Doğu Türkistan’da neler oluyor?

Kültür ve medeniyet coğrafyamızın önemli bir parçası olan Doğu Türkistan yine karıştı. Yıllardan beri Çin zulmü altında inleyen Doğu Türkistan’la ilgili son günlerde medya da önemli haberler yer almakta. Çin’in sistematik olarak zulüm yaptığı Doğu Türkistan’da ki Uygur Türkleri ile ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Lideri Bahçeli arasında siyasi polemik ve karşılıklı suçlamalar halen tazeliğini koruyor. Türkiye’de bu tartışmalar devam ederken, Doğu Türkistan’da büyük bir zalimlik ve işkence yaşanıyor.
Doğu Türkistan’ı baştan başa gezmiş, bu konuda bir çok belgesel çekmiş ve araştırma yazıları yazmış bir gazeteci olarak bende Doğu Türkistan konusu ile ilgili yazı kaleme alarak tarihe not düşmek istedim. Doğu Türkistan, ata diyarımız Başkent Urumçi, Turfan, Hotan, Yarkent, Kaşkar ve diğer Doğu Türkistan illerini adım adım gezerek Devr-i Alem programı olarak tarihi, tarihin yaşandığı yerde belgeselleştirmiştik.

Yıllardan beri Çin zulmü devam etmesine rağmen, Doğu Türkistan konusunu ne doğru dürüst Türkiye gündemine, nede dünya kamuoyu gündemine getirebilmiş değiliz. Değişik zaman dilimi içerisinde sistematik Çin zulmünün devam ettiği Doğu Türkistan’da olup bitenleri objektif ve en iyi bir şekilde Dünya kamuoyu gündemine getirmemiz gerekiyor.
Doğu Türkistan’da bulunduğum süre içerisinde gördüğüm bir manzarayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Kaşkar şehrine giren tüm araçlar sıkı bir polis kontrolünden geçiriliyor. Kontroller saatler sürüyor. Kuyruklar uzadıkça uzuyor. Polis kontrolünün yapıldığı yerde insanların ihtiyacını giderebileceği ne bir tuvalet nede başka bir şey var. Kadın, erkek, çocuk ihtiyaçlarını insanların gözü önünde meydanda gidermekte. Gördüğüm bu manzara yaşanan olayların küçük bir örneği.
Kaşkar’ın tarihi Arduç şehrindeki ilk Müslüman Türk hakanı Karahanlılar Devleti’nin kurucusu Satuk Buğra Han’ın türbesi ve Camii’sin de Cuma Namazı için gittiğimizde fotoğraf çekmemiz engellendi. Adeta polis kordonuna tabi tutulduk. Bizlere burada rehberlik yapan Uygur Türkü rehberlerimiz hiçbir suretle konuşmadılar. Bir kare bile görüntü vermek istemediler. Gezimiz boyunca Çin’de ne olup bittiğini sorduğumuzda, bize bunları sormayın dediler. Görüntüsünü çektiğim bir rehberimiz “Bunu yayınlarsanız, beni burada idam ederler” derken sesi titriyordu. Gerçekten büyük bir baskı ve zalimlik yaşanıyor.
Türkiye, Doğu Türkistan’daki yaşanan zalimlik karşısında susmamalı ama bu olayı siyaset malzemesi de yapmamalı. Doğu Türkistan’da bulunduğum süre içerisinde, Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın, Başbakan olarak Urumçi’ye yaptığı gezi hiçbir zaman unutulmamış. Sayın Erdoğan’ın Urumçi gezisi ve 2009 yılındaki Çin zalimliğinden sonra yaptığı açıklamaların Çin’de büyük yankı yaptığını ve bu açıklamadan sonra Doğu Türkistan’da durumun biraz daha yumuşadığını dile getiriyorlar.
Bir gerçeği daha burada yazmayı gazetecilik görevi olarak biliyorum. Sayın Cumhurbaşkanı, MHP Lideri Bahçeli’ye “Ben Doğu Türkistan’a gittim, sen neden gitmedin?” diye suçladığını hepimiz biliyoruz. Ancak, Doğu Türkistan’ın Kaşkar şehrinin Opal köyündeki ünlü Türk dil bilgini Kaşkarlı Mahmut’un türbesinde Başbakan Yardımcısı olarak türbeyi ziyaret ederken çekilmiş fotoğrafı türbenin duvarını süslüyordu. Dolayısıyla hem AK Parti hem de MHP, Doğu Türkistan davası ile yakından ilgileniyorlar. Ancak bu siyaset malzemesi olmamalı. Türkiye’de bu noktada çok ciddi çalışmalar yapılmalıdır.
TÜRK DÜNYASI GAZETECİLER PLATFORMUNDAN ÇAĞRI
Yurt içi ve Yurt dışında çok önemli hizmetler yapan gazeteci ve basın dernekleri tarafından kurulan Türk Dünyası Gazeteciler Platformu, Çin zulmüne sessiz kalmadı. Ramazan ayında, Doğu Türkistan’da Müslüman Türk halkına yönelik devlet terörünü gazeteciler olarak şiddetle kınadığını açıkladı. Kamuoyna yaptığı açıklama şöyle; “Hoşgörü ve sevginin doruğa ulaştığı, Müslümanlar için kutsal olan Ramazan ayında, Doğu Türkistan’da  Müslüman Türk halkına yönelik devlet terörünü gazeteciler olarak şiddetle kınıyoruz. Ayrıca Müslümanlar için kutsal bir ay olduğu bilindiği halde, 30 milyon dindaşımızın kardeşimizin yaşadığı Doğu Türkistan bölgesindeki dini ibadetlere ve inançlara getirilen yasak ve kısıtlamaları kabullenmek ve anlamak mümkün değildir.30 ülkede üyeleri bulunan gazeteciler federasynu olarak; bölgedeki olayların bir an once durdurulmasını, masum kardeşlerimize orantısız güç kullananların cezalandırılmasını talep ediyoruz. Bu vesileyle bölgede; Çin Halk Cumhuriyeti anayasasında, özerklik yasalarında mevcut olan yasal ve insani hakların uygulanmasını; kültürel, ekonomik, siyasi, idari ve dini hakların verilmesini; temel insani ve vatandaşlık haklarının güvence altına alınmasını, Müslüman Türkleri de, Han Çinlisi’ne benzer eşit ve adil bir yaşam sürmelerinin temin edilmesini arzu ediyoruz…
SORUNLARI ÇÖZMEK İÇİN ADIM ATILMALI
Bölgede eğer huzur, istikrar, barış isteniyorsa öncelikle Pekin Hükümeti; Doğu Türkistan halkının sorunlarını duymak, dinlemek, çözüm önerilerini kabul etmek ve insani açıdan sorunları çözme yönünde somut adımlar atmak ve Sürgündeki Doğu Türkistan Hükümeti yetkilileri ile sorunları diyalog çerçevesinde çözmek için girişimde bulunmak mecburiyetindedir. Sorunların gündeme getirilmesi, çözüme kavuşturulması için “Ankara” ve “Pekin”in güvencesi altında Dünya Gazeteciler Federasyonu olarak ilişkilerin düzeltilmesi ve diyalog ortamının oluşturulması noktasında üzerimize düşeni yapmaya hazır olduğumuzu kamuoyunun bilgisine sunarız.” Türk Dünyası Gazeteciler Platformu Ankara/ Türkiye
Evet, Sonuç olarak gazeteci, belgeselci, sivil toplum örgütü başkanı ama herşeyden önce duyarlı bir insan ve Türk İslam coğrafyasına yakın ilgi gösteren Devr-i Alem belgesel programları ile kültür tarihimize vefa borcumuzu ödemeye çalışan bir gazeteci olarak; Doğu Türkistan ile ilgili bir çok yazı yazdım. Yazdığım bu yazının geniş bir özetini http://www.agrt.net/haber-dogu-turkistanda-devr-i-alem.html linkinden okuyabilirsiniz.
Tümtürk’ün açıklamaları
Dünya Uygur Kongresi Başkan Yardımcısı ve merkezi Kayseri’de bulunan Doğu Türkistanlılar Derneği Genel Başkanı Seyit Tümtürk, “Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine baskı ve zulüm sürüyor. Türkistan, adeta patlamaya hazır bomba gibi. Son olaylarda Çin’e göre 18, bize ulaşan bilgiye göre 100’e yakın soydaşımız katledildi” dedi. Tümtürk, 5 Temmuz’da Urumçi katliamının 6’ncı yıldönümü nedeniyle, Çin’deki zulmü çeşitli etkinliklerle dünyaya duyuracaklarını söyledi.
 18 DEĞİL 100’E YAKIN UYGUR TÜRKÜ KATLEDİLDİ
Seyit Tümtürk, sözlerine şöyle devam etti: “Çinlilerin Uygur Türklerini sindirme, yok etme çabası Ramazan ayında adeta hız kazandı. Çin hükümeti özellikle Ramazan ayını hedef seçerek, provokasyon yaratıp, Uygur Türklerini haksız gibi gösterme çabası içinde katliam yapıyor. Uygur Türkleri’nin yaşadığı Kaşgar dahil bir çok bölgede, Çin polisi , Türkleri ’dur’ ihtarı bile vermeden vurup öldürüyor. Kaşgar’da meydana gelen son olayda Çin’e göre 18, bizim soydaşlarımızdan aldığımız haberlere göre 100’e yakın Uygur Türk’ü katledildi. Dogu Türkistan şu anda , her an patlamaya hazır bomba gibi. Adeta kapalı kutu. Soydaşlarımızın sesi duyulmuyor. Oldu bittiye getirilerek, Uygur Türkleri katliama tabi tutuluyor, Yargısız infazlar sürüyor. 3 gün önce Almanya’da Dünya Uygur Kongresi Başkanı Rabia Kadir başkanlığında bir araya gelerek, bu olumsuz durumu görüştük. Uygur Türklerinin ramazanda yaşadığı zulüm ve uğradıkları katliama karşı alınacak önlemleri görüştük. Çin’deki katliamların durdurması ve dünya medyasının bu olaylardan haberdar edilmesi için kararlar aldık” şeklinde konuştu
URUMÇİ KATLİAMININ 6’NCI YIL DÖNÜMÜ
Dünya Uygur Kongresi Başkan Yardımcısı ve merkezi Kayseri’de bulunan Doğu Türkistanlılar Derneği Genel Başkanı Seyit Tümtürk, 2009 yılında Çin’in Gangdong eyaleti Şavguan bölgesine çalıştırılmak üzere zorla götürülen Uygur Türkü gençlerin onlarcasının öldürülmesinin 6’ncı yıldönümü nedeniyle, 5 Temmuz’da dünya genelinde anma etkinliği yapacaklarını, Çin elçiliklerinin önüne siyah çelenk bırakacaklarını söyledi. Tümtürk, “Uluslararası camia ve medyanın hiç değilse Urumçi katliamının 6’ncı yıldönümünde bize kulak vermesini istiyoruz. Özellikle Dünya İslam İşbirliği Örgütü ile Türk Cumhuriyetleri başta olmak üzere ABD ve Avrupa ülkelerini bu zulme karşı tavır almaya çağırıyoruz” dedi.
Paylaşmak istermisiniz ?

About Belgesel Yayıncılık