2015, Ekim 2015

Yerli otomobil ve çocukluk hatıralarım

Geçtiğimiz gün yerli otomobil ile ilgili Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Fikri Işık ile yaptığımız görüşmeyi konu alan yazım büyük ilgi gördü. Birçok okur destek, takdir ve teşekkürlerini ilettiler. Türkiye’nin bugüne kadar bir yerli otomobil üretememesi büyük bir ayıp.
Yerli otomobil fikri ortaya atıldığında oldukça heyecanlandım. Her yerli otomobil gündeme geldiğinde çocukluk anılarım gözümün önünden bir film şeridi gibi geçmekte. Hele ilkokul yıllarımda yerli malı haftasını kutlamak için evden getirdiğimiz birkaç eşya, fındık ve cevizi masa da sergilediğimiz o günler zamanı mazi oldu. Ama “Yerli malı, yurdun malı, Her Türk onu kullanmalı” sözünü hiç unutmadım.
İLK KEZ ARABAYI NE ZAMAN GÖRDÜM?
Araba deyince çocukluk yıllarımı hatırlarım. Farklı bir duyguya kapılırım. Ben 5 yaşlarındayken, Espiye’den köyümüze insan gücü ile araba yolu açılmış ve Kaymakam’ın branda kaplı askeri araçtan bozma jep tarzı otomobili bugün Giresun’un Espiye İlçesi Soğukpınar Beldesi olan Dikmen Köyü’ne çıkmıştı. Gıran’da evimizin önünde Kaymakam’ın otomobilinin insan gücü ile açılan yoldan geçişini heyecan ve birazda korkuyla izlemiştim.
İlk kez kamyonu rahmetli halamın hayır olarak yaptırdığı su değirmeninin taşını getirmek için, Yağlıdere’nin Dalıp Köyü’ne giden hayırseverlerin yemeklerini katır ile birlikte rahmetli babam Şahinyuva Köyü’nün Düzyol mevkiine gitmiş, bende ona eşlik etmiştim. Sırf hayır hizmeti olarak ücretsiz bir şekilde değirmen taşını getirmeye giden köylülerin yemek yiyeceği yerde beklerken kırmızı BMC marka bir kamyonun 50 metre ilerimizdeki yoldan geçerken, ben avut onarının arkasına geçip o kamyonun geçişini biraz korku, biraz heyecan ve birazda hayretle seyrettiğim 6 yaşındaki o günleri hatırlıyorum. İlk kamyonu da o zaman görmüştüm.
ARABAYA İLK NE ZAMAN BİNDİM?
Biraz hafızamı zorluyorum. Arabaya ilk ne zaman bindiğimi hatırlamaya çalışıyorum. Köyümüzün yakınındaki Kızılkaya madeninde Karadeniz Bakır İşletme’ye ait pikaplara binebilmek için köyden saatlerce yürüyerek oraya gidiyor ve bunu başarıyorduk. Oradan 100 metrelik yolda da olsa o pikabın mazot kokulu gidişi beni tarifi imkânsız heyecanlandırıyordu. Sonra yaylamıza yolun geldiği yıllar ve kamyonun arkasından koşarak, kamyona bindiğimiz o çocukluk yılları. Ne de güzeldi? Hepsi artık mazi oldu, geçmişte kaldı.
Kamyon ve otomobiller çocukluk yıllarımızda en büyük hayallerimizdi. İlk oyuncağım rahmetli Rahman dayımın oğlu İsmail ile birlikte bana yaptığı tahta kamyondu. O küçücük tahta kamyon 20’lik çivilere takarak ağaç tekerleklerle yaptığımız ve oynadığımız, ardından da adaşım İsmail ile o tahta kamyonu paylaşamayarak kavga ettiğimiz o günler. Sanki dün gibi hafızamızda.
3 TEKERLEKLİ AĞAÇ DALINDAN YAPTIĞIMIZ ARABAM NEREDE?
İlk kez benim oyuncak arabam rahmetli halamla koyunları otlatırken kestiğim üç tekerlekli kaykay arabası olmaya müsait arabamdı. O arabama tekerler takıp, köyde o arabam ile oynamış ve okumak üzere köyden ayrılır iken arabamı halama teslim ederek, ‘Aman arabama bir şey olmasın. Ben gelip tekrar bu araba ile oynayacağım” diyerek oyuncak arabamı halama teslim etmiştim.
Çocukluk hatıralarımız aslında çok geniş. Zaman zaman o çocukluk hatıralarımı sizlerle paylaşarak tarihe not düşmek istiyorum. İlk kez şehre gittiğim o günler, ilk kez kamyon ile yaptığımız yolculuk, sonra minibüs ve otobüslere binmem ve uçağa ilk kez bindiğim 1988 yılı… Hele rahmetli halamı bayram dolayısı ile yaylada görmek için ilk kez uçak ile Trabzon’a gittiğim ve rahmetli halamın uçakla geldiğimi öğrenince sevinçten boynuma sarılması, hem ağlayıp hem de beni sevdiği o tatlı günler… Rahmetli halam, ‘Oğlum sen köyden ayrılıp okumaya giderken, bana bıraktığın o arabanı ben yıllarca saklayıp, korudum. Ama sen hiç o arabayı sormadın. O araba halen merekte duruyor’ diyerek yıllar sonra bana o çok sevdiğim oyuncak arabamı hatırlatmıştı. Keşke o arabamı saklayıp bugünlere getirebilseydim.
İLK KEZ OTOMOBİL SAHİBİ OLUYORUM
Aslında her gün yaşadığımız olaylarla tarihe canlı şahitlik yapıyoruz. Konu yerli otomobilden açılmıştı. Çocukluk hatıraları ile girdik, şimdi de bu satırlar ile ilk kez hangi tarihte otomobil sahibi olduğumu sizlerle paylaşmak istiyorum. Tarihler 1988… 28 yaşındayım. Artık bir otomobil sahibi olmak istiyorum. Bana şoförlüğü öğreten İşçi Bulma Kurumu eski Müdürlerinden rahmetli İlyas Uzuner’i rahmet ve şükranla anıyorum.
Çat pat şoförlüğü öğrenince artık bir otomobil sahibi olmayı kafaya koymuştum. Kartal’daki o dönem açılan oto pazarına gitmiş, Gebzeli arkadaşım Süleyman Altay’ın satmak üzere pazara götürdüğü, Koç Holding tarafından üretilen Doğan marka otomobile talip olmuştum. Süleyman Bey bana aracın yaramadığını, çok masraf açabileceğini söylemesine rağmen ben o otomobile 5 bin TL’si peşin toplam 7 bin TL’ye satın almıştım.
Çocuklar gibi şendim. Artık bir otomobilim olmuştu. Çocukluk günlerim, geçmiş zaman, bir sinema şeridi gibi gözümün önünden geçerken, ben art arda başka otomobillere sahip olmuştum. Ama o dönemin en yaygın otomobili Tofaş’ın ürettiği Doğan, Serçe, Şahin otomobilleriydi. Ama bunların yenisine sahip olmak öyle kolay değildi. Yazılıp, önceden parasını vererek beklemek gerekiyordu. Gelen vade farkını da ödemek kaydı ile ‘0’ otomobile sahip olunuyordu. Gebze’nin koca yeni ve eski çarşısında birkaç kişinin iş yerinin önünde bu otomobiller vardı.
Yıllarca vatandaş bu tür araçlara adeta mahkûm edilmişti. Dünya’nın o konforlu ve lüks araçları ancak rahmetli Özal ile devreye girmiş ve dünya markası otomobiller Türkiye’ye gelmeye başlamıştı.
Nereden nereye. İşte bizim kuşak bu uzun, meşakkatli süreçten geçerek bugünlere geldi. Bugün yerli otomobil deyince onun için heyecanlanıyorum. Yerli otomobile onun için sahip çıkıp, yerli otomobilin Türkiye’nin namus ve şerefi olduğunu söylüyorum.
Yerli otomobil ile ilgili bugün ki yazım dâhil üç yazı kaleme aldım. Bu yazılarımı başlık ve linkleri ile birlikte sizlerle paylaşıyor ve bir kez daha okumanızı tavsiye ediyorum. Yerli otomobil Türkiye’nin şerefidir; http://www.gebzegazetesi.com/yerli-otomobil-turkiyenin-serefidir-makale,1270.html Yerli Otomobile destek kampanyası başlatmalıyız; http://www.gebzegazetesi.com/yerli-otomobile-destek-kampanyasi-baslatmaliyiz-makale,1266.html
Evet, sonuç olarak linklerini verdiğim bu yazılarımı okuduktan sonra bugün ki yazımı bir kez daha okumanızı, çocukluk anılarınızı yorum olarak bizlerle paylaşmanızı istiyor, inşallah bir gün yerli marka otomobile sahip olacağım günü iple çekiyorum. İnşallah bir gün yerli otomobile sahip olurum.
Previous ArticleNext Article

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir