Ekim, Yıl 2012

Vizyon, Misyon ve Vefa

Yaldızlı, köşeli, şatafatlı cümleler vardır. Her fırsatta söyleriz, üzerinde bile düşünmez ne anlam ifade ettiğini bile araştırmayız. Bugün sizlere vizyon(varlık sebebi), misyon(gelecek hayali) ve vefa(Unutmamak) gibi çok anlam ifade eden bu üç kelime üzerinde uzmanlar görüşüyle yazı yazmak istiyorum.

Gebze Ticaret Odası’nın düzenlediği “sizin Dükkan toruna kalır mı?” semineri tek kelime muhteşemdi. Ahmet Şerif İzgören’in verdiği 2 saatlik seminer nefesler tutularak dinlendi. Osman Hamdi bey kültür merkezinin alt ve üst locası tümüyle doluydu. Seminerde deyim yerindeyse ezberlerimiz bozuldu, bir çok gerçeği yeniden hatırladık, geçmişten geleceğe ufuk turu atarak bir kez daha ayaklarımız üzerinde durduk.

Son yıllarda kalite belgesi almak moda. Kamu vöe Özel kuruluşların duvarları vizyon ve misyon satırlarıyla dolu. Vizyon ve Misyonun ne olduğunu yetkili ve yöneticiler bile bilmiyor. Modaya uyarak duvarlara yazdığımız misyon ve vizyonu varlık sebebimiz, gelecek hayalimiz, bizi biz yapan değerler olduğunu, yabancı hayranlığına kapılmadan sayın İzgören, yerli ve Milli kaynaklarla bize hatırlattı.

Seminer sadece ekonomik değil, Türkiye ve Dünya ölçeğini de gündeme alan çok önemli bilgiler içeriyordu. Seminerde benim üzerinde durduğum bilgi ve bilgiye sahip olmanın, başarı için değişimi yakalamanın şar olduğunu, iletişim, fikir ve değişimin insanlar, ülkeler ve en önemlisi yöneticiler için ne kadar önemli olduğunu öğrenmem oldu.

    SAYIN İZGÖREN NEDEN SEMİNERCİ OLDU?

Seminer arasında salona soru sormak isteyen var mı? Diye soran sayın İzgören’e el kaldırarak  sadece ben şu soruyu yönelttim: “Bunca yapılacak iş arasında neden seminerci oldunuz? Başka iş mi yoktu” sorumuza, ırmağa düşüp kütüğe sarılarak kurtulan insanların hikayesini esprili bir şekilde anlattıktan sonra bilgi ve bilgi teknolojileriyle uğraşmanın ne kadar önemli olduğunu, başarı için bilginin şart olduğunu söyledi. Kurum kültürü, gelecek hayali, bilgi ve iletişimin büyük değerler olduğunu söyledikten sonra tarihe geçecek şu cümleleri söyledi. “İyilik yap, karşılık bekleme, bilgi paylaş, karşılık bekleme” yerinde ve önemli sözler. Siz bilgiyi paylaştıkça gerçekten hem bilginiz hem de maddi ve manevi kazancınız artıyor. Bunun en canlı örneğini dünyanın 70’den fazla ülkesinde maddi ve manevi büyük fedakarlıklarla çektiğim belgeselleri hiçbir telif ücreti talep etmeden TV’lere karşılıksız kültür hizmeti olarak dağıttığımız için dünyanın dört bir tarafından davetler gelmekte, bizi tanıyan ve tanımayan bir çok insanın hayır duasını almaktayız.

Konferansın en acı noktası ise stratejinin ne kadar önemli olduğunu 1970 yılında ABD silahlı kuvvetler dergisinin İsrailli bir stratejisyenle yaptığı söyleşi de büyük İsrail devletinin önünde ki en büyük engelin Irak olduğunu, Irak’ın Sünni, Şii ve Kürt bölgesi olarak üçe ayrıldıktan sonra Büyük İsrail Devleti’nin kurulabileceğini söyleyen İsrail Stratejiysen 30 yıl sonra Irak’ı parçalayarak bu emellerine ulaştığını, sayın İzgören’den dinlemiş olduk. Bir başka acı gerçekse bir Japon’un yılda 24 kitap, bir Fransız’ın yılda 14, 6 Türk’ün ise yılda sadece 1 kitap okuduğunu, bilgi ve bilişim çağında bilginin ne büyük değer olduğunu bir kez daha öğrenmiş olduk. Bilgi ve bilişim çağının gereğini yerine getirenlerin şirketleri ve firmaları torunlarına kalacak, ülkeleri ise başarılı ve lider bir ülke olacaktır. Vizyon ve misyon duvarlarda değil, insanların beyninde ve kalbinde yaşamalıdır. GTO’nun seminerinden çok şey öğrendim., sayın nail çiler başkanlığında ki GTO yönetimine teşekkür etmek istiyorum.

VEFALI MÜFTÜ ÖRNEK OLMALI

Vefa önemli. Bugüne kadar bir çok vefa toplantısına gittik. Bu toplantılarda Gebze’yi Gebze yapan ve Gebze’yi bize kazandıranlar hiçbir zaman hatırlanamadı. Gebze’nin ilk kez değerleri örnek bir devlet adamı olan Vefalı Gebze Müftüsü Şükrü Balkan tarafından düzenlenen mevlit ve kuran hatmi programıyla Mustafa Paşa Camii’nde anıldı. Mustafa Paşa Camii tıklım tıklım dün doldu. Kaymakam Salih Karabulut, Belediye Başkanı Adnan Köşker, GTO Başkanı Nail Çiler ve bir çok resmi ve özel kuruluş temsilcisi camiye akın etti. Okunan binlerce hatimle Gebze’ye bugüne kadar emeği geçen devlet adamları, din adamları, milli ve manevi şahsiyetler dualarla, hatimlerle anıldı. Fatih Sultan Mehmet Han’dan Çoban Mustafa Paşa’ya, İlyas Bey’den Yahya Kaptan’a kadar Gebze’ye hizmeti geçen şahsiyetler unutulmadı. Gebze’nin yetiştirdiği ve geçmişte elim bir trafik kazasına kurban giden Türkiye’nin önemli hafız ve mevlithanlarından Hafız Yusuf Gebzeli’de unutulmadı. Gebze Müftüsü Şükrü Balkan mevlit ve ilahilerden sonra binlerce Gebzeliye Mustafa Paşa Camii’nden vefanın önemini ve bu tür vefa toplantılarının neden önemli olduğunu açıkladı. Önümüzde ki günlerde konferanslarla bu vefa toplantılarına devam edileceğini söyledi. Cuma namazından sonra ise Gebze Müftüsü Şükrü Balkan, belediye Başkanı Adnan Köşker ve kaymakam Salih Karabulut ile Mustafa Paşa Külliyesinde vefa üzerine belgesel çekimleri yaparak röportaj gerçekleştirdik. Gebze’de bu vefa toplantısıyla bir ilk gerçekleşmiş oldu. Gebze Müftüsü sayın Şükrü Balkan’ın bu vefa hareketinin diğer kurum ve kuruluşlara özellikle tüm il ve ilçe müftülerine örnek olmasını diliyor, Gebze kamuoylu adına kendisine şükranlarımı sunuyorum. Vefa İstanbul’da bir semtin adı değilmiş.

 

Previous ArticleNext Article

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir