2015, Kasım 2015

G20 zirvesi ve Türkiye

Türkiye gündemini uzun süredir meşgul eden G20 zirvesi sona erdi. Konuşmalar yapıldı, sonuç bildirgeleri okundu. Türkiye dönem başkanlığını bu yılın sonunda Çin’e devredecek. Zirve ile ilgili birçok yazılar yazıldı. Programlar yapıldı. Yorumlar yapılarak, zirve ile ilgili herkes konuştu.
Gerçekten uluslararası önemli bir zirve. G20 ile ilgili bizde dünyanın birçok ülkesini gezen gazeteci ve belgeselci olarak görüşlerimizi yazarak tarihe not düşmek istedik. Gelecekte G20 zirvesi ile ilgili araştırma yapanlar, akademik tez hazırlayacaklar ve ilmi çalışma yapacaklara bizde bir kaz satır ile de olsa görüş, yorumlarımızı paylaşmak istedik.
Türkiye G20 zirvesine her bakımdan çok iyi hazırlandı. Çok ciddi para harcadı. Antalya’da hayat durdu ve devletin birçok işi bu zirve için aksadı. Türkiye son aylarda bu zirve ile oturdu, bu zirve ile kalktı. Türkiye zirveden ne kazandı sorusunu çok iyi sormamız ve sorgulamamız gerekiyor.
G20 zirvesinin Türkiye’de toplandığı gün Fransa’da yaşanan terör saldırısının tesadüf olmadığına inanıyorum. Bu saldırı zirveyi biraz gölgede bıraksa da yıllardan beri terörden çok çeken ülkemizin ‘terör’ konusundaki duyarlılığını dünya liderlerine daha iyi anlatma imkanı doğurdu.
Dünya’nın bugün en büyük sorun ve sıkıntısı terördür. Terörün birçok alanı var. Devlet teröründen, düşünce terörüne kadar birçok terör yöntemi ile insanlık susturuluyor ve öldürülüyor. İnsanlığı hedef alan terörün tüm çeşitlerine karşı dünya tek yürek olmalıdır. Türkiye bu konuya önem veriyordu. Bu zirve ile dünya liderlerinin de dikkatini terör konusuna çekme imkânı buldu.
G20 zirvesi ile ilgili bu güne kadar takip ettiği seyir, G20’nin tarihçesi, G20 zirvesine hangi ülkelerin katıldığı, 2015 G-20 Antalya zirvesi ile ilgili kısa bir araştırma yaparak, köşemde yayınlıyorum. G-20 zirvesi konusunda başlı başına bir belgesel programı da yapmayı planladım. G-20 Antalya zirvesi önümüzdeki dönemde daha çok konuşulup tartışılacaktır. Bu konuda yaptığımız araştırmayı gazetemizin bu sayfasında geniş bir şekilde sizlerle paylaşıyorum.
G20 ZİRVESİNE HANGİ ÜLKELER KATILIYOR?
G20 Zirvelerine katılan ülke ve yöneticilerinin isimleri şu şekilde; Amerika Birleşik Devletleri Obama, Almanya Merkel, Arjantin Kirchner, Avustralya Turnbull, Birleşik Krallık Cameron, Brezilya Rousseff, Çin Halk Cumhuriyeti Şi, Endonezya Widodo, Fransa Hollande, Güney Afrika Zuma, Güney Kore Park, Hindistan Modi, İtalya Renzi, Japonya Abe, Kanada Trudeau, Meksika Peña Nieto, Rusya Putin, Suudi Arabistan Salman, Türkiye Ahmet Davutoğlu, Avrupa Birliği Tusk/Juncker.
G20 NEDİR?
20 Maliye Bakanı ve Merkez Bankası Başkanı Grubu, dünyanın en büyük ekonomileri arasında yer alan 19 ülkeden ve Avrupa Birliği Komisyonu’ndan oluşuyor. Daha çok İngilizce Group of 20 (20 Grubu) kavramının kısaltması olan G20 adıyla bilinir.
G20 ülkelerini Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Arjantin, Avustralya, Brezilya, Çin, Endonezya, Fransa, Güney Afrika, Güney Kore, Hindistan, İngiltere, İtalya, Japonya, Kanada, Meksika, Rusya, Suudi Arabistan, Türkiye ve Avrupa Birliği Komisyonu oluşturuyor.
G20’ye üye 19 ülkenin hepsinin milli geliri dünyada ilk 31’de yer alıyor. Tayvan, İsviçre, Norveç, İran ve Venezüella, ekonomik olarak bazı üyelerden daha büyük olmalarına rağmen G20’de bulunmuyor. Birçok Avrupa Birliği ülkesi de, G20’de bağımsız olarak değil sadece AB Komisyonu olarak temsil ediliyor.
G20 ZİRVESİNİN TARİHÇESİ
1975 yılında Fransa’nın Rambouillet şehrinde, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, Almanya ve Japonya’nın, Devlet/Hükümet Başkanları düzeyinde katıldığı bir toplantı düzenlenmiştir.
1976’da San Juan, Porto Riko’da Kanada’nın da katılımıyla G-7 ortaya çıkmıştır. 1977-1991 yılları arasında bu üye sayısı sabit kalmış, 1991’den sonra SSCB’nin yerine kurulan Rusya Federasyonu, G-7 üyeleriyle, Zirve Sonrası Diyalog adı altında bir araya gelmiş, 1994 yılındaki Napoli Zirvesi’nden sonra ise, Siyasi 8 adı altında toplantılar düzenlemişlerdir.
Denver Zirvesi’nde Rusya ilk kez, mali-ekonomik konular dışındaki görüşmelere katılmış ve 1998’deki Birmingham Zirvesi’nde G-8 tam anlamıyla oluşmuştur.
Önceleri, makroekonomi yönetimi, uluslararası ticaret ve gelişmekte olan ülkelerle işbirliği, daha sonraları ise Doğu-Batı ekonomik ilişkileri, enerji ve terör konuları gündemde yerini almıştır.
İstihdam, çevre, suç ve uyuşturucu, insan hakları, bölgesel güvenlik ve silahsızlanma, siyasal ve güvenlik içerikli alanlar devreye sokulmuştur.
Öte yandan, 1993’te Rusya’ya Yardım, 1994’te Ukrayna, 1995’te Küresel Bilgi Toplumu, 1997’de Suç ve 1998’de Enerji konulu toplantılar, bazı bakanlardan oluşan Destek Forumları’nda ele alınmıştır.
Benzer biçimde, Kara Para Aklama, Nükleer Güvenlik, Uluslararası Organize Suçlar gibi konularda çalışma grupları oluşturulmuştur.
Dogu Asya, Rusya ve Brezilya’da beliren ekonomik ve mali bunalımlardan sonra, kendilerini yakından ilgilendiren sorunlara çözüm yollarının, yükselmekte olan Pazar ekonomisi ülkeleriyle işbirliğinden geçtiğini, G7/8’ler anlamakta gecikmemişlerdir. Danışma amaçlı ve daha geniş kapsamlı olmak üzere, G-22, G-26 ve G-33 oluşturulmuş, ancak sayı arttıkça, etkinlik azalmıştır.
Bretton Woods kurumsal anlayışı bağlamında, 1999 yılındaki Köln Zirvesi’nde, sistem açısından önemli ülkelerle yeni bir danışma grubunun oluşturulmasına karar verilmiş ve G-8 Maliye Bakanlarının 25 Eylül 1999’daki Washington Toplantısı’nda, küresel sistem için önemli ülkelerden oluşan 20’ler Grubu (G-20) resmen ilan edilmiştir.
G-20 ilk başta çeşitli bakanlıklar düzeyinde toplantı düzenlemiştir. Kasım 2008 tarihinden itibaren aynı G-8’de olduğu gibi yılın belirli zamanlarında Devlet Başkanlığı düzeyinde toplanmaya başlamıştır.
2015 – G20 ANTALYA ZİRVESİ
2015 G-20 Antalya zirvesi, Dünyanın en büyük 20 ekonomisini oluşturan G-20 üyesi ülkelerin devlet ve hükûmet başkanlarının katıldığı yıllık olağan toplantıların onuncusu. 1 Aralık 2014’te dönem başkanlığını üstlenen Türkiye’nin ev sahipliğinde, 15-16 Kasım tarihlerinde Antalya’nın Serik ilçesinin Belek mahallesinde düzenlendi. Zirve Regnum Carya Hotel Kongre Merkezi’nde düzenlendi.
2015 G-20 zirvesinin gündemine Suriye İç Savaşı, Avrupa mülteci krizi ve Irak ve Şam İslam Devleti (IŞID) ile mücadele konuları da dâhil edildi.
2014 yılında zirve, Avustralya’nın dönem başkanlığında Brisbane şehrinde düzenlendi. 1 Aralık 2015’te Türkiye ise dönem başkanlığını Çin’e devredecek ve 2016 G-20 zirvesine Hangzhou şehri ev sahipliği yapacaktır.
G20 ANTALYA ZİRVESİ SONUÇ BİLDİRGESİ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya’da gerçekleşen G-20 Liderler Zirvesi’nin sonuç bildirgesinin de açıklandığı basın toplantısında, “Kendi halkını katleden Esed’in Suriye’nin geleceğinde yeri yoktur, olamaz. Esed bu şansını çoktan kaybetmiştir. Unutulmamalıdır ki Suriyeli mülteciler DAİŞ’ten ve Esed rejimini devlet teröründen kaçıyor” dedi.
Zirve öncesi Cuma gecesi Paris’te yaşanan terör saldırıların liderler olarak herkesi derinden üzdüğünü belirten Erdoğan, “Bu vesileye Paris’teki terör saldırılarını şiddete kınadığımı ifade ediyor, Fransız dostlarımızın acılarını paylaşıyoruz” dedi. Dün ki ilk G-20 oturumunda da Beyrut’tan Bağdat’a, Ankara’dan Paris’e kadar terör saldırılarında hayatını kaybedenler için G-20 liderleri olarak saygı duruşunda bulunduklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:
“2015 Antalya zirvesinin belki de en önemli sonuçlarından biri dünya ekonomisinin ve nüfusun çok büyük bir bölümün temsil eden G-20 ülkelerinin terörizmle mücadele konusunda güçlü bir duruş ortaya koymuş olmalarıdır. 2008 yılında beri G-20 zirvelerine katılan bir liderim. Başından beri söylediğim bir şey var, ’Küresel barış ve istikrar sağlanmadan güçlü bir küresel ekonomiden bahsetmemiz mümkün değildir.’ Dolayısıyla G20’nin küresel istikrarı doğrudan etkileyen meseleleri görmezden gelme lüksü olamaz. Bu anlayışla zirvede finansal konuların yanı sıra terörizm ve mülteci krizini de ele aldık.”
ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ
Türkiye’nin olarak terörizmin ne olduğunu çok iyi bilen ve ağır sonuçlarıyla 70’li yıllardan bu yana yüzleşen bir ülke olduğunun altını çizen Erdoğan, terörle mücadele konusunda uluslararası işbirliği konusunda Türkiye’nin üzerine düşen ne varsa yapmaya hazır olduklarını bir kez daha zirvede ifade ettiklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu mücadele samimi bir uluslararası işbirliği ve dayanışmayı gerektirir. Terörizm mücadele konusunda G-20 liderleri şunu bir defa kabul etmişlerdir ki, buradan ortak bir bildiri kararlı duruşumuzu ortaya koyması bakımından da önem ifade etmektedir” diye konuştu.
TERÖR ÖRGÜTÜNÜN AYRIMI OLMAZ
Terörün dini, milliyeti, ırkı, bölgesi olamayacağını, terörizmi herhangi bir dinle ilişkili hale getirmenin de yanlış olduğu gibi böyle bir tavrın o dinin mensuplarına yapılacak en büyük hakaret, saygısızlık olacağını belirten Erdoğan, “Zira bütün dinler için hayat hakkı kutsaldır” dedi.
Aynı zamanda terör örgütleri arasında ayrım yapılmaksınız kararlı şekilde mücadele edilmesi çağrısı yapan Erdoğan, “Bu örgütler arasında ayrım yapan herkes, her ülke bizim gözümüzde terörizmle mücadele konusunda hata içindedir” dedi. DAİŞ, El- Kaide, Boko Haram, PYD, YPG ve DHKPC gibi terör örgütlerine karşı aynı kararlı mücadele devam edileceğini söyleyen Erdoğan, “Uluslararası alanda da terör örgütleriyle etkin işbirliği sağlamak için kararlı somut adımlar atılması gerekiyor. G-20 liderleri olarak terör örgütleriyle ayrım gözetmeksizin mücadele konusunda görüş birliği içinde olduğumuz gördük” diye konuştu.
ÇÖZÜM SURİYE’DE HERKESİN KABUL EDECEĞİ BİR REJİM
G-20’de temsil edilen ve içinde Türkiye’nin de bulunduğu Müslüman liderler olarak İslam’la hiçbir ilgilisi olmayan DAİŞ terörüne ve vahşetine karşı ortak sorumlulukları olduklarını aktaran Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
“Bölgemizde ve dünyanın farklı köşelerinde meydana gelen çatışma ve istikrarsızlar hepimizi yakında etkiliyor. Çevrimizde artık yönetilemez hale gelmiş ülkeler ortaya çıktı. Suriye bu konuda en fazla öne çıkan yerdir. Sınır komşusu ve halkıyla yakın bağları olan bir ülke olarak Suriye’de yaşanan dramın etkilerini çok yakından hissediyoruz. Türkiye bugün 2.2 milyonu Suriyeli, 300 bin Iraklı olmak üzere 2.5 milyon mülteciyi topraklarında barındırıyor. Bu mağdur insanların tamamına inanç ve köken farkı gözetmeksizin kapılarımızı açtık. Bu her şeyden önce bizim için insanlık vazifesidir. Ancak karşı karşıya bulunduğumuz örneği görülmemiş sorun bir ülkenin tek başına üstesinden gelebileceği boyutu çoktan aştı. Esasen sorunun derinleşmesi evlerinden, vatanlarından geriye dönüş ümitlerinin her geçen gün zayıflamasından kaynaklanıyor. Suriye’de ülkede yaşayabilen herkesin kabul edebileceği bir çözüm üzerinde uzlaşılmadan bölge kaynaklı sorunların üstesinden gelinemez. Uluslararası toplumun bu konuda artık etkin bir işbirliği, külfet paylaşımı ve samimi dayanışma içinde hareket etmesi gerekiyor.”
KAPSAYICI BİR BÜYÜME
2015 yılında gerçekten de yoğun bir küresel gündemin olduğunu ve karşı karşıya olunan sorunların çoğunun küresel ölçekte işbirliği gerektirdiğini belirten Erdoğan, “Bu bakımdan G-20 platformu sadece üye ülkeler değil tüm dünya için önemli bir imkandır. Biz dönem başkanlığımızda G-20’nin bu yönünü öne çıkarmanın, güçlendirmesinin içinde olduk” diye konuştu.
Türkiye’nin dönem başkanlığında G-20 gündeminin kapsayıcılık, uygulama ve yatırımlar olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ortak hedefin güçlü, sürdürülebilir ve dengeli olduğu kadar bu yılla birlikte kapsayıcı bir küresel büyümeyi temin etmek olduğunu söyledi. Bunun hayat standartlarının yükseltilmesi ve refahın yaygınlaştırılması bakımından önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, G-20’nin gelecek dönem başkanı Çin Devlet Başkanı’nın da bunu kendi yapacakları zirvede de koruyacağını dile getirdiğini aktardı.
G-20 ZENGİNLER KULÜBÜ DEĞİLDİR
G-20 için artık uygulama zamanının geldiğini belirterek değerlendirmelerine devam eden Erdoğan, verilen taahhütlerinin uygulanması içi kapsamlı bir izleme mekanizması oluşturulduğunu ve 2018 yılına kadar yüzde 2.1’lik büyüme için uygulanacak stratejileri bu şekilde takip edebileceklerin söyledi. Verilen taahhütlerini yarısını tamamlandığı ve kat edilen mesafenin G-20’nin toplam hasılasına binde 8’lik katkı yapacağı hesap edildiğini belirten Erdoğan, yatırımların canlandırılması için zirvede görüş birliğini de oluştuğunu belirterek, 2018 sonuna kadar küresel düzeyde yatırım 4.4 trilyon dolar artmasını beklediklerini söyledi. G-20’nin zenginler kulübü olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Bizler sadece belirli bir refah seviyesini yakalamış toplumları değil, aynı zamanda kalkınma çabaları devam eden ülkeleri de temsil ediyoruz. Dünyanın önde gelen gelişmiş ve yükselen ekonomileri olarak düşük gelirli ve gelişmekte olana ülkelerine halinden de anlıyoruz. Dolayısıyla bu notada söyleyecek sözümüz olması gerekir. Bu anlayışla G-20 kalkınma gündeminin sürdürülebilir kalkınma için 2030 gündemini destekleyecek şekilde yeniden yapılandırılması için mutabık kaldık. Kültür ve medeniyet adalet üzerine bina eden bir ülke olarak kapsayıcılık ilkesini bu doğrultuda ısrarla savunmaya devam edeceğimizi ifade etmek isterim.”
Erdoğan, Türkiye’nin 1 Aralık 2014 tarihinde Avustralya’dan devralınan dönem başkanlığının iki gün süren Liderler Zirvesi’yle tamamlanmış olduğunu kaydetti. Antalya Zirvesi Sonuç Bildirgesi’nin G-20’nin gelecek dönem çalışmalarını şekillendirecek önemli bir belge olduğuna olan inancını dile getiren Erdoğan, 2016 yılı için G-20 dönem başkanlığın da Çin Halk Cumhuriyeti’ne devrettikleri sözlerine ekledi.
Previous ArticleNext Article

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir