Kültürler ve Gönüller diyarı DARICA

Kültür ve Turizm’de Marka Şehir Darıca Belgeseli

Hizmet gönül işidir.

                                                       Şükrü Karabacak     

                                                  Darıca Belediye Başkanı

 Darıca Belgeseli

 

Ben  DARICA’yım…

 Ben,  Samanlı  dağlarının süsü,

Anadolu kültürü ile kaynıyor içim

Ben, Marmara’nın  yeşil örtüsü,

Duman duman olup savrulacağım

Ben  Anadolu’nun, kültür ve gönül kapısı

Ben ticaret ve turizmin beşiği Bayramoğlu

Adını tarih ve tabiatın güzelliğinden alan

Tarih, kültür ve turizm şehri DARICA’yım

Dalları filizlerle bezeli yaşlı bir çınarım.

Her gün yeniden doğuyorum.

Geçmişim tüm kültürleri kucaklar…

Adım ne olursa olsun binlerce yılın kültürlerinin birikimiyim.

Ben  dünyaca ünlü Darıca kuş cennetiyim, Sancaktepe’yim, Bayramoğlu Yarımadası’yım,

Ben kültürler ve gönüller diyarı DARICA’yım…

Şimdi Darıca Belediye Başkanı Şükrü Karabacak ile Darıca’da Devr-i Alem diyoruz…

Bayramoğlu - DARICA

Bayramoğlu – DARICA

Gönlünü  vermedikçe, gönül bulamazsın.

Mevlana Celaleddin Rum-i

 

Kültürler ve Gönüller diyarı vizyoner Darıca’da Devr-i Alem

Büyük gönül sultanı  Mevlana’nın  “Gönül vermedikçe, Gönül Bulamazsın” sözünden ilham alarak Devr-i Alem kamaraları eşliğinde Darıca’nın  kültür tarihine yolculuğa çıkıyoruz.Burası binlerce yıllık geçmişi ile tarihin, kültürün, turizmin, sanatın, ticaretin ve sanayinin yan yana boy attığı, doğu ile batı arasında bir zamanların küçük bir Anadolu sahil kasabası olan sakin ve huzurlu bir coğrafya…

İstanbul’dan Anadolu’ya giden yol güzergahında denizi, tabiatı ve insanı ile Marmara bölgesinin incisi, Kocaeli’nin şirin bir ilçesi…İstanbul’a uzaklığı 38 km olan Darıca’ya kara, demir ve deniz yolları  ile ulaşılabildiği gibi, Sabiha Gökçen Havaalanı’na da çok yakın mesafede yer almakta.Tarihi kalesi, modern tatil merkezine sahip Bayramoğlu  yarımadası, 16 km’lik kıyı şeridine sahip tertemiz sahili,

Darıca sahili

Darıca sahili

uluslarası hayvanat bahçesi ve botanik parkı, tarihi evleri ve çınar ağaçları, parkları, sosyal tesisleri ve deniz feneri ile Darıca, geçmişin nazlı yadigarı, kültür ve turizmde  geleceğin cazibe merkezi marka şehir.Bugün 150 bin nüfusa sahip olan Darıca; ismini, günümüzde bir burcu ayakta kalan Darıca Kalesi’nden almaktadır.Birçok kültürden insana ev sahipliği yapan ilçe, kültür mozaiği yönü ile de çok renkli.

Darıca müdafaa ve müstahkem bir yerleşim yeridir.Birçok uygarlık ve medeniyet bu topraklarda yaşamış.Tarih boyu körfez şeridi üzerinde stratejik bir öneme sahip olan Darıca’da ilk yerleşim 2300 yıl öncesine dayanmaktadır.Bithinya ve Bizanslıların uzun süre egemenliğinde kalan Darıca’nın, Osmanlı ile ilk ilişkileri Orhan Gazi  zamanında olur.1329 tarihinde Bizans imparatorluğu ile Çayırova yakınlarında yapılan  Palekanon savaşında Darıca, Osmanlı toprağına katılır.Ve Sultan Orhan Gazi Darıca Fatihi olarak tarihe geçer.Fetret döneminden sonra Bizanslıların eline geçen  Darıca’nın  ikinci  fatihi, Fatih Sultan Mehmed’in komutanlarından Gazi Timurtaşoğlu Umurbey’dir.

Darıca sahilinde belgesel cekerken

Darıca sahilinde belgesel cekerken

Darıca yüzlerce yıl boyunca bir çok yazar ve seyyahın ilgisini de çekmiştir.Ünlü seyyahımız Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde Darıca ile ilgili 400 yıl önce verilen bilgiler  Darıca‘nın  kültür tarihi açısından çok önemlidir.İsterseniz burada zamanı durdurup, Devr-i Alem diyelim ve gezginlerin piri Evliya Çelebi ile İzmit körfezinde Darıca’dan Diliskelesine tarih yolculuğuna çıkalım.

…”Darıca, İstanbul’dan seksen mil uzaklıktadır.Deniz kenarında yalçın kaya üzerinde kare şeklinde, çok büyük ve sağlam bina edilmiş, taştan, çetin bir kaledir.Limana nazır bir kapısı vardır.Askeri yoktur.Fakat içinde yirmi kadarı örtülü hane vardır.Bir camii olup çarşısı, pazarı, hamamı yoktur.

Konstantin oğlu Acem diyarında (Daraşa’yı) mağlup ederek Dara evladlarını burada bir mağara içinde ruhban habsine verdi.Sonra bu kaleyi bina ederek ismine “Dara” koydu ki Dara oğulları demektir.Hicri 827 tarihinde Çelebi sultan Mehmed Han burayı fethetmiştir.Gebze Kazası’nın nahiyesidir.

Darıca Evliya Çelebi fermanı

Darıca Evliya Çelebi fermanı

Gayet güzel bir liman olduğundan Gebze şehrinin iskelesidir.

Sonra yirmi mil mesafede Dil İskelesi’ne geldik ki burada Konya, Halep, Şam ve Mısır’a giden hacılar, tüccar ve ziyaretçiler at kayıklarına binerek bir mil kadar karşı tarafta bulununan hersek Dili’ne giderler.Burası boğazdır.Şark canibi seksen mil sürer büyük bir körfezdir ki nihayetinde İzmit şehri vardır.Bu Gebze Dili iskelesinde iki eski han, iki ekmekçi dükkanı, bir bozahane, iki bakkal dükkanı ve bir çeşme vardır ki üzerinde ki tarihden Sultan Murad’ın Bostancıbaşısı Mustafa Ağa’nın bin kırk sekizde inşaa ettirdiği anlaşılıyor….”

Savaş ve Göç Yıllarında Darıca

16. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar olan zaman diliminde Darıca’nın makus tarihi birçok olaya şahitlik etmiş ve sahip olduğu birikimi arşiv kayıtlarıyla bugünlere kadar taşımıştır.Savaşların, yangınların ve depremlerin yaşandığı bu bereketli coğrafya,  1. Dünya Harbi ve Kurtuluş Savaşı’nın yaşandığı 1914-1921 yıllarında bazı azınlıklar ve yerli çetecilerin yağmasına maruz kalır.28 Nisan 1921 tarihinde Darıca Yunan ve İngiliz birliklerince işgal edilir.

1. Dünya Savası ve Kurtulus Savası yıllarında Darıca

1. Dünya Savası ve Kurtulus Savası yıllarında Darıca

İşgal yıllarında Darıca’da yaşayan Türklerin göç ederek Üsküdar, Kartal, Tavşancıl’a yerleştiğini, işgal kuvvetlerinin 26 Haziran 1921′de Darıca’dan çekilmesiyle göç eden Türklerin tekrar Darıca’ya döndüğünü o dönemleri bizzat yaşayanlar ifade ediyor.

Lozan Barışı gereğince Türkiye ile Yunanistan arasında bir göçmen mübadelesi gerçekleştirilerek Drama, Serez, Kavala, ve Girit adasından gelen Türklerin bir kısmı Darıca’ya yerleştirilir.Burada ki Rum azınlık ise Darıca’dan Yunanistan’a göç ederler.

Darıca'ya Girit'ten göç

Darıca’ya Girit’ten göç

Savaş yıllarından sonra Cumhuriyet döneminde Darıca, zamanla göç almaya başlar.Osmanlı döneminde belediye teşkilatı kurulan Darıca, aynı zamanda genç Türkiye’nin en eski nahiyelerinden de biridir. Arşiv kayıtları Darıca’nın 19. yüzyılın sonlarına kadar köy statüsünde olduğunu bu tarihten itibaren nahiye olduğunu göstermekte.Bazı yazışma kayıtlarında ise kasaba olarak geçmektedir.1955’li yıllara gelindiğinde 2 bin nüfüslu bir yerleşim yeri haline gelen Darıca; tarım, hayvancılık, ziraat ve sanayi alanında ki gelişmelerle gelişimini ve büyümesini hızla devam ettirir.

1960’lı yıllarda Romanya ve Bulgaristan’dan göç eden 250 aile Darıca’ya yerleştirilir.Cumhuriyet döneminde bucak statüsüne sahip olan Darıca,

Darıca eski hükümet konagı

Darıca eski hükümet konagı

sanayileşme ve turizm potansiyeli ile 1980’lerden itibaren belde  belediyesi olarak faaliyet gösterir. Gebze bölgesinde sanayinin gelişmesi ile  Anadolu’nun her yerinden insanlar  akın akın  Darıca’ya göç etmeye  başlar,  adeta Darıca’nın taşı toprağı altın olur. Şimdi Devr-i Alem kameraları  ile köyden ilçe’ye sanayi, tarım, ziraat, kültür ve turizm de marka şehir Darıca’nın tarihi geçmişine yolculuğa çıkıyoruz.Kemaralarımızı önce Darıca’nın Sanayi tarihine  çeviriyoruz.

Darıca’ nın sanayi tarihine yolculuk

Geçmişten günümüze ticaret ve sanayi alanında ki atılımlarla her geçen gün gücüne güç katan Darıca’nın sanayii tarihine yolculuk yapmadan geçemeyiz.Elbette bu gelişim sadece Darıca’nın değil aynı zamanda Türk sanayi tarihinin doğumunuda sağlayan önemli parametrelerdendir.Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan öyküsüyle Türk Çimento tarihinde ve beraberinde Türk Sanayi tarihinde, Aslan Çimento A.Ş’nin, yeri ve önemi hiç kuşkusuz çok büyük.

İşte böylesine mühim bir kuruluş olan Darıca ve Eskihisar Aslan Çimento Fabrikaları’nın dününe de bugününe de aşina olan, Aslan Çimento’nun ekmeği ile büyümüş olan canlı tanıklar ile konuşuyoruz.Darıca’da ilk sanayi hamlesi Aslan Çimento ile başlar.Sektörünün asırlık çınarı ve Türk çimento endüstrisinin ilk fabrikası olan Aslan Çimento, 1911 yılında Eskihisar Aslan ve Darıca Aslan adları yerli girişimciler olan Rumlar  tarafından kurulur.

Darıca Aslan Cimento Fabrikası

Darıca Aslan Cimento Fabrikası

1911’den bugünlere çeşitli evreler geçirip, isminde zaman zaman değişiklikler olsa da,  kalitesinden hiçbir şekilde ödün vermez.

1911’de 20.000 ton yıllık kapasite ile kurulan Darıca Aslan Çimento fabrikası, 1919 yılında hemen yakınındaki Eskihisar Çimento Fabrikası ile birleşerek Aslan ve Eskihisar Çimento ve Su Kireci Anonim Şirketi adını alır. Kurtuluş Savaşı’nın ardından, 1926 yılında bünyesine bir fırın daha ekleyerek kapasitesini yıllık 40.000  tona çıkarır ve ülke ihtiyacının önemli bir kısmını karşılamaya başlar.

Aslan ve Eskihisar Çimento fabrikası, 2. Dünya harbinin ardından tüm dünyada yaşanan teknolojik gelişmelerin, kalkınma hamlelerinin yurdumuzdaki ilk öncü ve destekçilerinden biri olarak çalışma hayatını sürdürür.1950’li yıllarda dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Başbakan Adnan Menderes’in katıldığı bir törenle fabrikanın üretim tesisleri gelişimini devam ettirir. Osmanlı’dan Cumhuriyete sanayi tarihine ışık tutacak bu belgeselin, bölgemize bir sanayi müzesi kazandırılmasında ilk adım olacağını ümid ediyoruz.

Darıca’nın Tarım ve Ziraat Geçmişi

Darıca sanayi birikimi kadar tarım ve ziraai alanındaki değerleri ile de gerçekten muhteşem bir coğrafya.Geçmişte, Darıca’da bezelye, bakla, bamya, üzüm, kiraz, zeytin ve enginar yetiştirilmiş.1950’li yıllarda  Darıca’dan her akşam kamyonlarla  üzüm ve enginarlar İstanbul hallerine  taşınıyormuş.Zeytin ve üzümler önceleri motorlarla deniz yoluyla İstanbul’a taşınıyormuş.O zamanlar balıkçılık Darıca’da çok gelişmişti.Hatta Çirozların ünü yurt dışına kadar yayılmıştı.

Darıca Ziraat bölgesi

Darıca Ziraat bölgesi

Geçmişte Darıca halkının geçim kaynağı olan bağcılık ve balıkçılık zamanla yok olur.Çavuş üzümü bağları ve Enginar tarlaları sanayi ve konut imarına açılarak  bağ ve bahçelerin büyük bir kısmı beton yığını haline gelir. Darıca’da yetişen Çavuş üzümü ve zeytin bahçelerini Osmanlı döneminin ünlü  yazarlarından Ahmet Mithat Efendi’nin 1891 yılının yaz aylarında İzmit körfezine yaptığı gezi notlarında çok güzel anlatılmakta. Zamanı durdurup Devr-i Alem diyor “Çavuş üzümü”nün hikayesini ünlü yazar Ahmet Mithat Efendi’den dinliyoruz…

Yazar Ahmet Mithat Efendi

Yazar Ahmet Mithat Efendi

….” Erenköy’den İzmit körfezine  doğru yola çıktık.Üzüm bağlarının asıl yoğunluğu İzmit Körfezi’nde olup ilk örneğide Darıca’da görülür.Çavuş üzümü,  Çavuş ünvaniyle anılan Osmanlı devlet ricalinden birisi bu üzüm asmasını ta Taif’ten getirmiş. İstanbul’dan evvel Bursa’ya götürmüş ve buna Bursa’da yalnız çavuş üzümü denilmeyip Kasım Çavuş üzümü denilirmiş…Cennetmekan Kanuni Sultan Süleyman iş bu çavuş üzümü çubuklarından o zaman Fransa kralı Birinci Françiyosa hediye olarak göndermiş. Fransa kralı  çavuş üzümü çubuklarını Fontainebleh bahçelerine diktirmiş, “Şasla” diye neffasetiyle Avrupa’da şöhret bulmuş olan üzümler işte şu bizim çavuş üzümünün zürriyeti.

Gerek Darıca’nın ve gerekse şu İzmit Körfezi’nin etrafında bulunan başka kasaba ve köylerin ürünleri sadece üzümden ibaret değildir. Burada pekçok zeytinliklerde bulunuyor. Meyve ağaçlarının uzaktan gösterdikleri

Eski Bayramoglu

Eski Bayramoglu

intizamlarındaki güzellik mutlaka göz ile görmeye muhtaç olup dil ve kalem ile hakkıyla tasvir olunamaz…”

Bir zamanlar yazı makinesi olarak lakaplandırılmış Ahmet Mithat Efendi, büyük zorluklar yaşamış, acı çekmiş biridir.Gezmekle ise ferah bulur. Bu yazısında ve tüm Körfez boyunca bahsettiklerinde bir mutluluk, bir huzur hali ortaya çıkar.Değil mi ki insan tabiatla kendini iyileştirir. Oysa biz, bizi iyileştirecek şifayı yok etmişiz.Hâlâ da yok etmekte ısrar ediyoruz…Buradan  Darıca  Kaymakamı ve Belediye Başkanı’nı  Çavuş üzümü bağları  ve zeytin ağacı müzesisi kurmaya davet ederek Darıca’daki gezimizi sürdürüyoruz.

Darıca tarih, kültür, turizm ve sporda  marka şehir olurken…

Darıca bölgesi; tarih, kültür, sanayi,spor  ve turizm birikimi ile Kocaeli’nin  marka değeri taşıyan ilçelerinden birisi artık.İlçe diyoruz çünkü Darıca 12 Eylül 2008 tarihinde  alınan bir karar ile ilçe statüsüne kavuşur.Bu güzel yerleşim yeri kendisine bağlı bir köy olmamakla birlikte 14 tane mahalleden oluşmaktadır.

Darıca Belediyesi mahalleleri

Darıca Belediyesi mahalleleri

Devr-i Alem kameralarını içinde asude evlerin ve mütevazı insanların yaşadığı birbirinden güzel mahallerine çeviriyoruz.Darıca anlatılmaz yaşanır.Yaşam burada insana bir başka keyif veriyor.Gürültüden ve karmaşadan uzaklaşmak isteyenlerin dinlenebileceği ve huzur bulabileceği nadir bir güzellik panaroması.

Tatil kasabalarındaki zamanın yavaşlığı burada da hakim.Hani yolda yürüyen insanlar, belki manavdan birkaç meyve alan amcalar, elbiseleriyle rüzgara çalım atan sağlıklı teyzeler, kendi hallerinde güneşle haşır neşir gençler yaşamakta.İnsanların sakinliğini gördükçe siz de sakinleşirsiniz.Sanki geçim derdi bitmiş, artık koşmaya hiç lüzum kalmamış gibi… İşte Darıca’da da bulacağınız duygular bunlardır…

Dinlenmek demişken, yorgunluğuzu atabileceğiniz ve rahat edebileceğiniz bir tatil planı yapıyorsanız, körfez şeridi üzerinde Darıca’ya bağlı doğal güzelliğe sahip, üç burundan oluşan bir yarımada olan Bayramoğlu, tam size göre bir yer. Bayramoğlu yarım adasını hem deniz ve hemde  karadan  adım adım gezerek tarihe not düşüp zamana noterlik yapıyoruz.

Maramara Bölgesi’nin en modern tatil merkezlerinden  biri olarak bilinen Bayramoğlu, 1956 yılına kadar “Üç Burunlar” adıyla anılmaktaydı.

Eski Bayramoglu sahil

Eski Bayramoglu sahil

Bu tarihten itibaren birkaç müteşebbisin girişimi neticesinde, günümüzde de halen kullanılmakta olan “Bayramoğlu” adını almıştır.

Güneşi, kumsalı, temiz denizi ve ve modern dinlenme tesisleriyle gerek günü birlik gerekse uzun süreli tatillerini geçirmek isteyenler için güzel imkanlar sunan Bayramoğlu, aynı zamanda İstanbul ve İzmit’ten dinlemek isteyenler için ikinci konut ağırlıklı bir dinlenme merkezi.Çınar, nar, ıhlamur ve dut ağaçları ile kaplı olan Bayramoğlu; tatil köyleri, siteler ve  yıldızlı oteller  ile  geniş imkanlara sahip turizm de tam bir cazibe merkezi.Ayrıca adını koyunda bulunan yelken benzeri bir kayadan alan Yelkenkaya’yı mutlaka görmelisiniz.Tarihi Yelkenkaya kalesi ise bir bankanın  kamp alanı içinde  korunuyor ve turizme açılacağı günü bekliyor.

Sukru Karabacak Darıca Belediye Baskani

Sukru Karabacak Darıca Belediye Baskani

Darıca, yeşil ve mavinin  birbiri ile harman  olduğu doğal güzellikler diyarı.Marmara bölgesinin en güzel yerlerinin başında gelen ve 16 km’lik kıyı şeridiyle göz dolduran Darıca sahilleri; sahip olduğu piknik alanları, parkları, kafetaryaları ve  restorantları ile yerli ve yabancı  turistlerin uğrak yeri.Gün boyu çok hareketli olan bu sahilde yürüyüş yapan insanlar tertemiz deniz havasını ciğerlerine çekerek rahat rahat soluyorlar… Darıca sahillerinin bugünlere gelmesinde baş mimar olan ve her fırsatta  “Hizmet gönül işidir” diyen Darıca Belediye Başkanı Şükrü Karabacak’ın rolü çok büyük.

Darıca sahillerine kuş bakışı göz gezdirdiğinizde dikkat çeken en önemli yapı hiç kuşkusuz “Gönül Birliği” kapısı.Kameralarımız bu yapıyı daha yakından kayıt altına aldığında yapılan eserin misyonuda ortaya çıkıyor.

Selçuklu’dan Osmanlı’ya Osmanlı’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne milli ve manevi tarihimizin değerleri bu kapıda  sembolleşerek adta bir mühür olmuş.Selçuklu süsleme sanatı olan kündekari, Osmanlı hilali ve Cumhuriyet yıldızı simgeleri gönül birliği kapısında medeniyetimizi temsil etmekte ve insanlığa barış  mesajları vermekte.Darıca kültürler ve gönüller diyarı.Bunun farkında olan, birlik ve beraberliklerin gönülleri zenginleştirdiğine inanan Darıca Belediyesi ve Darıca Kaymakamlığı işbirliği yaparak, Darıca’da Anadolu’nun tüm yerel kültürel değerlerine sahip çıkıyor.

Darıca Gönül Birligi Kapısı

Darıca Gönül Birligi Kapısı

Gönül birlikteliklerini oluşturmak için planlanan ve geleneksel hale gelen Şehirler ve Kültürler Kaynaşması şenlikleri her geçen yıl daha geniş katılımlarla devam ediyor.Her yaz, Batı’dan Doğu’ya, Kuzey’den Güney’e, Anadolu’dan Balkanlar’a bir kardeşlik rüzgarı esiyor Darıca sahilindeki amfi tiyatroda.Bu kardeşlik coşkusunu tüm Darıcalılar, el ele omuz omuza bazen kemençenin telinde bazen sazın telinde, bazen halayda bazen horonda, bazen miskette bazen zeybekte hep birlikte yaşıyorlar.Bu engin gönül birliktelikleri Darıca’dan tüm Anadolu’ya ve  dünyaya  dalga dalga barış ve gönül dostluğu olarak yayılıyor.

Darıca sehirler ve kültürler kaynasması

Darıca sehirler ve kültürler kaynasması

Kültürden konu açılmışken Darıca Belediyesi tarafından her yıl düzenlenen yağlı güreşler ise gerçekten görülmeye değer.Darıca’da gerçekleştirilen bu önemli kültür organizasyonuna her yıl 500 pehlivan katılıyor. Ata sporumuz olan yağlı güreşleri izlemeye gelen insanlara etli pilav, ayran ve dondurma ikram ediliyor.

Darıca’da ki gezimize kadığımız yerden devam ediyoruz.İnci taneleri gibi ışıldayan 16 km’lik Darıca sahillerinin muhteşem  manzarasını sevgi parkından temaşa etmek insana göz ve gönül ziyafeti sunuyor.Sevgi parkının seyir balkonlarından, nazlı nazlı dalgalanan ay yıldızlı bayrağımızın altında deryada yol alan gemileri takip edebilir, çayınızı yudumlarken güneşin gurup vaktini doya doya izleyebilirsiniz.Darıca’da güneş batar ama gün bitmez.Seyir zevkini günün ilerleyen saatlerinde de yaşamak isterseniz gece karanlığında yakamozun Darıca sahilerine tatlı tatlı vuruşunu kaçırmamalısınız.

Darıca sahilinde yelken yarısları

Darıca sahilinde yelken yarısları

Darıca  sahillerinden ayrılmadan isterseniz zamanı durdup sizleri  tarihe yolculuğa çıkaralım ve Osmanlı döneminin ünlü yazarlarından Ahmet Mithat Efendi’nin 1891 yılının yaz aylarında Beykoz’dan İzmit’e deniz yolu ile yaptığı gezide Darıca ile ilgili tesbitlerine kulak verelim.Bakın ünlü yazar  Darıca’yı nasıl tasvir etmiş..

…”Nihayet hele şöyle gidelimde bakalım Hakk Taala ne gösterir? diyerek  yola düzüldük ve Darıca kasabasının önünden geçmeye başladık. Darıca kasabası ne güzel bir yerdedir. Deniz seviyesinden yirmi, otuz metre yüksek ve set gibi bir yama üzerindeki denize akseden görünüşüyle güya bir gümüş aynada kendi güzelliğini temaşa ile hayran olan bir sevgiliye benzer…”

Darıca eski Bayramoglu

Darıca eski Bayramoglu

Bir dantele zarafeti ile Darıca’yı kucaklayan sahilden zirvelere çıkacağız.Darıca yeni bir güne hazırlanırken  bizde günün ilk ışıkları ile  Devr-i alem kameralarını  Darıca’nın en yüksek  zirvesi  olan Sancak tepeye çeviriyoruz.200 dönüm arazi üzerinde kurulan Sancaktepe peyzaj tasarım dalında ülke çapında iki ödül alan  belediye tesisi… İçerisinde 15 bin dikili fidanın bulunduğu bu tesisten Darıca ve Gebze’nin seyrine doyum olmaz.

Zamanı  iyi değerlendirebilecek  dünyanın ender yerlerinden birine de bu güzel ilçe ev sahipliği yapıyor.Merak ettiğinizi duyar gibi oluyoruz.O zaman hiç vakit kaybetmeden Devr-i Alem’le haydi hayvanlar ve bitkiler alemine…

Yanlış duymadınız hayvanlar alemi dedik.Devr-i Alem ekibi olarak cıvıl cıvıl, rengarenk envai çeşit hayvan ve bitkinin bulunduğu Darıca Hayvanlar Alemi

Darıca Faruk Yalcın Hayvanlar Alemi ve Botanik Parkı

Darıca Faruk Yalcın Hayvanlar Alemi ve Botanik Parkı

Darıca Faruk Yalcın Hayvanlar Alemi ve Botanik Parkı ve Botanik Parkı’nda buluyoruz kendimizi.Burası gerçekten ayrı bir dünya.Turizmi ve tarihi değerleri ile ön plana çıkan Darıca’nın  turizm’de marka değerlerinden  olmayı çoktan hak etmiş.Yerli ve yabancı ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi gören Darıca  Hayvanlar Alemi ve Botanik Bahçesi 1990 yılında 80 bin metre karelik alan üzerinde  Kuş cenneti ve  Hayvanat Bahçesi olarak kuruldu.Halkın  ziyaretine  açılan  hayvanat bahçesinde halen farklı değişik türde  200  çeşit  toplam  2000 hayvan ve  250 bitki türüne ev sahipliği yapmakta.Avrupa Hayvanat Bahçeleri  Birliği’nin tam üyesi olan park dünya çapında  marka olma yolunda hızla ilerliyor.

Darıca  da  gezerken kendinizi bir anda  geçmişin nazlı yadigarı olan tarihi evler  ve çınarların arasında bulursunuz.Kim bilir bu çınarlar kaç delikanlıyı dalları altında gölgeledi, kim bilir kaç çocuk dar sokaklı, arnavut kaldırımlı bu evlerde büyüdü..

Darıca Kalesi

Darıca Kalesi

Kim bilir?…Osmanlı  mimarisi ile  yapılan bu tarihi evler ve köşkler günümüzde halen ayakta.Asırlık çınarlar ise sessizlikten hoşlanan ve çaylarını huzurla yudumlayan emekli insanların istirahatgahı olmuş.Darıca aynı zamanda müdafaa ve müstahkem kale şehridir.Ne yazık ki Darıca’da geçmişten günümüze pek az tarihi eser varlığını koruyabilmiştir.Kaleleri, camiileri, köşkleri, çeşmeleri, okulları ve limanları ile Darıca gerçekten tam bir tarih koridoru.

Sahilden 200 metre yukarıda ve sahilin tamamına nazır bir sırt üzerine inşaa edilen Darıca kalesi bunun en önemli göstergesi.Bizanslıların kendilerini düşman saldırılarından korunmak ve körfezin karşı kıyısına geçmek için iskele olarak kullanılan kale, Osmanlılar zamanında Darıca Kalesi ismini alır.100 metre yüksekliğe sahip kalenin günümüzde sadece 20 metre yüksekliğe ve 2 metre genişilğe sahip bir burcu ayakta kalabilmiştir.Zemin kısmı taş örme olan burcun üst kısmı Bizans üslubu taşıyan bir işçilikle Horasan harcı kullanılarak yapılmıştır.Darıca’da bir başka önemli tarihi eser de Pertev Paşa Camii.1785 yılında Darıca’da doğan Osmanlı devlet adamı Seyyid Mehmed Pertev Paşa

Darıca Eski - Yerli Camii

Darıca Eski – Yerli Camii

tarafından yaptırılmıştır.1910 yılında Darıca’da çıkan büyük yangından zarar görmeyen tek yapı olan bu Camii, eski Osmanlı mahallesi olan Camii Mahallesi’nde bulunmakta.Eski Camii’de denilen bu  camiye Camiye halk arasında Yerli Cami demekte.

Darıca insanlara ab-ı hayat olan Osmanlı’dan kalma  çeşmeleriyle de ünlü.Halen ayakta olan Eski Cami Çeşmesi nin kitabesinde 1785 tarihinde Tokatlı Ali usta tarafın yapıldığı  yazmakta.Darıca’da bir önemli çeşme ise Çınaraltı çeşmesidir.Çeşme kısmı yıkılıp vefasızlığa uğrasda  cömertce suyunu akıtmaya devam etmekte .Devr-i Alem kameralarını geçmişi 114 yıl öncesine dayanan tarihi Darıca fenerine çeviriyoruz.1896 yılında yapılan tarihi fener 15 saniyede bir çakarak 25 mil mesafedeki gemilere kılavuzluk ediyor. Aslan çimento sınırları içindeki sahilde bulunan  tarihi  fenerin tüm bakımı 5 kuşaktır aynı aile tarafından  fedakarca yapılıyor.

Vedalar ve ayrılıklar zor olsada artık Darıca’dan ayrılma vakti. Darıca’ya bu tarihi fenerin önünden veda etmeden önce belgeselimizin başında olduğu gibi yine gönül sultanı  Mevlana’ya kulak verelim.

Bayramoglu sahil

Bayramoglu sahil

Mevlana, “Her yağmur damlası bir yeşil yaratmak içindir” der.
Biz de Devr-i Alem ekibi olarak yağmur olup, ülkemize ait bir güzelliği daha anlatarak, bir yeşil elde etmek istedik.

Darıca, sizin yağmurunuzun ziyaretini bekliyor.Peki siz bu güzel davete ne zaman icabet edeceksiniz?

 

Paylaşmak istermisiniz ?

About Belgesel Yayıncılık