili önlemler alınsın. Depremi unutmayalım ve unutturmayalım

 Büyükşehir Belediyesinin deprem filmi ne oldu?

  Başkan Karaosmanoğlu’nun iyi niyeti Kötüye mi kullanılıyor? (26 Haziran 2009)

 Dost acı söyler ama gerçekleri söyler. Geçmiş de bir çok kişi dalkavukluk yaparken  Çevre ve Orman eski  bakanı sayın  Osman Pepeyi  eleştirmiştim. Bugün Akparti teşkilatı ve Gebze’ye haksızlık yapan değerli siyaset arkadaşım Sanayi bakanı Nihat Ergün ü eleştirdim. Şimdi’de KBB başkanı Sayın Karaosmanoğlu’nu gerçek bir dostu olarak eleştiriyorum.

Kocaeli büyükşehir Belediye başkanı Sayın İbrahim Karaosmanoğlu’nu Yuvacık belediye başkanı ve Gebze Belediye başkan yardımcılığından tanıyorum. Çok iyi niyetli ve çalışkan bir siyasetçi ve devlet adamı.

 KBB’deki yanlış ve haksızlıklar..

Sayın Karaosmanoğlu ile Ak partinin kuruluş yıllarında kurucu il yönetim kurulu üyesi olarak birlikte siyaset yaptık.

Sayın Karaosmanoğlu iyi niyetli.  Sayın Başkan’ın iyi niyetini kötüye kullanan bazı çevreler var. Belediye’de bir çok haksızlık, usulsüzlük, israf ve yanlışlar yapılıyor.

KBB’nin kültürel ve sosyal faaliyetlerinde Gebze bölgesi tümü ile devre dışı. Kitap fuarı, Eğlenceler, sosyal faaliyetler, İzmit fuarı ve  Ramazan etkinlikleri  gibi  Kocaeli ye kent kültür bilinci kazandıracak çalışmalarda  sadece Gebze  değil  Kocaeli’nin tüm ilçeleri dışlanıyor.   Başkana Karaosmanoğlu her hafta Gebze ye geliyor. Gaziler dağında  yürüyüş yapmaya  zaman ayıran  sayın başkan’ın  gerçek dostu ve eski  bir  siyaset  arkadaşı olarak  küçük bir tavsiyem var. Tebdili kıyafet yaparak belediye birimlerini denetlemesi.

    Geçekten KBB bünyesinde birçok yanlış ve eksiklik ve haksızlık yapılıyor. Başkan beyin iyi niyeti kötüye kullanılıyor.

 KBB’nin Deprem Filmi’nden ne haber ?

    Büyük umutlarla geçtiğimiz yıl çekimlerine başlanılan ve 17 Ağustos Kocaeli Depremi’ni konu edinen ” Her Şey Bittiği Yerden” filmi, için Kocaeli büyükşehir belediyesi yüzlerce milyar liralık bütçe ayırdı ve  bu paranın bir kısmı da   filim çekilmeden  ilgili firmaya  avans olarak ödendi.

  Filmin çekimi çok önemliydi. Onbinlerce kişini hayatını kaybettiği 17 Ağustos Kocaeli Depremi arkasında binlerce acılı ev ve yürek bıraktı. Gün geçtikçe ortaya çıkan bu acı hikâye tablolarının bazıları ise toprağın altında kalmaya devam ediyor.

Depremzedeler üzerinden rant vurgunu mu?

   Acı ama gerçek hem depremden sonra ve hem de tıpkı deprem filmi çekimlerinde olduğu  gibi bir çok kurum ve kuruluş haksız olarak  deprem zedeler üzerinden  trilyonlarca  lira rant  vurgunu yaptı.

   Depremi bizzat yaşamış. Deprem bölgelerini tek tek gezerek belgesel çekmiş bir belgeselci olarak o günlerde birçok acı olay şahid oldum

    Sayın Başkan Karaosmanoğlu iyi niyetli olarak  depremden ders alınsın diye  Bu binlerce acı öyküden biri  olan Gölcüklü  deprem zede  Sami Dündar´ın  yaşadıklarını filim gerçekleştirecekti..

Deprem Filmi önemli bir projeydi.

    17 Ağustos depreminde 27 saat göçük altında kalan, öldü diye ceset torbasına konan Sami Dündar, büyük bir azim örneği göstererek, başından geçenleri anlatmak, kendisiyle aynı durumu yaşayan binlerce insanın duygularına tercüman olabilmek için, çalışma yapmıştı.

     Başlangıçta istediği filmi çekmek için aradığı senaristi bulamayan Dündar, tam umudunu kaybetmek üzereyken Okan Bayülgen ile tanıştı ve Bayülgen´in “Önce kitap yaz, sonra senaryolaştırması kolay olur” tavsiyesine uyarak ” Her Şeyin Bittiği Yerden” adlı kitabı yazdı. Bundan 5 yıl sonra ise Dündar´ın hayali gerçek oldu. Dündar filmi yönetmesi için yönetmen Ezel Akay ile anlaştı. Film için geri kalan tek eksik ise filmin nerede çekileceğiydi. Bu noktada imdada Kocaeli Büyükşehir Belediyesi yetişmişti.

 Deprem Filmi için KBB na kadar para harcadı?

      Belediye,  Deprem film için yaklaşık 600 dönümlük İzmit Seka arazisinin film ekibine tahsis etti. Bu arazi içine Büyükşehir Belediyesi büyük paralar harcayarak 42 bina maketi, onlarca eski araç ve inşaat malzemeleri taşındı. Filmin çekimlerine, 17 Ağustos 2008´de depremin 9. yıldönümünde başlandı. Filmin çekimini üstelene firma belediye’den büyük miktarda avans bile aldı.

    Ama ne olduysa bundan sonra oldu. Film yapımcılığını üstelene firma ekonomik krizi bahane ederek ortadan kayboldu. Film rafa kalktı. Film çekimleri durdurulmuş olmasına rağmen, film için oluşturulan yapay enkaz hala ortada.

  Film  için yapılan harcamalar kimden geri alınacak?

   Film çekimlerinin durdurulmasının ardından 8 ay geçmesine rağmen hala ortadan kaldırılmayan enkaz, Seka arazisinde sadece görüntü kirliliği oluşturmuyor, Başkan sayın Karaosmanoğlu’nun iyi Niyeti’nin kumlanıldığını ve belediye’nin büyük çapta parasının deprem filmi çekme bahanesi ile birileri tarafından iç edilip haksız olarak alındığını da gösteriyordu.

     Evet Biz gazete olarak bilgi edinme yasası çerçevesinde belediye’nin bu filimden ne kadar zarara uğratıldığını, yapılan harcamaların geriye alınıp alınmayacağını sorgulayacağız.  Deprem filmi gibi KBB’ de büyük çapta israf ve yanlışlar yapılıyor.Sayın İbrahim Karaosmonoğlu’nun iyi niyeti  kötüye kullanılıyor.

Marmara  Depremi’nde Kaç kişi  Öldü?.. (12 Şubat 2010)

 Elazığ Depreminden sonar  ölü sayısı ile ilgili   çelişkili  açıklamalar   Kocaeli depremini yeniden gündeme getirdi..Elazığ’da  41 deprem şehidini saymaktan aciz olan, ölü sayısını önce  57, sonar 51 ve daha sonar  41 olarak açıklanması  devlet ciddiyetine büyük  gölge düşürdü.

    Elazığ’da bir kaç köyde meydana gelen ve 41 kişinin ölümüne neden  olan  deprem  felaketinde  ölü sayısını saymaktan aciz olan  devlet, Kocaeli  bölgesindeki deprem şehitleri sayısını gündeme getirdi.

    Tarihimize  Gölcük ve Marmara depremi olarak geçen  bölgemizde  acaba kaş kişi öldü?..  Devlet ölü sayısını 18 bin  civarında  açıklamıştı,   tarihi  arşiv belgelerine göre    bölgemizde   ölü Sayısı’nın çok daha  fazla olduğu  göstermekte.

  Bu konuda gazetemiz arşivinde  yer Alan   arşiv bilgilerini   tarihe  not düşme adına   siz okurlarımla  paylaşıyorum..

 1999 yılında kurulan TBMM Deprem Araştırma Komisyonu Sözcüsü Zeki Çelik, korkunç gerçeği açıklamıştı.  Zeki Çelik’in yaptığı açıklama gazetemiz arşivin’de bulunmakta.  açıklamaya göre  Marmara depreminde 85 bin kişi  ölüp veya kayıp olduğu açıklanmıştı..  İşte o açıklama..

 Marmara Depreminde  85 bin kişi  öldü..

 Bölgemizi yerle bir eden Asrın en büyük felaketi ile ilgili acı gerçekler yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaya başladı. TBMM Meclis Araştırma Komisyonu Sözcüsü Zeki Çelik, depremden sonra 85 bin kayıp kişi için müracaatın bulunduğunu belirterek,”bu insanlar öldü mü, kaldı mı belli değil”dedi. Kızılay´ın toplanan yardımları gizlediği yönünde işaretler var diyen Çelik,957 milyar nakit 900 milyar çek-senet yardımı toplandığını açıklayan Kızılay´a sadece 1 ilden 1 trilyonluk yardım yapıldığını vurguladı. Depremde binlerce konutun yıkıldığı, 50 kişi´nin öldüğü, 500 kişi´nin yaralandığı Gebze´ye Kızılay hiç ilgi göstermedi.

    TBMM Deprem Araştırma Komisyonu sözcüsü Zeki Çelik, Marmara Bölgesi´nde 17 Ağustos´ta meydana gelen depremden sonra 85 bin kişinin kayıp için başvuruda bulunduğunu bildirdi. Fazilet Partisi Ankara Milletvekili Zeki Çelik, komisyon olarak,15-16 Eylül  1999 tarihleri arasında deprem bölgesinde yaptıkları incelemeleri değerlendirdi. Çelik,deprem sonrasında bölgede yaşanan belirsizlik ve karmaşanın depremden bir ay sonra da devam ettiğini gördüklerini belirterek,depremin asıl zararının resmi rakamlardan çok  daha fazla olduğunu söyledi.Bölgede depremden sonra 85 bin kişinin kayıp için başvuruda bulunduğunu belirten Çelik,devletin kayıplara ilişkin hiç bir faaliyetinin bulunmadığını öne sürdü.Çelik,”Aldığımız duyumlara göre,depremden sonra kayıp için 85 bin kişi  kayıt yaptırmış.Ve bu kayıp kişilerden çok azı bulunabilmiş.Bölgedeki bir çok vatandaş,yakınlarının yaşayıp yaşamadığını bile bilmiyor.Bu kayıplar  ileride büyük sorunlara neden olacak.Asıl,kayıplara yönelik çalışmalar yapılmalı” dedi.(Ekim 1999 Gebze Gazetesi)

    Elazığ’da 7 Mart 2010 tarihinde meydan gelen 41  deprem şehidi  sayısını  karıştırılması devlete güveni sarstı. Elazığ gerçeği 1999  yılında  TBMM Deprem Araştırma Komisyonu Sözcüsü  Zeki Çelik’in açıkladığı  85 bin  gerçeğini  doğruluyor.

Araştırmacılara  tarihi görev  düşüyor, Marmara depreminde  acaba  kaç kişi öldü ?…

 Deprem felaketini nasıl yaşadık  (Devr-i Alem Gebze Gazetesi)

 Yıllar nasıl da hızlıca gelip geçti. Daha dün gibi hatırlıyoruz. Gecenin yarısı Marmara bölgesinin altı üstüne gelmiş, on binlerce insan enkaz altında kalmış, bir o kadarı da sakat, yetim ve öksüz kalmıştı.

   17 Ağustos depreminden söz ediyorum. 17 ağustos deprem felaketi üzerinden 12 yıl geçti. Deprem felaketiyle ilgili belgeseller hazırlayıp araştırma yazıları yazdık. Hazırladığımız TV programları bir çok TV kanalında yayınlandı.

   Bugün 17 ağustos depreminin 12.yıl dönümü. Her yıl gelen haline getirdim. 12 yıl önce deprem felaketini yaşadığım o gecenin sabahı bu köşede kaleme aldığım yazıyı siz değerli okurlarımla 12 yıldan beri paylaşmaya devam ediyorum. Amacım deprem felaketinden ders ve ibret almak.

  Bir başka ülkede yaşansaydı bu deprem felaketi üzerine filmler çekilir, geniş çaplı belgeseller hazırlanır, kitaplar ve romanlar yazılırdı. Biz hiçbir şey yapmadık. Üstelik deprem felaketini kullanan bazı çıkarcılar felaket üzerinden çıkar sağladılar. Aslında deprem felaketini kimler kullandı, bunlar kimden rant elde etti bunlarla ilgili belgesel programı çekmek gerekiyor. Şimdi gelin o deprem gecesini bir kez daha yaşayalım:

 DEPREM FELAKETİNİN ÜZERİNDEN 12 YIL GEÇTİ

Bundan tam 12 sene önceydi. Gece yarısı saat 03.02’de depremi Gebze’de yaşadım. Birden binanın altından büyük sesler gelmeye başladı. Acı sonu beklemeye hazırlanırken, birden kendimizi binanın terasına attık ve hemen ardından yalın ayakla binanın dışına kendimizi attık.  Ayaklarımıza batan onca kırık cam parçalarına rağmen. Biranda mahalle halkı gecenin o yarısında dışarıda toplandı. Merkez üssü Gölcük olan depremde yangınlar çıkıyor, insanlar feryat ediyordu.

2 GÜN BAĞLANTI KESİLDİ

Bölgemiz için çok büyük felaket olan depremde 10 binin üzerinde insan ve birçok sevdiklerimizi kaybettik. Deprem sonrası Gebze’den, Dünya’nın 2 gün sonra haberi oldu. Çünkü iletişim hatları kesilmiş, kimse birbirleri ile bağlantı kuramıyordu.

DEPREM MÜZESİ YAPILSIN

Depremin 9 uncu yılında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından Deprem filmi yaptırma kararı alınmıştı. Bunun için 200 Milyar liraya yakın bir ara harcanmıştı ama tıpkı deprem gibi film ortada yok, belediyenin paraları uçtu.. Deyim yerinde ise, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Deprem filmi, enkazın altında kaldı.

   Daha öncede yazdığımız gibi, belediye deprem filmine harcadığı para ile deprem filmi yerine Büyükşehir Belediyesi Deprem müzesi yaptıramaz mıydı?. Büyükşehir Belediyesi ve diğer belediyelerin arşivlerinde hiç bir şey yok. Adapazarı Belediyesinin deprem müzesini gördüm. Hayran kaldım. Bizim belediye Başkanlarını Adapazarı deprem müzesini görmeye davet ediyorum

Gazetemiz bünyesinde binlerce fotoğraf ve film arşivimiz var bunların birer kopyasını, hiç bir ücret almadan Kocaeli’de kurulacak deprem müzesine verebiliriz.

DEPREM BELGESELİMİZ YAYINLANIYOR

İki yıl önce depremin 10. yılında Devr-i Alem Düzce’den Yalova’ya deprem bölgesini adım adım gezerek, Depremle ilgili belgesel hazırladık. Hiç bir kimseden destek istemeden tamamen kendi imkanlarımızla çektiğimiz ve belgesel yayıncılık Gebze stüdyolarında kurguladığımız  deprem belgeseline hiç bir telif ücreti istemeden, bir çok TV kanalında yayınlanmasını sağladık. Amacımız Deprem gerçeğini unutmamak ve unutturmamak.

   Bir çok kurum ve kuruluş depremi rant vasıtası yapıp, deprem üzerinden siyasi, sosyal ve ekonomik çıkar vurma peşinde göstermelik, panel, toplantılar, tişört basımları, yürüyüşler hatta konserler bile veriliyor.

   Gerçekten çok yazık. Deprem şehitlerini bir kez daha rahmetle anıyor. Tüm depremzedelere geçmiş olsun ve baş sağlığı diliyorum

Her yıl bu yazıyı tekrarlıyorum. Bu yılda aynen tekrarladım. Bu konuda sizlerden yorum bekliyorum.

 Deprem felaketinin 12.yıl dönümünde geriye doğru bakmalıyız, deprem felaketinden ders ve ibret almalıyız. Bölgemiz Türk sanayinin atar damarı. Deprem kuşağı üzerinde sanayi kuruluşları yükseliyor, OSB’ler kuruluyor, kimya ve akaryakıt depoları kuruluyor…

    Körfez’in karşı tarafı sanayiye, liman tesislerine ve depolama alanlarına açıldı. Yüzlerce kimyasal tank ve depo yapılması için çalışmalar devam ediyor. Deprem felaketinden bir daha ders ve ibret alalım yeni yeni felaketler yaşamayalım.

Previous ArticleNext Article

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir