Dini ve Milli Bayramlarımız

Bayramlar, Bayramlarımız,  Dini ve Milli  Bayramlarımız… Coşku, huzur ve mutluğun  sembolu bayramlar. Milli ve manevi kültürümüzün   temel taşı  Bayramlar.  Coşku  ve sevinci  doya doya yaşadığımız bayramlar.
Bu yıl 30 Ağustos Zafer bayramı ile Ramazan-ı Şerif bayramını aynı haftaya rastlaması Dini ve Milli Bayramı bir arada kutlamanın heyecanını bizlere yaşattı.
Bayram deyince  çocukluk  yılllarımız gözlerimizin önüne gelmekte.   Çocukluk yıllarında  yaşadığımız  ilk bayramlar,  Silik bir  resim gibi hatırladığımız mutlu  çocukluk günlerimiz.
Heyecandan uyuyamadığımız bayram geceleri. Sabah erkenden  büyüklerimizle  birlikte  bayram namazına gittiğimiz  o günler.. Artık hepsi mazi oldu. Çok  gerilerde kaldı.

∑ Şehr-i Ramazana veda ediyoruz.

Ramazan bayramını coşku ile  karşılamaya  hazırlanıyoruz, Şehr-i ramazana veda etmenin  hüznünü bir arada yaşıyoruz. 11 ayın sultanı  Ramazanın en anlamlı gecesi  Kadir gecesi ile  veda etme vakti geldi çattı.
Ramazan kültünü  doya doya yaşamaya çalıştık. Gündüz  oruçlar tutuldu. Geceleri sahura kalkıldı  akşamları  teravihler kılındı. İftar  davetlerinde dost ve arkadaşlarımızla görüşüp hasret giderdik.
Ramazan’ın  en güzel  tarafı imkanlarımız ölçüsünde  fakirlere yardım edip,  muhtaçları   hatırladık. Ramazanda özetle  maddi ve manevi   huzur ve mutluluğu bir arada yaşadık.
Somali gerçeği bize bir kez daha açlık ve fakirliğin ne olduğunu gösterdi. Somaliler bir dilim ekmek, bir bardak suyla oruç tuttular. Türkiye Somali için seferber oldu ve yardım kampanyaları düzenledi. Bir kez daha Türkiye büyük ve lider devlet olduğunu gösterdi.
RAMAZAN KÜLTÜRÜNÜ YURT DIŞINDA YAŞAMAK
Fırsat buldukça Ramazan ayında birkaç günlüğüne de olsa yurt dışına gidip ramazan kültürünü yurt dışında ki Müslüman kardeşlerimizle birlikte yaşamanın mutluluğunu yaşamaya çalışıyorum.
Geçtiğimiz yıl 4 bin Müslüman Türk’ün yaşadığı Rodos’ta ramazanın ilk haftasını doya doya Rodoslu Müslümanlarla yaşayıp İbrahim Paşa camiinde iftarımızı açıp namaz kılıp sahur yapmanın heyecanı halen hafızalarımda.
Bu ramazan ayında da Çeçenistan7a gitme imkanım oldu. çeçen kardeşlerimle üç gün boyunca (22-24 ağustos) oruç tutma, iftar açma,teravih kılma ve sahura kalkma mutluluk ve heyecanını doya doya yaşadım. Çeçenistan’da yaşadığım Ramazan kültürünü hiçbir zaman unutmayacağım.

*Tatili Hak ettik mi ?

Hükümetin zafer bayramını da dikkate alarak bayram tatilini 9 güne çıkarması insanları yollara döktü. Yurt içi ve yurt dışına tatile çıkanların yanında memleketlerine gidip sıla-İ rahim yapma kültürünü yaşayan insanlarımızda çoğunlukta. . Öncelikle tüm okurlarımızın ve islam aleminin Ramazan bayramını tebrik ediyor  bayramların  hayırlara vesile olmasını diliyorum. Ayrıca tüm Türk milletinin 30 ağustos zafer bayramını kutluyorum.
Dini ve Milli Bayramlar başlı başına bir kültürdür. Bayram akraba ve  dostların ziyaret edilip hatırlandığı  günlerdir. Sıla-i Rahim kültürünün yani baba ve  dede memleketlerinin ziyaretlere gidildiği  günlerdir.
Her nedense   bayram  kültürü  tatil olarak alğılanmakta.    Bayram günlerinin hafta  sonları ile birleşmesi ile  uzun tatillerde  yurtiçi  ve  yurt dışına  gitmek için fısat bilinip akraba ve dostlardan kaçma olarak algılanmakta.
Yaz tatilinin yeni  sona erdiği bir dönemde,gelin kendimize bir iyilik yapalım.  Özeleştiri  yaparak tatili  hak edip  etmediğimizi sorgulamalıyız.

*Bayram kültürünü doya doya yaşayalım.

Geçmiş bayramlarda yaşanan  üzücü olaylar inşallah bu Ramazan bayramında yaşamayız.. Umut ediyoruz ,Kimse yollarda kalmaz kaza geçirmez. Bayramlar da tatil değil, aile büyüklerimizi ziyaret etmeliyiz. Atalarımızın Mezarlarını ziyaret edip fatihalar okumalıyz.Ve en önemlisi güzel bir Ramazan bayramı geçirmek için elimizden geleni yapmalıyız
Bayramı tatil olarak  değil , milli ve manevi   kültürümüzün  temel taşı olarak kabul edip,Ramazan   Bayramını  doya doya yaşayalım.

Paylaşmak istermisiniz ?

About Belgesel Yayıncılık