ÇEÇENİSTAN’DA NELER OLUYOR?

 İSMAİL KAHRAMAN’IN KALEM VE KAMERASINDAN  ÇEÇENİSTAN’DA DEVR-İ ALEM..
ÇEÇENİSTAN’DA NELER OLUYOR?

22 ve 24 Ağustos  2011 . Çeçenistan’ın başkenti Grozni ve ikinci büyük kenti Gudermes kentinde belgesel çekerek Çeçenistan’da kaldığımız üç gün içinde önemli araştırmalar yaptık. Türk mimarisiyle yapılan Gudermes Camii açılış törenine katıldık. Bir çok çeçen vatandaşı yetkili ve yöneticilerle görüştük. Çeçenistan ile ilgili  araştırmalar yaparak tarihe  not düşüp zamana noterlik yaptık. Gelin şimdi birlikte  Çeçenistan’a beraber  bir seyahate gidelim..

* ÇEÇENİSTAN GEZİ NOTLARI
Çeçenistan deyince içimiz bir hoş olur. Kalp ve gönlümüz sızlar, gözlerimiz yaşarır, Kafkas Kartalı Şeyh Şamili hatırlar; Ruslara karşı bağımsızlık mücadelesi veren Çeçenlere hayır dua ederiz. Çeçenistan ile ilgil herkes mutlaka as ya da çok bilgiye sahiptir. Ben Çeçenistan ile ilgili 90’lı yılların başında savaşlarda yaşananlarla Çeçenistan’ı hatırladım. Hep Çeçenistan’a gitmeyi hayal etmişimdir. Ancak bu hayalimiz 22-24 Ağustos 2011 tarihlerinde aldığımız bir davetle gerçekleşiyor. Devr-i Âlem Belgesel TV ekibi olarak Çeçenistan’dan gelen daveti düşünmeden kabul ediyor, hazırlıklarımızı tamamlayarak yola çıkıyoruz.
22 Ağustos 2011 günü İstanbul Sabiha Gökçen havalimanından kalkan ve Çeçenistan bayrağını taşıyan Rus Hava Yollarına ait eski püskü bir uçağa biniyor, Çeçenistan’ın Başkenti Grozni’ye doğru uçuşa geçiyoruz. Türkiye semalarından Karadeniz semalarına açılıyor, 2 saatlik bir uçak yolculuğu ile Çeçenistan’ın başkenti Grozni’ye iniyoruz. Uçağın penceresinden Grozni’de gözüme çarpan Grozni’nin geniş bir ovada kurulmuş olması, küçük bir havalimanı binasının olması, havalimanında adeta altın kaplamalı 4 minareli Çeçen mimarisiyle yapılan camii.

*ÇEÇENİSTAN’IN BAŞKENTİ  GROZNİDEYİZ
Uzun bir bekleyişten sonra pasaport işlemlerimizi tamamlayarak Çeçenistan’a giriş yapıyoruz. Hava limanları tamamen Rus hâkimiyetinde uzun bir sorgulamadan sonra çıktığımız hava limanı sahasında Rus askerleri için yapılan geniş binalar hava limanında tam bir Rus hâkimiyetini gösteriyor. Ahıskalı bir taksi şoförünün aracına binerek Grozni’de savaşlarda bombalanan hükümet binasının bulunduğu alana yapılan 4 minareli caminin olduğu yere geliyoruz. Selimiye’ye benzeyen muhteşem Osmanlı mimarisiyle göz ve gönül ziyafeti sunun Hacı Kadirov Cami bahçesi çiçek ve fıskiyelerle donatılmış.  Şehirde savaştan hiçbir eser yok. Bu caminin yapıldığı alan üzerindeki hükümet binası Ruslar tarafından bombalandığı için Grozni deyince hep bu bombalanmış hükümet binası geliyordu. Artık o bombalanmış binandan hiç eser kalmamış. Caminin hemen yanında Türk inşaat firması tarafından yapılan dev gökdelenler, modern binalar ve plazalarla Çeçenistan savaşta yaşadıklarının izleri tümüyle silinmiş. İkindi namazımızı eda ederek,  Çeçenlerle iftar yapmak üzere bizleri Grozni’ye davet eden Bora inşaatın şantiyesine gidiyoruz. İftarımızı burada Çeçenler, Türkler ve Türk Cumhuriyetlerinden gelen Türk soydaşlarla birlikte yapıyor, Bora İnşaatın Yönetim Kurulu Başkanından Çeçenistan’la ilgili bilgiler alıyoruz.

ÇEÇENİSTAN’DA TERAVİH NAMAZI
İftardan hemen sonra Grozni Hacı Kadirov Camiine gidiyoruz. Akşam namazını kıldıktan sonra Çeçenistan’da ilk teravihi ede edeceğiz. Teravihi uzun bir bekleyişten sonra çeşitli Arap ülekelerden davet edilen Arap kıyafetli devlet yöneticileri camiye geliyor ve bir Arap din adamının kıldırdığı yatsı ve teravih namazımızı eda ediyoruz. Çeçenler farklı kıyafetleri ve mesleklerine göre başlarındaki takkeleriyle farklı görünüm arz ediyorlar.  Türkiye’den geldiğimizi öğrenen Çeçenler bize yakın ilgi gösteriyor.  Namazdan sonra Groz’nide kalacağımız otele gidiyor, Çeçen mutfağına özgü Özbek pilavı, Çeçen çorbası ve Çeçen salatasıyla sahurumuzu yapıp istirahata çekiliyoruz.

GUDERMESTE CAMİ AÇILIŞI
Tarihler 23 Ağustos 2011. Başkent Grozni’den yola çıkıp 50 kilometre uzaktaki Çeçenista’ın ikinci önemli kenti Gudermes’e gideceğiz. Müthiş bir altyapı çalışması, yeni yollar, köprülerin yapılmasına şahit oluyoruz. Yollar hareketli. Son modellerin yanında eski üskü araçlarda trafikte.  Köyler ve kasabalar geçiyoruz. Büyük ve küçükbaş hayvan sürüleri, verimle bahçeler ve bağlar, meyve ağaçları, yeşil ormanlar, yeni yapılan büyük ve 4 minareli camiler dikkatimiz çekiyor. Uzaktan Gudermes şehri gözüküyor. Savaşta büyük darbe alan Gudermes’de savaştan hiçbir iz kalmamış. Yeni ve modern binalar yapılmış, geniş caddeler açılmış, açılışına katılacağımız Osmanlı mimarisiyle yapılan Gudermes camisine gidiyoruz.  Ciddi bir güvenlik kontrolünden geçtikten sonra Türk ve Çeçen bayraklarıyla süslenmiş camideyiz. Mehter takımı yerini almış.  Törene katılacak Çeçenistan Cumhurbaşkanı ramazan Kadirov’u bekliyoruz. Birazdan Arap devlet adamları arasında başında Çeçen takkesi, boynunda 99’luk tesbihi ve tipik Çeçen elbisesiyle 35 yaşında Çeçenistan Cumhurbaşkanı Ramazan Kadirov açılışa katılıyor. Yapılan konuşmalardan sonra caminin açılışı gerçekleşiyor. Ramazan Kadirov ve beraberindeki heyet iki rekât camide namaz kılıyorlar.
Cumhurbaşkanı ramazan Kadirov’un babası Ahmet Kadirov’un doğum günü 23 Ağustos. Bir suikasta kurban giden Ahmet Kadirov’un bugün doğum günü de kutlanacak. Cumhurbaşkanı ramazan Kadirov mehter ekibinin Mehter marşı söylememesini ve şehit babasına mehterde çalınan davul ve zurnanın saygısızlık olacağına inandığı için Mehmet takımı marş söylemeden tören alanından ayrılıyor.

ÇEÇENİSTAN’A VEDA EDERKEN
24 ağustos Çeçenistan’da son günümüz. Sabah erken kalkıp Grozni’de Türk inşaat firması tarafından yapılan dev gökdelenlerin terasından Grozni’nin havadan görüntülerini çekiyoruz. Grozni’de müthiş bir inşaat faaliyeti var. Dev gökdelenler Grozni’nin her tarafında, alt yapı çalışmaları, minareli camiler boy gösteriyor. Grozni caddelerinde yeşil bayraklar dikkatimizi çekiyor. Bu bayraklar Çeçenistan’ın Müslüman bir ülke olduğunu gösteren bir sembol.
Grozni’deki Rus-Çeçen İslam üniversitesini de ziyaret edip burada eğitim gören Çeçen kızlarla konuşuyor, öğretim üyelerinden bilgiler alıyoruz.  Şafii fıkhına görev eğitim veren İlahiyat Fakültesi ve dini okullar büyük ilgi görüyor. Sosyal ve kültürel faaliyetlere önem veren Çeçenistan yönetiminin yaptığı son model Grozni Stadyumunu da gezip yeni yapılan Alışveriş merkezinde çekimler yapıyoruz. Hava limanına gelip pasapırt işlemelerimizi tamamlayıp, sıkı bir gümrük kontrolünden geçerek Türkiye’ye dönmek için uçağa biniyoruz.
Grozni’den Türkiye’ye dönerken Çeçenistan’da neyin olup bittiğini bir türlü kara veremiyor. Şimdi el yordamı ile yaptığım Çeçenistan ile ilgili  araştrdığımız bilgilerini sizlerle paylaşıyorum.

*RUSYA’DA 35 MİLYON MÜSLÜMAN YAŞIYOR
Kafkaslar tarihi bir anlamda Rusya tarihi. Rusya’nın tarihini bilmeden ve bugünkü Sovyet Rusya Cumhuriyetlerini yakından tanımadan Kafkasya ve Rusya Müslümanları ile ilgili yeterli bilgiye sahip olamayız.
Bugün Rusya 145 milyon nüfusu ile dünyanın önemli bir ülkesi eski süper güçlerinden birisi. Rusya devlet yetkililerine göre 20 milyon Müslüman yaşıyor. Bağımsız kaynaklar Rusya’da 35 milyon Müslüman’ın yaşadığını bildirmekte. Rusya İslam Konferansı Teşkilatı’nın gözlemci üyesi. Moskova’da dört cami var. Rusya’da 22 Özerk Cumhuruyet 8 Müslüman. Bu özerk cumhuriyetler sırası ile Adege nüfusu 85 bin, Karaça 500 bin,  Kabarday-Balkır 600 bin,  Çeçenistan 1 millyon 200 bin,  İnguşetya 500 bin,  Dağıstan 2 milyon 500 bin,  Tataristan 4 milyon ve Başkurdistan 4 milyon. Kafkasya’da 100 ayrı dil konuşulmakta.  Etnik guruplar ve değişik Miletlere ait tam bir mozaik, Kafkasya ile ilgili çok ciddi ve bilimsel araştırmalar yok denecek kadar az.

* KISACA KAFKASYA TARİHİ
400 yıldır barış, huzur ve istikrardan uzak yaşayan Kuzey Kafkasya’nın yerleşik halkı Çeçenlerin yok olmama ve yanı sıra ülkelerinde huzur ve güvenliği tesis etme mücadelesi devam etmektedir…
Tarihler Milattan Sonra 15. yüzyıl… 200 yıl süren Moğol istilası sebebiyle dağlara çekilen ve bağımsızlıklarını burada sürdüren Çeçenler topraklarına geri dönüyor, Bu onların yaşadığı ilk dram değildi… Ve sonuncusu da olmayacak. Verimli toprakları ve göklere dek uzanan dağlarıyla yeryüzünün cennet köşelerinden Kuzey Kafkasya, tarih boyunca yakın coğrafyasındaki halklar için bir cazibe merkezi olmuştur…
Bu cazibeye kapılıp da bölgeyi ele geçirmek isteyenlerse her defasında karşılarında Çeçenleri bulmuştur… Kuzey Kafkasya üzerindeki mücadelenin en şiddetlisi ise şüphesiz Ruslarla Çeçenler arasında yaşanmıştır… Çeçenler Kafkaslarda direnişin sembolü haline gelmiştir…
1900’lü yılların başına kadar Kafkas mücahitlerinin sırasıyla liderliğini üstlenen Şeyh Mansur, İmam Gazi Muhammed, İmam Hamzat Bey ve Şeyh Şamil dönemlerinde Rus ordularına karşı mücadele ederler.

*KUZEY KAFKASYA CUMHURİYETİ NASIL KURULDU?
Dünya siyasi tarihine Bolşevik ihtilali olarak geçen 1917 yılını göstermektedir.   Bu tarihte Rusya’da yaşanan Bolşevik İhtilali sebebiyle Rusya’nın karışması üzerine bütün Kuzey Kafkasya halkları birleşerek 11 Mayıs 1918′de “Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti” adı altında bir devlet kurarlar. Osmanlı Devleti ve Almanya Kuzey Kafkasya Cumhuriyetini hemen tanır. Ancak genç Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti daha 1918′den itibaren Rusların hem Beyaz ordusu hem de Kızıl ordusu ile savaşmak zorunda kalır. 1921 yılında Komünist Kızıl Ordu Kuzey Kafkasya’yı tamamen işgal eder.

Ateist ve dinsizliği devlet politikası haline getiren tüm dinlere karşı çıkan Komünist Rusya bundan sonra Müslüman Kafkas halklarına karşı çok kapsamlı asimilasyon, sürgün ve katliam politikaları Uygurlar. II. Dünya Savaşında Almanların kısmen işgal etmiş oldukları Kuzey Kafkasya’dan, Almanları destekledikleri iddiasıyla, Çeçenler 1944′te Stalin tarafından Sibirya’ya sürgün edilir. Bu sürgün sırasında ağır şartlar, açlık, sefalet ve hastalıklar sebebiyle Çeçenlerin yarısı hayatlarını kaybeder…13 yıl zulüm altında ezilen Çeçen halkı 1957’de Sovyetler Birliği Başkanı Kruşev’in izni ile yurtlarına geri döner.

*SOVYETLER BİRLİĞİ NASIL YIKILDI?
Amerika ve Rusya’nın liderliğinde iki blok’a ayrılan dünya, 1900’lü yılları savaşlar, zulüm, sürgün, kargaşa ve soğuk savaş dönemi ile geçirir.  Soğuk savaş yıllarında 2 dünya savaşı yaşayan dünya da birçok ülkede de savaşlar yaşanır ve milyonlarca insan ölür.  1991 yılına gelindiğinde dünya siyasi tarihinde çok önemli gelişme yaşanır.  Rus lider Gorbaçov’un yeniden yapılanma ve glasnost projesi ile Rus imparatorluğu çökerken,   Bu gelişme Kafkaslar ve Orta Asya’nın siyasi haritasını değiştiren yeni gelişmelere de sahne olur…
1917’de temelleri atılan ve 1922’de kurulan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, 25 Aralık 1991’de Devlet Başkanı Mihail Gorbaçov’un istifası ve birliği oluşturan cumhuriyetlerin bağımsızlığını kazanmalarıyla Rusya kısa bir süre için tarih sahnesinden çekilir… Rusya’daki bu gelişmelerle ile Kuzey Kafkasya’da küllenen bağımsızlık ateşi bir kez daha alevlenir…

* ÇEÇEN LİDER CAHAR DUDAYEV DEVLET BAŞKANI SEÇİLİYOR
8 Haziran 1991’de Çeçen Milli Kongresi, mevcut Çeçen – İnguş Cumhuriyeti’nin parlamentosunu fesheder ve Çeçenistan Cumhuriyeti – Nohçiçö’yu ilan eder. Çeçen Milli Kongresi geçici olarak hükümet yetkileriyle donatılır. 27 Ekim 1991’de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini yüzde 85 oy alan Çeçen Milli Kongresinin başındaki Cevher Dudayev kazanır. Ancak Rusya seçimleri ve sonuçlarını tanımadığını açıklar… 1 Kasım 1991’de Cevher Dudayev Çeçenistan’ın bağımsızlığını ilan eder.
* Cevher Dudayev Kimdir?
Gelin şimdi kısaca Cevher Dudayev’i tanıyalım.  Dudayev, Sovyet ordusunda Tümgeneralliğe kadar yükselen Cayar Dudayev ülke tarihinde stratejik hava kuvvetlerinde tümen komutanı olmayı başaran ilk Müslüman’dır aynı zamanda… Dudayev, 1989′da Baltık Ülkeleri’nde başlayan bağımsızlık hareketlerinin kuvvet kullanılarak bastırılması için Moskova’dan emir alır. Ancak bu emri yerine getirmeyince adı isyancı generale çıkar. Rusya, 1990 yılının Mayıs ayında görevinden istifa eden bu “isyancı” komutanın önderlik edeceği birçok olaya gebedir. Rusya Dudayev ve kadrosunu yönetimden uzaklaştırabilmek ve kendi çıkarlarına hizmet edecek bir kadroyu iş başına getirebilmek için önce Çeçenistan içinden Ömer Avturkhanov’un liderliğinde bir muhalefet ortaya çıkarır. Ayrıca bu muhalefeti silah ve askeri teçhizatla da destekler…

* 1. ÇEÇEN-RUS SAVAŞI BAŞLIYOR

Muhalifler Kasım 1994′te Çeçen hükümet birlikleriyle çatışmaya başlar. Rusya Dudayev’e bağlı güçlerle muhalifler arasında meydana gelen çatışmayı Çeçenistan’ın iç meselesi olarak göstermeye çalışır. Ancak Rus askerlerin yönetime bağlı birlikler tarafından esir edilmesi üzerine durum anlaşılır.
Rusya, Çeçenistan’daki bağımsızlık mücadelesini bastırmak için zaman zaman başkent Grozni’ye hava saldırıları düzenler. Moskova’daki yönetim, kendisini Çeçenistan’daki kavganın dışında gösterebilmek için bombardımanın kendi uçakları tarafından yapıldığı yolundaki açıklamaları önce reddetse de bu durumun ortaya çıkmasından sonra kabullenmek zorunda kalır.
Rus yanlısı muhaliflerin bağımsızlık yanlısı yönetim karşısında zayıf kalmaları üzerine Rusya devlet başkanı Boris Yeltsin, 29 Kasım 1994′te bir ültimatom vererek çarpışan taraflardan 48 saat içerisinde silahlarını bırakmalarını ister. Ancak Çeçenistan lideri Dudayev bu ültimatoma karşı çıkarak Yeltsin’in buna yetkisinin olmadığını bildirir.
Takvimler 11 Aralık 1994’ü gösterirken, Yeltsin’in imzaladığı bir kararnameyle Rusya Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığına bağlı askeri birlikler Çeçenistan topraklarına girer… Böylelikle Soğuk Savaş dönemi ardından aslında kökleri 400 yıl öncesine dayanan ilk Çeçen Rus Savaşı’nın fitili de ateşlenmiş olur… 31 Aralık 1994… Rus birlikleri ağır silahlarla başkent Grozni’ye saldırıyor… Gece boyunca süren şiddetli çatışmalar sonucu Çeçenler yeni yılın sabahına binlerce kayıpla giriyor… Çatışmalarda Ruslar da büyük kayıplar veriyor…

* HACI AHMED KADİROV TARİH SAHNESİNE NASIL ÇIKTI?
Çeçenlerin Rus birliklerine karşı koyması için ülkede cihat ilan edilmesi gerekiyordu. Bunu yapmaya yetkili tek kişi Çeçenistan müftüsüydü ve cihat ilanı onu Rusya’nın boy hedefi haline getirecekti… Dönemin Çeçenistan Müftüsü Muhammed Hüseyin Alsabekov’u zor bir karar bekliyordu… Alsabekov Rusya’ya karşı cihat ilan etmek istemedi ve Kazakistan’a döndü… Bundan dolayı görevden alınan Alsabekov’un yerine yardımcısı Ahmet Hacı Kadirov atandı. En zor günlerde Çeçenler müftüsüz kalmıştı.  Çeçenistan müftüsü yoktu. Ve o görev Dudayev tarafından bazı âlimlerin ricasıyla Ahmet Hacı Kadırov üstlendi. Birinci savaşta cihad kararını veren Ahmet Hacı idi. Kendisi savaşa katıldı. Birinci Savaş’da müftü olarak çarpışan Çeçenistan’ın yeni Müftüsü’nün 10 yıl sonra cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturacak olan Ahmed Hacı Kadirov olacağını kim tahmin edebilirdi?  Kadirov, Çeçenistan’da iyi tanınıyordu. 1989′da Kurçaloy’da Kuzey Kafkasya’da ilk İslam enstitüsünü açmıştı ve 1994′teki savaş başlayana kadar da enstitünün rektörüydü.
* Kadirov Rusya’ya karşı neden cihat ilan etmişti?
Ahmet Kadirov, müftü olarak birinci cihadı ilan ettikten on sena sonra cumhurbaşkanı seçilen Kadirov Cumhurbaşkanlığı sırasında verdiği bir röportajda cihat kararını şu gerekçeye dayandırıyordu.  Eski müftü yeni Çeçen Cumhurbaşkanı Kadirov  “1994’de Rus ordusu Çeçen topraklarına saldırdığı zaman İslam dinine göre bizim de onlara karşılık vermemiz gerekiyordu. Onun için ben milletimi cihada davet ettim.” Diyecekti.
Çeçenler dünyanın birçok yerinden destek gelir. İslam ülkeleri ve Türk dünyası Çeçenlere destek verir. Başkent Grozni’ye giren Rus birlikleri burada ummadıkları bir direnişle karşılaşır… Ağır silahlar ve hava desteğine rağmen Rus kuvvetleri, gerilla savaşı veren Çeçenlere üstünlük kuramıyordu. Çeçenler komutanları ve Cumhurbaşkanları Cahar Dudayev önderliğinde tarihte eşine pek az rastlanır bir direniş gösteriyordu…

21 Nisan 1996’da tüm Kuzey Kafkasya’yı ve Çeçenistan’daki direnişi destekleyenleri şok eden bir haber geldi…  Çeçenlerin efsane komutanı Dudayev bir suikast sonucu şehit edilmişti… Bu haber Çeçen direnişini kırmaya yetmedi… Dudayev’in Ruslar tarafından öldürülmesi Türkiye’de bile siyasi tartışmalara konu olur.

* RUSLAR ÇEÇENİSTAN’DAN ÇEKİLİYOR
Çeçenistan’ın Rusya’dan ayrılmasını istemeyen Rus yönetimi Çeçenistan’ı tekrar Rusya’ya kazandırmak için Aralık 1994’te başlattığı saldırıyı karşılaştığı direnişten dolayı ancak iki sene sürdürebildi. Buradaki savaşta sürekli asker kaybeden Ruslar 1996 yılının 6 Ağustos günü Başkent Grozni’den çekilmek zorunda kaldı…
Takvimler 31 Ağustos 1996 gösteriyor. Bu tarihte Çeçenistan adına Aslan Mashadov ile Rusya adına Aleksandr Lebed arasında imzalanan Hasavyurt Barış Anlaşması gereğince Çeçenistan’ın siyasi statüsü 5 yıl içinde kararlaştırılacaktı…
Çeçen lider Aslan Masadov tarafından İçkerya müftülüğüne tayin edilen Bayali Bundan sonra iki devlet arasında olabilecek bütün sorunların masada ikili görüşmelerle çözüleceği ve hiçbir zaman savaş olmayacağı kararı’nın imzaladıklarını açıklar…
Birinci Çeçen Savaşı’nın bitmesinin ardından 27 Ocak 1997’de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden yüzde 51 oy alan Aslan Mashadov başkanlık koltuğuna oturdu. Dudayev tarafından Genelkurmay başkanı, savunma bakanı ve daha sonra da başbakan yetkileriyle donatılan Mashadov Çeçen direnişinin sembol isimlerinden biriydi…

*YELTSİN VE MASADOV BARIŞ ANLAŞMASINI İMZALIYOR
Rus lider Boris Yeltsin ile Çeçen lider Aslan Mashadov arasında 12 Mayıs 1997′de Rusya Federasyonu ile Çeçen Cumhuriyeti arasında Barış ve Karşılıklı İlişkilere Dair bir antlaşma imzalandı. Böylece Rusya Çeçenistan’ın bağımsızlığını resmen tanımasa da mevcut durumu kabul etmek durumunda kalmıştı… Rusya’yla ilişkilerinde sorun yaşamak istemeyen, Türkiye de dâhil hiçbir ülke Çeçenistan’ın bağımsızlığını tanımadı. Tek tanıyan ülke Afganistan’daki Taliban yönetimi oldu… Uluslararası destekten yoksun Çeçenler artık kaderleriyle Kafkas dağlarında baş başadır…
Komple yıkılan şehirler ve köyler, yüz binlerce mülteci ve evsiz kalan vatandaşlar, sakat ve yetim binlerce Çeçen çocuk…   Gerek Çeçen halkı ve gerekse Rus askerlerinden ölenlerin kesin sayısı belli değildir… Savaş her iki taraf içinde yıkım olmuş. Birinci Çeçen-Rus savaşının bilançosu çok ağır. Rusya’nın sivil halkı ve sivil yerleşim yerlerini hedef alması, kadın, çocuk, ihtiyar demeden katliam yapması sebebiyle, Çeçen halkının yüzde 50′den fazlası mülteci konumuna düşmüştü. Kendi yurtlarını terk etmek zorunda kalan Çeçenler, İnguşetya, Gürcistan, Türkiye ve Rusya’nın farklı bölgelerine sığınarak mülteci kamplarında zor şartlar altında hayat mücadelesi vermeye başlar. Hayalet bir kent görünümüne bürünen Çeçenistan’ın başkenti Grozni tanınmaz haldedir.

* BARIŞ ANLAŞMASI ÇEÇENLERE NE KAZANDIRDI?
Dönemin İçişleri Bakanı Kazbek Mahçev Ruslarla imzalanan barış anlaşmasını şu sözlerle değerlendirmekte.
.” Birinci savaşın Hasavyurt Barış antlaşmasının imzalanmasıyla bitmesi nihayet Çeçen milletine barış getirmiş ve barış içinde yaşama şansı kazandırmıştı. Savaşın tüm acılarını yaşayan halk bunun kolay olmayacağını anlıyordu. Savaş ardında hep yıkıntılar bırakmıştı. Nereye baksan harabeden başka bir şey görünmüyordu. Ekonomi tamamen çökmüştü. Sosyal açıdan da işsiz ve evsiz kalan on binlerce kişi mülteci konumuna düşmüştü. Durum çok ciddiydi. Bütün bunlara rağmen halk savaştan kurtulduğu için ve yavaş yavaş normal hayata dönebildikleri için memnundu.”
Yüz yıllardır süren savaşdan bıkıp yorgun düşen Çeçen halkı yeni seçilen hükümetin acil olarak çözüm gerektiren ekonomik sorunları bir an önce ele alacağı umudunu taşıyordu. .Fakat öyle olmadı… Yine İçkerya  İçişleri bakanı  Kazbek  Mahaçev’den dinleyelim.
…” Çözülmeyen sosyal ve maddi problemler, normal hayat şartlarının oluşturulamaması, yıkılan yerlerin yeniden inşa edilmemesi, işsizlik… Bütün bunlar halkın hükümete olan güvenini sarsıyordu..”
1997’de Hasavyurt Antlaşması ile Çeçen güçler istediklerini ve yüzde 80’i harabeye dönen ülkenin onarılması için vaat edilen ekonomik yardımları tam olarak alamamalarına rağmen yine de sıcak çatışmalar durmuş ve Rus ordusu Çeçenistan’dan çıkmıştı. Ta ki 2 Ekim 1999’a kadar…
Çeçen Savaşı’nın sebep ve sonuçları çok iyi değerlendirilmeliydi. Savaş neye mal olmuştu? Bu değerlendirmeler objektif yapılabilmiş miydi. Birinci Savaş da müftü olan Çeçenistan’ın eski Cumhurbaşkanı Ahmet Kadirov’un tespitlerine kulak veriyoruz.
…” 1.  Çeçen savaşı bitti. Ruslar çekildi. Biz de bunu Çeçenlerin büyük zaferi olarak kutladık.  Rusya’yı yendiğimizi zannediyorduk. Ama biz koskoca Rusya’yı nasıl yenebilirdik. Haritaya bakan herkes bunu rahatça görebilir.”
Gerçekten’de Rusya yenilmemişti. Geri çekilir gibi yapmış ve durum tespiti yaparak Çeçenistan ve Kafkaslarla ilgili palanlar yapmaya başlamıştı… Rusya Kafkaslarla ilgili palan yaparken Çeçenistan’da önemli bir gelişme yaşanıyordu…
Mashadov, Çeçen direnişinin bir başka sembol ismi. Şamil Basayev’in 1999’da Dağıstan’a girmesiyle Rusya ile arası açılacak ve İkinci Çeçen Savaşı’nın başlamasıyla yeniden silaha sarılmak zorunda kalacaktı…
Kuzey Kafkasya’da çatışmalar ve ölümler durmuştu… Ama halkı huzur içinde yaşayan bağımsız bir Çeçenistan görmek için henüz çok erkendi…
Tamamen Sünni olan ve Kadiri tarikatına mensup olan Çeçenistan ve Kafkasya’daki Müslümanlar arasında vahhabilik ilgili uyandırmakta ve mezhepsizlik olarak da adlandırılan vahhabilik cereyanı Kafkasya’da hızla yayılmaktadır.

*VAHABİLİĞİ RUSLAR MI DESTEKLİYOR?
Vahabililik cereyanın Kafkasya’da yayılmasına Rusya açıktan karşı çıkar gibi gözüksede Müslümanlar arasında ayrılık çıkartmak için Rusya devlet politikası olarak vahhabilik cereyanına gizli olarak destek vermektedir. İçkerya İçişleri bakanı Magomed Hambiyev’in tespitine kulak verelim.
…” 1995- 1996 yıllarında Hattab isminde bir Arabın Çeçenistan’a geldiği haberini aldık. O ve yanındakilerin uzun saçlı, uzun sakallı ve kısa paçalı pantolon giyen adamlar olduğunu öğrendik…”
Çeçen Komutan Aslan Masadov tarafından İçkarya müftülüğüne tayin edilen Bayali’nini Vahhabilikle ilgili tespitleri çok önemlidir.
…” Vahhabliğin sözlük anlamına baktığımızda -  ‘askeri teokratik hareket’tir. Bu hareketin Ümmetimizde ilk ortaya çıkışından bugüne kadar tarihine baktığımızda onların asıl amacının bulunduğu yerde herhangi bir şekilde iktidarı ele geçirmek olduğunu görüyoruz. İktidarı ele geçirince yönetim şekli onlar için fark etmez. Tek amaçları iktidar olmaktır ve iktidarda olmadıkları sürece mevcut yönetimden – her ne şekilde olursa olsun –memnun kalmaz ve razı olmazlar…”
Çeçenistan’ başta olmak üzere Kafkasya’da vahhabilik fikri hızla yayılırken,  Çeçen seçimlerin üzerinden aylar geçmesine rağmen mevcut şartların değişmediğini gören halkın umutları günden güne tükeniyordu. Bu ortam savaş sırasında Çeçenistan’da pek fazla yaygın olmayan ve dışarıdan destek alan Vahhabi grupların güçlenmesi için de uygun bir zemin oluşturuyordu… Ülkede yayılmaya başlayan Vahhabi hareketi, direnişçiler arasında fikir ayrılıklarına neden oldu… Çeçenistan yeni çalkantılara gebeydi… Yüz yıllardan beri savaş meydanlarında bir türlü Kafkasya ve Çeçenistan’da istediğini elde edemeyen Rusya amacına ulaşmıştı…  Vahhabilik için verilen gizli destek sonucu Çeçen halkı bir birine düşmeye başlamıştı.
Biz yine Vahhabilikle ilgili İçkarya Savunma bakanı Magomed Hambiyev ‘in tespitlerini sizlerle paylaşıyoruz.
…” Onlar bizim yaşadığımız İslam’ı, tasavvuftan arındırarak “Saf İslam” ideolojisini yaymak üzere gelmişlerdi. Daha sonra onlarla görüştüğümüzde ideolojilerinin bizim din, örf ve adetlerimizle bağdaşmadığını gördük. Onlara göre evliyalar ve şeyhler sahtekâr insanlardı. Çeçenistan’daki bütün İslam âlimlerinin dini yanlış öğrettiklerini, bütün tarikatların Bidat içinde olduklarını söylüyorlardı.  Onların istediği İslam dinini evliya ve şeyhlerden temizleyip peygamberimiz zamanındaki yaşantıya dönmekti. Ve bunu bütün dünyaya yaymak istiyorlardı…”
Evet, Vahhabilikle ilgili bu tespitler bütün İslam âlemi içinde geçerlidir… Osmanlı devleti Hicaz yarım adası ve kutsal topraklardan çıkartılmasında İngilizlerle işbirliği yapan vahabilerin rolü büyüktü. Bu gün Kutsal topraklarda yaşananlardan İngilizlerle işbirliği yapan Vahabilerin sorumlu olduğunu acaba kaç kişi biliyor?
—————————————-
*BARIŞ ANLAŞMASI VE  MASADOV’UN CUMHURBAŞKANI SEÇİLMESİ..
27 Ocak 1997 tarihinde Rusya Federasyonu ve diğer ülkelerden gelen bağımsız gözlemcilerin huzurunda yapılan devlet başkanlığı seçimlerini, Hasavyurt Antlaşması’nın mimarı ve Genel Kurmay Başkanı olan Aslan Mashadov kazanmış, kendisini ilk ‘tebrik’ edenlerden birisi de Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Boris Yeltsin olmuştur.
Boris Yeltsin ile Aslan Mashadov arasında 12 Mayıs 1997’de imzalanan “Rusya Federasyonu ile Çeçen İçkeriya Cumhuriyeti arasında Barış ve Karşılıklı İlişkilere Dair Antlaşma”; 12 Temmuz 1997 tarihli “Gümrük Alanında Karşılıklı İşbirliği Anlaşması”; Rusya Federasyonu, Çeçen İçkeriya Cumhuriyeti ve Azerbaycan Cumhuriyeti arasında imzalanan “Bakü-Caharkele-Novorosisk Petrol Boru Hattının İşletilmesine İlişkin Uluslararası Anlaşma”; ve Rusya Federasyonu ile Çeçen İçkeriya Cumhuriyeti arasında imzalanan “Ekonomik İşbirliği Antlaşması” gibi anlaşmalar, uluslararası hukuk açısından değerlendirildiğinde, açıkça ilan edilmese de Rusya Federasyonu’nun bu antlaşmalarla Çarlık döneminden bu yana “sömürge” durumundaki Çeçen İçkeriya Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını tanıdığının göstergesidir.

*KAFKASYA’DA NAKŞİ VE KADİRİ TARİKATİ’NİN ÖNEMİ
Oysa Kafkasya’da İslam’ın yayılmasında ve Kafkas halklarının Ruslara karşı var olma mücadelesini başarıyla sürdürmelerinde  Nakşibendi ve Kadiri tarikatlarının ve şeyhlerinin payı büyüktü…
Yine  İçkerya  eski Savunma Bakanı  Magomed Hambiyev’in  Vahablilikle ilgili tesbitlerine göz atalım.
…” Udugov, İslam Halimov ve Yanderbiyev onlara katılarak bir grup oluşturdular. 1.savaş bizim zaferimizle sonuçlandı. Bağımsızlığımızı güçlendirerek yeni bir cumhurbaşkanı seçtikten sonra Vahhabilik ideolojisi yüzünden kendi içimizde parçalandık….”
Artık Çeçenlerin arasına nifak tohumu ekilmiş ayrılıklar  başlamıştı. Şair   bu acı durumu   şu  veciz misralarla şöyle   ifa ediyordu.
Girmedikçe tefrika bir millete düşman giremez…
Kalpler beraber çarptıkça onu top sindiremez…
Artık Çeçenlerin kalbi beraber çarpmıyordu…   Tefrika girmiş ..Ayrılıklar başlamıştı.  1994 yılında savaşan Çeçenler arasında askeri sevk ve idare bilenlerin sayısı 5-6 kişiyi geçmiyordu. Udugov, Halimov ve Yandarbiyev Birinci Rus-Çeçen savaşında öne çıkan isimler arasındaydı… Yıllarca birlikte Ruslara karşı omuz omuza mücadele eden  Çeçen komutanlar   farklı düşünüyorlardı.  Yine  Eski Savunma bakanı Hambiyev’in tesbitlerine kulak verelim.
…”Basayev de onlara katıldı… Biz para falan için savaşan birileri değildik. Fakat  birinci savaş bittikten sonra Basayev yurtdışından para desteği alıyordu… Udugov’un da para desteği vardı. Adam kaçıranlara bile yurtdışından para desteği sağlanıyordu. Durum o hale gelmişti ki, hükümet olduğumuz halde elimizde bir şey kalmamıştı… Onlar ise o paralarla büyük bir ordu kurdular. Hatta dün bizim yanımızda savaşanlar bile onlara katıldı… “

* ÇEÇEN KOMUTANLAR NEDEN BİR BİRİNE DÜŞTÜ ?
Çeçenistan’daki bölünmüşlük gün geçtikçe derinleşiyordu… Ürdün Asıllı Hattab’la dağlara çekilen Basayev’in Cumhurbaşkanı Mashadov’la da arası açılmıştı. Basayev, Çeçenistan ile Dağıstan’ı birleştirmek, Hazar Denizi’nden Karadeniz’e uzanan bir “İslam Devleti” kurmak istiyordu…
Eski İçkarya savunma bakanı    Basayev’in  Çeçenistan ile Dağısıtanı birleştirip büyük bir İslam Devleti kurma  planı ile ilgili  şu tesbitlerde bulunuyor.
…” Ben din hakkında o kadar derin bilgisi olan biri değilim. O sıralarda o adamların getirdiği ideolojisinin gerçekte ne olduğunu, Abdul Vehhab’ın kim olduğunu, vehhabiliğin nereden geldiğini ve dinimizin onları ne kadar umursadığını bana rahmetli Ahmet Hacı Kadırov anlatmıştı…”
Eski Çeçenistan Cumhurbaşkanı   Ahmet Kadirov’un – Vahabilikle ilgili  tesbitlerini Bayali’den dinliyoruz.
…” Ahmet Hacı her zaman din üzerinden milletimizi bölmeye kalkanlara karşıydı. Ta birinci savaştan önce daha kendisi Çeçenistan müftü yardımcısı iken, milletimizi bölmeye kalkanlara karşıydı. O, halkımıza siz müşriksiniz, mürtedsiniz, doğru yoldan sapmışsınız, dini gerektiği şekilde yaşamıyorsunuz diyenlere hep karşı çıktı…”

*GUDERMES MİTİNGİ SONUN BAŞLANGICI  OLUR
Ruslara karşı birinci savaşı kazanan Çeçenler   birlik ve beraberlik içinde Ekonomik Siyasi. Kültürel ve  toplumsal alanda kalkınmak için  çalışma yapması gerekirken  bam başka şeyler tartışmaya başlamışlar..   Çeçenler arasında birlik ve beraberlik her geçen gün zedelenmiş. Ayrılık tohumları bölgede hızla yayılmaya  fitne ateşı her geçen gün  büyümeye başlar…Toplantılar ve mitingler düzenlenir….
Çeçenistan’ın ikinci büyük kenti  Gudermes’te Ahmet Kadirov tarafından düzenlenen mitingle ilgili   İçkarya eski savunma bakanı  Magomed Hambiyev’in tesbitleri çok önemlidir.
…”1997 yılının sonuna doğru Ahmet Hacı Kadırov ile Gudermes’te halkı toplayarak vehhabilerin getirdiği ideolojisinin asıl amacının ne olduğunu anlatmaya anlaştık. Gudermes şehir meydanına geldiğimizde vehhabilerin yaptıklarından rahatsız olan büyük bir kalabalık toplanmıştı. İşte burada Ahmet Kadırov onların getirdiği ideolojisinin ve asıl amacının ne olduğunu halka anlatmıştı…”
Vehhabiliğin Çeçenistan’da önemli sayıda taraftar toplaması  dönemin Cumhurbaşkanı Mashadov’un da hoşuna giden bir durum değildi …Ancak yine de Çeçenistan Silahlı Kuvvetleri’nin komutanı Magomed Hambiyev ve Çeçenistan Müftüsü Ahmet Hacı Kadirov’un düzenlediği miting Mashadov’u tedirgin etmişti… Konu’nunu devamını  Eski Savunma bakanı  Hambiyev’den dinleyelim..
…” O olaydan sonra Cumhur başkanı Aslan Mashadov tarafından Cumhurbaşkanlığı sarayına çağırıldım. Ben o sıralarda Çeçenistan’ın silahlı kuvvetlerin komutanı idim ve direk cumhurbaşkanı emrindeydim. O olayı Aslan’a sanki biz orada Vehhabilere karşı savaş ilan etmişiz şeklinde aksettirmişler. Aslan ise bana bu tür kararların sadece Cumhurbaşkanın yetkisinde olduğunu söyledi. Ben ise olayın nasıl ve ne amaçla yapıldığını anlattım. İşte orada Aslan bana her şeyi anladığını, vehhabilerin kafalarında beyin yerinde arın olduğunu, ve o arının oraya yerleştirenlerin de Udugov ve Yandarbiyev olduğunu söyledi. Fakat, biz onlara karşı sert muamele yapmaya kalkarsak Çeçenistan’da iç savaş çıkacak, büyük bir fitne olacak – o tür kararlardan kaçınmalıyız dedi. İşte Aslan’ın o kararsızlığından dolayı, hükümet otoritesi günden güne zayıflayarak sıfıra indi….”

Mashadov fikir ayrılıklarının ülkeyi bir iç savaşa götürmesinden çekiniyordu… Ancak otoritesi de günden güne zayıflıyordu… Artık  Çeçenistan’da her kafadan bir ses çıkmaya başlar .. Birlik  zedelenmiş ayrılık tohumları başlamıştı.Dönemin  Eski savunma baknı  Hambiyev  şunları söyliyor .
…”Aslan, Basayev’in veya Yandarbiyev’in ve onların arkasında duran silahlı adamların kendini bir cumhurbaşkanı olarak kabul etmediklerini ve hiçbir şekilde emirlerine uymadıklarını ve uymayacaklarını çok iyi biliyordu. Ben de silahlı kuvvetlerin komutanı olarak beni ne kadar kabul ettiklerini çok iyi biliyordum. Onlar bize ‘şeytan ordusu’ diyorlardı….”

* .. İÇ SAVAŞ BAŞLAR…ARTIK  ÇEÇENLER BİR BİRİNİ  ÖLDÜRÜR..
Dün Ruslara karşı yan yana savaşan Çeçen komutanlar bölünmüş ve gruplaşarak bağımsız hareket etmeye başlamıştı…Rusların 400 yıldan beri yapamdığını  Çeçenler kendi kendine yapıyorlar.. Bir birini düşman görmeye başlıyorlardı.. Gidiş çok tehlikeliydi…
İçkerya içişleri bakanı  Kazbek  Mahçev ‘in tesbitlerine kulak veriyoruz.
…” Herkes iktidar iddiasındaydı. Her birinin arkasında kendine ait silahlı kuvvetleri vardı. Bazı konulardaki görüş farklılıkları, mevcut siyasi duruma farklı yaklaşımlar, Cumhurbaşkanı ve hükümetin faaliyetlerinin farklı değerlendirilmesi gruplar arasında görüş ayrılıklarına ve siyasi çıkarların çatışmasına neden oldu…”
Fitne ateşi yandıkça yanar.. Çeçenler arasında birlik bozuldukça  bozulur…  İslam kardeşliği   yıkılır…  Nihayet korkulana olur…. Çatışan siyasi çıkarlarla iyice gerilen ortam 14 Temmuz 1998’de silahlı çatışmaya dönüşür…

*İÇ SAVAŞIN İLK KURBANLARI GUDERMES’TE 60 ÇEÇEN..
Başkent Grozni’den sonra ülkenin en büyük ikinci kenti Gudermes, Vehhabilerle, Kadiri ve Nakşibendi tarikatına mensup bir grup arasında büyük bir çatışmaya sahne oldu. Çeçenistan’da namlular birbirine dönmüş… Kardeş kanı akmaya başlar…Yıllarca  Ruslara karşı  cephelerde  birlikte savaşan Çeçenler  bir birini öldürmeye başlaması  asırlarca  sönmeyecek  fitne ateşinid  yakmıştır.
14 Temmuz 2008’ Gude

Paylaşmak istermisiniz ?

About Belgesel Yayıncılık